İslami Delil
Aramaya dön
Fetva

Diyanet Fetva Kurulu

Soru

Bir mezara birden fazla cenaze defnedilir mi?

Cevap

Normal şartlarda bir kabre, yalnız bir cenaze defnedilir. Zaruret hâlinde bir kabre birden çok cenaze konulabilir. Nitekim Hz. Peygamber (s.a.s.) Uhud şehitleri için böyle bir uygulama yapmıştır. Fakat bu durumda cenazelerin arası toprak vb. bir şeyle ayrılmalıdır. (İbn Mâze, el-Muhît, 2/193) Önce defnedilmiş olan cenaze, tamamen çürüyüp toprak hâline gelmedikçe, bir zaruret olmaksızın kabrin açılması ve bu kabre ikinci bir cenazenin defni caiz değildir. Cenaze çürüyüp toprak hâline geldikten sonra, aynı kabre başka bir cenaze defnedilebilir. (İbn Kudâme, el-Muğnî, 2/381; Mevsılî, el-İhtiyâr, 1/96; Nevevî, Ravza, 2/140; Mehmed Zihni, Ni‘met-i İslâm, 602) Cesedin ne kadar sürede çürüyeceği konusu, toprağın cinsine ve bölgenin iklimine göre değişir. Önceki cesedin çürüdüğüne dair zann-ı gâlip hâsıl olunca aynı kabre ikinci bir cenaze defnedilebilir. Daha önce defnedilen cenazenin çürüdüğü kanaatiyle mezar açıldığında çürümeyen bazı kemikler bulunursa, bu kemikler bir tarafa çekilip araya topraktan bir set yapmak suretiyle ikinci cenaze defnedilebilir.
Orijinal kaynak

Benzer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Normal şartlarda bir kabre, yalnız bir cenaze defnedilir. Önce defnedilmiş olan cenaze, tamamen çürüyüp toprak hâline gelmedikçe, bir zaruret olmaksızın kabrin açılması ve bu kabre ikinci bir cenazenin defni caiz değildir. Cenaze çürüyüp toprak hâline geldikten sonra ise aynı kabre başka bir cenaze defnedilebilir. Bu cenazelerin karı-koca veya akraba olup olmaması şart değildir. Daha önce konulan cesedin çürüdüğü zannıyla açılan kabirde eğer çürümemiş bazı kemikler vb. şeyler bulunuyorsa bu takdirde bunlar bir kenara çekilip araya topraktan bir set yapmak suretiyle ikinci cenaze defnedilebilir. (Mevsılî, el-İhtiyâr, 1/96-97) Ayrıca herhangi bir yere gömülmesini vasiyet eden bir kimsenin vasiyetine uyulması gerekmez. Fakat uyulmasında da bir sakınca yoktur. (İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, 2/222; 6/666)

Eşinin kabrine defnedilmeyi vasiyet eden kişinin bu vasiyetini yerine getirmek g
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Dini hüküm olarak ana kural şudur: Mü'min diri iken saygın olduğu gibi ölü iken de saygındır. Diri iken ona yapılamaz olan ölü iken de yapılamaz. Bu sebeple mü'mini mezarında rahatsız etmek caiz değildir. Saygınlığı kıyamete kadar baki tutulmalıdır. Bu nedenle her mü'min müstakil bir kabre konur. Bir kabre iki kişi konmaz. Kabir de normal şartlarda açılamaz. Olağanüstü bir durum söz konusu olduğunda kabir açılabilir. İkinci bir kişinin konması için de bir önceki meyyitin cesedinin erimiş olması gerekir. Bu erime süresi yöreden yöreye değişir. Ortalama beş yıl gibi bir süre hesap edilebilir. Bazı coğrafyalarda bunun sekiz yıla kadar çıkabileceği söylenmiştir. Eğer bir meyyit erimiş ise ve başka mezar yeri bulmakta sıkıntı oluşuyorsa böyle bir nedenle mezar açılıp oraya ikinci kişi konabilir. Açılan mezardaki kemikler bir kenara toplanır ve ikinci meyyit o mezara konur. Elbette mezarın sahibi ve varisleri belli ise onlardan izin alınması bir hukuk gereğidir.

Selâmün aleyküm sevgili hocam , vefat etmiş kız kardeşler üst üste toprağa veri
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Kabrin olduğu yerden yol geçmesi, su altında kalması veya bulunduğu yerin başkasına ait olup sahibinin orada cenaze defnine izin vermemesi gibi zorunlu bir durum olmadıkça defnedilen cesedin başka bir mezarlığa nakledilmek üzere çıkarılması dinen caiz değildir. (İbn Âbidîn, Reddül-muhtâr, 2/237-238; Şürünbülâlî, Merâkı’l-felâh, 227; Mehmed Zihni, Ni‘met-i İslâm, 436) Ölenin vasiyetinin bulunması, mezarın yakınları tarafından ziyaret edilmesinin zor olması, yolunun olmaması gibi hususlar ise kabrin nakli için geçerli mazeret sayılmaz.

Defnedilmiş cenaze kabirden çıkarılıp başka bir yere nakledilebilir mi?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Müslüman cenazesinin yıkanması ve kefenlenmesi farz-ı kifâyedir. (Kâsânî, Bedâ’i, 1/300, 306, 318; Mevsılî, el-İhtiyâr, 1/91-93) Bu görev bazı Müslümanlar tarafından yerine getirildiği takdirde diğerlerinden sorumluluk kalkar. Herhangi bir sebeple yıkanmadan defnedilen cenaze, defin işlemi bittikten sonra yıkanmak amacıyla mezardan çıkarılmaz. (İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, 2/207-208)

Cenazeyi yıkamanın hükmü nedir? Yıkanmadan defnedilmiş cenazenin kabirden çıkarı
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Mezardaki ceset çürüdükten sonra bir zaruret varsa oraya ikinci kişi konabilir. Bu çürümeye ait süre ortalama beş on yıl civarındadır.

Hocam benim babam 2006 yılında vefat etti. Ben ölünce babamın mezarına gömülmek
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Can, Allah’ın kula verdiği bir emanettir. Başkasının canına kıymak nasıl günah ise kişinin kendi canına kıyması da aynı şekilde büyük bir günahtır. Hz. Peygamber (s.a.s.) pek çok hadisinde intihar etmenin ne denli büyük bir günah olduğunu ve intihar edenin karşılaşacağı cezayı haber vermiştir. O, bir hadislerinde şöyle buyurmaktadır: “Her kim kendini bir dağdan aşağı atıp intihar ederse, bu kimse cehennem ateşi içinde ebedî olarak kendisini yüksekten aşağıya bırakır olacaktır. Her kim zehir yudumlar da kendisini öldürürse, o kimse de zehri elinde, cehennem ateşi içinde ebedî o zehri içer olacaktır. Her kim de kendisini kesici ve delici bir aletle öldürürse, o da kullandığı aleti kendi karnına vurur ve yarar hâlde ebedî cehennem ateşinde kalacaktır.” (Buhârî, Tıb, 56 [5778]) Hadiste, intihar eden kimsenin ahirette göreceği şiddetli ve kalıcı azabın kendi fiilinin sonucu olduğu etkileyici bir dille anlatılmaktadır. İslâm âlimleri, hadisteki ebedî azap kaydının, intiharı helal sayarak kendi canına kıyanlar için söz konusu olduğunu veya uzun süreli azap anlamında mecazî bir ifade olduğunu belirtmişlerdir. (Aynî,‘Umde, 21/292) Yüce Allah’ın emanet olarak lütfettiği hayatı O’nun razı olmadığı bir tarzda sonlandırma anlamına gelen intihar eyleminin salim akılla gerçekleştirilemeyeceği açıktır. Ancak kişinin cinnet hâlinde iken canına kıymış olacağı varsayılarak bağışlanması için Allah’a dua edilir. Nitekim âlimler, “Her ‘lâ ilahe illallah’ diyenin cenaze namazını kılınız.” (Taberânî, el-Mu‘cemü’l-kebîr, 12/447[13622]) hadisinin genel anlamından hareketle, kelime-i şehâdet getiren herkesin cenaze namazının kılınacağını söylemişlerdir. (İbn Kudâme, el-Muğnî, 2/417; Nevevî, el-Mecmû’, 5/211; İbn Rüşd, Bidâyetü'l-müctehid, 1/239)

İntihar edenin cenaze namazı kılınır mı?

NAMAZ konusundaki diğer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Yer darlığı ve ekonomik zaruretler nedeniyle, bölümleri birbirinden beton kapak veya toprak tabakayla ayrılmış katlı mezarlar yapılmasında ve bunlara cenaze defnedilmesinde dinen bir sakınca yoktur.

Çok katlı mezar yapılması dinen uygun mudur?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Kişinin, öldüğü yerin kabristanına defnedilmesi müstehaptır. İstisnalar olmakla birlikte sahabe-i kiram genellikle vefat ettikleri yerlerde defnolunmuşlardır. Ancak cesedin bozulmasından endişe edilmiyorsa cenazenin başka bir şehre veya memlekete taşınmasında ve oraya defnedilmesinde dinî açıdan bir sakınca yoktur. Nitekim ashaptan Sa’d b. Ebî Vakkâs ve Saîd b. Zeyd’in (r.a.) Medine’nin dışında bulunan Akik denilen yerde vefat ettiği ve Medine’de defnedildiği rivâyet edilmiştir. (Muvatta', Cenâiz, 31; Aliyyüî-kârî, Fethu bâbi’l-‘inâye, 2/60)

Kişi öldüğü yerden başka bir yere götürülüp defnedilebilir mi?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Ölen bir kimsenin, kendi dininden olan kimselerin mezarlığına gömülmesi genel bir uygulamadır. Bu, ölü ile ilgili işlemler konusunda her dinin kendine has uygulamaları bulunmasından kaynaklanır. Ölünün yıkanıp kefenlenerek defnedilmesi, kabir ziyareti ve ölüye dua gibi İslâmî gelenekte var olan uygulamaların sürdürülebilmesi ve dinî kültürün bu alanda ayakta tutulabilmesi açısından Müslüman mezarlarının diğer inanç sahiplerinin mezarlarından ayrı alanlarda bulunması önem arz etmektedir. Nitekim tarih boyunca Müslümanlar bu konuda hassas davranmışlar, Müslüman mezarlarının başka inançtan olanların mezarları ile karışmamasına özen göstermişlerdir. Bununla birlikte Müslümanlar arasında yaşayan bir gayrimüslimin ölümü hâlinde kendi din mensuplarının gömüldüğü bir mezarlık yoksa ve başka yere nakli de mümkün değilse, cenazesi Müslüman mezarlığının uygun bir yerine defnedilebilir. Tıpkı bunun gibi bir Müslüman da gayrimüslim bir toplum içinde ölür ve defnedilecek bir Müslüman mezarlığı bulunamazsa, cenazesi gayrimüslim mezarlığının diğer mezarlardan ayrı uygun bir yerine defnedilebilir. Bununla birlikte azınlık olarak yaşayan Müslümanlar, bulundukları ülkelerde cenazelerini defnedebilecekleri bir kabristan tahsisi gayretinde olmalıdırlar.

Gayrimüslim bir kimse müslüman mezarlığına veya müslüman bir kimse gayrimüslim m
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Cenazenin yüzü kıbleye gelecek şekilde sağ tarafına yatırılarak defnedilmesi sünnettir. Ancak bilmeyerek kıble dışında bir istikamete doğru defnedilen cenaze olduğu gibi bırakılır. Zira meşru bir mazeret bulunmaksızın kabrin açılması caiz değildir. (İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, 2/238)

Kıbleye yönelik olarak defnedilmediği sonradan anlaşılan bir cenaze için herhang
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Cenaze yıkanıp kefenlendikten sonra yüzünün açılarak yakınlarının ve dostlarının ona son kez bakmaları veya öpmeleri caizdir. Nitekim Hz. Peygamber’in (s.a.s.) Osman b. Maz’ûn (r.a.) (Ebû Dâvûd, Cenâiz, 40 [3163]) ve oğlu İbrahim vefat ettiğinde (Buhârî, Cenâiz, 43 [1303]) böyle yaptığı bilinmektedir. Aynı şekilde Hz. Peygamber (s.a.s.) vefat ettiğinde Hz. Ebû Bekir’in (r.a.) de onun yüzünden örtüyü kaldırdığı, sonra da üzerine kapanıp, iki kaşının arasını hürmetle öptüğü ve ağlamaya başladığı hadis kaynaklarında nakledilmektedir. (Buhârî, Cenâiz, 3 [1241]) Kadın cenazenin yüzüne mahremi olan erkekler ve kadınların bakmaları caiz ise de mahremi olmayan erkeklerin herhangi bir zaruret bulunmadıkça bakmaları mekruh görülmüştür. Erkek cenazenin yüzüne kadınların bakmasında ise bir sakınca yoktur. (Kâsânî, Bedâ’i, 1/304-305; Şirbînî, Muğni’l-muhtâc, 2/46)

Yıkanıp kefenlendikten sonra cenazenin yüzünü açıp bakmak caiz midir?

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.