Fetva Meclisi
Soru
Hocam iki yaşındaki oğlumu ara sıra camiye götürüyorum. İlk başlarda oğlum biz cemaatle namaz kılarken cemaatin arka tarafında bazı tehlikeli hareketler yapmaya başladı. Ben de artık cemaatin safına katılmadan onu görüp gözetleyeyim diye arka tarafta tek başıma cemaate iştirak ediyorum. Oğlum caminin havasına alışsın istiyorum. Benim yaptığım güzel bir davranış mıdır? Arkada tek olarak cemaate iştirak etmenin sünnete aykırı olduğunu duymuştum. Bu benim durumum için de geçerli olur mu?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Mümeyyiz olmayan çocukları camilere götürmenin riskini dikkate almak gerekir. Uyarıyı anlamayan, idrar sıkıntısını ayarlayamayan çocuk mümeyyiz değildir. Genelde bu yaş altı ile sekiz yaşı arasında değişebilir. Çocuklarımızın camilere alışmaları oldukça önemli bir görevdir. Ancak camilerin huzurlu bir ibadet yeri olmaları da önemlidir. Teravih gibi uzun namazlara çocukların götürülmeleri bir yandan cemaat açısından rahatsızlık verirken bir yandan da çocukta namazın ağır bir iş olarak görülmesi gibi sonuca götürebilir. Dikkat etmek lazım. Kaş yaparken göz çıkarma durumuna düşmeyelim. Çocuğun, namaz kılanlara eziyet etmesi elbette bir haktır. Ama siz daha dikkatli davranarak bu hakkın oluşmamasına gayret edin. Allah yardımcınız olsun. Sizi de çocuklarınızı da namaz ehli, ilim ehli, cihad erbabı mü'minlerden kılsın. Selam ve muhabbetler sunarım.
Mümeyyiz olmayan çocukları camilere götürmenin riskini dikkate almak gerekir. Uyarıyı anlamayan, idrar sıkıntısını ayarlayamayan çocuk mümeyyiz değildir. Genelde bu yaş altı ile sekiz yaşı arasında değişebilir. Çocuklarımızın camilere alışmaları oldukça önemli bir görevdir. Ancak camilerin huzurlu bir ibadet yeri olmaları da önemlidir. Teravih gibi uzun namazlara çocukların götürülmeleri bir yandan cemaat açısından rahatsızlık verirken bir yandan da çocukta namazın ağır bir iş olarak görülmesi gibi sonuca götürebilir. Dikkat etmek lazım. Kaş yaparken göz çıkarma durumuna düşmeyelim. Çocuğun, namaz kılanlara eziyet etmesi elbette bir haktır. Ama siz daha dikkatli davranarak bu hakkın oluşmamasına gayret edin. Allah yardımcınız olsun. Sizi de çocuklarınızı da namaz ehli, ilim ehli, cihad erbabı mü'minlerden kılsın.
Selamünaleyküm.Önde imam, arkada erkekler, onlardan bir saf geride de bayanlar şeklinde saf olabilirsiniz. Allah mübarek etsin. Çocukları namaz alıştırma uğruna camiye de gitmeyebilirsiniz ama bunu süreklileştirmeyin.
Öncelikli olarak sabrın bir numaralı ihtiyacınız olduğunu bilmelisiniz. Ardından da on yaşına kadar eğitim dönemi olduğunu bilmelisiniz, bu da şu demektir: Ne yaptırabilirseniz onu kazanç bileceksiniz. Üçüncü olarak da damlaya damlaya göl olacak bunda tereddüdünüz olmasın, bir ayda veya senede çok şey beklemeyin. Dördüncü olarak, yavrunuzun yirmi yıl sonrasını kurduğunuzu unutmayın. Ona göre konuşun onunla, tek bir kırıcı kelimenin yirmi yıl sonra terk edilmiş bir namaz olabileceğini unutmayasınız. Allah Teala yardımcınız olsun. Dua etmeyi unutmayın, tek başınıza yeterli olamazsınız, dua edin, sabredin.
Selamünaleyküm. Söz dinleyecek yaşta olmayan çocukları namaza götürmemek gerekir.
Atalarımız “papaza kızıp oruç bozulmaz” diye bir söz söylemişler. Dinimize dair sıkıntılarımız, bizi idare eden düzen sebebiyle camiyi terk etmek makul değil, eşiniz yanlış yapıyor. Kandil akşamlarını da yok kabul etmeyi doğru bulmadığımız gibi KURTULUŞ GECESİ gibi abartmayı da doğru bulmayız. Ortada bir çizgi geliştirmek gerekir. Eşinizle ne edin edin bu konuyu tartışarak aile içi huzurunuzu bozmayın. Şeytan için iyi bir fırsat olabilir bu. Bu tür düşünce sahiplerinin fikirleri değişken olur, zamanla farklı düşünebilir diye plan yapın. Siz çocuğunuzu bu tartışmanın içine düşürmeden yönlendirmeye bakın.
baba konusundaki diğer fetvalar
Babanla sürtüşme, bir süre bu konuyu gündeminden sil. O da unutsun. Mesela bir altı ay. Daha sonra adım adım gayeni gerçekleştirirsin. Madem ilim istiyorsun, ilim böyle bir sabır gerektirir.
Mezardaki ceset çürüdükten sonra bir zaruret varsa oraya ikinci kişi konabilir. Bu çürümeye ait süre ortalama beş on yıl civarındadır.
Evet, babanız emaneti yerinde değerlendirmemekle yanlış yaptı. Babanızdan parayı iade etmesini istemek hakkınızdır ama istemeyerek faziletli bir iş yapmış olabilirsiniz. Caminin durumuna gelince durum şöyledir: Sadece niyet etmekle bir mal (para) o niyete kilitlenmiş, değiştirilemez olmaz. Değiştirilemez olması için vakfedilmiş olması gerekir. Sizin de vakfetme gibi bir beyanınız olmadığına göre o paranın başka bir alanda kullanılmasında sakınca olmaz. Her iki alanda da siz hayır yapmış olursunuz.
Babanın yaptığı kesinlikle hatadır, kul hakkıdır. Sen o evde evin bir çocuğu olarak yaşıyorsan senin vebalin olmaz. Uyarabileceğin kadar uyarmışsın. Babanla ortak iki aile gibi yaşıyorsanız kendine başka bir ev bulman daha iyi olur. İkaz etmeye ama nezaketini bozmamaya devam et.
Elbette insan sağlığı için sakıncalı olduğu kesin olan bir musibete sessiz kalamayız ama babayı da çocuk yerine koyamayız. Edebi aşmayan nazik ikazlar yaparız ve gerekiyorsa kendimiz odadan çıkarız, babaya “çık dışarı” diyemeyiz, denemez. İmtihan ağır ama aşılamaz değil. Allah yardımcınız olsun.
Allah Teâlâ size rahmeti ile muamelede bulunsun. Siz de biliyorsunuz ki babanız sizin cennetinizdir. Cennetten önce de biiznillah siz evlatlarınızdan hayır göreceksiniz. Aman sabredin, aman yılmayın. Ne kaldı şu dünya hayatından. Şu kadar yıldır çekiyorsunuz, çoğu gitti azı kaldı sayın. Sabredin ve karşılığını Allah’tan bekleyerek yapın yapacağınızı. Size tavsiyem, bir psikologla muhakkak görüşün. Ola ki gözünüzden kaçan bir şeyi size tavsiye eder. Bir de şunu söyleyebilirim: Aile fertleri hepiniz aynı anda hizmette bulunmayın. Bir tür nöbet oluşturun. Çevrenizde bakımevi bulunuyorsa biraz dinlenmek için ve orada daha iyi bakılabilir umudu ile babanızı oraya yerleştirebilirsiniz de. Ne edin edin işi sonuna kadar getirip ipi salmayın. Allah yardımcınız olsun. Size dua ediyorum.