Fetva Meclisi
Soru
Hocam ben bir ilim talebesi vs. olmasam da kendimi İslâm bilgisi konusunda ülkemiz ortalamasına göre daha yukarıda gören birisiyim. Yanımda bir hoca, şeyh vs. olmadan Sahih-i Buhari okumam caiz midir?
Cevap
Benzer fetvalar
Buharî'nin Sahih isimli kitabı Kur'an gibi değildir elbette ama sıradan bir kitap da değildir. İçinde zayıf hadis bulunmadığına inanılmaktadır. Zayıf hadis bulunduğu iddiası ileri sürülebilecek bir iki tartışmalı hadis bulunabilir ki bu da 'Buharî'de zayıf hadis vardır' sözünü doğrulayacak nitelikte değildir.
Doktorların reçete yazmada kullandığı bir kitabı alarak sağlıklı yaşayabilecekseniz Buhari size yeter ve artar bile! Buhari bir ilim kitabıdır. Onu okuyup anlamak için de kitaplar okumanız gerekmektedir. Allah niyetinizi makbul etsin.
Bu ümmetin ulemasının, meşayıhının yazdığı kitaplar ümmetindir. Birinden izinsiz okunamaz kitabı siz de okumayın. Kur'an, elhamdülillah izinsiz okunabiliyor, onu okuyun.
Belli bir medrese veya ilim birikimi olmayan için Buhari ve benzeri kitaplar faydalı olmayabilir. Siz şerhi ile beraber Riyâzu’s Salihîn edinin ve onu güzelce okuyun. Allah Teâlâ yardımcınız olsun, ilminizi ziyade etsin.
İmam Rabbani’nin Mektûbat’ı bereketli bir kitaptır. Belli bir ilim seviyesi hatta belli bir özel tasavvuf bilgisi olmayan için neredeyse HİÇBİR FAYDASI olmaz; gayet ağır ve özel bir konu etrafında yoğunluğu olan bir kitaptır. Onun yerine bir ilmihal okumanız daha iyi olur. Riyâzü’s Salihîn alın, şerhi ile onu okuyun. Az olan vaktimizi en iyi şekilde değerlendirme yollarını bulmalıyız. Allah’a emanet olunuz.
Sorunuzu niyet açısından irdelemiyorum yani siz bunu kasıtlı soruyorsunuz demiyorum. Yalnız size cevap yazmamın amacı yarın, Rabbimin huzurunda bildiğini söylemekten imtina eden bir mümin durumuna düşmemektir, bunu izah etmem gerekiyor. Zira bu ve benzeri soruların kökeni Müslümanlar değildir. Müslümanların, Buharî'nin Sahih'i ile bir sorunları yoktur. Bizden olmayanların bizim kaynaklarımızı ele almalarının sonucu olarak Buharî tartışılabilir olmuştur. Bu sebeple ortada, “Bu sorunun kaynağı nedir?” endişesi bulunmaktadır. Ümmetimiz adına konuşmaktan başka bir yaptığı olmayanlar da bu tür bilgi enkazını karıştırmayı maharet zannetmektedirler. Sizin niyetinizi irdeleme hakkına sahip değilim. Benim kadar siz de dininizi dert ediniyorsunuzdur muhakkak. Aklınıza gelen bir soruyu sordunuz ben de cevap veriyorum. A- Buharî'nin Sahih isimli eseri, bu ümmetin Şii kökenli müminleri dışında bütün otorite ulemasının BİR NUMARA kabul ettiği bir kitaptır. İçinde “bu Resûlullah aleyhisselama ait bir sözdür” dediği hiçbir hadisin öyle olduğunda da şüphe yoktur. B- Sahih'teki bilgiler HADİSLER ve diğerleri şeklinde tasnif edilebilecek şekilde iki bölümden oluşmuştur. Buharî, Hadis olarak itimat etmediği bilgileri TALİK şeklinde kitabına kaydetmiştir. Buharî'nin kitabının asıl adı el Camiu'l Muhtasar el Müsnid es Sahih min Umuri Resûlullahı sallallahu aleyhi ve sellem ve Sünenihi ve Eyyamihi'dir. Bunun Türkçesi şöyledir: Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemin işleri, sünnetleri ve hayatına dair Sahih ve Senedli Muhtasar Ansiklopedi. Bu isimden anlaşılıyor ki Buharî, bir iddia ile ortaya çıkmıştır. O iddiası da şudur: Kitabındaki hadisler, senedi olan ve sahih hadislerdir. Bu kurala uymayan sözleri ise TALİK şeklinde vermiştir. Bu da onları hadis görmediğini bir tür kültürel bilgi gibi kullandığını göstermektedir. Bu şekilde bin üç yüz civarında bilgi vardır Sahih'te. C- Zina eden maymunlar bilgisi Buhari'de 3849 numara ile bulunmaktadır. Bu bilgiyi de sahabi olmayan Amr bin Meymûn'dan nakletmektedir. Bilgiyi, Amr bin Meymûn’un cahiliye dönemine ait bir hatırası olarak nakletmektedir. Hadise bu nakil şekliyle dini hüküm çıkarılacak bir kaynak niteliği kazandırmamıştır. Zira bu bilgi Zinanın Cezası gibi bir bölümde değil, İslam öncesine dair hatıraların anlatıldığı bir bölümdedir. Bu bilgiden önceki başlıklar da yine cahiliye dönemine ait konulardan seçmeleri ihtiva etmektedir. Burada bütün hadis âlimleri Buharî'nin bab yani konuları tasnif maharetine hayran olmuşlardır. Nitekim bu Zina Eden Maymunlar konusu, Buharî dışında başka bir kaynakta da geçmektedir ve orada biraz daha genişçe anlatılmıştır ama Buharî, sadece bir cahiliye hatırasını nakletmeyi kastettiği için ayrıntılı rivayeti almamıştır. Konuyu bir hüküm çıkarma anlayışıyla ele almadığı anlaşılmaktadır. Bu sonuca göre ortada Sahih'i tenkit etmeyi gerektirecek bir durum olmadığı gibi Buharî'nin ilmi ağırlığını bir kere daha izleme imkânı vardır. Ama gaye üzüm yemek değilse diyecek sözümüz yoktur. Biz bu ümmetin geçmişini takdirle ve hürmetle yâd etmek isteyenlerdeniz. Oryantalistlerin bulduklarını zannettikleri ayıplarla mutlu olmaktan Allah'a sığınırız. Rabbim yardımcımız olsun.
buhari konusundaki diğer fetvalar
Şu anda Fethu’l-Barî’nin piyasada dört baskısı bulunuyor. Şuayb Arnaud denetiminde Risale yayınlarının baskısı en yeni baskıdır, değerlendirilebilir zannederiz ama baskılar arasında tercih yapabilecek kadar mütalaa etmediğimiz bir alandır.
Tercümesini kastediyorsanız, tercümesini görmedim. Arapçası ise nefis bir kitaptır. Şu kadar ki, her hadisin geniş bir şerhini bulamayabilirsiniz. Bir nevi ders notları şeklinde hazırlanmıştır. Bereketli bir eserdir. Rabbim müstefid kılsın. İlim talebesi olarak bize de dua edin.
Buharî veya bir başka hadis kitabı bu ümmetin süzgecinden geçerek bugünlere gelmiştir. Muallak hadis kavramını nasıl anladığınızı bilmiyorum. Buharî'nin kullandığı muallak hadisler, o konunun başlığı niteliğindeki sözlerdir. Buharî onlara diğer senetli hadisler gibi hadis muamelesi yapmamıştır. Ortada bir sorun yoktur. Sizin uzaktan izlemekten kaynaklanan bir sıkıntınız olsa gerek bu
Siyaset ve din konusunda hatta günlük hayat konularında internet asla güvenli bir ortam değildir. Dinimizle alakalı bir hususu sadece internete dayandıramayız.
Aşağıdaki duaları ve tercümelerini istediğiniz zaman okuyabilirsiniz. Sahih hadislerden alınmış bu dualar her zaman için ve büyük idealler için okuyabilirsiniz. Rabbim kabul buyursun. Dualara Ulaşmak İçin Tıklayınız.. Duaların Tercümelerine Ulaşmak İçin Tıklayınız..
Bu sözün aslı bir hadistir. Hadis şöyledir: “Kim hacceder ve haccı esnasında cinsel ilişki yapmazsa, fasıklık sayılacak günahları da işlemezse o, annesinden doğduğu gün gibi döner.” Hadis, Buharî ve Müslim’de geçmektedir. Anlamı gayet açıktır: Hac insanın geçmiş günahlarını temizlemekte ve onu annesinden doğduğu gün gibi tertemiz yapmaktadır. Yalnız bu affa kul hakları dâhil değildir.