Fetva Meclisi
Soru
Hocam babam elektrik sayacını yavaşlatıp faturayı yarı yarıya indirmiş oluyor. Ben babama bunun kul hakkını olduğunu söyledim ama “Biz kullandığımız miktarı ödüyoruz zaten, bunlar kârını çok ekliyor, hakkından çok fazlasını alıyor bizden. Elektriği ucuza alıp çok pahalıya satıyorlar, bize zulüm ediyorlar.” diyor. Ben bu durumdan çok rahatsız oluyorum. Bu elektriği kullanmak istemiyorum ama ne yapabilirim kendi adıma? Bana da vebali var mıdır?
Cevap
Benzer fetvalar
Siz yanlış bildiğinizi ikaz edin. Edebinizi koruyarak tavrınızı gösterin. Bundan öteye sahibi olmadığınız evdekinden mesul olmazsınız.
Bu durumun senin abdestinle alakası olmaz. Neticede evde etkisi ve yetkisi olmayan birisin sen. Allah yardımcın olsun.
Kul hakkı ağır bir sorumluluktur. Özellikle de kamu düzeyindeki haklar daha da ağırdır. Yanlışa şahit olup sessiz kalmak da bir vebaldir. Bölgenin hassasiyetlerine de dikkat ederek, daha büyük bir zarara neden olmadan ihbar etmenizde sakınca olmaz.
Müslüman yanlış işe göz yuman biri olmaz. Üzerine yük olmayan işe de girmez. Bunun ortası şöyle olabilir: Sizin de yasal sorumluluğunuz varsa durumu ihbar edeceğinizi söyleyin. Sizin yasal bir sorumluluğunuz yoksa sadece uyarın.
Selamünaleyküm. Babanın işine ancak ikna ile müdahale edebilirsin. Onun vebali direk senden sorulmayacak. Düzeltmiş olman iyi olmuş. Allah yardımcın olsun.
Selamünaleyküm. Babanızın hatasına karşı siz sadece fikrinizi beyan etmekle yetinebilirsiniz. Hatayı benimsemediğinizi, vebale ortak olmadığınızı ortaya koyun yeter. Babanız ve ona destek olanlar çağdaş vereme yakalanmışlar. Dua edin siz de onlar da kurtulsun.
baba konusundaki diğer fetvalar
Allah Teâlâ size rahmeti ile muamelede bulunsun. Siz de biliyorsunuz ki babanız sizin cennetinizdir. Cennetten önce de biiznillah siz evlatlarınızdan hayır göreceksiniz. Aman sabredin, aman yılmayın. Ne kaldı şu dünya hayatından. Şu kadar yıldır çekiyorsunuz, çoğu gitti azı kaldı sayın. Sabredin ve karşılığını Allah’tan bekleyerek yapın yapacağınızı. Size tavsiyem, bir psikologla muhakkak görüşün. Ola ki gözünüzden kaçan bir şeyi size tavsiye eder. Bir de şunu söyleyebilirim: Aile fertleri hepiniz aynı anda hizmette bulunmayın. Bir tür nöbet oluşturun. Çevrenizde bakımevi bulunuyorsa biraz dinlenmek için ve orada daha iyi bakılabilir umudu ile babanızı oraya yerleştirebilirsiniz de. Ne edin edin işi sonuna kadar getirip ipi salmayın. Allah yardımcınız olsun. Size dua ediyorum.
Mezardaki ceset çürüdükten sonra bir zaruret varsa oraya ikinci kişi konabilir. Bu çürümeye ait süre ortalama beş on yıl civarındadır.
Bacım, bu belirttiğiniz baba ile sizin mücadeleniz sadece sizi yıpratır. Bu da gereksiz bir iştir. Size tavsiyem şudur: Yok kabul edin bu konularda babanızı. Bayramlarda ne zaman görüşüyorsanız görüşün, elini öpün. Bu konularda ise babanızı yok kabul edin. Taşa tohum ekemeyeceğiniz gibi bir gerçektir bu durum. Siz söz geçiremezsiniz, gereksiz yere nefreti artırırsınız. Şeytan ise hiçbir işe yaramayacağı belli bir işle sizi oyalıyor. Dediğim gibi yapın ve kenarda bekleyin siz. Allah yardımcınız olsun.
Çocuğun camiye götürülmesi ve cami havasını solumasının sağlanması güzeldir hatta gereklidir. Ne var ki İKİ YAŞ çocuk için cami havası soluma yaşı olarak çok küçüktür. Siz asıl gitmesi gereken zamanın payını yemiş de olabilirsiniz. Bu tutumunuzun isabetli olmadığını söyleyebilirim. Çocuk “burada otur” denebilecek ve kulağına gelen sesleri, gözüne çarpan görüntüleri kaydedebileceği çağda iken camiye götürülmelidir. O çağ da dört veya beş yaşı ile başlayabilir zannederim.
Babanla sürtüşme, bir süre bu konuyu gündeminden sil. O da unutsun. Mesela bir altı ay. Daha sonra adım adım gayeni gerçekleştirirsin. Madem ilim istiyorsun, ilim böyle bir sabır gerektirir.
Babana karşı kusurun olmasın, kabalığın olmasın. Elinden iyilik geliyorsa o iyiliği yapmaya çalış. Onu da, yaradanı ile baş başa bırak.