Fetva Meclisi
Soru
Hocam ben Avrupa’da çalışıyorum. Babama yüklü bir miktar para gönderdim ve kasabamıza bir cami yaptırmasını söyledim. Babam para ile çevresindeki fakirlerin ihtiyacını görmüş ve camiyi yaptırmamış. Babamdan parayı tazmin etmesini isteyebilir miyim?
Cevap
Benzer fetvalar
Bu para için FAİZ şartları oluşmuyor. Temiz bereketli bir para da diyemeyiz. Bir kuruma vererek en iyisini yapmış olursunuz. Allah Teâlâ iman hassasiyetimizi daim kılsın.
İmam o paraların emanet edildiği emin biridir. Hiçbir şekilde o emanet paralardan geri koymak üzere de olsa almamalısınız. Bir kere alıp koysanız bile bu sizin için kötü bir başlangıçtır. Emin kimliğinizi kaybedeceğiniz hiçbir işi asla yapmayınız.
Camiye vermeyin. Bir derneğe verebilirsiniz. Bir talebeye de verebilirsiniz.
Selamünaleyküm. Öyle olsa bile o riske girmeyin, babanızın şahsiyetini tehlikeye atmayın.
Dinimiz, insanların malını korunaklı bir mevkide tutmaktadır; kimse kimsenin malından alamaz. Genel kural böyledir. Bunun tek istisnası babanın evladının malından almasıdır. O da sınırsız bir alma değildir. Baba muhtaç ise evladı da ona vermiyorsa alabilir. Bu alma evladını zora sokacak şekilde olursa caiz olmaz. Bir çocuğundan alıp diğer çocuğuna verirse yine caiz olmaz. Siz eğer babanız sebebiyle mesela evinizi geçindiremez duruma düşüyorsanız babanızın da aslında aciliyeti yoksa vermeyebilirsiniz. Beddua etmesinin anlamı yoktur. Bunun haricinde, sabredin ve kazanın.
Size yanlıştasınız diyemem ama bunu huzurunuzun kaybolma nedeni olarak büyütebilirsiniz, dikkat edin. Eşinizle açık bir şekilde konuşun. İçinizdeki huzursuzluğu iletin. Sabırlı olun. Hemen düzelmesini beklemeyin. Bir zaman sonra rahatlayacağınızı göreceksiniz. Özet olarak söylemek istediğim şudur: Karşınıza dini almış duruma düşmemelisiniz. Kadın olarak beklentinizde haklısınız ama o da yanlış bir yerde değil esasen. Bir dengeleme hatası yapmaktadır. Nasihat ve rica ile düzelecektir. Tatlı konuşun. Rica etmesini bilin. Allah yardımcınız olsun.
baba konusundaki diğer fetvalar
Babanla sürtüşme, bir süre bu konuyu gündeminden sil. O da unutsun. Mesela bir altı ay. Daha sonra adım adım gayeni gerçekleştirirsin. Madem ilim istiyorsun, ilim böyle bir sabır gerektirir.
Çocuğun camiye götürülmesi ve cami havasını solumasının sağlanması güzeldir hatta gereklidir. Ne var ki İKİ YAŞ çocuk için cami havası soluma yaşı olarak çok küçüktür. Siz asıl gitmesi gereken zamanın payını yemiş de olabilirsiniz. Bu tutumunuzun isabetli olmadığını söyleyebilirim. Çocuk “burada otur” denebilecek ve kulağına gelen sesleri, gözüne çarpan görüntüleri kaydedebileceği çağda iken camiye götürülmelidir. O çağ da dört veya beş yaşı ile başlayabilir zannederim.
Elbette insan sağlığı için sakıncalı olduğu kesin olan bir musibete sessiz kalamayız ama babayı da çocuk yerine koyamayız. Edebi aşmayan nazik ikazlar yaparız ve gerekiyorsa kendimiz odadan çıkarız, babaya “çık dışarı” diyemeyiz, denemez. İmtihan ağır ama aşılamaz değil. Allah yardımcınız olsun.
Mezardaki ceset çürüdükten sonra bir zaruret varsa oraya ikinci kişi konabilir. Bu çürümeye ait süre ortalama beş on yıl civarındadır.
Babanız istedi diye bir harama girmeyin. İş yapın, yapıyorsanız ilave bir iş yapın ve babanızı o dertten kurtarın.
Babanın yaptığı kesinlikle hatadır, kul hakkıdır. Sen o evde evin bir çocuğu olarak yaşıyorsan senin vebalin olmaz. Uyarabileceğin kadar uyarmışsın. Babanla ortak iki aile gibi yaşıyorsanız kendine başka bir ev bulman daha iyi olur. İkaz etmeye ama nezaketini bozmamaya devam et.