Fetva Meclisi
Soru
Hocam benim babam 2006 yılında vefat etti. Ben ölünce babamın mezarına gömülmek istiyorum bu caiz midir?
Cevap
Benzer fetvalar
Daha önce gömülen ölü, çürümüş ise kemikleri bir tarafa toplanarak üzerine yeni bir cenaze defnedilebilir. Yalnız şu an size düşen görev hayatta olan kimseye yaşama ümidi vermeye devam etmenizdir.
Normal şartlarda bir kabre, yalnız bir cenaze defnedilir. Zaruret hâlinde bir kabre birden çok cenaze konulabilir. Nitekim Hz. Peygamber (s.a.s.) Uhud şehitleri için böyle bir uygulama yapmıştır. Fakat bu durumda cenazelerin arası toprak vb. bir şeyle ayrılmalıdır. (İbn Mâze, el-Muhît, 2/193) Önce defnedilmiş olan cenaze, tamamen çürüyüp toprak hâline gelmedikçe, bir zaruret olmaksızın kabrin açılması ve bu kabre ikinci bir cenazenin defni caiz değildir. Cenaze çürüyüp toprak hâline geldikten sonra, aynı kabre başka bir cenaze defnedilebilir. (İbn Kudâme, el-Muğnî, 2/381; Mevsılî, el-İhtiyâr, 1/96; Nevevî, Ravza, 2/140; Mehmed Zihni, Ni‘met-i İslâm, 602) Cesedin ne kadar sürede çürüyeceği konusu, toprağın cinsine ve bölgenin iklimine göre değişir. Önceki cesedin çürüdüğüne dair zann-ı gâlip hâsıl olunca aynı kabre ikinci bir cenaze defnedilebilir. Daha önce defnedilen cenazenin çürüdüğü kanaatiyle mezar açıldığında çürümeyen bazı kemikler bulunursa, bu kemikler bir tarafa çekilip araya topraktan bir set yapmak suretiyle ikinci cenaze defnedilebilir.
Ölü doğan çocuğa canlı yaşayıp ölen gibi muamele yapılması gerekmez. Bir mezara da konabilirler.
Dini hüküm olarak ana kural şudur: Mü'min diri iken saygın olduğu gibi ölü iken de saygındır. Diri iken ona yapılamaz olan ölü iken de yapılamaz. Bu sebeple mü'mini mezarında rahatsız etmek caiz değildir. Saygınlığı kıyamete kadar baki tutulmalıdır. Bu nedenle her mü'min müstakil bir kabre konur. Bir kabre iki kişi konmaz. Kabir de normal şartlarda açılamaz. Olağanüstü bir durum söz konusu olduğunda kabir açılabilir. İkinci bir kişinin konması için de bir önceki meyyitin cesedinin erimiş olması gerekir. Bu erime süresi yöreden yöreye değişir. Ortalama beş yıl gibi bir süre hesap edilebilir. Bazı coğrafyalarda bunun sekiz yıla kadar çıkabileceği söylenmiştir. Eğer bir meyyit erimiş ise ve başka mezar yeri bulmakta sıkıntı oluşuyorsa böyle bir nedenle mezar açılıp oraya ikinci kişi konabilir. Açılan mezardaki kemikler bir kenara toplanır ve ikinci meyyit o mezara konur. Elbette mezarın sahibi ve varisleri belli ise onlardan izin alınması bir hukuk gereğidir.
Ne bankanın kirli parası ile ne de sizin temiz paranızla mezar yaptırmanız gerekmez. Belediye gerekeni kadarını yaptırmıştır zaten. Siz, babanız için iyi bir çocuk olmaya çalışın.
Asla böyle bir şey yapmayın. Bu bir kerih iş olur. Eğer babanızı samimi bir sevgi ile seviyorsanız onu Rabbisinin huzurunda rahat ettirecek hasenat ile baş başa bırakın. Onun namına sadaka verin. İstiğfar edin. Kur'an okuyun, bizzat siz okuyun. Sizinki boş bir teselli ve abes bir iştir.
baba konusundaki diğer fetvalar
Çocuğun camiye götürülmesi ve cami havasını solumasının sağlanması güzeldir hatta gereklidir. Ne var ki İKİ YAŞ çocuk için cami havası soluma yaşı olarak çok küçüktür. Siz asıl gitmesi gereken zamanın payını yemiş de olabilirsiniz. Bu tutumunuzun isabetli olmadığını söyleyebilirim. Çocuk “burada otur” denebilecek ve kulağına gelen sesleri, gözüne çarpan görüntüleri kaydedebileceği çağda iken camiye götürülmelidir. O çağ da dört veya beş yaşı ile başlayabilir zannederim.
Babanla sürtüşme, bir süre bu konuyu gündeminden sil. O da unutsun. Mesela bir altı ay. Daha sonra adım adım gayeni gerçekleştirirsin. Madem ilim istiyorsun, ilim böyle bir sabır gerektirir.
Babanın yaptığı kesinlikle hatadır, kul hakkıdır. Sen o evde evin bir çocuğu olarak yaşıyorsan senin vebalin olmaz. Uyarabileceğin kadar uyarmışsın. Babanla ortak iki aile gibi yaşıyorsanız kendine başka bir ev bulman daha iyi olur. İkaz etmeye ama nezaketini bozmamaya devam et.
Evet, babanız emaneti yerinde değerlendirmemekle yanlış yaptı. Babanızdan parayı iade etmesini istemek hakkınızdır ama istemeyerek faziletli bir iş yapmış olabilirsiniz. Caminin durumuna gelince durum şöyledir: Sadece niyet etmekle bir mal (para) o niyete kilitlenmiş, değiştirilemez olmaz. Değiştirilemez olması için vakfedilmiş olması gerekir. Sizin de vakfetme gibi bir beyanınız olmadığına göre o paranın başka bir alanda kullanılmasında sakınca olmaz. Her iki alanda da siz hayır yapmış olursunuz.
Allah Teâlâ size rahmeti ile muamelede bulunsun. Siz de biliyorsunuz ki babanız sizin cennetinizdir. Cennetten önce de biiznillah siz evlatlarınızdan hayır göreceksiniz. Aman sabredin, aman yılmayın. Ne kaldı şu dünya hayatından. Şu kadar yıldır çekiyorsunuz, çoğu gitti azı kaldı sayın. Sabredin ve karşılığını Allah’tan bekleyerek yapın yapacağınızı. Size tavsiyem, bir psikologla muhakkak görüşün. Ola ki gözünüzden kaçan bir şeyi size tavsiye eder. Bir de şunu söyleyebilirim: Aile fertleri hepiniz aynı anda hizmette bulunmayın. Bir tür nöbet oluşturun. Çevrenizde bakımevi bulunuyorsa biraz dinlenmek için ve orada daha iyi bakılabilir umudu ile babanızı oraya yerleştirebilirsiniz de. Ne edin edin işi sonuna kadar getirip ipi salmayın. Allah yardımcınız olsun. Size dua ediyorum.
Bacım, bu belirttiğiniz baba ile sizin mücadeleniz sadece sizi yıpratır. Bu da gereksiz bir iştir. Size tavsiyem şudur: Yok kabul edin bu konularda babanızı. Bayramlarda ne zaman görüşüyorsanız görüşün, elini öpün. Bu konularda ise babanızı yok kabul edin. Taşa tohum ekemeyeceğiniz gibi bir gerçektir bu durum. Siz söz geçiremezsiniz, gereksiz yere nefreti artırırsınız. Şeytan ise hiçbir işe yaramayacağı belli bir işle sizi oyalıyor. Dediğim gibi yapın ve kenarda bekleyin siz. Allah yardımcınız olsun.