Fetva Meclisi
Soru
Selamünaleyküm. Benim sualim tarlanın zekâtıyla alakalı olacak. Bir adam kasasındaki paranın tamamını tarlaya, arsaya yatırsa ve sorulduğunda "Ya ticaret için almadım ama satabilirim de." dese biz yine bu dönüm dönüm tarlaya zekât düşmez mi diyeceğiz? Cemaat mensubu biriyim. Ben böyle bir olay yaşadım da ondan soruyorum. Zekât vermelisin demiştim. Başka bir hoca arkadaşımdan gidip "Vermesen de olur" şeklinde fetva almış. Ben hata mı ettim? Tavsiyelerinizi talep ederim. Allah razı olsun.
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Satmak için olduğu sürece o da zekât malıdır. Elinizde senelerce dursa her sene zekâtı verilecektir.
Selamünaleyküm. Tarlayı ticaret yapmak yani satmak için mi aldınız? Eğer satılık ise tarlanız, sizin hisseniz bellidir. Hissenize düşenin zekâtını verirsiniz. Satılık değil de kullanmak için aldı iseniz onun zekâtı gerekmez.
Selamünaleyküm. Alacağınızdan umut kesmedikçe onu da elinizdeki para gibi sayın. Umut kesince de bir kenara yazın, elinize geçerse zekatı ne kadar geçti ise verirsiniz. Yoksa bir şey gerekmez. Zekat hesaplamadan önce sattığınız ve sizden çıkışı yapılmış ürünlerin zekatı gerekmez. Mal üzerinden zekat vereceğiniz zaman, verdiğiniz malın piyasa fiyatını hesap edin yani sizden piyasaya çıkış fiyatını. Siz ve eşiniz, Müslüman bir doktor tarafından ikaz edildi iseniz veya yılların tecrübesi ile kendinizi iyi biliyorsanız oruç tutmayabilirsiniz. İyileşme ihtimali olmayan bir hastalık ise her gün için bir FİTRE miktarı kadar fidye verirsiniz. Kurban fıkhını bildiklerine itimat ettiğiniz kurumlara verebilirsiniz. Allah kabul etsin.
Aleykümselam. Satın aldığınız arsayı emlâkçı mantığıyla aldı iseniz yani satmak için aldı iseniz o arsa, elinizde bir mal gibidir. Her yıl zekâtını verirsiniz. Maliyeti üzerinden hesap edebilirsiniz. Şu anda nakdiniz yoksa size düşen zekâtı hesap edin, elinize para geçince verirsiniz.
‘İleride satarım’ düşüncesi ile bekletilen tarlanın zekâtı gerekmez. ‘Satıyorum’ diye ilana çıkılmış olanın ise zekâtı gerekir. Ne kadar beklerse beklesin, bu ikinci seviyedekinin her yıl zekâtı verilir.
Selamünaleyküm. Satma kararınızı verdikten sonra bir yıl geçti ise o zaman zekât vermeniz gerekir. Satma kararının üzerinden birden fazla yıl geçti ise her yılın zekâtını o yılkı yaklaşık fiyatı üzerinden verirsiniz. Karar verdikten sonra yıl geçmeden satıldı ise zekât vermeniz gerekmez. Diğer zekât verdiğiniz mallarınız varsa onlara ilave ederseniz, onlarla beraber zekâtı verilir.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Helal bir şekilde satılan bir mal üzerinde başkasının iddia ettiği bir hak yoksa satın alabilirsiniz. Onun o malı hangi yolla satın aldığını araştırmamız gerekmez.
Selamünaleyküm. Size sorulan sorunun doğru cevabını vermelisiniz. Bu cevap, o arkadaşınızın sizdeki hakkıdır.
Selamünaleyküm. Böyle bir bağlama mümkün değildir. Size o bilgiyi veren kişinin, herkese aynı şeyleri söylediğini, o kişilerin insanların zafiyetlerini belli ifadelerle yönlendirdiklerini bilmelisiniz. Kısmet kapatma yerine, nasibinizin olmadığını düşünmelisiniz, doğru olan budur. İnsan kırk kere düşebilir, kırk birinci kere kalkması gerekir. Yaşadığımız hayatın formülü budur. Herkes belli bir sıkıntı veya tıkanıklık yaşar. Kimi hisseder kimi de hissetmez. Hayat budur, yaşamaya devam edin, dert etmeyin. Önünüze bakın, geniş düşünün. Allah'a sığının, çok dua edin.
Selamünaleyküm. Bidat, ibadetlere yapılan ilave demektir. Nikâhla ilgili yanlış bir iş bidatle anlatılmaz. Resmi nikâh Allah'ın hakkını insana devretmek şeklinde anlaşılırsa bu bidatten de ağır bir tehlikedir. Çünkü nikâh yani erkekle kadının bedenlerinin birbirlerine helal olması ancak Allah'ın adıyla mümkündür. İnsanı, başka bir insanın bedenini diğer bir insana serbestleştirmesi bu açıdan tehlikelidir. Zannediyorum konuyu bu açıdan ele almak istiyorsunuz. Netice olarak diyebiliriz ki erkekle kadının bedenlerinin birbirlerine helal olması yetkisi açısından düşünülecekse Allah'ın adına kıyılmayan bir nikâh imanımızın kabul etmeyeceği bir şeydir. Eğer Allah'ın adına icra edilmiş bir akdi resmileştirme anlamında düşüneceksek bu normaldir, itiraz edilecek yani yoktur. Allah'a emanet olun.
Selamünaleyküm. Bu durumu, fıkhen gerekmeyecek kadar abartmışsınız. Uzatmanıza gerek yoktur. Şimdi bile acil bir durum için erkek doktora götürebilirsiniz. Keyfi olmadıkça vebali yoktur. Geçmiş olsun, yavrunuz mübarek olsun.
Selamünaleyküm. Şu yaşadığımız hayatta sorunsuz ve sıkıntısız yapılabilecek bir iş neredeyse yoktur. Her işin kendine göre sıkıntıları vardır. İkinci bir husus da şudur: Bir işin değeri arttıkça imtihan riski de artar. Kuyumculukla marangozluk aynı değildir. İnsan eğitmekle at beslemek de aynı değildir. Bu inceliğe göre değerlendirme yapmalıyız. Öğretmenlik bütün branşlarıyla değerlidir. Öğrenci üzerindeki etkisi çoğaldıkça da değeri artar. Değeri arttıkça da şeytanın o işi harama bulaştırma ihtimali de artar. Durum ne olursa olsun mü’min insan haramlara mücadele edecek ve imtihanı kazanacaktır. Size tavsiyemiz şudur: Muhakkak evlenin evlenince de eşinizi cennetiniz bilin. Bekâr kalmak tehlikelidir, sizin mesleğinizde ise ölümdür. Şeriat'ın erkek kadın ilişkilerine dair kurallarına dikkat edin. Muhakkak istişare ettiğiniz bir veya birkaç büyüğünüz bulunsun. Allah'a dayanın ve işinize devam edin. Size dualar ederiz.