Fetva Meclisi
Soru
Hocam kayınpederim Diyanet imamlarının arkasında namaz kılmıyor. O yüzden de cumaya da gitmiyor. Eşim de babası öyle yaptığı için o da gitmiyor. Bu durum yanlışsa nasıl ikna edebilirim? Dini eğitim için ve camiyi sevmeleri için kızımı da oğlumu da ara ara camiye götürüyorum. Oğlumun bu çelişkide kalmaması için bilgilenmem lazım. Eşime söz geçiremesem de cuma namazına camiye gitmek doğruysa çocuğumu doğru şekilde eğitmek isterim. Bir de kandiller hakkında da farklı düşünceleri var, sizin de bu konu hakkında yazdıklarınızı okudum. Çocuklara kandilleri benimsetmeli miyiz, bu günleri herhangi bir gün gibi mi geçirmeliyiz? Cevabınız için Allah razı olsun.
Cevap
Benzer fetvalar
Kandil gecesine mahsus bir ibadetin olmadığı doğrudur. Ama sizin, anlamayacakları şeylerde ailenizi, kardeşlerinizi zorlamanız da hoş değil. Daha sabırlı ve daha ikna edici olmanız gerekir. Derdi ve davası olanlar, zamanı ve şartı çok iyi kullanmalıdırlar. Kandil meselesine gelince, o gecelerin, ashab-ı kiramın 'kutladığı' geceler olmaması hasebiyle bid’at olmadığını söyleyebilecek kimse yoktur. Şu var ki, Müslümanlara dinlerini hatırlatmaya fırsat oluşturması bakımından bu geceleri değerlendirmenin yararlı olacağını söyleyenler için kendileri açısından önemli bir malzeme vardır. Size düşen, kalbinizin rahat etmediği işleri yapmamaktır ama dağıtmayın, tartışmayın. Allah'a emanet olun.
Müslüman, ahireti veya dünyası için fayda getirecek işlere öncelik vermelidir. Kandil gecelerinin “konuşulma, tartışılma gündemi” yapılmasının ahirete olmadığı gibi dünyaya da bir faydası yoktur. Bu tür konularla meşgul olmamak gerekir. Anlattığınız şeyler doğrudur, ortada çıkışı olmayan bir tünel gibi durmaktadır bu mesele. Biz bunun ortasını şöyle görmek istiyoruz: Yılda birkaç geceyi ihya ederek Müslüman olmanın gereğini hallettiğini zanneden gerçek bir aldanış içindedir. Bu gecelerin bu şekilde heba edilmesine karşılık o geceleri yok kabul eden de ne yaptığını bilememiş sayılmalıdır. Bari beş geceyi kurtarayım diyen birine ise söylenebilecek bir söz yoktur. Bari kandil gecelerini kurtarsın. Yılda beş gece fena bir kâr sayılmaz. Ortadaki kör tartışmayı kendisine konu edinmeden mü’min olma yoluna hızla devam eden mü’min ise biiznillah en doğru olanı yapmaktadır. Zannımız böyledir.
Size yanlıştasınız diyemem ama bunu huzurunuzun kaybolma nedeni olarak büyütebilirsiniz, dikkat edin. Eşinizle açık bir şekilde konuşun. İçinizdeki huzursuzluğu iletin. Sabırlı olun. Hemen düzelmesini beklemeyin. Bir zaman sonra rahatlayacağınızı göreceksiniz. Özet olarak söylemek istediğim şudur: Karşınıza dini almış duruma düşmemelisiniz. Kadın olarak beklentinizde haklısınız ama o da yanlış bir yerde değil esasen. Bir dengeleme hatası yapmaktadır. Nasihat ve rica ile düzelecektir. Tatlı konuşun. Rica etmesini bilin. Allah yardımcınız olsun.
Bu anlayışınızda aşırılık var. “Ayetleri okumuyorlar” sözünüz kıyamet günü bir iftira olarak sizi ezebilir, binlerce imamdan helallik almanız gerekebilir. Ben de bu ülkede yaşıyorum, “şu ayetler okunmayacak” uyarısını hiç duymadım. Evet, bazı konular belli bir üslupla cami içinde konuşulamaz ama ona varıncaya kadar bizi ve ahiretimizi ilgilendiren nice konular var, onlar konuşuluyor. Sizin tavrınız isabetli değil. Daha dengeli ve gerçekçi düşünmenizi tavsiye ederiz size. Evinizde uygulayabildiğiniz ayetleri sayın isterseniz... Bakalım ne sonuç elde edeceksiniz.
Selamünaleyküm. Dediğiniz doğrudur, kandil gecesi bir oyalanma gecesine dönüştürülebilmektedir. İki noktayı ihmal etmeyelim. Birincisi bu işe, ‘bari bir geceleri kurtulsun’ mantığı ile bakanların bakışı da nihayetinde doğru olabilir. İkincisi de, madem din üzerine eğitim görüyorsunuz şunu unutmayın: Bu denli yaygınlık kazanmış işlerde fevri ve sivri konuşmak uygun olmaz. Bu bir eğitim meselesidir. Eğitim de yılların ve yaygın mekânların işidir. Sabırlı olun, ilim adamı olun. Allah’a emanet olun.
Selamünaleyküm. Camiye girmenize ruhsat yoktur. Okutmayı yapabilirsiniz ama camiye girmeyin. O dönemde eşiniz geçici yardım etsin, süreyi biraz kısaltsın.
cami konusundaki diğer fetvalar
Camide olup cemaate katılmamak itikâftan daha değerli olanı ihmal etmek olur. Hem cemaate katıl hem boş işlerden uzak kal.
Onlardan biri sen yanlış yapıyorsun demedikçe veya yetkili imam sana izin vermiyor olmadıkça sakıncası yoktur.
Bir kere Müslüman telefonunda zil sesi olarak müzik tercih etmemelidir. Bu kendi başına bir hatadır. Biz müziği normal olarak kullanmayan bir ümmetiz. İkinci olarak da Cuma hutbesi esnasında önündeki halı ile bile meşgul olmak Cumanın sevabından mahrum olmayı gerektirir. Her ikisi için de istiğfar etmek gerekir. Tekrarı olmaması için samimi olmak yeterlidir.
Cuma hutbesi dinlenirken mesaj yazmak gayet yakışıksız ve sevap kaybettirici bir iştir. Çekilen tesbihle bile oynanması caiz değildir. Bunun için istiğfar etmeli ve tekrar yapmamaya azimli olmalıdır.
Zekât, cami inşaatı veya çalışan işçi ücreti olarak verilirse bu caiz değildir. Fakat gönderdiğiniz kimse zekâtları fakir olan kimselere verirse ve onlar arasında hocalar da varsa bu caizdir. Bu konuda kesin kanaate sahip olmak için hocamızın aşağıda yer alan linkteki fetvalarını da değerlendirmenizi tavsiye ederim. https://fetvameclisi.com/fetva/zekat-kime-verilir https://fetvameclisi.com/fetva/3-derneklere-zekat-ve-fitre-verilebilir-mi
Sabah ve yatsı namazlarının cemaatle kılınmasını hararetle tavsiye eden hadisler vardır. Bu iki namazın camide kılınmasını mühim sünnetlerden biri olarak görmeliyiz. Tam anlamıyla sünnete bağlılık testinin en kritik noktalarından biri olarak da anlayabiliriz. Meselenin özü budur. Ancak sabah ve yatsı namazını camide cemaatle kılmayan münafıktır denemez. “Münafıkları o vakitte camide arayın” sözü, münafıkların gerçek bir iman sahibi olmadıkları için zor olanı yapıp sürekli olarak camiye gelemeyeceklerine işaret edilmektedir. Evet, bu gelememe iman açısından bir kayıptır ama camiye gelemeyen münafıktır denemez. Öyle bir hüküm yoktur da. İmanı korumak ve mü'mince yaşamak bakımından bir erime, şeytana kapılma bakımından gayet hassas bir nokta olarak görülmelidir ve sabah/yatsı namazları camide kılınmaya çalışılmalıdır. Böyle anlayabiliriz.