Fetva Meclisi
Soru
Değerli hocam ailem çiftçilik yapıyor. Ancak galiba sattığımız ürünlerin zekâtını vermiyorlar. Sanırım sadece yılda bir defa herkesin verdiği zekâtı vereceklerini düşünüyorlardır. Kaç yıldır elimizde kalan pek bir kâr yok. Ancak ihtiyaçlarımız karşılanıyor. Bende bu yüzden aileme durumu açmadım. Elde pek kâr kalmadığı durumlarda yine de satılan ürünlerin zekâtını vermek gerekir mi hocam? İkinci sorum son 7-8 senedir ürünlerimizden bir köşeye atacak kadar kâr yapmamamızın sebebi; satılan her ürünün zekâtının verilmemiş olması olabilir mi? (Normal yılda bir defa verilen zekâtı veriyorlar çok şükür. Ancak dediğim gibi sadece ürünlerden satılanların zekâtını verirlerken ne duydum ne gördüm) Şimdiden teşekkür ederim, Allah razı olsun hocam. Cevabınıza göre durumu aileme açıp her ürünün satışından sonra zekâtlarını vermeleri gerektiğini açacağım. Hayırlı günler dilerim.
Cevap
Benzer fetvalar
Harcama yapılarak tarım yapılması durumunda oran %5 olarak hesaplanır. Ayrıca ürünün 650 kg civarında olması gerekir ki zekâta dâhil olsun. Asıl nisap denen budur. Mesela 150 kg bir ürün için zekât gerekmez. Allah kabul etsin.
Tarım ürünlerinde zekât, iki türlü hesaplanmaktadır. Eğer tarım yapan kişi, ekin yapıp tahsil zamanı da mahsulünü alıyorsa o üründen onda bir oranında zekât verir. Eğer tarım yapan kişi, sulama, gübreleme, elektrik harcama gibi maliyet yükseltici bir yatırım yapıyorsa mahsulün yirmide biri oranında zekât verir. Bir husus da şudur: Elde edilen mahsulün bir nisabı vardır. Nasıl altın seksen gramı aşınca zekât konusu olmaktadır. Ziraatta da mahsulün yaklaşık olarak 670 kg civarında olması gerekir. Yoksa bir çuval buğday için zekât gerekmez. 670 kg ve üstü için bu onda bir veya yirmide bir söz konusudur. Allah mübarek kılsın.
Borç varken zekât gerekmez sözü yerinde bir söz değildir. Bunun doğru olanı şöyledir: Borcu olan borcu kadar olan kısmı elindeki maldan düştükten sonra geri kalan yani borç düştükten sonra elinde kalan miktar nisaptan fazla ise onun zekâtını verir. Doğrusu böyledir. Çiftçilerin masraflarını ve borçlarını düştükten sonra ürettikleri ürünlerin zekâtını verebilecekleri yolunda bu asrın âlimlerinden fetva verenler vardır. Durumu kritik olmayanlar bir düşme yapmadan ürünlerin zekâtını vermelidirler. Takvaya daha yakın olan böylesidir. Borçlarını düşüp geri kalan nisaba ulaşıyorsa onu vermeleri de olabilir. Bu arada tarım ürününün, 650 kg’ı buluyorsa zekât konusu olacağını yani tarım ürününün nisabının 650 kg olduğunu da bilmeliyiz. 650 kg ve fazlası ürün yetiştirdi isek zekâta muhatap olduk demektir. Borçlar ve masraflar düştükten sonra geri kalanı sulama yapmadan elde etti isek 1/10 oranında, sulama yaptı isek 1/20 oranında zekât veririz.
Aleykümselam. Tarım ürünlerinin de zekâtı vardır. Elde ettiğiniz ürün 650 kg oluyorsa zekât için gerekli nisap (ölçü) oluşmuş demektir. Yirmi, otuz kg gibi bir ürünün zekâtı gerekmez. Nisap oranında ürün elde ettiğiniz zaman iki durum vardır. Eğer ürün elde etmek için yatırım yapıyorsanız, sulamanız ve benzeri masrafınız varsa elde edilen ürünün 1/20 oranında (yüzde beş) zekâtı verilir. Harcama yapmıyor da hasat zamanı gidip topluyorsanız bu oranı 1/10 olarak hesaplarsınız.
Tarım ürününün zekâtı için bir yıl beklemek gerekmiyor. Mahsul elde edilince zekât da gerekir. İki türlü hesap yapılacaktır. Birincisi: Hiçbir masraf yapmadan elde ettiğimiz ürün; bu üründen 1/10 oranında zekât verilir. İkincisi de az da olsa, gübreleme, sulama, işçi çalıştırma gibi masraf yaptığımız ürün; bu üründen ise 1/20 oranında zekât veririz. Allah kabul etsin.
Çiftçinin zekâtı ürünü üzerinden olur. Bu pürü ile hesaplanmaz. Mesela siz, tarlanızda buğday yetiştiriyorsanız buğdayın en az 650 kg olması durumunda zekât gerekir. 650 ve daha yukarısı için zekât verirsiniz. Ürününüz mesela 600 kg ise o ürün için zekât gerekmez. Zaten borcunuz da bulunduğu için elinizdeki paranın da zekâtı yoktur. Bu sene bu hesaba göre zekât vermeniz gerekmiyor diye anlayabilirsiniz. Bir başka mesele de hangi ürünü yetiştiriyorsanız tek başına o ürünün 650 kg veya daha fazla üretilmiş olması gerekir. Mesela 400 kg buğdaya 250 kg fasulye ilave etmeniz gerekmez. (Bu bilgiye göre mesele anlaşıldı ise cevap tamam demektir. Anlaşılmadı ise sizin durumunuzun ayrıntılarını tekrar yazınız lütfen.) Kurban kesmenizde ise bir beis yoktur. Allah kabul etsin, işinizi bereketli kılsın.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Mü'min, imtihan hâlindedir. Düşer kalkar, düşer kalkar ama düşüp kalmaz. Evet, kalktığı yerde bir daha düşmemesi gerekir ama yine de düşebilir; insandır. Tevbe etmesi mü'minin imanının aktif olduğunu gösterir. Tekrar günaha dönmesi ise insan olduğunun belgesidir. Bin kere yıkılsa bile bin bir kere kalkmalıdır. İmtihan böyledir. Bir hata etmiş olması da diğer güzelliklerinin iptali değildir. Bunu kesin olarak böyle bilmeliyiz.
Selamünaleyküm. Cinsel tahriş, yalan, muayyen kişilere hakaret, fitne teşviki bulunmadığı sürece komedi filmi yapılabilir. Film sektörünün bıçak sırtında bir iş olduğunu siz de biliyorsunuz. Bundan da daha tehlikelisi, bahsettiğiniz iyi niyetlere başlayıp daha sonra ölçüleri gevşetmek veya kaldırmaktır. Muhakkak ve muhakkak fıkıh bilgisine ve takvasına güvendiğiniz birisini danışman edinin.
Selamünaleyküm. Tercihler birinci derecede etkilemez ama tercihlere yönlendirilmesi açısından insan sorumlu olur veya olmaz. Yalnız bu durumu babanızın kötülüğü veya iyiliği ile alakalı bir durum kabul etmeyin. Cinselliği artırıcı ilaç kullanmak genel olarak haram değildir.
Selamünaleyküm. - Son Sünneti ilk Sünnet ile beraber namazdan sonra aceleniz olması gibi bir gerekçe ile yaparsanız sakıncası olmaz ama sevap artırmak gibi ibadet eksenli bir maksatla yaparsanız bid'at olur. - İkametten sonra ezan duası yoktur.
Selamünaleyküm. Şu yaşadığımız hayatta sorunsuz ve sıkıntısız yapılabilecek bir iş neredeyse yoktur. Her işin kendine göre sıkıntıları vardır. İkinci bir husus da şudur: Bir işin değeri arttıkça imtihan riski de artar. Kuyumculukla marangozluk aynı değildir. İnsan eğitmekle at beslemek de aynı değildir. Bu inceliğe göre değerlendirme yapmalıyız. Öğretmenlik bütün branşlarıyla değerlidir. Öğrenci üzerindeki etkisi çoğaldıkça da değeri artar. Değeri arttıkça da şeytanın o işi harama bulaştırma ihtimali de artar. Durum ne olursa olsun mü’min insan haramlara mücadele edecek ve imtihanı kazanacaktır. Size tavsiyemiz şudur: Muhakkak evlenin evlenince de eşinizi cennetiniz bilin. Bekâr kalmak tehlikelidir, sizin mesleğinizde ise ölümdür. Şeriat'ın erkek kadın ilişkilerine dair kurallarına dikkat edin. Muhakkak istişare ettiğiniz bir veya birkaç büyüğünüz bulunsun. Allah'a dayanın ve işinize devam edin. Size dualar ederiz.
Selamünaleyküm. İnşallah değildir ama bu görevi bu şekilde yapacaksanız yapmamanızı tavsiye ederim.