Fetva Meclisi
Soru
Hocam ben yirmi üç yaşındayım ve üniversiteden mezun olmama yaklaşık bir yıl kaldı. Allah nasip ederse anaokulu öğretmeni olacağım. Bu alanı seçerken yaşam ve inanç hassasiyetlerim benim için ilk sıradaydı. Mesleki ve İslami anlamda kendimi elimden geldiğince geliştirmeye gayret gösteriyorum. Özellikle son zamanlarda bazı sorular zihnimde beliriyor. Kendimce okumaya, çözümlemeye çalışsam dahi parçaları tamamlayamadığım noktalarda kalıyorum. Bu yüzden size danışmak istedim. Müslüman bir gencin yapması gerekenleri yapmaya çalışıyorum fakat her defasında kendimi yaptığım ibadet, görev ve iş üzerinde eksik kalıyormuş gibi hissediyorum. Daha doğrusu arafta kalmış gibi diyebilirim. Ne tam anlamıyla doğru ne tam anlamıyla yanlış... Kimi zaman, utanarak söylüyorum ki, namaz sünnetlerini erteliyorum veya ihmal ediyorum. Huşu ve lezzetten uzak olmak üzüyor. Bu durumda huşu ve lezzetin olmayacağının da farkındayım elbette. Tesettürlüyüm ama ne kadar doğru yapıyorum bunu bilemiyorum, cevaplayamıyorum. Doğrusunu biliyorum ama bununla yüzleşemiyorum. Soruların altında ezilirken buluyorum kendimi. Tefsir çalışıyorum fakat aynı zamanda hayatımda müzik var. Bazen mescitte Kur’an okuyup namaz kılarken bazen de kendimi kafeteryada arkadaşlarımla zaman öldürürken buluyorum. Arkadaş çevrem mahremiyet anlayışına asla aykırı değil fakat zaman çok kıymetli ve ben hiç iyi değerlendiremiyorum. Kısacası ikilemler kendimi Müslüman kimliğimi sorgularken bulmama neden oluyor. Bir kesede hem iyi hem kötü bir arada bulunmaz diyorum kendime. Hakkıyla yapamadığım her kulluk görevim ve amelim sanki benim yeniden eksik hissetmemin en büyük nedeni. Duygusal anlamda çok yorgun hissediyorum. Kulluğum elimde olan tek dayanağım ve ben ondan emin bile değilim. Bu beni mahcup ediyor. Benim yaşımda ve durumumda bir genç ne yapmalı, kendini nasıl geliştirmeli, hayatına nasıl bir istikamet vermeli?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Mevcut enerjinizi tüketememek olarak adlandırabiliriz sizin durumunuzu. Hem öğretmen olup hem de okuyamamayı ise siz izah edin; neden okuma zevkinizi geliştirmiyorsunuz? Mesleğinizle alakalı bireysel eğitim verin. Çevrenizdeki bir dernekte ders verin. Bir de özellikle cinselliği artırmanız gerekir. Dikkatle incelediğinizde sizdeki birikimi atabilecek en önemli yöntemlerden birinin eşinizle cinselliği ilerletmeniz olduğunu göreceksiniz. Her temizlik döneminde, durumunuza göre dört beş defa uzun süreli enerji boşaltma uygulamanız olmalıdır. Bu, eşinizin de ihtiyacıdır sizin de. Evlilik de bunun içindir.Bir başka dikkat etmeniz gereken durum da beslenme tarzınızdır. Anlattıklarınızdan, unlu, yağlı ve şekerli türü yiyecekleri çok tükettiğiniz işareti çıkmaktadır. Bedeniniz ne dinlenebilmekte ne de sizi rahat bırakmaktadır. Gerekiyorsa bir diyetisyenle de görüşün ve mutfağınıza disiplin getirin; rahat edersiniz. Bayan olarak çalışmayı en son düşünmeniz gerekir. Anneliğin kıvamında hiçbir iş bulamayacaksınız. Allah yardımcınız olsun.
Güzel kardeşim geçmişin pişmanlıkları içinde erime sakın. Allah'ın takdirine razı ol ve bu rızayla da sevin. Sevinçli ol! Müslüman olman bile büyük bir sevinç sebebi. Kendine seveceğin bir meşguliyet bul. İster iş olur, ister hobi olur, ister spor olur... Ama gün içinde yorulup enerjini atacağın bir meşguliyet olsun. Salih insanlardan arkadaşlar edin. Onlarla etkinliklere katıl, etkinlikler yap, düzenli olarak bir araya gelip sohbet edin, muhabbet edin. Bunu asla küçük görme! Bu senin için önemli. Boşlukta kalma! Bunların yanı sıra problemlerin bu tavsiyelere rağmen geçmezse veya bu tavsiyeleri bir türlü uygulayamıyorsan bir psikoloğa görünmeni tavsiye ederiz. Allah yardımcın olsun. Allah'a emanet ol.
Allah Teâlâ afiyetinizi daim etsin. Önceliğin sağlığın olsun. Sağılığınla ciddi olarak ilgilen. Bundan sonraki hedefin ise dini bilgini geliştirmek olsun. Abartmadan, takıntı yapmadan bilgi edinmeye bak. Aceleci olma. Acelecilik seni yıpratabilir. Bulabildiğin kadar kendine samimi arkadaş bulmaya çalış. Az da olsa samimi arkadaş senin için ilaç gibidir. İstikrarlı bir Kur'an okuman olsun. Mesela günlük beş sayfa oku. Belli zikirler yap. Anne babanın duasını almaya çalış. Allah yardımcın olsun.
Namazdan daha iyi başlanacak bir yer yoktur. Mü'min bir insan olarak namazla yükselişe geçebilirsin. Kur'an da senin enerjin olur biiznillah. Şeytan seni, iyi kılamamak veya iyi okuyamamakla oyalarken senin “KİM EN İYİSİNİ YAPABİLİYOR Kİ?” diye sorman gerekir. İyi değil dediğin zaman şunu unutma: İyiye o acemilikle ulaşılıyor. İyi değil diye bıraktığında merdiveni atmış oluyorsun. Tırmanma şansın da sıfır oluyor. İyinin peşinde olma heyecanını eksiltme, devam et. Bir ders halkasına da muhakkak katıl.
Aleykümselam. Yapabileceğiniz en iyi şey sizin namınıza evli bir bayanın onunla görüşüp ilk bağlantıyı kurması olurdu ama sizin bunu engelleyecek bir gönül kaptırmanız olmuş. Gönül kaptırma ise sizin aleyhinize bir durumdur. Gerçekçi bir karar vermeniz zorlaşmaktadır. Yine de sizin adınıza bir bayan onu tanısın, sizin beklentilerinizi ona iletsin. Daha makul bir iş yapmış olursunuz.
Selamünaleyküm. Tahsiliniz tıp ve ek bıranşlarından biri değilse çalışmanız gerekmez. Çalışmayın, rızkınız Allah'ın teminatındadır. İffetten yana tarınız size kazandıracaktır. İnsanların ne dediğini önemsemeyin; bir de melekler bir şeyler diyor. Duyun onları. Fitne çağında Allah'ı arayan bir Meryem adayı olarak onların kayıtlarına geçin yeter. İş değil dünya sizin olur o zaman. Yılmayın, usanmayın. Allah sizinledir, melekler sizinledir. Allah kimi yalnız bıraktı da sizi bırakacak? Sakın kimin ne dediğine bakmayasınız. Cehennemden kurtuluş yeter. Anne babanızın da asla gönlünü kırmayın, onlarla pek nazik konuşun. Onların duası sizin için çok önemlidir. İçinize çeke çeke zikir yapın. Doya doya Kur'an okuyun. İfratı olmayan bir ders halkasına katılın. Mü'mine kardeşlerinizle hoş sohpet ortamları oluşturun. Dualarımız sizinledir. Fitne asrının mücahideleri olarak sizi bu Ümmet asırlardır bekliyordu. Siz Firavunlaşmış bir dünyanın Âsiyelerisiniz. Sizi defalarca tebrik ederim. Allah yardımcınız olsun. Bırakın dünü, geleceği gidin Allah'a.
araf konusundaki diğer fetvalar
Şöyle anlamaya çalışın: O anda gelen “iman, itaat” emrine ilk teslim olan olmak.
Reenkarnasyon, bir insan ölünce onun ruhunun başka bir insana geçmesi ve önceki insandaki karakterler üzerinden yeni kişide devam etmesi şeklinde bir felsefedir. Eski zamanlardan beri bazı cahiller buna inanmaktadır. Bu iddia açık bir küfürdür, bilerek buna inanan da kâfirdir. Böyle bir iddiada ilk yaratma âyeti (A’raf, 172) üzerinden Kur'an’ı inkâr bulunmaktadır maazallah.
Şöyle bir özet yapabiliriz: İsrailoğulları tam bir zulüm altında yaşıyorlardı. Evlerine kapanmış durumda idiler. Allah Teâlâ Musa aleyhisselama bütün İsrailoğullarını toplayıp Mısır’ı terk etmesini vahyetti. Gece karanlığının başlaması ile beraber yola çıktılar. Allah’ın emri ile Musa aleyhisselam bütün İsrailoğullarını Mısır’dan çıkardı. Çocuklar ve kadınlar dâhil tamamı çıkış yolculuğunda beraber idiler. Firavun kaçışı öğrenince bütün ordusunu toplayarak peşlerine düştü. Musa aleyhisselam ve beraberindekiler denize kadar yürüdüler. Önlerine deniz çıkınca ürktüler. Musa aleyhisselam ise “Rabbim benimledir” diyerek onları teselli etti. Allah Teâlâ elindeki asası ile denize vurmasını emretti ona. Deniz on iki yol olacak şekilde bölündü. Bu arada Firavun ve ordusu da onları yakaladı. Musa aleyhisselam ve beraberindekiler önlerinde açılan yollara daldılar ve yürüdüler. Firavun ve beraberindekiler de aynı yollardan yürümeye başladılar. Denizin ortasına geldiklerinde Musa aleyhisselam karşı yakaya geçmişti. Firavun ve adamları ise denizin ortasında idiler. Deniz birden eski hâlini aldı. Firavun ve beraberindekilerin tamamı boğuldu. Böylece zalimin sonu gelmiş oldu. Bu olayları özet bir şekilde şu âyetlerde görebiliriz: Taha, 77-78; Şuara, 52; Duhan, 23-24; A’raf, 105; İsra, 103.
A'raf vardır, sahih bilgilerle sabittir. A'raf, cennet ile cehennem arasındaki bir yer adıdır. İyilikleri ile kötülükleri denk gelenlerin orada bekletileceği ile ilgili bilgi de A'raf hakkındaki farklı bilgilerin en sağlıklısıdır. Şunu tespit edebiliriz: Bizzat Peygamber aleyhisselam tarafından ayrıntısı bildirilmeyen pek çok konuda farklı görüşler, tahminler yürütülmüş olabilir. Bunların bir itikad konusu gibi görülmeleri doğru olmaz. Bu meselede de geniş açıklamalar yoktur. Bildiğimiz gayet sınırlıdır. Şunu da ilave edebiliriz: Orada bekletilenlerin sonunda cennete konacakları bilgisi de elimizde mevcuttur. Bu tür meselelerde ileri geri teori yürütme yerine kendimizi cennet dışındaki bütün ihtimallerden kurtarma gayreti içinde olmamız daha doğru ve akıllıca bir tutum olur. Rabbim yardımcımız olsun.