Fetva Meclisi
Soru
Birçok defa yeminimi bozdum, nasıl keffâret ödemeliyim?
Cevap
Benzer fetvalar
a- Bir tek konu için birden çok yemin eden yeminini bozduğunda bir keffaret öder. b- Birden çok konu için yemin eden yeminini bozduğunda her yemin için bir keffaret öder. c- Bir konuda yemin edip onu bozan, aynı konuda tekrar yemin edip tekrar bozan bozduğu sayıca keffaret öder.
Selamünaleyküm. Bir kefaret ödeyin, gerisi için de istiğfar edin.
Annenize karşı yaptığınız yemini bozun. Bunun için de keffaret ödeyin. Ya on fakiri yedirin veya giydirin ya da bunu imkânınız olmadığı için yapamazsanız üç gün oruç tutun.
Yemini bozan bir kere keffaret öder.
Her bozulan yemin kefareti için ayrı ödenmesi gerekir. Hatırlamamanız geçerli bir mazeret değildir. Bilmiyorsanız kendinizce galibi zannınızı (yüksek ihtimal) esas alarak kefaret cezası belirleyin.
Adak yaptı iseniz onun kefareti yemin kefareti değildir, yaptığınız adağı yerine getireceksiniz. Sözünü ettiğiniz durum yemin ise yeminler için de ayrı ayrı kefaret tutmanız gerekir. Hatırlamama gibi bir durum için inşaallah bir kefaretle geçmiş kapanır ama siz tevbe ve istiğfarı unutmayınız. Tekrarına karşı da dikkatli olmayı öğrenmiş olunuz.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Böyle bir söz, hangi konuya karşı ve kime karşı söylendiği bilinmeden hükmü üzerinde beyanda bulunamayız. İlke olarak bu tür, kadere imana karşı kaba düşecek ya da mü'min insan ciddiyetinden uzak tutacak sözler kullanılmamalıdır.
Fotoğraf asmak Müslüman kültürü ile alakalı değildir. Bize ait olmayan bir kültürdür. Nerede kaldı ki, canlılara ait fotoğraf esasen sakıncalıdır. İnsan ve hayvan fotoğraflarının duvarlarda bulundurulmaması gerekir.
Hayvanlara eziyet olacak şeyin yapılması dinin genel kurallarına aykırıdır. Hayvanlara eziyet etmeyi yasaklayan hadisi şerifler pek çoktur. Sadece eğitim amaçlı olarak yetiştirilen mesela polis köpeklerinin eğitimi için böyle bir çalışma gerekiyorsa o yapılabilir. Bunun dışındaki, insanların zevklerini tatmin için hayvanların dövüştürülmesi caiz olmaz.
Şahitlerin ve velinin bulunduğu bir ortamda nikâha dair soruları soran ve cevapları alan biri olarak kadının nikâh kıymasında sakınca olmaz. İslam devletindeki nikâhı resmen onaylayan kâdının makamında olacak bir noktada ise eğer nikâh kıyacak denen kadın, kadının nikâh kıymasının caiz olmayacağını söyleyen ulema vardır. Bu görüşe göre kâdının erkek olması gerekmektedir. Nikâh akdini kıymak da kâdı veya onun vekiline ait bir iş olacağına göre kadının o makamda bulunması caiz değildir, demişlerdir.
Takvimlerdeki İMSAK vakti yatsının vaktinin bittiğini sabah namazının vaktinin başladığını gösteren bir işarettir. Buradan şu anlaşılıyor: Sabah namazının vakti imsak anı ile başlamaktadır. Bizim ülkemizde ise sabah namazı vakti vaktin son yarım saatinde kılınmaktadır. Ezanı ise bir saat kala okunur. Ezanın vakti girdikten sonra bitmesine bir saat kala okunmaktadır. Bir yanlışlık yoktur. Allah Teâlâ ibadet lezzetine ermeyi hepimize nasip buyursun.
Yapmamız gereken o kadar çok işimiz vardır ki, o işlerimizin arasında birbirimizin fikir farklılıklarına ayırabileceğimiz bir vakit limiti yoktur. Hiç yoktur. Bugüne kadar kolay kolay iki insan birbirlerini böyle derin konularda ikna edebilmiş değildirler. Herkes kendi düşüncesinden memnundur. Gereksiz yere enerjimizi birbirimizle israf edemeyiz. Size tavsiyem bu konular açıldığında teşekkür edip susarak konunun dışında kalmanızdır. Ben öyle yapıyorum. En azından onun fikirlerinin derinleşmemesini sağlarsınız. Kendi psikolojiniz de bozulmamış olur. Şeytan bizi, birbirimizle tartışırken görmekten mutlu olur. Onu mutlu edecek işleri iyi niyetle bile olsa yapamayız. Tavsiyem budur: Tartışmayın. İzah etmeyin, eğri zannettiğinizi doğrultmaya çalışmayın. Bugüne kadar düzeltebilen olmadı, siz de düzeltemeyeceksiniz. İşinize bakın; işimiz vaktimizden çoktur.