Fetva Meclisi
Soru
Hocam 18 yaşındayım, babam ilim konusunda sürekli önüme çıkıyor. Medreseye gitmeme izin vermiyor, kitap alsam veya okusam bile kızıyor. Yaptığım şeyin doğru olduğunu söyleyince, ben sizin iyiliğinizi istiyorum, ben size her türlü maddi desteği sağlıyorum gibi şeyler söylüyor. Sürekli her şeye küfrediyor. Bana verdiği tek şey para. Başka hiçbir şey görmedim, bilmiyorum. Hocam çevremde danışacak hiç kimsem yok, ilim meclislerine dahi zar zor gidiyorum. Ne yapmalıyım? Elime bir imkân geçse, hemen alınıyor. Çaresiz kalıyorum.
Cevap
Benzer fetvalar
Geçmişin muhasebesi ile yorulma boşu boşuna; bundan sonrasına bak. Babanla sürtüşmede elindeki nimeti yıpratırsın sadece, şeytana pencereden aralık bırakırsın. Sürtüşme ve önündeki hayata bak. Kardeşlerine veya bir başkasına namaz kıldırmak senin görevin değildir. Bunu peygamberlerden biri bile olsan böyle bilecektin. Senin vazifen bildiğin güzelliği anlatmak, kalpler Allah’ın elinde. Sen anlat ve önündeki hayata bak. Allah yardımcın olsun.
Böyle bir tereddütlü durumda anne baban ya da onların yerindeki bir büyüğünle karar vermelisin. Sen de bir tür öyle bir teklif bekliyordun ki kestirip atamıyorsun. Bu nedenle bir büyüğünle istişare ederek karar ver.
Allah sana sabır versin kızım. Sen kendi aileni ve huzurunu öncelikli düşün. Eşine sarıl, çocuklarına sarıl. Annenin unutmaya çalış. Onun hakkını helal etmemesinden çekinme. Senin bir kusurun olmadığı sürece ne dediği önemli değildir. Bile bile derdini derinleştirme sen. Dua ederim senin için.
Üzülmemek mümkün değil gerçekten. Allah Teâlâ, sabırla amel etmeye hepimizi muvaffak kılsın. Sözünü ettiğiniz tiplerin en önemli destekçisi, onları adam yerine koyup saatlerce tartışmaktır. Tartıştıkça onlar fikirlerinde kökleşirler. Mümkün olduğu kadar 'hiçbir şey yokmuş' gibi davranacaksınız. Onu kökleştirmeme gayenizi ciddi tutun. İnadın altında ezilip gitmesin. Babanız da sakın beddua etmesin. Böylelerinin bir iki yılda düzelmesi neredeyse hayaldir. Yıllar süren bir sabır maratonuna hazır olun. Onunla bu konuları görüşme yerine aile için diğer konuları, memleket konularını görüşün. O açarsa da siz hemen değiştirin. Yapacak çok bir şeyiniz yoktur; iyi bir sabır, güzel bir dua ve görmeyen bir göz duymayan bir kulak sahibi olmak. Allah'a emanet olun.
Aleykümselam. Allah'ın razı olmayacağını bildiğiniz bir yerde babanız baskı yapsa bile bulunmamanız gerekir. Mü'min olmanız bunu gerektirir.İdare edilebilir bir durum varsa yani kendinizi koruyabileceğinizi görüyorsanız o takdirde babanızı üzmeyin.Ayrılırsan ne yapacağına gelince, mü'min bir hanımın böyle bir endişesi olmaz. Normalde vakit bile sana yetmez. Önce istikrarsızlıktan kurtul. Ne yapacağın, yapmak istediğin, yapabileceğin belli olsun. Ondan sonra vakit bile yetmeyecek sana.
Allah Teâlâ afiyetinizi daim etsin. Önceliğin sağlığın olsun. Sağılığınla ciddi olarak ilgilen. Bundan sonraki hedefin ise dini bilgini geliştirmek olsun. Abartmadan, takıntı yapmadan bilgi edinmeye bak. Aceleci olma. Acelecilik seni yıpratabilir. Bulabildiğin kadar kendine samimi arkadaş bulmaya çalış. Az da olsa samimi arkadaş senin için ilaç gibidir. İstikrarlı bir Kur'an okuman olsun. Mesela günlük beş sayfa oku. Belli zikirler yap. Anne babanın duasını almaya çalış. Allah yardımcın olsun.
baba konusundaki diğer fetvalar
Çocuğun camiye götürülmesi ve cami havasını solumasının sağlanması güzeldir hatta gereklidir. Ne var ki İKİ YAŞ çocuk için cami havası soluma yaşı olarak çok küçüktür. Siz asıl gitmesi gereken zamanın payını yemiş de olabilirsiniz. Bu tutumunuzun isabetli olmadığını söyleyebilirim. Çocuk “burada otur” denebilecek ve kulağına gelen sesleri, gözüne çarpan görüntüleri kaydedebileceği çağda iken camiye götürülmelidir. O çağ da dört veya beş yaşı ile başlayabilir zannederim.
Evet, babanız emaneti yerinde değerlendirmemekle yanlış yaptı. Babanızdan parayı iade etmesini istemek hakkınızdır ama istemeyerek faziletli bir iş yapmış olabilirsiniz. Caminin durumuna gelince durum şöyledir: Sadece niyet etmekle bir mal (para) o niyete kilitlenmiş, değiştirilemez olmaz. Değiştirilemez olması için vakfedilmiş olması gerekir. Sizin de vakfetme gibi bir beyanınız olmadığına göre o paranın başka bir alanda kullanılmasında sakınca olmaz. Her iki alanda da siz hayır yapmış olursunuz.
Mezardaki ceset çürüdükten sonra bir zaruret varsa oraya ikinci kişi konabilir. Bu çürümeye ait süre ortalama beş on yıl civarındadır.
Elbette insan sağlığı için sakıncalı olduğu kesin olan bir musibete sessiz kalamayız ama babayı da çocuk yerine koyamayız. Edebi aşmayan nazik ikazlar yaparız ve gerekiyorsa kendimiz odadan çıkarız, babaya “çık dışarı” diyemeyiz, denemez. İmtihan ağır ama aşılamaz değil. Allah yardımcınız olsun.
Babanın yaptığı kesinlikle hatadır, kul hakkıdır. Sen o evde evin bir çocuğu olarak yaşıyorsan senin vebalin olmaz. Uyarabileceğin kadar uyarmışsın. Babanla ortak iki aile gibi yaşıyorsanız kendine başka bir ev bulman daha iyi olur. İkaz etmeye ama nezaketini bozmamaya devam et.
Allah Teâlâ size rahmeti ile muamelede bulunsun. Siz de biliyorsunuz ki babanız sizin cennetinizdir. Cennetten önce de biiznillah siz evlatlarınızdan hayır göreceksiniz. Aman sabredin, aman yılmayın. Ne kaldı şu dünya hayatından. Şu kadar yıldır çekiyorsunuz, çoğu gitti azı kaldı sayın. Sabredin ve karşılığını Allah’tan bekleyerek yapın yapacağınızı. Size tavsiyem, bir psikologla muhakkak görüşün. Ola ki gözünüzden kaçan bir şeyi size tavsiye eder. Bir de şunu söyleyebilirim: Aile fertleri hepiniz aynı anda hizmette bulunmayın. Bir tür nöbet oluşturun. Çevrenizde bakımevi bulunuyorsa biraz dinlenmek için ve orada daha iyi bakılabilir umudu ile babanızı oraya yerleştirebilirsiniz de. Ne edin edin işi sonuna kadar getirip ipi salmayın. Allah yardımcınız olsun. Size dua ediyorum.