Fetva Meclisi
Soru
Babam bir buçuk sene önce vefat etti. Biz de onu öldüğü şehre defnettik. Biz orada yaşarken her hafta mezarlığa giderdik. Fakat bazı nedenlerden dolayı şehir dışına taşınmak zorunda kaldık. Şimdi ise annem mezarı açtırıp oturduğumuz yere getirtmek istiyor. Bu caiz midir?
Cevap
Benzer fetvalar
Başınız sağ olsun. Allah babanıza rahmet etsin. Annenizin bir evde yalnız yaşamasının bir sakıncası yoktur. Önemli olan sizin ona hizmet etmeniz, duasını almanızdır. Onun nasıl yaşamak istediğine karışmayın. Allah'a emanet olunuz.
Selamünaleyküm. Yavrum, bu duyguların pek güzel. Yazdıklarına göre sen haklısın ama bir mesele var: Sen, sırf dinin için mi bunu yapıyorsun yoksa meselenin içinde evinizdeki başka sıkıntılar da var da dini bir meseleyi kendine gerekçe mi yapıyorsun? Buradaki çizgiyi iyi düşünmelisin.
Allah babanıza rahmet etsin, size sabır ve afiyet versin. Mal ve cinsellik imtihanının etrafında bu kadar kolay dolaşılabileceğini zannetmemelisiniz. Anneniz yanlış yönlendiriyor sizi. Bereketi kaybetmeyelim derken asıl bereket olan kardeşliği ve huzuru kaybedebilirsiniz. Bizim şahit olduğumuz sayısını hatırlayamadığım kadar çok olan örneklerde bu tür duygu ve temennilerin mahkeme kapılarında eridiğini biliyorum. Size tavsiyemiz şu şekildedir: - Babanızın size bıraktığı malı Şeriat’ımıza göre aranızda taksim edin. - Yaptığınız bu taksimi muhakkak devlet mahkemesi nezdinde tescil edin, sözlü olmasın. - Bu tescilden sonra babanızın işini devam ettirirken kardeşler olarak sanki yabancıymışsınız gibi ortak olmanız mümkündür. Allah yardımcınız olsun.
Yaşadığımız zamanda herkesin özel bir evi olması gereklidir demek zorunda hissediyoruz kendimizi. İki aile bir arada olmuyor ne yazık ki. Annenize bakmanız onunla veya ayrı iken vazifenizdir. Ayrı yaşamanız bunu etkilememelidir. Annenizin gönlünü alarak, onu kırmadan özel bir eve geçin. Mübarek olsun.
Elbette verebilirsiniz. İyi de edersiniz. Allah Teâlâ babanıza afiyet ihsan etsin.
Eşin haklı değilse de şeytan onu ele alıp kışkırtmadan sen dengeyi kur. Annen de sabah gel yeter dediğine göre bu kıvılcım ateş olmadan söndür onu.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Şoklama hayvanın yarı ölmüş duruma gelmesine neden oluyorsa bunun caiz olmayacağını bilmemiz gerekir. Bir tür sersemleştirme şeklinde olan ve kesilirken hareket edip kanın boşalmasına sebep olacak hareket ve gerilme yapabiliyorsa hayvan bunun için caiz olabilir deriz ama bunu da zaruret olmadıkça yapmamak gerekir.
Bir kadının eşinin izni olmadan ilmi bir maksat olmadan sadece ziyaret için, şeyhini ziyarete gitmesi temel din birikimimize aykırıdır. Sizin bunu aranızın açılma nedeni olmayacak şekilde halletmenizi size tavsiye ederiz. Şeytan için iyi bir malzeme olabilir bu.
Kapanış bozukluğu bir sağlık sorunudur. Tedavi etmeniz dinen caizdir. Bu tedavinin beraberinde bir estetik müdahalesi getirmesi, 'daha güzel görünmek için' ameliyat olma mantığı değildir. Dolayısıyla yapılmasında sakınca yoktur biiznillah. Geçmiş olsun.
Erkeklerin kollarının açık olmasında bir haramlık yoktur. Bunu ecdat terbiyesinin bir gereği olarak görüp 'uzun kollu giyinmek' şeklinde yorumlayan bir anlayış vardır. Bunu da makul bir anlayış olarak görmeliyiz. Zira bilhassa gençlerin kıyafetleri tamamen ölçüsüz duruma gelmiş ve önü alınamaz bir boşluğa doğru sürüklenmiştir. Bu arada temas edilmesi gereken iki husus vardır. Birincisi, namazda ne kadar örtülmüş olunursa namazın o kadar faziletli olacağı ama kısa kolun namazın kabulüne engel olmayacağıdır. İkincisi de, koltuk altlarının görüleceği ya da başkalarının gözünde müstehcenlik olabilecek görüntülere sebep olmayı da ahlakımız açısından sakıncalı buluruz.
Sorunuzdan anladığımız şudur: Namahrem iki kişi mesela bayan ve kaynı aynı evde farklı odalarda bulunuyorlar. Eğer soruyu doğru anladı isek cevabı şudur: Namahrem iki kişinin aynı odada ve odanın kapısı kapalı iken, evde de kimse yoksa bulunmaları caiz değildir. Evin iki farklı odasında bulunmaları ise böyle midir? Cevap olarak deriz ki: Evin dış kapısı kilitli iken yani dışarıya karşı ev kapalı iken ev de neticede bir oda durumunu almış olur. Odaları olan bir oda olur o zaman. Bu nedenle namahremlerin bir evde tek kalmaları caiz olmaz. Zaruretler durumunda ise kılık kıyafete ve ev içinde dolaşmaya dikkat ederek kalınabilir kalınacaksa. Bu ise asla uzun süreli olmamalıdır.
İnsanın bedeninde rahatsızlıklar olabileceği gibi manevi kimliğinde de rahatsızlıklar olabilir. Bedenindeki rahatsızlıklar ölümcül veya sıradan olabileceği gibi ruhaniyetindekiler de böyledir. Bunu normal görmeliyiz. Bu bir mücadeledir. En iyiler arasında olmak için mücadele edeceğiz. Mücadeleden vazgeçmek daha ağır bir hastalıktır. Belli bir planlama yapabilirsiniz. Mesela farzları kaçırmamayı birinci derecede, nafileleri de ikinci derecede aciliyeti olan işler olarak görebilirsiniz. İnsanın olgunlaşması da tıpkı bedeni gibidir, büyümesi yılları bulabilir. Acele etmek bir tür şeytan oltasıdır. Sakın o oltaya takılıp helak olmayasın. Allah yardımcın olsun. Sana dualar ederim.