Fetva Meclisi
Soru
Değerli hocam öncelikle bizleri bilgilendirdiğiniz için Allah sizden razı olsun. Hocam sitenizden yüzü aşkın fetva okudum. Bazı sorulara karşı tam bir cevap oluşmadı maalesef aklımda. Benim sorum da daha önce kısmen sorulmuş bir soru. Hocam ben Allah izin verirse seneye Rehber öğretmen olacağım. Ancak ülkemizde karma sistemli bir eğitim var. Benim bir erkek olarak bu sistemde öğretmen olmam helal olur mu? Elimden başka ne iş gelir hiç bilmiyorum okumuşken öğretmen olmak istiyorum ancak sadece erkeklerden oluşan bir kuruluş ülkemizde yok. Yabancı dilimde yok ki yurtdışına gideyim. Ayrıca biz Müslümanlar bu sistemde çalışmaz, öğrencilere iyi örnekler olmaz isek Müslümanlığa karşı olan öğretmenler tarafından öğrencilerin zihinleri ne hale gelir? İkinci sorum hocam cemaatin birisindeki abinin birisine sordum abi bayanların erkeklerin olduğu ortamda çalışması sakıncalı iken cemaatinizde niçin bayanlarda çalışıyor? Cemaatte ki bazı bayan kızlarımız niçin devlet okulu vs. gibi kurumlarda çalışıyor diye. Az önce size de belirttiğim açıklamayı yaptı. Ülkemizin kuruluş yıllarındaki başörtüsünü engelleme girişimlerinin asıl amacı Müslüman kesimi eğitim ortamından uzak tutarak İslam'dan uzak bir nesil yetiştirmek. Bu bacılarımız yeni neslin böyle bir tehlike ile karşı karşıya gelmemesi için kendilerini riske atıp onları kurtarmanın peşine düştüler diye. Açıklama bana mantıklı geldi hocam peki siz bu konuda ne düşünüyorsunuz?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Yönlendirici ve karar verme etkeni olarak rüyaların bir değeri yoktur. Mü'min bir insan olarak, kalbinize bakın. Allah'ın rızasına uygun olmadığına dair içinizde oluşan tereddütleri inceleyin. Ahireti yakmaya değmez gördüğünüz işleri bırakın. Allah yardımcınız olsun.
Aleykümselam. Başörtüsü tek sorunumuz değildir. Genç bir bayanın karma ortamda ders yapmasının anlamı yoktur. Mesleğinizde ilerleyin, kendinizi yetiştirin. Özel dershanelerde, bayan kurslarında,bayan liselerinde, küçük çocukların bulunduğu bir yerde eğitim verebilirsiniz. Ama bunların hiçbiri eş olmanızın, anneliğinizin üstünde olmayacaktır. Haram şüphesi ile de yaşamaktansa oturun evinizde helal yaşayın.
Selamünaleyküm. Erkeklerin bulunduğu bir ortamda başınızın açılmasına izin verebilecek bir ruhsat yoktur. Öğretmenlik hakkınızı elde edin. Onu günaha girmeden kullanabilecekseniz kullanırsınız. Yoksa günaha girerek iş yapamayız.
Selamünaleyküm. Çok kritik bir anda imanınızı ispat edecekken sakın geri durmayın. Kaybedin diplomayı hatta dünyayı kazanın Allah'ı ve rızasını. Daha ne istersiniz ki? Kaldı ki biiznillah o sıkıntılar da olmayacak, küfrün sırası geçti, sıra imandadır.
Selamünaleyküm. 1- Sizin asıl ve asîl vazifeniz, gayeniz saliha bir eş ve mükemmel bir anne olmak olmalıdır. Öğretmenlik ve diğerleri ikinci işlerdir. 2- Evlenmenin size farz olduğunu anlarsanız babanızın engeline takılmanız gerekmez. Babaların veya annelerin farzları engelleme hakları yoktur. Duygunuzu değil de aklınızı kullanarak böyle bir sürece girebilirsiniz. 3- Öğretmenliğin mübarek bir iş olduğunu tartışmaya gerek yoktur. Siz, sonuçları mübarek olacak diye yaparsınız, öyle bir ortamda bulunursunuz. Sonuç ise sizin elinizde değildir. Bütün ilimler için sizin endişeleriniz geçerlidir. Bilhassa kimya için geçerli değil midir mesela? 4- İHL'lerin ilk bölümleri sizin için uygun olabilir ama sizin de belirttiğiniz gibi orada da sıkıntılı durumlar olacaktır. Kız bölümünü tercih edeceksiniz ve kendinizi koruyacaksınız. Allah yardımcınız olsun. Size dua ederiz.
Selamünaleyküm. 1- Sizin asıl ve asîl vazifeniz, gayeniz saliha bir eş ve mükemmel bir anne olmak olmalıdır. Öğretmenlik ve diğerleri ikinci işlerdir. 2- Evlenmenin size farz olduğunu anlarsanız babanızın engeline takılmanız gerekmez. Babaların veya annelerin farzları engelleme hakları yoktur. Duygunuzu değil de aklınızı kullanarak böyle bir sürece girebilirsiniz. 3- Öğretmenliğin mübarek bir iş olduğunu tartışmaya gerek yoktur. Siz, sonuçları mübarek olacak diye yaparsınız, öyle bir ortamda bulunursunuz. Sonuç ise sizin elinizde değildir. Bütün ilimler için sizin endişeleriniz geçerlidir. Bilhassa kimya için geçerli değil midir mesela? 4- İHL'lerin ilk bölümleri sizin için uygun olabilir ama sizin de belirttiğiniz gibi orada da sıkıntılı durumlar olacaktır. Kız bölümünü tercih edeceksiniz ve kendinizi koruyacaksınız. Allah yardımcınız olsun. Size dua ederiz.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Bidat, ibadetlere yapılan ilave demektir. Nikâhla ilgili yanlış bir iş bidatle anlatılmaz. Resmi nikâh Allah'ın hakkını insana devretmek şeklinde anlaşılırsa bu bidatten de ağır bir tehlikedir. Çünkü nikâh yani erkekle kadının bedenlerinin birbirlerine helal olması ancak Allah'ın adıyla mümkündür. İnsanı, başka bir insanın bedenini diğer bir insana serbestleştirmesi bu açıdan tehlikelidir. Zannediyorum konuyu bu açıdan ele almak istiyorsunuz. Netice olarak diyebiliriz ki erkekle kadının bedenlerinin birbirlerine helal olması yetkisi açısından düşünülecekse Allah'ın adına kıyılmayan bir nikâh imanımızın kabul etmeyeceği bir şeydir. Eğer Allah'ın adına icra edilmiş bir akdi resmileştirme anlamında düşüneceksek bu normaldir, itiraz edilecek yani yoktur. Allah'a emanet olun.
Selamünaleyküm. Cinsel tahriş, yalan, muayyen kişilere hakaret, fitne teşviki bulunmadığı sürece komedi filmi yapılabilir. Film sektörünün bıçak sırtında bir iş olduğunu siz de biliyorsunuz. Bundan da daha tehlikelisi, bahsettiğiniz iyi niyetlere başlayıp daha sonra ölçüleri gevşetmek veya kaldırmaktır. Muhakkak ve muhakkak fıkıh bilgisine ve takvasına güvendiğiniz birisini danışman edinin.
Selamünaleyküm. Mü'min, imtihan hâlindedir. Düşer kalkar, düşer kalkar ama düşüp kalmaz. Evet, kalktığı yerde bir daha düşmemesi gerekir ama yine de düşebilir; insandır. Tevbe etmesi mü'minin imanının aktif olduğunu gösterir. Tekrar günaha dönmesi ise insan olduğunun belgesidir. Bin kere yıkılsa bile bin bir kere kalkmalıdır. İmtihan böyledir. Bir hata etmiş olması da diğer güzelliklerinin iptali değildir. Bunu kesin olarak böyle bilmeliyiz.
Selamünaleyküm. Böyle bir bağlama mümkün değildir. Size o bilgiyi veren kişinin, herkese aynı şeyleri söylediğini, o kişilerin insanların zafiyetlerini belli ifadelerle yönlendirdiklerini bilmelisiniz. Kısmet kapatma yerine, nasibinizin olmadığını düşünmelisiniz, doğru olan budur. İnsan kırk kere düşebilir, kırk birinci kere kalkması gerekir. Yaşadığımız hayatın formülü budur. Herkes belli bir sıkıntı veya tıkanıklık yaşar. Kimi hisseder kimi de hissetmez. Hayat budur, yaşamaya devam edin, dert etmeyin. Önünüze bakın, geniş düşünün. Allah'a sığının, çok dua edin.
Selamünaleyküm. Tarım ürünlerinin zekâtının müstakil hesaplanması gerekir. Köylülerimizin bu husustaki bilgi eksikliği maalesef yaygındır. Ortadaki bereketsizliğin temel nedenlerinden biri de budur. Şu şekilde bilmemiz ve uygulamamız gerekmektedir: Tarım mahsulleri eğer bir emek vermeden elde ediliyorsa çıkan mahsulün 1/10 oranında zekâtı verilir. Sulama, gübreleme ve benzeri ilave bir emekle ürün alınıyorsa bu oran 1/20 oranındadır. Mahsul elde edilir edilmez zekât verilir. Elde edilen mahsulün de nisabı vardır. Yani en az 'şu kadar' mahsul elde edilirse denecek bir oranı vardır. Bu oran yaklaşık ALTIYÜZ ELLİ Kilodur. Bu orandan az olan tarım ürünü için zekât vermek gerekmez. Her tarım cinsinden bu kadar ürün elde edenin her ürün için zekât vermesi gerekir. Allah'a emanet olun.
Selamünaleyküm. İbadetlerde niyet en önemli şarttır. Niyet edilmedikçe eda gerekmez. Bir mal ticaret için olduğunda ona zekât gerekeceği söylenmiş ise mü’minin niyeti satmak olmadıkça zekât da gerekmez. Satmayı düşünmek başka şey satmaya niyet etmek yani satma kararını vermiş olmak başka şeydir. Sıkışınca kişinin satmayacağı bir şey yoktur esasen. Bu nedenle sözünü ettiğiniz tarlanın zekâtı verilmesi gerekmez.