Fetva Meclisi
Soru
Selamünaleyküm. Bundan 2-3 ay öncesine kadar Adıyaman Menzil cemaatine bağlıyken hayatım amcamla Trabzon’a gidene kadar rutin akışında devam ediyordu. Amcam orda bir soru sordu. “Diyelim ki öldün ve rabbinin huzurundasın sana şöyle bir soru sordu: - kulum sana gönderdiğim kitabı okudun mu?” Cevabım tatbikî hayırdı. Arapçasını sürekli okur ama Türkçe sini okumazdım. Cemaatimiz sürekli Kuranın mealini okumayın anlamazsınız telkinleri ile dediğim gibi anlamayacağımı düşünerek hiç okumamıştım. Amcam okumamı telkin etti. Şimdi okuyorum ama kimle konuşsam Mustafa İslamoğlu’nun kafasından olduğumu, âlim olmayanın, fıkıh bilmeyenin, hadis dersleri görmeyenin Kuranı anlayamayacağını söylüyorlar. Ama kimse kitabı (Kuranı) eline alıp da okumamış. Herkes kulaktan dolma bilgilerle gidiyor. Allah’ın insanlara gönderdiği kitabı anlayabilmek için âlim olmam mı gerekiyor? Kuranın ilk ayeti “Oku” değil midir? Şu ana kadar okuduğum ayetlerden anlayamadığım olmadı. Bu konu hakkında sizden bir öğüt alabiliriyim?
Cevap
Benzer fetvalar
Aleykümselam. Arapça öğrenmeniz şart değildir. Kur'an'ın size ne dediğini anlamanızdır önemli olan. Arapça diye zorlanmayın.
Selamünaleyküm. Anlaşılarak okunan bile şifa olmaz elbette, nerede kaldı ki anlaşılmadan okunan şifa olsun ama Kur'an’ın, kendisi şifadır, okunduğu için değil ona iman edildiği için şifa kaynağıdır. Onu sıradan bir tıp kitabı gibi görürsek elbette içinde ilaç bulunan bir kutu kimseye fayda vermez. Kur'an ise olduğu gibidir ona iman edene.
Aleykümselam. Hocam,Allah Teâlâ niyetinizi ve amelinizi rızasına muvafık kılsın. Umduğunuzdan güzeline kavuştursun sizi. Hayırlı amellerde muvaffak olmanız için dualar ederim.Mesele herhangi bir ilmihal veya tefsir meselesi değildir. Mesele bakış meselesidir. Nesillerimizi yetiştirenler, büyük bir hata ederek insanlara dinimizi camiye sıkıştırılmış bir din olarak öğrettiler. Netice de böyle oldu. Yeni bir bakışla dinimizi, ilk nesil gibi anlayıp uygulamaya yönelmemiz gerekiyor. Bu hususta da size yani Peygamber aleyhisselama vekil olan imamlara ve Kur'an muallimlerine çok iş düşüyor. Farklı bir ilmihal veya tefsir okumuyorum. Sizin de kitaplığınızda bulunan Buharî'yi, Riyazussalihin'i, Fikri Yavuz İlmihali'ni okuyorum. Ama okurken dikkatli ve gayeli okuyorum. Ümmetime acilen gerekli şeyleri bulmaya çalışıyorum. Vakit doldurmak gibi bir derdim olmuyor. Aksine işim hep vaktimden çok oluyor.
Selamünaleyküm. Gitmeyi istediğiniz yerde de aradığınızı bulma ihtimaliniz yüksek değildir. Siz yine bulunduğunuz yeri iyi değerlendirin. Kura, yapılabilecek bir tercih olmadığı zaman başvurulabilecek bir yöntemdir. O şekilde abartılması doğru değildir.
Selamünaleyküm. Bir İLMİHAL kitabı edinin. Onu defalarca okuyun. Bir de RİYAZUSSALİHİN isimli hadis kitabını alın. ERKAM yayınları arasında çıkan sekiz ciltlik baskıyı edinin. Size yeter, bereketi ile coşturur biiznillah.
Aleykümselam. Keşke hepimiz, Kur'an ne diyor onu anlayabilsek! Elbette bu mümkün değildir ama ne kadar biliyorsak ona şükretmemiz gerekir. Bildiğimizin gereklerini yaparak bir adım öne çıkabiliriz. Bilmiyoruz diye geri kalmamız doğru olmaz. Kur'an'ın okunuşu kesinlikle kendi dilinden olmalıdır. Diğer dillerle yazılmış şekli Kur'an değildir. Bildiğinizle amel edin. Bildiklerinizi tekrar edin. Yeni şeyler öğrenmeye gayret edin.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Kadın ve erkek ilişkileri, ateşin etrafında dönüp duran işlerdir. Ne için ve ne şartlarda tanıştırdığını bilemediğimiz için müşahhas bir hüküm belirtemeyiz ama riskten söz edebiliriz.
Selamünaleyküm. Yaptığın hatadan dön, tekrar etme. Bir haksızlık etti isen de muhakkak helalleş. Korkma ne pahasına da olsa helallik al.
Selamünaleyküm. Bu sözünü ettiğiniz eşya, yaygın olarak bulunmayan eşyadır. Altın ve gümüş ise yaygındır. Hüküm buna dayandırılmaktadır. Ayrıca bu madenler, ticaret için bulundurulduğunda ticaret malı gibi zekâtı verilmektedir. Allah'a emanet olun.
Selamünaleyküm. Mevcut enerjinizi tüketememek olarak adlandırabiliriz sizin durumunuzu. Hem öğretmen olup hem de okuyamamayı ise siz izah edin; neden okuma zevkinizi geliştirmiyorsunuz? Mesleğinizle alakalı bireysel eğitim verin. Çevrenizdeki bir dernekte ders verin. Bir de özellikle cinselliği artırmanız gerekir. Dikkatle incelediğinizde sizdeki birikimi atabilecek en önemli yöntemlerden birinin eşinizle cinselliği ilerletmeniz olduğunu göreceksiniz. Her temizlik döneminde, durumunuza göre dört beş defa uzun süreli enerji boşaltma uygulamanız olmalıdır. Bu, eşinizin de ihtiyacıdır sizin de. Evlilik de bunun içindir.Bir başka dikkat etmeniz gereken durum da beslenme tarzınızdır. Anlattıklarınızdan, unlu, yağlı ve şekerli türü yiyecekleri çok tükettiğiniz işareti çıkmaktadır. Bedeniniz ne dinlenebilmekte ne de sizi rahat bırakmaktadır. Gerekiyorsa bir diyetisyenle de görüşün ve mutfağınıza disiplin getirin; rahat edersiniz. Bayan olarak çalışmayı en son düşünmeniz gerekir. Anneliğin kıvamında hiçbir iş bulamayacaksınız. Allah yardımcınız olsun.
Selamünaleyküm. Kurban kesmesi vacip olmayan biri de kurban kesebilir. Kurban kesmekten elde edilecek sevabı o da elde eder.
Selamünaleyküm.1- Teheccüd namazı, gece yarısından sonra kılınan nafile bir namazdır. Bütün nafile namazlar gibi ona da 'Allah için namaz kılmaya niyet ettim' diyerek namaza niyet edilebilir. Sekiz rekât kılınır. İki, dört, altı, sekiz olarak da kılınabilir. Selam verdikten sonra ikinci bir iki rekâta başlarken niyet gerekmez. O niyet sonuna kadar yeterlidir.2- Bir cemaate uyan kimse, cemaati nerede yakalarsa orada uyar. Eğer rükûdan kalkmadan imamı yakalarsa o rekâtı yakalamış olur. Rükû bittikten sonra ise rekât kaçmış olur. İmam selam verdiğinde kaç rekât eksik kıldı ise onları tamamlar. O eksik rekâtlar mesela birinci ve ikinci rekât ise, tek başına kıldığında nasıl kılacaksa o iki rekâtı, imam selam verdikten sonra o şekilde kılar. Sadece şu noktaya dikkat eder: HER İKİ REKÂTTA BİR TEHİYYATA OTURMAK GEREKECEĞİNDEN İMAMLA KILDIĞINDAN SAYMAYA BAŞLAYARAK KILDIĞI SAYISI İKİYİ DOLDURDUKÇA TEHİYYATA OTURUR. Son tahiyyatta da selam verir.