Fetva Meclisi
Soru
Hocam merhabalar ben size bir şey danışmak istedim. 2009 yılında başıma ilginç bir şey geldi. Tatildeydim bir gece rüyamda vefat etmiş halamın(kendisiyle aynı adı taşımaktayım)beni bir yıldıza doğru çektiğini gördüm. Sabah uyandığımda hayatımda çok şey değişmişti. Çok konuşkandım, hazır cevaptım önceden gizli kalmış yeteneklerim ortaya çıkmış gibiydi istediğim her şeyi yapabiliyordum sesim daha gür çıkıyordu şarkı söylerken her şarkıyı ezbere biliyordum bale yapıyordum yerimde duramıyordum. Ne susuyordum, ne acıkıyordum buna rağmen enerjim hiç tükenmiyordu. O günün akşamı tatilden eve dönmek için yola çıktık. Gökyüzüne bakıp durdum bütün gece. Yıldızlar üzerime yağıyor gibiydi ve yanıp sönen pelerinli bir adam gördüm gökyüzünde. Arabaların plakaları anlamlıydı öleceğimi hissediyordum çünkü arabalar üzerimize sürülüyordu, radyolarda hep ölüm şarkıları çalıyordu ve her geçtiğimiz yerde camiler gördüm ezanlar kulağımda okunuyordu sanki. İstediğim Her şey var gibiydi, sanki cennetteydim. Çocukluğuma dönmüştüm hiç yorulmuyordum nefesim çok kuvvetliydi rüzgar gülünü hafifçe üfleyişimde bile defalarca dönüyordu. Herkes güler yüzlüydü ve sanki bana hizmet ediliyordu. Hatta uzaktan bir taksiye sola dönme sağa dön dediğimde geri gitti ve sağa dönüp yanlış yöne girdi. Bu olayları kadir gecesine denk gelen 27 ağustos 2009’da yaşadım daha sonraki günlerde de ilginç şeyler oldu. Uykuya ihtiyacım da yoktu ama ailemin zoruyla bir gece uyudum ve gözlerimi açamıyordum. O gece karnıma bir şey hafifçe saplandı hissettim, gözlerim kapalıyken önümde hızlıca bir kitap sayfa sayfa çevrilip kapandı. Sabah kalktığımda perdeler uçuşuyor avize sallanıyordu. İlginç bir şeyler var dedikçe herkes bana deli gözüyle bakmaya başladı. Psikiyatriste gittim. Orada da değişik şeyler söyleyenler oldu bana. Melekler seni koruyor korkma dedi bir teyze hastalık değil bu dedi Allah yardımcın olacak dedi bir başkası da. Sonra bana bipolar bozukluk teşhisi kondu ve şu an da hala ilaç kullanmaktayım. İlaçlarımı kesince hala böyle şeyler görüyorum hocam lütfen yardımcı olun bunlar gerçek mi değil mi merak içerisindeyim. Her şeyi bilir gibi konuşuyordum ve her şey istediğim gibiydi. Bu yoksa bir işaret mi? Kimseye anlatamıyorum umarım siz anlarsınız. Çok inançlı biriyim Allah’ıma sevgim sonsuz yoksa bu bilinçaltımın bana oyunu mu? Cevabınızı bekliyorum.
Cevap
Benzer fetvalar
Bir kere hayatı olduğu gibi bir imtihan olarak görmeyi başarın. Herkes bir çeşit imtihan olacak, çare yok! Sizin imtihanınız da budur. Bu imtihanı yaşadıkça kazanma sürecinde tutacaksınız. Yılıp bir kenara yığılmaktansa sabredip sebat ederek kazanmaya bakacaksınız. Bulunduğunuz noktada şeytan sizi, nefis muhasebesi süsü ile yıpratıyor. Çıplak olmadığınız ortada, sorununuz daha iyisini yapamamak. 'Daha iyisini yapmak' bir mücadele meselesidir. Elli yıl da sürebilir bu mücadele; neden bu gözle bakmıyorsunuz? Dik durun, şeytana taviz vermeyin. Daha iyi olma mücadelesi her şeyden önce dirayet ister, dik duruş ister, unutmayın. Kendinize yeni bir bakış açısı belirleyin, yeni bir değerlendirme yapın ve yolunuza devam edin. Allah yardımcınız olsun.
İnsan bir belaya uğrar, büyük bir hata işler; insan olması buna uygundur. Bu, şaşılacak bir şey değildir. Niceleri böyle hatalara düştü. Fakat insan hiç, katilini özler mi? Geçmiş altı yılını harap eden bir sistemin içinde olmak için çırpınılır mı? Aklını mı yitirdin? Dikkat et, bak göreceksin: Bedenin üzerinden bir hataya düştün. Sonra Allah sana rahmet etti, aklın seni sıkıştırdı. Yaptığının yanlış olduğunu idrak ettin. Bu sefer sinsi bir şekilde 'bir daha' deyip duruyorsun! Bu ne büyük çelişki! Hemen Rabbine dön. Hiç gecikme. Ve iki şeye büyük bir karar ver: Birincisi, seni harap eden o insanla bir daha ebediyen buluşmama kararı olsun. Ama ebediyen. O bir veli, sen de bir veli olarak şöhret bulsan bile kararın bu olsun. Bu kararında da samimi ol, ciddi ol. İkincisi de bundan sonrasını Allah'ın rızasına göre yaşamaya karar ver. Bu kararları ver ki Allah seni samimi görsün ve sana yardım etsin. Göreceksin, bu sefer kötülükten güzellikler çıkacak, kalbin huzur dolacak. Kaçırma bu fırsatı. Allah kalbine huzur versin. İyi haberlerinizi bekliyoruz.
Sen bir hata yaptın ama sen hatalarından ibaret değilsin. Hatalar, insanın kim olduğu değil, ne yaşadığıdır. Herkesin hayatında düşüşler, yanlış adımlar olabilir ama önemli olan bundan sonra ne yapacağın. Kendini suçlamaktan vazgeç. Allah’ın rahmeti sonsuzdur. O’nun huzuruna dönmek istiyorsan, seni geri çevirmeyecek. Tevbe eden kişi, hiç günah işlememiş gibidir. İnsan kendini affetmezse Allah'ın affını tam anlamıyla hissedemez. Geçmişte yaptıkların için “Ben kötü bir insanım.” diyerek kendini mahkûm etme. Bunlar yaşandı ve bitti. Şimdi yeni bir sayfa açma zamanı. Yeter ki geçmişten yana pişman olmuş ol ve bir daha asla yaklaşmamaya niyet ve gayret et. Diyorsun ki "Kur'an'a sarılayım diyorum, bir sayfayı zor okuyorum." Bu normal. Çünkü insanın kalbi ve maneviyatı yıprandığında, manevi tatlar zayıflar. Bunun için hemen zorlayarak değil, yavaş yavaş başlaman gerekir: - Kur’an okurken zorlanıyorsan önce anlamıyla ilgilen. Günlük bir ayet ya da kısa sure seç ve anlamını düşün. Manevi bağın güçlendikçe okuma isteğin de artacak. - Zikirleri arttır. İçsel sıkıntıyı azaltan en güzel şeylerden biri zikir ve dua. Günde en az 100 defa istiğfar et (“Estağfirullah” de). - Allah ile konuş. Dua ederken ezbere kelimeler değil, kalbinden gelen sözleri kullan. Dertlerini Rabbine aç. “Allah’ım, bu halimden kurtulmam için bana yardım et.” diye dua et. Aynaya bakıp kendini bir canavar gibi görmen ise seni daha zora sokabilecek zararlı bir bakış açısı. Bu, kendini değersiz hissettiğin için. Hâlbuki sen değersiz değilsin. Belki yanlış insanlara değer verdin, belki yanlış yerlerde huzur aradın ama bu senin değersiz olduğunu göstermez. Kendini ihmal etmek, çirkinleştirmez ama kendini sevmemek, sana böyle hissettirir. Dış görünüşünü küçük adımlarla iyileştirmeye başla. Kilo ve görünüş meselesi bir sonuçtur, sebep değil. İç huzurun arttıkça, kendini daha iyi hissettikçe dışarıdan da daha enerjik ve güzel görüneceksin inşaallah. Sosyal hayattan uzak kalmak seni tüketir. Küçük adımlarla bir yerlere çık. Tek başına bile olsa kafede bir çay iç, kitap oku, yürüyüş yap. Eski arkadaşlarınla yeniden iletişime geçebilir misin, bir bak. Belki birine "Nasılsın?" demek bile bir kapı açabilir. Eğer yalnız kalmaya devam edersen iç sesin seni daha çok hırpalayacak. Psikolojik destek alıyorsan devam et. Eğer almayı bıraktıysan yeniden bir uzmana git. Kendi kendine küçük hedefler koy. Mesela "Bugün beş dakika egzersiz yapacağım." ya da "Bugün üç sayfa kitap okuyacağım." gibi küçük adımlarla ilerle. Hayatta amaçsız kalmak, çöküşü hızlandırır Allah korusun. Kendine küçük de olsa bir hedef belirle. Atanma konusunda bir plan yap. Ders çalışma isteğin yoksa bile, günde on beş dakika bile olsa başla. Yılmadan, yorulmadan umut etmeye, gayret etmeye, sabretmeye devam et. Allah yardımcın olsun. Allah’a emanet ol.
Güzel kardeşim geçmişin pişmanlıkları içinde erime sakın. Allah'ın takdirine razı ol ve bu rızayla da sevin. Sevinçli ol! Müslüman olman bile büyük bir sevinç sebebi. Kendine seveceğin bir meşguliyet bul. İster iş olur, ister hobi olur, ister spor olur... Ama gün içinde yorulup enerjini atacağın bir meşguliyet olsun. Salih insanlardan arkadaşlar edin. Onlarla etkinliklere katıl, etkinlikler yap, düzenli olarak bir araya gelip sohbet edin, muhabbet edin. Bunu asla küçük görme! Bu senin için önemli. Boşlukta kalma! Bunların yanı sıra problemlerin bu tavsiyelere rağmen geçmezse veya bu tavsiyeleri bir türlü uygulayamıyorsan bir psikoloğa görünmeni tavsiye ederiz. Allah yardımcın olsun. Allah'a emanet ol.
Selamünaleyküm. Bir kere eşinle olan ilişkilerinin sıkıntılı olmasında senin payının büyük olduğu anlaşılıyor. Sadece senin burada anlattıklarından bile sorunun senden kaynaklandığı anlaşılmaktadır. Buna göre de önce senin kendini düzeltmen gerekmektedir. Evli bir bayanla bu tür görüşmeler yapman korkunç bir hatadır. Başka birisinin senin hanımınla böyle görüşmesini nasıl kabul edecektin? Bunu iyi düşün. Çok acilen; - Semtini değiştir. - Ek bir iş daha bul ve en az on iki saat çalış. Kendine boş vakit bırakma. - Arkadaş çevreni yenile. Daha aktif olan arkadaşların olsun. Onlarla geziye çık. Ya da eşini al, eşinle gezilere çık. Her ay, iki gün İzmir'i terk et. - Eşinin cazibesini artıracağı işler yapmasını sağla. Bedenine baksın. Alıcı olmaya çalışsın. Ve sen eşinin her temizlik döneminde en az yedi-sekiz kere gerekiyorsa daha fazla ilişkiye gir. Her ilişki, bir saatten az sürmesin. - Ayda bir kere teheccüde kalk ve dua et, Kur'an oku. - Bunun için bir psikiyatriye git muhakkak. Tavsiyelerine uy.
Selamünaleyküm. Müslüman, böyle meçhul bir evlilik yaşamaz. Ne zulmeder ne zulüm görür. Durumunu akrabanızdan büyük gördüklerine anlat, onların dediğini yap.