Fetva Meclisi
Soru
Selamünaleyküm hocam. Bir kişinin içinde Allah korkusu olup olmadığını nasıl anlayabiliriz? Siz de takdir edersiniz ki birçok kişi Allah'tan korktuğunu söyler, bunun doğru olup olmadığını nasıl anlayabiliriz? Özellikle hiç tanımadığımız birisiyle görüşmede nasıl güvenebiliriz?
Cevap
Benzer fetvalar
Allah korkusunu hissetmek için bilmek elbette ilk şarttır. İnsan bildiğinden korkar, bildiğini sever. İyi bir iman bilgisi âyet ve hadislerden kaynaklı bilgi şarttır. İkinci olarak da insanın çevresinden etkilenme oranına dikkat ederek şunu da söyleyebiliriz: Bulunduğumuz çevre imanî hayatımızın da aynası durumunda olacaktır. Allah'tan korkmayanların arasında Allah'tan korkan biri olarak yaşamak zordur. Mü'min bir çevre, Allah korkusunu esas alan bir çevre oluşturmak zorundayız. Varsa kıymeti bilinmeli yoksa da oluşturulması mücadelesi verilmelidir. Üçüncü bir husus da kişinin bildiğini uygulamasıdır. Bildiğinle amel etmek de diyebiliriz bunun için. Bilgi stokçuluğunun da anlamı yoktur. Az bilip tam uygulamak, çok bilip az uygulamaktan daha iyidir.
Aleykümselam. İmansız biri ile sosyal ilişkide sorun yoktur. Seviyeli ve mesafeli bir ilişki kurulabilir. Onu kurtarırken sizin ayağınızın kayacağı, imanınızda gedik oluşacak bir iş sakın yapmayın. Ona verebileceğiniz en güzel öğüt, sizin şahsiyetinizi görmesidir. Sizin iyi bir mü'min, iyi bir insan olarak oluşturacağınız şahsiyetten daha iyi bir ders olamaz. Bu da geniş bir zamanda sabırla çalışmak demektir. Allah yardımcınız olsun.
Selamünaleyküm. Bu tip sorular imandan kaynaklanır, endişelenmeniz gerekmez. Takılıp kalmayın yeter. Boş kalmamaya çalışın ki şeytan sizi bu fikirlerle meşgul etmesin. Bunları kimseyle de konuşmayın ki kökleşmesinler.
Kur'an’ın her yeri Kur'an’dır.
Selamünaleyküm. Güzel kardeşim, dinimiz de aklımız da, gördüklerimiz de diyor ki: Siz hastalık sahibi olduğunuz için ölüm endişesi taşıyorsunuz. Esasen bütün insanlarda o korku vardır da sizin gibi hasta olmadıkları için onu dillendiremiyorlar. Hepimiz öleceğiz ve ölümden korkuyoruz. Sağlığınıza zarar vermeyecek ek meşgaleler bulun kendinize, rahatlarsınız.
Selamünaleyküm. İlminiz size sabır da öğretmeli imiş. Sevgili Peygamber aleyhisselam efendimizi de dinlemediler ama o kardeşleri ile kavga etmedi. İlminizin gereğini yapın ve insanlar hırçınlaştıkça siz hastası ağırlaşan doktor gibi olun; merhametiniz artsın, ilginiz artısn, diliniz tatlansın. Böylece her nefesiniz sevaba dünüşsun.
Allah korkusu konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Arkadaşınız bu durumda zina yapmış olmaz. İnşallah Allah korkusundan ötürü geri geldi ise sevap bile kazanmış olur.
Bunun için bir psikologla görüşmelisiniz. Onun önerilerine kulak verin. Dua olarak da bildiğiniz bütün sureleri özellikle de Ayetelkürsi'yi okuyabilirsiniz.
Evet, Allah tealayı seviyorum demekle sevmiş olmuyoruz. Sevmenin gerçekliği ve gereklerinin yapılması şarttır. Aksi takdirde insan kendisini oyalamış olur. Ne dünyada ne de ahirette iddia ettiği sevginin sonuçlarını da göremez. Bunun için yapılacak ilk iş Allah'ı tanımaktır. Bu da onun mübarek isimleri ve sıfatlarıyla başlanacak bir eğitimdir. Sonra da onun nimetlerini hatırlamak ve o nimetlerin sahibi olarak onu çokça zikretmek gerekir. Bunun peşinden de ona iman eden ve imanının gereğini yapanlar için hazırladığı cennetleri, cennetlerdeki nimetleri hatırlamak gerekir. Bütün bunların gereği olarak da emrettiği kulluğu, ibadetleri yerine getirmek, yasaklarından kaçınmak şart olur. Sonra da güçlü bir silah olarak dua etmek gelir. Böylece kul, sevdiğini iddia ettiği Allah'a itaat etmiş, boyun bükmüş olur. Onu razı etmek için gayret eder. Onu sevmesinin ilerisine hiçbir sevgiyi geçirmez. Onun peygamberini ve sevilmesini emrettiklerini sever. Müminler onun gözünde büyür ve değerli olur. İman ehli olmayanlar da sevmediği ve bir arada olmadığı kimseler olarak kalır. Allah'ın dinini korumayı, onu değerli tutmayı, dinine dil uzatılmasını bile kabullenemez. Gerekli tepkileri gösterir, yapılması gerekenleri isteyerek yapar. Dili Allah'ı zikirle taptaze olur. Allah'ın Kur'an'ını gece gündüz okur. Ve her şeyin özeti olarak Allah ile buluşmayı özler, cennetlerini özler, dostlarını özler.