Fetva Meclisi
Soru
Hocam Nijer'de birebir tanıdığım âlim Nadir Purtul isimli arkadaşımız, orada Kur'an talebeleri için bir medrese projesi başlattı. Biz de yedi arkadaş, o medresenin kirası ve hocaların ücretleri için para gönderiyoruz. Bu gönderdiğimiz paraları zekât niyetiyle göndersek, zekât olarak sayılır mı? Allah razı olsun.
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Zekât, fertlerin hakkıdır. Kurumlarda zekât kullanılması fıkıh açısından sakıncalıdır. Topladığınız zekâtları öğrencilere burs olarak verin, her öğrenciden de barınma ücretini talep edin. Giyim kuşam ile alakalı bir sıkıntı yoktur, öğrencilere verebilirsiniz. Öğrencilerin velilerinin zengin olmasının sakıncası yoktur. Allah yardımcınız olsun, zor ama bereketli bir iş yapıyorsunuz.
Bu rakam zekât vermeyi gerektiren bir rakamdır. Zekât verecek durumdaki birinin de zekât alması doğru değildir. Bu rakamdan aylık faturalarını, tedavi için masraflarını, varsa ödenecek kiralarını, muhtemel mutfak masraflarını düştüğümüzde geri kalan kısım nisabın altına düşüyorsa fakir sayılacaktır. Hasta çocuğu olmak fakir olma anlamına gelmiyor. Ya da ellerindeki altını herkese taksim ederek meseleye bakabiliriz. Bu durumda nisabın altına düşeceği için zekât alabilirler.
Zekât, ferdi bir ibadettir. Topladığınız para, aranızda bölüşmediğiniz ve ortak rızanızla kullanılan bir paradır. O paranın zekâtı gerekmesi için size dağıtılması ve her birinize 81 gram altın alacak kadar düşmesi, ondan sonra da üzerinden 255 gün geçmesi gerekir. Eğer daha önce zekâtını verdiğiniz bir mal varsa bu malı ona ilave edebilirsiniz. Onunla beraber bu paranın da zekâtı verilir. Allah'a emanet olunuz.
Selamünaleyküm. Zekât, fakir mü'min kişinin hakkıdır, kurumsal anlamda kullanılması caiz görülmemiştir. Cami bile olsa zekâtı bina ve kurumlara vermemeliyiz.
Selamünaleyküm. İbadetlerde niyet en önemli şarttır. Niyet edilmedikçe eda gerekmez. Bir mal ticaret için olduğunda ona zekât gerekeceği söylenmiş ise mü’minin niyeti satmak olmadıkça zekât da gerekmez. Satmayı düşünmek başka şey satmaya niyet etmek yani satma kararını vermiş olmak başka şeydir. Sıkışınca kişinin satmayacağı bir şey yoktur esasen. Bu nedenle sözünü ettiğiniz tarlanın zekâtı verilmesi gerekmez.
Bize verdiğiniz bilgiler çerçevesinde fakir olduğunuz anlaşılmaktadır. Zekât ve fitre alabilirsiniz. Allah size zekât vereceğiniz günleri de göstersin.
cami konusundaki diğer fetvalar
Onlardan biri sen yanlış yapıyorsun demedikçe veya yetkili imam sana izin vermiyor olmadıkça sakıncası yoktur.
Camiye girdiğinizde kerahet vakti değilse tahıyyetü'l-mescid namazının bir kere kılınması sünnettir. Oradan başka bir camiye gidildiğinde ve girildiğinde kerahet vakti değilse yine tahıyyetü'l-mescid namazının kılınması sünnettir.
Atalarımız “papaza kızıp oruç bozulmaz” diye bir söz söylemişler. Dinimize dair sıkıntılarımız, bizi idare eden düzen sebebiyle camiyi terk etmek makul değil, eşiniz yanlış yapıyor. Kandil akşamlarını da yok kabul etmeyi doğru bulmadığımız gibi KURTULUŞ GECESİ gibi abartmayı da doğru bulmayız. Ortada bir çizgi geliştirmek gerekir. Eşinizle ne edin edin bu konuyu tartışarak aile içi huzurunuzu bozmayın. Şeytan için iyi bir fırsat olabilir bu. Bu tür düşünce sahiplerinin fikirleri değişken olur, zamanla farklı düşünebilir diye plan yapın. Siz çocuğunuzu bu tartışmanın içine düşürmeden yönlendirmeye bakın.
Camide olup cemaate katılmamak itikâftan daha değerli olanı ihmal etmek olur. Hem cemaate katıl hem boş işlerden uzak kal.
Vakit girdikten sonra kılınmalı.
Bir kere Müslüman telefonunda zil sesi olarak müzik tercih etmemelidir. Bu kendi başına bir hatadır. Biz müziği normal olarak kullanmayan bir ümmetiz. İkinci olarak da Cuma hutbesi esnasında önündeki halı ile bile meşgul olmak Cumanın sevabından mahrum olmayı gerektirir. Her ikisi için de istiğfar etmek gerekir. Tekrarı olmaması için samimi olmak yeterlidir.