Fetva Meclisi
Soru
Sayın hocam sizi yakın bir zamandır takip ediyorum. Allah razı olsun sizden. Ben 28 yaşında 3 yıllık evli bir bayanım. Öğretmenlik mezunuyum. Tesettüre gireli 3 yıl oldu. Şu an çocuğum olduğu için çalışmıyorum. Sohbetlere katılıyorum en azından dinimden uzaklaşmamak için bazen haz almasam da katılıyorum. Bir bayana annelik ve eşliğin ne kadar yakıştığını biliyorum ama evde durduğum zamandan beri pek bir işle meşgul olamıyorum, çalışmak aktif olmak istiyorum. Evin rutin işleri beni sıkıyor hocam her gün aynı şeyler. Kendimi gerilemiş hissediyorum depresyon tedavisi de gördüm. Evde olduğum için ibadetlerimi okumalarımı hızlandırırım diyordum ama yapamıyorum. Üzerimde sürekli bir atalet var. Eşimle de aramız açılıyor. Kararsız kalıyorum, bu durumda başımı açarak çalışmak ta istemiyorum ama bir Müslüman olarak da bu tembellikle evde oturmanın da faydasız olduğunu düşünüyorum. Canlı, heyecanlı gayretli olmak istiyorum iki dünyam için de. İslamiyet’te herkes anladığınca elinden geldiğince çabalasa herkesin Allah ile olan ilişkisi hesabını vermesi farklı mıdır? Yani kişinin durumuna göre mi hesaba çekilir? Hocam Gayretli bir Müslüman olmak için duanızı bekliyorum.
Cevap
Benzer fetvalar
Her şeyden önce eşini bakımlı ve ilgili hale getirmeye çalış. Tek çaren eşindir, seveceğin şeyleri onun üzerinde artırmaya bak. Onu yüzüne karşı öv. Cinselliği sadece yatak ilişkisi olarak anlama, ön sevişme ve benzeri birliktelikleri artır. Onunla bu içerikteki muhabbetleri iyi değerlendir. Allah yardımcın olsun. Asla yılma, bittim tükendim zannetme. Yaşının getirdiği geçici bir sıkıntıdır bu.
Siz onunla ilgilendikçe o kendini naza aldığına göre siz şimdilik kendinizi geliştirmeye bakın. Onunla özellikle bu konularda ilgilenmeyin. Aranızdaki muhabbet arttıkça sizin etkiniz de artabilir ama bu mantıkla onu kendinizden itmiş oluyorsunuz. Bir de böylesini deneyin.
Aleykümselam. Yapabileceğiniz en iyi şey sizin namınıza evli bir bayanın onunla görüşüp ilk bağlantıyı kurması olurdu ama sizin bunu engelleyecek bir gönül kaptırmanız olmuş. Gönül kaptırma ise sizin aleyhinize bir durumdur. Gerçekçi bir karar vermeniz zorlaşmaktadır. Yine de sizin adınıza bir bayan onu tanısın, sizin beklentilerinizi ona iletsin. Daha makul bir iş yapmış olursunuz.
Selamünaleyküm. Mühendislik alanları bayanların, genç yıllarının yıpranması için zorunlu alanlardan görmüyorum. Bunun yerine okuma ve öğrenme heyecanınızı dünya için de ahiret için de BİRİNCİ DERECEDE zorunlu alanlardan birinde kullanın. Şimdiki huzursuzluğunuz, yıllarca sürer ve hiçbir teselli sizi rahatlatamaz. Allah yardımcınız olsun. Hayır üzere sizi de bizi de muhafaza buyursun.
Selamünaleyküm. Önce sorunun eşinizin sizi doyuramamasından mı kaynaklandığını tespit etmelisiniz. Eğer eşinizin yetersizliğinden kaynaklanıyorsa çözümü eşinizden bekleyeceksiniz. Eşinize durumu açıklıkla izah edip biraz daha gayretli olmasını talep edin. Aksine sorun sizden kaynaklanıyorsa yani o normal de siz abartılı iseniz sizin düzelmeniz daha kolay olur: a- Bunu bir hastalık gibi görün. Hastalık olunca da insan olarak düzelmesi için gayret edin. Kültürlü bir hanım olduğunuza göre bunu yapmakta zorlanmayacaksınızdır. b- Sakın düzelmez bir hastalığa yakalandığınızı vehmederek kendinizi şeytanın kucağına itmeyin. Allah Teâlâ çaresi olmayan bir sıkıntı indirmemiştir! Buna iman ediyorsunuz zaten. c- Çok önemli bir husus olarak, vakit bolluğu yaşıyorsunuzdur, bunu düzelteceksiniz. Belki bu maddeye karşı çıkıp hiç vaktiniz olmadığını söyleyebilirsiniz. Kastımız şudur: Size Allah Teâlâ bir kapasite verdi. Bu kapasite misal 100’dür. Sizin günlük yoğunluğunuz yani toplam meşguliyetiniz 80 civarındadır. Kalan yirmi enerjiyi şeytan en zevkli denebilecek alanda israf etmektedir. Bu mantıkla bakarak vaktinizi ne kadar doldurabildiğinizi ölçün. Bu doluluğu sağlamak için: 1- Felsefî konulara yatkınlığınız varsa bir konuyu araştırın, okuyun, şiir yazmayı deneyin, yazı kabiliyetinizi geliştirin, makaleler yazın. Fıkıh konuları okuyun. Bir tefsiri okuyun. Veya zevkle takip edeceğiniz bir işi yapın. 2- Bir ders halkası bulup ona katılın. Kendiniz bir halka kurun. 3- Arkadaş grubunuzu genişletin. Eşinizin izin vereceği kadarı ile geniş bir çevreniz olsun. 3- Eşinizin rahatsız olmayacağı kadarı ile geziler yapın. d- Gıda rejiminizi düzeltmeniz gerekir. Şehveti kışkırtacak gıdaları azaltmanız gerekir. Bunun için özellikle bir doktora görünmenizde yarar olur. e- Bu durumu eşinizle paylaşmayın, sizden nefret etmesin. Gerekiyorsa ileride onunla paylaşırsın. f- Göz kirliliği yani gözünüze temas eden görüntüler sizi etkilemektedir. Göz kirlenmesine karşı tedbirler almaya çalışın. h- Kendinizi yetersiz görürseniz bir psikologla istişare edebilirsiniz. I- Dua yegâne silahınızdır. Unutmayın; dua silahınızdır. Dua edin. Sabah akşam, gün ortası dua yegâne silahınızdır. Antibiyotik alır gibi dua alacaksınız. Yılmadan, usanmadan! Umutsuzluğa kapılmayın, Allah'ın izni ile kurtulursunuz.
Öncelikle bu durumunuz ne zamandan beri var, sizce ne oldu da bu düşünceler oluştu, bu ve benzeri soruları sorarak bu hislerin bir geçmişini inceleyiniz. Bazen çok basit cevapları olabilir. Örneğin hayatımıza birçok şeyi iyi yapmaya çalışan bir arkadaş girmiştir ve biz kendimizi fark etmeden bu düşüncelerde bulabiliriz. Elbette bu sizin hayatı yorumlayışınızdan ve geçmiş yaşantılarınızdan bağımsız değil. Bir diğer konu, birçok şeyi eksiksiz ve tam yapmaya çalışan biri misinizdir? Bazen mükemmeliyetçilik bizi yaptığımız işleri yetersiz, tam olmuyormuş gibi gösterir. Yarım yamalak yapıyorum zaten dediğimiz işlerden de çoğu zaman keyif aldırtmaz. Oysaki yapabildiğimiz kadarını takdir etmek, sevinebilmek ve daha iyisi için de niyet ve gayret etmek uzun vadede sizi istediğiniz hayata yaklaştırabilir. Tam burada sizi büyüten ebeveynleriniz sizi büyütürken yaklaşımlarını dikkatlice hatırlayıp varsa bununla ilgili okumalar yapabilirsiniz. Yeterince iyi olursam sevilirim ya da kabul görürüm inancı ileriki zamanlarda yeterince iyi olursam Allah beni sever, dinim tam olur, ibadetlerim kabul görür gibi düşüncelere evrilebilir. Sadece dini anlamda değil hayatının diğer alanlarında da bu duygular geliyorsa örneğin ödev hazırlarken de aynı şeyler yaşıyorsanız ya da başka durumlarda, uzman desteği alabilirsiniz. Kendimize yönelik benlik anlayışımız bizi ya ilerletir ya da geriletebilir. Örneğin çok başarılıyım zaten yemek konusunda yeterliyim dediğimizde kendimizi hiç geliştiremeyiz zaten yeterli görürüz. Olumsuz benlik anlayışımız varsa, yemek konusunda zaten yapamıyorum deriz ve başarısız oluruz. İki türlü de davranış alanımızı daraltmış oluruz. Bu nedenle içinde bulunduğunuz an ile temas etmeniz önemli. Şu an ben buradayım, ne yapıyorum, iç dünyamda ne olup bitiyor fark ederek ve bu deneyimlere açık olarak yol alabilirsiniz. Rabbimiz her daim onun razı olacağı işlerde bulunmayı nasip etsin inşaallah.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Bu sözünü ettiğiniz eşya, yaygın olarak bulunmayan eşyadır. Altın ve gümüş ise yaygındır. Hüküm buna dayandırılmaktadır. Ayrıca bu madenler, ticaret için bulundurulduğunda ticaret malı gibi zekâtı verilmektedir. Allah'a emanet olun.
Selamünaleyküm.1- Teheccüd namazı, gece yarısından sonra kılınan nafile bir namazdır. Bütün nafile namazlar gibi ona da 'Allah için namaz kılmaya niyet ettim' diyerek namaza niyet edilebilir. Sekiz rekât kılınır. İki, dört, altı, sekiz olarak da kılınabilir. Selam verdikten sonra ikinci bir iki rekâta başlarken niyet gerekmez. O niyet sonuna kadar yeterlidir.2- Bir cemaate uyan kimse, cemaati nerede yakalarsa orada uyar. Eğer rükûdan kalkmadan imamı yakalarsa o rekâtı yakalamış olur. Rükû bittikten sonra ise rekât kaçmış olur. İmam selam verdiğinde kaç rekât eksik kıldı ise onları tamamlar. O eksik rekâtlar mesela birinci ve ikinci rekât ise, tek başına kıldığında nasıl kılacaksa o iki rekâtı, imam selam verdikten sonra o şekilde kılar. Sadece şu noktaya dikkat eder: HER İKİ REKÂTTA BİR TEHİYYATA OTURMAK GEREKECEĞİNDEN İMAMLA KILDIĞINDAN SAYMAYA BAŞLAYARAK KILDIĞI SAYISI İKİYİ DOLDURDUKÇA TEHİYYATA OTURUR. Son tahiyyatta da selam verir.
Selamünaleyküm. Kur'an'dan iki türlü istifade edilir. Biri, sözünü ettiğiniz ilimlere vakıf âlimler düzeyindedir. Diğeri de sıradan insanların anlayacağı düzeydedir. Bu düzeyde herkes bir şeyler muhakkak anlar. Anlamaz diye bir şey yok. Ne var ki bu anlama, asıl anlaşılması gerekenin ölçülemeyecek kadar altında olur ama anlar şüphesiz.
Selamünaleyküm. Kadın ve erkek ilişkileri, ateşin etrafında dönüp duran işlerdir. Ne için ve ne şartlarda tanıştırdığını bilemediğimiz için müşahhas bir hüküm belirtemeyiz ama riskten söz edebiliriz.
Selamünaleyküm. Bunu evlenme vaktinizin gelmediği şeklinde yorumlamaya çalışın. Vakti gelince inşallah evlenirsiniz. Evlenecek aday erkek yelpazenizi biraz daha geniş tutarsanız daha iyi edersiniz.
Selamünaleyküm. Yaptığın hatadan dön, tekrar etme. Bir haksızlık etti isen de muhakkak helalleş. Korkma ne pahasına da olsa helallik al.