Fetva Meclisi
Soru
Selamünaleyküm hocam. Ben yaklaşık bir buçuk yıldır evliyim. Nişanlılık süremde eşimle maddi sebepler yüzünden birçok sorun yaşadık. Zaten onunla isteyerek de nişanlanmamıştım ve içim pek ısınmamıştı. Düğünden 3-5 gün önce babasına kızını istemediğimi söyledim. Aile büyüklerinin araya girmesi ile resmi nikâhlı düğün yaptık. Evliliğimiz de sorunlu oldu. Düğünden sonra eşimle birçok tartışmam oldu. Bunun en büyük sebebi eşimin ailesi idi. Nişanlılığım döneminde onlardan soğumuştum ve onların evime gelmesini istemiyordum. Gelip gittiklerinde sinirlenip eşimle tartışıyordum. Bu tartışmalar sonucu eşim boşanmak istediğini, boşanma davası açmak istediğini söyledi. Ne kadar samimi idi bilmiyorum. Bense o açmazsa benim açacağımı söylüyordum. Niyetim ne idi tam hatırlamıyorum. Epey küs olduğumuz zamanlar oldu. Bu dönemler içinde sudan sebeplerle tartıştık. O babasının evine gitmek istediğini söylüyordu. Ben de 'çık git defol' diyordum. Hatta bunu benim sözüme itaat etmek istemediğinde de ona söylüyordum. Anlıyorum ki hataların çoğu bende idi. Tek söz sahibi olmak istemem belki de buna sebep oluyordu. En son ki büyük tartışmamız kışın ocak ayında oldu. Yine aynı basit nedenlerden dolayı tartıştık. O bana vurdu ben ona. 1 hafta küs durduk. En sonunda o bavulunu hazırlayıp gitmek istedi. Ben de altınları aldım. Daha sonra senin mehrini veririm kendi hakkımı buradan alırım dedim. Bu yüzden de tartıştık. Babası beni şikâyet etti. Karakolluk olduk. O eşyalarını topladı. Babasının evine gitti. Bense çok pişman oldum. 10 gün sonra bana mesaj atarak ayrılmak istediğini söyledi. Bense onu sevdiğimi ayrılmak istemediğimi ve onu eve getirmek istediğimi söyledim. Kabul etti, barıştık. Allah-u Teâlâ içime sevgiyi yerleştirdi. Birbirimizi çok seviyorum Eşim 5 aylık hamile. Fakat hocam, birkaç gün önce öğrendiğim şeyler benim kafamı çok karıştırdı. Talakı müzakere esnasında niyete dahi itibar olmadan veya çık git defol derken talaka niyet etse bain talakla boşanma gerçekleşiyormuş. Ben bunu bilmiyordum ve yeni öğrendim. Ben sadece"boş ol" lafzı söylendiğinde talakın meydana geleceğini biliyordum ve en sert tartışmalarımızda bile talak meydana gelir korkusuyla bu sözü söylememeye çok gayret ettim ve söylemedim. Biz hem talak müzakeresi yaptık, hem de ben ona sinirlendiğimde çık git gibi kinaye lafızlar kullandım. Kinaye lafızlarını söylerken talaka niyet ettim mi etmedim mi tam hatırlayamıyorum. Etmiş olma ihtimalim var. Ama bu durumun bu kadar hassas olduğunu bilseydim kinaye lafızlar kullanmaz niyetlerimde de çok kontrollü olurdum. Acaba ben boşandım mı? Boşandımsa karım iddetini bitirmeden onunla tekrar aile hayatı yaşamaya başladım. Ben haram mı işledim?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm.Dinimize göre, nikâhlanan bir kadının üzerinde söz hakkı baba ve anneden kocaya geçer. Onların sizden beklentilerine cevap vermeniz şart değildir. Nezaketinizi bozmadan ilişkilerinizi seviyeli şekilde devam ettirin. Acele etmenize gerek yok. Dünya evden, koltuktan ibaret değil ki?
Selamünaleyküm. Evlilik gibi bir meselede tek tarafın anlatımı ile hüküm verilemez. Bu nedenle sizin anlattığınızın tam doğru olduğunu kabul ederek cevap veriyorum. Böyle bir evliliğin devamında hayır yoktur. Bayanın eşinden izinsiz evden çıkması bile caiz değildir. Anlattıklarınız aynen doğru ise vebaliniz yoktur.
Selamünaleyküm. Müslüman, böyle meçhul bir evlilik yaşamaz. Ne zulmeder ne zulüm görür. Durumunu akrabanızdan büyük gördüklerine anlat, onların dediğini yap.
Selamünaleyküm. Şu iki sözü dikkatle kaydet, kararını da ona göre ver: a-Sen artık geri dönülmeyecekmiş gibi kararlı duruyorsun, dolayısıyla bizim sana tavsiyemizin bir anlamı yoktur. Bu nedenle, o kızın şu durumu, bu özelliğini değil de kendi gönül kaptırmışlığını öne çıkarman daha akıllıca olur. b-Anne babanın sana, evlenmemeyi emretme hakları olmaz bu durumda. Başka bir EVLATLIK KUSURUN yok da sadece bu nedenle engellemek istiyorlarsa buna hakları yoktur. Sen, onları dinlememekle pişman olacağın bir işi yapıyorsun. Dinen durum budur.
Selamünaleyküm. Yatağına gitmemek bir boşama nedeni değildir. Size bu kızı aracı olup tanıtanı muhakkak bulun ve bu durumu ona sadece iletin. Kul hakkını hatırlatın. EĞER DURUM AYNEN DEDİĞİNİZ GİBİ İSE boşamanızda bir sakınca yoktur. Anne babanız ve aileden bir büyüğünüzle beraber bu işi başlatın. Onlar senin adına karar versinler. Daha huzurlu olursun. Bu durumu mahkemede de tescil ettirin ki işiniz kolaylaşsın. Geçmiş olsun.
Selamünaleyküm. Şu anda, bu anlattığınız harf harf aynı ise eşinizle nikâhınız devam ediyor. Yine de siz, eşinizle beraber size yakın bir müftülüğe gidin, durumu anlatın, kalbiniz ve çevreniz rahat etsin.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Geçmişi karıştırmanı ve söylemeni gereken bir durum yoktur. Mevcut durumunu anlat, gerisini irdeleme.
Aleykümselam. Mü'min, en doğru olanı yapan insandır. O anda, nefsinizi tatmin etmek için vereceğiniz cevap kimin yararına olacak; şeytanın mı sizin mi gibi soruların cevabına göre hareket edersiniz. Susmak da tek cevap değildir, uluorta konuşmak da.
Selamünaleyküm. Bunun yasak olduğunu bildiği hâlde inkâr ederse elbette kâfir olur. Böyle bir hüküm bilmiyor ya da bildiği ve kabul ettiği hâlde boynu bükük kalıyorsa kâfir olmaz ama iyi bir fasıka olur.
Aleykümselam. Tarım ürünlerinin de zekâtı vardır. Elde ettiğiniz ürün 650 kg oluyorsa zekât için gerekli nisap (ölçü) oluşmuş demektir. Yirmi, otuz kg gibi bir ürünün zekâtı gerekmez. Nisap oranında ürün elde ettiğiniz zaman iki durum vardır. Eğer ürün elde etmek için yatırım yapıyorsanız, sulamanız ve benzeri masrafınız varsa elde edilen ürünün 1/20 oranında (yüzde beş) zekâtı verilir. Harcama yapmıyor da hasat zamanı gidip topluyorsanız bu oranı 1/10 olarak hesaplarsınız.
Aleykümselam. Erkek öldüğünde karısının ona yakınlığı devam eder. Kadın öldüğünde ise kocası ile bağı biter. Bu sebeple ölen kadına oğlu veya kardeşi gibi kimselerin hizmet etmesi uygun görülür. Onlar yoksa eşi de hizmet edebilir.
Aleykümselam. Sizin zekâtınızı kardeşinize vermeniz caizdir.