Fetva Meclisi
Soru
Selamünaleyküm. Kardeşlerimin de ortak olduğu kayısı bahçemiz var. Her sene belirli bir miktar mahsul alıyoruz. Bu mahsulün zekâtı olur mu? Olursa yüzde kaç oranında olur?
Cevap
Benzer fetvalar
Tarım ürünlerinde zekât, iki türlü hesaplanmaktadır. Eğer tarım yapan kişi, ekin yapıp tahsil zamanı da mahsulünü alıyorsa o üründen onda bir oranında zekât verir. Eğer tarım yapan kişi, sulama, gübreleme, elektrik harcama gibi maliyet yükseltici bir yatırım yapıyorsa mahsulün yirmide biri oranında zekât verir. Bir husus da şudur: Elde edilen mahsulün bir nisabı vardır. Nasıl altın seksen gramı aşınca zekât konusu olmaktadır. Ziraatta da mahsulün yaklaşık olarak 670 kg civarında olması gerekir. Yoksa bir çuval buğday için zekât gerekmez. 670 kg ve üstü için bu onda bir veya yirmide bir söz konusudur. Allah mübarek kılsın.
Harcama yapılarak tarım yapılması durumunda oran %5 olarak hesaplanır. Ayrıca ürünün 650 kg civarında olması gerekir ki zekâta dâhil olsun. Asıl nisap denen budur. Mesela 150 kg bir ürün için zekât gerekmez. Allah kabul etsin.
Selamünaleyküm. Tarım ürünlerinin zekâtının müstakil hesaplanması gerekir. Köylülerimizin bu husustaki bilgi eksikliği maalesef yaygındır. Ortadaki bereketsizliğin temel nedenlerinden biri de budur. Şu şekilde bilmemiz ve uygulamamız gerekmektedir: Tarım mahsulleri eğer bir emek vermeden elde ediliyorsa çıkan mahsulün 1/10 oranında zekâtı verilir. Sulama, gübreleme ve benzeri ilave bir emekle ürün alınıyorsa bu oran 1/20 oranındadır. Mahsul elde edilir edilmez zekât verilir. Elde edilen mahsulün de nisabı vardır. Yani en az 'şu kadar' mahsul elde edilirse denecek bir oranı vardır. Bu oran yaklaşık ALTIYÜZ ELLİ Kilodur. Bu orandan az olan tarım ürünü için zekât vermek gerekmez. Her tarım cinsinden bu kadar ürün elde edenin her ürün için zekât vermesi gerekir. Allah'a emanet olun.
Borç varken zekât gerekmez sözü yerinde bir söz değildir. Bunun doğru olanı şöyledir: Borcu olan borcu kadar olan kısmı elindeki maldan düştükten sonra geri kalan yani borç düştükten sonra elinde kalan miktar nisaptan fazla ise onun zekâtını verir. Doğrusu böyledir. Çiftçilerin masraflarını ve borçlarını düştükten sonra ürettikleri ürünlerin zekâtını verebilecekleri yolunda bu asrın âlimlerinden fetva verenler vardır. Durumu kritik olmayanlar bir düşme yapmadan ürünlerin zekâtını vermelidirler. Takvaya daha yakın olan böylesidir. Borçlarını düşüp geri kalan nisaba ulaşıyorsa onu vermeleri de olabilir. Bu arada tarım ürününün, 650 kg’ı buluyorsa zekât konusu olacağını yani tarım ürününün nisabının 650 kg olduğunu da bilmeliyiz. 650 kg ve fazlası ürün yetiştirdi isek zekâta muhatap olduk demektir. Borçlar ve masraflar düştükten sonra geri kalanı sulama yapmadan elde etti isek 1/10 oranında, sulama yaptı isek 1/20 oranında zekât veririz.
Tarım ürününün zekâtı için bir yıl beklemek gerekmiyor. Mahsul elde edilince zekât da gerekir. İki türlü hesap yapılacaktır. Birincisi: Hiçbir masraf yapmadan elde ettiğimiz ürün; bu üründen 1/10 oranında zekât verilir. İkincisi de az da olsa, gübreleme, sulama, işçi çalıştırma gibi masraf yaptığımız ürün; bu üründen ise 1/20 oranında zekât veririz. Allah kabul etsin.
Selamünaleyküm. Üzerinden bir yıl geçtikten sonra zekât gündeme gelir. O zaman da % 2,5 kadarını zekât vermelisiniz.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Aleykümselam. Sizin zekâtınızı kardeşinize vermeniz caizdir.
Aleykümselam. Mü'min, en doğru olanı yapan insandır. O anda, nefsinizi tatmin etmek için vereceğiniz cevap kimin yararına olacak; şeytanın mı sizin mi gibi soruların cevabına göre hareket edersiniz. Susmak da tek cevap değildir, uluorta konuşmak da.
Selamünaleyküm. Geçmişi karıştırmanı ve söylemeni gereken bir durum yoktur. Mevcut durumunu anlat, gerisini irdeleme.
Aleykümselam. Anlattıklarınızdan anlaşılan şu anda evli olmanızda bir sakınca yok gibi anlaşılıyor. Kalbinizin rahat etmesi için size yakın bir müftülüğe gidin ve yüz yüze fetva alın. Daha rahat hareket edersiniz.
Selamünaleyküm. Bunun yasak olduğunu bildiği hâlde inkâr ederse elbette kâfir olur. Böyle bir hüküm bilmiyor ya da bildiği ve kabul ettiği hâlde boynu bükük kalıyorsa kâfir olmaz ama iyi bir fasıka olur.
Selamünaleyküm. Babanız yanınızda iken sizin uzak bir yere gitmenizde sakınca yoktur. Sizin babanızla gitmeniz, yanınızdaki ikinci bayan için mahremiyet rahatlığı oluşturmaz.