Fetva Meclisi
Soru
Ben üç kez nişanlandım ve nasip olmadı üçünden de ayrıldım. İlk nişanlımla ailelerden gizli dini nikâh kıydık ve mehir olarak da ailemin nişanda taktığı iki bileziği gösterdim. Sonra kız okul için başka şehre gitti yirmi gün sonra geldi ve aradan yirmi gün kadar geçtikten sonra ailelere "Biz dini nikâh kıymak istiyoruz." dedik. Onlar da: "Tamam kendi aranızda halledin." dediler. Biz de daha önce nikâh kıydığımız için nasıl olsa kabul olmuştur deyip yeniden nikâh kıymayı gerek görmedik. Yani onlar bizim onlardan gizli daha önce nikâh kıydığımızı bilmiyorlardı ve onlara bu isteğimizi belirttikten sonra nikâh kıydığımızı sanıyorlardı. "Sadece biz bilelim herkes duymasın." dedi kızın ailesi. Bizim aileden de teyzemler anaannem yakın akrabalarımız biliyordu. Kız uzakta okuyordu ve çok nadir görüşüyorduk. Nadiren yalnız kaldığımız oluyordu. Bir karı kocaya göre ufak tefek yakınlaşmalarımız oluyordu ama asla cima etmedik ve edecek seviyeye gelmedik. Ben asla onun avret mahallini görmedim o da benimkini. Sadece sarılmak öpmek gibi şeyler oldu. Bunları yazarken utanıyorum ama aklımda soru işareti kalsın istemiyorum. Yani asla karı koca olmadık. 6 ay kadar nişanlı kaldık ve bu süre içersinde toplam 1-2 ay görüşmüşüzdür, o uzakta olduğu için. Sonra nasip olmadı ayrıldık ve ondan sonra iki defa daha nişanlandım yine nasip olmadı ayrıldım. Şimdi 30 yaşındayım ve görücü usulü bir kızla telefonda görüşüyoruz. Kız iyi biri ve ailem bu kızı çok istiyor, illaki bu iş olsun diyorlar. Ben de kızı beğeniyorum ama kafamda bazı sorular var. İlk sorum, benim geçmişte kıymış olduğum bu nikâh Allah indinde kabul olmuş mudur? Resmi nikâhtan önce dini nikâh kıymaya çalışarak yanlış yaptığımı biliyorum ve çok pişmanım. Şimdi telefonda görüştüğüm kızla henüz nişanlanmadım, aramız çok iyi, seviyeli bir şekilde konuşuyoruz ve bana geçmişimi hiç sormadı. Sormasını da istemem çünkü geçmişimde çok hata yaptım hocam ve pişmanım gerçekten. Eğer ki ben bu kız bana sormadığı halde ben ona senden önce 3 kez nişanlandım ve ayrıldım desem sebebini soracak. Ben de geçmişteki hatalarımdan dolayı sebebini söyleyemeyeceğim. Çok sıkıntı olacak ve bu iş olmayacak muhtemelen. Ama korkuyorum işte hocam, bu konuda dinimiz neyi emrediyorsa onu yapmak istiyorum. Ben şimdi bu kız sormadığı halde ona ben üç defa nişanlandım ayrıldım ve ilk nişanlımla dini nikâh kıydık ama kabul oldu mu olmadı mı, bilmiyorum mu demeliyim? Yoksa yine o sormadığı halde sadece üç defa nişanlandım ayrıldım mı demeliyim? Ya da o sormadığı halde benim geçmişte bazı evlenme girişimlerim oldu ama bazı sebeplerden dolayı nasip olmadı mı demeliyim? Yoksa o sormadığı için hiçbir şeyden bahsetmeden susup o kızla yoluma devam mı etmeliyim? Eğer ki her evleneceğim kişiye bunlardan bahsedersem, muhtemelen benim evlenmem çok zor gibi görünüyor. Müşkül durumdayım hocam, söylersem ailem çok kızacak ve üzülecek. Muhtemelen bu kız da nasip olmayacak. Söylemesem dinen yanlış olur mu bilmiyorum. Dinimizin bu konuda kesin bir hükmü var mı yoksa bu vicdanen karar verilecek bir konu mudur? Dinimize göre, sorulmadığı zaman geçmişi saklamak gerekir ama yine de sorulmadığı halde bu nişan olaylarından ve dini nikâh mevzusundan o kıza bahsetmeli miyim? evlenmeyi düşündüğüm kızın ileride bu dini nikâhı başka yerden duyma ihtimali çok düşük, amacım kandırmak değil evlenebilmek için sorulmayan bazı şeyleri saklamak?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Nikâhlanıp evlenmenin dışındaki alternatifler gerçekçi değil, koruyucu değildir. Zoru sürmeyin. Evlilik berekettir.
Kesinlikle aleni bir nikâhla hemen evlenmeniz gerekir. Dışarıya duyurulmayan nikâh nasıl nikâh olacak? Nikâhın asıl amacı ilandır. Aileleriniz yanlış düşünüyor. Ateşle oynamayın. Şeytan sizi güya günahtan korkuyor şeklinde oyalıyor; beş yıldır siz ateşle oynuyorsunuz. Hemen nikâhlanın. Okul ve benzeri manileri yok sayın. Allah'a emanet olun.
Selamünaleyküm. Bir kere sizin bu kararınız ne kadar ciddi, bunu yine sizin vicdanınız çözecek. Zira yaşınız, en ciddi kararı bile bir başka ciddi kararla çözme yaşıdır. Bunu iyice kararlaştırın. Evlenme zamanını da daha erkene almayı kafanızdan silmeyin. Kendi anne babanızla hareket etmeyi ilke edinin. Ve şunu kesin bir kural olarak bilin: Nikâh, nikâhtır. Şu kadar bu kadar nikâh olmaz. Sizinle nikâh kıyan hanıma da bu yazıyı muhakkak okutun. 'Düğüne kadarlık' diye bir nikâh yoktur. Dinen böyle bir nikâh kıymanızın bir sakıncası yoktur. Ancak şunu sakın unutmayın: Şeytan bir damla sudan bir dere üretebilir. Çok dikkat edin. Dualar ederim size.
Selamünaleyküm. Yapabileceğiniz tek şey nikahlanıp evlenmektir. Bunun dışındakiler oyalayıcı ve zararlıdır. Önce adayınızla konuşun, kabul ederse ailenize son karar olarak bunu bildirin. İş, memurluk ve benzeri şeylerin hiç biri engel değil. İffetimiz her şeyden daha önemlidir. Onlara bu hususta itaat etmeniz gerekmez.
Onların bu kafasının senin nasıl bir evlilik yaşayacağına da işaret ettiğini anlamalısın. Nikâh gibi bir değeri sembolik görmeleri demektir bu. Tekrar ve derin düşünün. Şimdi böyle yapanların yarın sana nasıl davranacaklarını, dini hissiyatını nasıl göreceklerini düşünmelisin.
1- Beyanda bulunmadınız da mahkeme sizi neye göre boşadı? Dilekçeye attığınız imza sizin beyanınızdı. Beyanınız üzerine de boşadı sizi. Eşiniz imza atarak söylemesi gereken şeyi söylemiş oldu. 2- Mahkeme hükmü muteber bir makam ise ki siz öyle gördüğünüz için sizi boşamasını istediniz, verdiği karar da sizin üzerinizde caridir. Bu da sizin ARZU EDİYORSANIZ İDDETİNİZ BİTTİKTEN SONRA BİR BAŞKASI İLE EVLENME HAKKI getirmiştir yani siz artık eşinizin eşi değilsiniz. O da sizin ESKİ EŞİNİZ durumundadır. 3- Eski durumundaki eşinize de dönebilirsiniz ama bu ancak yeni bir nikâh ile olabilir. O veya bir başkası ile nikâh yapabilirsiniz. O veya bir başka evlenebileceğiniz erkek aynı duruma gelmiştir. 4- Bir evlilik akdi üç talakla tamamen biter. Bu üç talakla biten akitten sonra aynı kişilerin tekrar evlenebilmeleri için sözünü ettiğiniz üçüncü bir kişi ile evlenme engeli devreye girer. Sizin durumunuz ise buna uymuyor. Siz bir talak niteliğinde bir ayrılık yaptınız. Aranızdaki ilişki sadece bu anlattığınız kadarı ise yeniden nikâh yapabilirsiniz eski eşinizle. Yalnız bunu bir psikologla görüşüp kararlaştırırsanız iyi edersiniz. Yıpranmış duygular üzerine tekrar nikâhlanmak için iyi düşünülmelidir.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Aleykümselam. Mü'min, en doğru olanı yapan insandır. O anda, nefsinizi tatmin etmek için vereceğiniz cevap kimin yararına olacak; şeytanın mı sizin mi gibi soruların cevabına göre hareket edersiniz. Susmak da tek cevap değildir, uluorta konuşmak da.
Aleykümselam. Anlattıklarınızdan anlaşılan şu anda evli olmanızda bir sakınca yok gibi anlaşılıyor. Kalbinizin rahat etmesi için size yakın bir müftülüğe gidin ve yüz yüze fetva alın. Daha rahat hareket edersiniz.
Aleykümselam. Tarım ürünlerinin de zekâtı vardır. Elde ettiğiniz ürün 650 kg oluyorsa zekât için gerekli nisap (ölçü) oluşmuş demektir. Yirmi, otuz kg gibi bir ürünün zekâtı gerekmez. Nisap oranında ürün elde ettiğiniz zaman iki durum vardır. Eğer ürün elde etmek için yatırım yapıyorsanız, sulamanız ve benzeri masrafınız varsa elde edilen ürünün 1/20 oranında (yüzde beş) zekâtı verilir. Harcama yapmıyor da hasat zamanı gidip topluyorsanız bu oranı 1/10 olarak hesaplarsınız.
Selamünaleyküm. Bunun yasak olduğunu bildiği hâlde inkâr ederse elbette kâfir olur. Böyle bir hüküm bilmiyor ya da bildiği ve kabul ettiği hâlde boynu bükük kalıyorsa kâfir olmaz ama iyi bir fasıka olur.
Aleykümselam. Sizin zekâtınızı kardeşinize vermeniz caizdir.
Aleykümselam. Erkek öldüğünde karısının ona yakınlığı devam eder. Kadın öldüğünde ise kocası ile bağı biter. Bu sebeple ölen kadına oğlu veya kardeşi gibi kimselerin hizmet etmesi uygun görülür. Onlar yoksa eşi de hizmet edebilir.