Fetva Meclisi
Soru
Hocam ben hatalarımdan dolayı çok pişmanım ve günahların altında boğuluyorum. Allah'ın rahmetini umarak istiğfar ediyorum. Hayatımda aslında çok büyük zorluklar yaşamadım. Dindar bir ailede büyüdüm, dini öğrenmeye, uygulamaya, hadisleri okumaya ve Kur'an'ı ezberlemeye çalıştım. Benim bir hafızlık denemem oldu, çok istedim ancak nasip olmadı. Çok denedim ama bir türlü yapamadım. Elhamdülillah dedim yoluma devam ettim. Yakın olduğum insanlara yardım etmeye ve onlarla iyi geçinmeye çalıştım. Kendimde ne kadar hep bir eksiklik hissetmiş olsam da bu kendi hatalarımdan kaynaklı olduğu için Rabbimin bana verdiği her şeye layıkıyla olamasa da şükretmeye çalıştım. Zaman böyle geçti ancak ben yaklaşık bir senedir hep zihnimde bir kalabalık ve bir baskı hissediyorum. Nedenini anlayamıyorum, bazen bu çok cılız bazen beni delirtecek derecede sıkıntı veriyor. Bazen ölü gibi hissediyorum, bazen sesler artıyor yerimde duramıyorum. Geçmişim gözümün önünden geçip duruyor ve sürekli kafamda istemediğim senaryolar kuruyorum. Allah'ın dinini öğrenmeye ve yaşamaya çalışıyorum ancak zihnim beni çok meşgul ediyor. Ben bir türlü sıkıntı ne anlayamıyorum ve anlatamıyorum. Sanıyorum doğru düzgün bir şey yazamadım ve anlatamadım zaten. Yakınımdaki kişilerle konuşsam geçecek gibi konuşuyorum ancak ne zaman tenezzül etsem yok. Anlatacak bir şey bulamıyorum ve sanki tüm sıkıntıyı ben uyduruyorum. Sizin tecrübenize güvenerek çözüm istiyorum.
Cevap
Benzer fetvalar
Kıymetli kardeşim, öncelikle daha kendilerini bile tanımakta aciz ve yetersiz insanların senin hakkında gelişigüzel söyledikleri sözlere inanıp neden bütün hayatını silebilecek kadar büyük bir düşünceye gidiyorsun. Bu kadar ehil olmayan insanların, öylesine konuşmuş olmak için konuşup söyledikleri sözlerin senin hayatında bu kadar önemli bir yer alabilmelerine asla izin verme. Öncelikle bu işlerde uzman olan biriyle özgeçmişinle beraber bir istişare yap. Neleri eksik yaptığını öğren, nerelerde yetersiz olduğunu öğren, neyin yanlış olduğunu öğren. Bunları hallettikten sonra yapman gerekenleri en güzel şekilde yapıp gerisini tamamen Allah'a bırak. Allah'a tevekkül et. O senin için hayırlı olanı sana nasip edecektir. Ne bilirsin belki de istemekte acele ettiğin şey senin için hayır değil de şerdir ve bu yüzden Allah azze ve celle seni bu işten uzak tutuyordur. Zamanı gelince belki sana da içini ferahlatacak kapılar açacaktır. Bunların bir imtihan olup senin bu imtihanlardan güzelce geçmen gerektiğini unutma. Ve kendine, etiketleyici ve umut kırıcı değil de umut verici, yol gösterici saliha arkadaşlar edinmeye önem ver. Dualarını da Allah'tan yardım istemeye, hidayet istemeye, rahmet istemeye göre yap. Allah yardımcın olsun. Allah'a emanet ol.
Evvela kendiniz için sosyal bir çevre oluşturmaya çalışın. Salih insanlardan arkadaşlar edinin. Onlarla düzenli olarak vakit geçirip etkinlikler yapın. Psikoloğunuzu aksatmayın. Daha çok verim alabileceğiniz bir psikolog araştırın gerekirse. Sevdiğiniz meşguliyetlerin sayısını ve onlara ayırdığınız zamanı, sorumluluklarınızı aksatmayacak ve sizi yıpratmayacak şekilde arttırın. Ve kabullenin. Geçmişi kabullenin. Annenizi kabullenin. Onun fıtratını kabullenin. Konuşma şeklini, şikâyetlenme şeklini kabullenin. Eşinizi kabullenin. Ailenizi kabullenin. Bu kabullenme bir barışma şeklinde olsun. Onlarla barışın. Onların fıtratıyla barışın. Geçmişinizle barışın. İçinde bulunduğunuz şartlarla barışın. Şartlarınızı, kendinizi ve çevrenizi iyiye doğru dönüştürme imkânı olduğu zaman da bunu güzellikle yapmanız gerekir. Allah'a tevekkül edin. Allah'a bolca dua edin. Her zorlukla beraber kolaylık vardır. Allah yardımcınız olsun. Allah'a emanet olun.
Selamünaleyküm. Kendiniz kendi derdinizi ürettiğinize göre tedaviniz de biiznillah kolaydır. Çevrenizi değiştirin, gerekiyorsa semtinizi de değiştirin. Yatağa bitkin bir şekilde girecek kadar bedeninizi ve beyninizi yoracak meşguliyetler üretin. Akrabalarınız ve sizin için uygun olacak yerlere geziler yapın. Farklı ortamlarda farklı olaylara açın kendinizi. Kur'an'dan bir sureyi, tefsiri ile beraber ezberleyin. Bu herhangi bir sure olabilir. O tefsiri daha sonra kendiniz makaleleştirin. Boş odada da olsa o tefsirden konuşma yapın. Riya bile olsa yaptığınız takmayın. Çok dua edin, vird edinin. Farklı iki, üç ders ortamı bulup onları izleyin. Hangisi sizi tatmin ediyorsa orada kalın. O programı aksatmayın. Şifalar diler, dualar ederiz.
Öncelikle bu durumunuz ne zamandan beri var, sizce ne oldu da bu düşünceler oluştu, bu ve benzeri soruları sorarak bu hislerin bir geçmişini inceleyiniz. Bazen çok basit cevapları olabilir. Örneğin hayatımıza birçok şeyi iyi yapmaya çalışan bir arkadaş girmiştir ve biz kendimizi fark etmeden bu düşüncelerde bulabiliriz. Elbette bu sizin hayatı yorumlayışınızdan ve geçmiş yaşantılarınızdan bağımsız değil. Bir diğer konu, birçok şeyi eksiksiz ve tam yapmaya çalışan biri misinizdir? Bazen mükemmeliyetçilik bizi yaptığımız işleri yetersiz, tam olmuyormuş gibi gösterir. Yarım yamalak yapıyorum zaten dediğimiz işlerden de çoğu zaman keyif aldırtmaz. Oysaki yapabildiğimiz kadarını takdir etmek, sevinebilmek ve daha iyisi için de niyet ve gayret etmek uzun vadede sizi istediğiniz hayata yaklaştırabilir. Tam burada sizi büyüten ebeveynleriniz sizi büyütürken yaklaşımlarını dikkatlice hatırlayıp varsa bununla ilgili okumalar yapabilirsiniz. Yeterince iyi olursam sevilirim ya da kabul görürüm inancı ileriki zamanlarda yeterince iyi olursam Allah beni sever, dinim tam olur, ibadetlerim kabul görür gibi düşüncelere evrilebilir. Sadece dini anlamda değil hayatının diğer alanlarında da bu duygular geliyorsa örneğin ödev hazırlarken de aynı şeyler yaşıyorsanız ya da başka durumlarda, uzman desteği alabilirsiniz. Kendimize yönelik benlik anlayışımız bizi ya ilerletir ya da geriletebilir. Örneğin çok başarılıyım zaten yemek konusunda yeterliyim dediğimizde kendimizi hiç geliştiremeyiz zaten yeterli görürüz. Olumsuz benlik anlayışımız varsa, yemek konusunda zaten yapamıyorum deriz ve başarısız oluruz. İki türlü de davranış alanımızı daraltmış oluruz. Bu nedenle içinde bulunduğunuz an ile temas etmeniz önemli. Şu an ben buradayım, ne yapıyorum, iç dünyamda ne olup bitiyor fark ederek ve bu deneyimlere açık olarak yol alabilirsiniz. Rabbimiz her daim onun razı olacağı işlerde bulunmayı nasip etsin inşaallah.
Ne mutlu size kardeşim, bu bir nimettir kıymetini bilin. Hata etmek kul olmamızın sonucudur. Hata ederiz, hatamız kıyameti koparmaz ama hiçbir şey olmamış gibi devam etmek pek ağır olur. Hata ettikten sonra yıllarca kendini ezen, Allah'tan utanan, mağfiret kapısından umudunu kesmeyen ve bu tavrını amelleri ile ispat eden ne mutlu bir kuldur, ne mutlu! Bu hâlinizi koruyun. Tevbe ettiniz, tevbenizi suyunuz havanız gibi bilin. O tevbeyi can simidi olarak yanı başınızda tutun. Sonra da Allah'a ve rahmetine beslediğiniz umudunuz canlı kalsın. O zaman korkmayın. Bilin ki, umudumuz olan rahmet o rahmetin rüyaları ile uyuyun, onu güneş gibi görüp ışığında yürümeye çalışanların olacaktır. Size dualar ederim, ben de sizden dua beklerim. Geçmişiniz sizi kavursun dursun ama Rabbimizin rahmetinin sizi serinleteceğini hiç unutmayın. Yeter ki koruyun o heyecanı. Kandil gecesi simit yediği için cennetlik olduğunu zannedenlerden olmadıkça korkmayın.
Yaptığın yanlış ve günah bir iştir. Ama onun gibi bir günah iş de Allah’tan umut kesmendir. Ne olursa olsun, ne kadar olursa olsun, nerede olursa olsun sen tevbede samimi olduğun sürece Allah’ın kapısı sana açıktır. Zaten senin tek kurtuluşun Allah’ın kapısıdır, onun rahmet ve mağfireti seni kurtaracaktır. Sen ise o kapıyı ihmal ediyorsun veya yanlış değerlendiriyorsun. Önce bundan kurtul yani Allah beni sildi deme aksine o varken ben kurtulurum de. Böyle bakmaya çalış. Böyle bir direnç gösterirsen biiznillah takıldığın şeyi de bırakırsın. Kendine farklı meşguliyetler üret. O his sana ne zamanlar ve nerelerde geliyor olduğunu tespit et. Sen de o zaman ve durumları başka şeylerle doldur. Namazlarına dikkat et. Çokça Kur'an oku. Zikirler yap. Allah yardımcın olsun.
geçmiş günahlar konusundaki diğer fetvalar
Kişi samimi tevbe ettikten sonra kendisine tertemiz bir sayfa açmış olur. Eski günah dosyaları tekrar geri gelmeyecek şekilde silinir. Dolayısıyla tevbeden sonra işlenen yeni günahların, eskileri geri getirmesi diye bir şey yoktur. Sorunuzda günah işlendikten sonra yürekte üzüntü duyulmaması şeklinde bir bilgi yer almaktadır. Bu kalbin manevi fonksiyonlarını yitirmek üzere olduğunu göstermektedir. Şimdiden tedbirinizi alın; gözyaşı dökün, yetimin başını okşayın. Kur'an okuyun, dua edin. Bir şekilde kalbinizi olması gereken ayarlara çevirin.
Pişmanlık çok güzeldir ancak bunu vesvese haline getirmeyin. Tevbe ettikten sonra hayata dönün ve daha güzel bir kul olma mücadelenizi sürdürün. Aynı hatalara düşmemek için günahlı ortamdan ve günaha düşecek sebeplerden uzak durun. Allah mağfiret buyursun.
Psikolog bir tedavi süreci işletmektedir. Uzmanlığından mutmain olduğunuz bir psikoloğa sıkıntınızın nedenlerini anlatırken gerektiği için hatalarınızı zikretmeniz günah değildir.
Tevbenin en pratik sonuçlarından biri, geçmişi tamamen sıfırlayabilmektedir. Asla kimseye anlatmamak, hataları Allah ile kendi aranda gizli tutabilmek tevbenin gerçekçiliğini gösterir. Sil ve unut! Sil ve unut! Şeytan senin çöplüğünü karıştırıp, tekrar seni mikroplara bulaştırmak istiyor, dikkat et. Sil ve unut!