İslami Delil
Aramaya dön
Fetva

Fetva Meclisi

Soru

Değerli hocam, ben İmam Rabbani Hazretlerinin Mektûbat adlı eserini almak istiyorum ama bazı âlimler "bu kitap bir hoca veyahut bir âlim olmadan bazı konuları anlaşılmaz" diyor ben de yurtdışında olduğum için böyle bir âlim ile ders yapacak fırsatım yok. Hocam Mektûbat’ı detaylı anlatan bir kitap var mı, yoksa ben yine de bu kitabı alıp okuyayım mı?

Cevap

İmam Rabbani’nin Mektûbat’ı bereketli bir kitaptır. Belli bir ilim seviyesi hatta belli bir özel tasavvuf bilgisi olmayan için neredeyse HİÇBİR FAYDASI olmaz; gayet ağır ve özel bir konu etrafında yoğunluğu olan bir kitaptır. Onun yerine bir ilmihal okumanız daha iyi olur. Riyâzü’s Salihîn alın, şerhi ile onu okuyun. Az olan vaktimizi en iyi şekilde değerlendirme yollarını bulmalıyız. Allah’a emanet olunuz.
Orijinal kaynak

Benzer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Kur'an’ımızdan başka hiçbir kitap başkasını aratmaz kitap değildir. Bu heyecanınızı Kur'an ezberine verin. Sonra da bir ilmihal kitabını o dediğiniz gibi hazmedin. Riyâzu’s Sâlihîn’den mealiyle beraber yüz hadis ezberleyin. Ondan sonra dilediğiniz kitabı dilediğiniz kadar okursunuz.

Hocam sizden bir konuda tavsiyenizi almak istiyorum. Benim çok kalabalık olmasa
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Biri ibadettir diğeri ilimdir. Biri direkt sevaptır diğeri dolaylı sevaptır. Buna göre değerlendirme yapabilirsiniz.

Muhterem hocam sıklıkla Kur'an’ı okumamızı tavsiye ettiğinize rastlıyorum. Ben f
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Aleykümselam. Hocam,Allah Teâlâ niyetinizi ve amelinizi rızasına muvafık kılsın. Umduğunuzdan güzeline kavuştursun sizi. Hayırlı amellerde muvaffak olmanız için dualar ederim.Mesele herhangi bir ilmihal veya tefsir meselesi değildir. Mesele bakış meselesidir. Nesillerimizi yetiştirenler, büyük bir hata ederek insanlara dinimizi camiye sıkıştırılmış bir din olarak öğrettiler. Netice de böyle oldu. Yeni bir bakışla dinimizi, ilk nesil gibi anlayıp uygulamaya yönelmemiz gerekiyor. Bu hususta da size yani Peygamber aleyhisselama vekil olan imamlara ve Kur'an muallimlerine çok iş düşüyor. Farklı bir ilmihal veya tefsir okumuyorum. Sizin de kitaplığınızda bulunan Buharî'yi, Riyazussalihin'i, Fikri Yavuz İlmihali'ni okuyorum. Ama okurken dikkatli ve gayeli okuyorum. Ümmetime acilen gerekli şeyleri bulmaya çalışıyorum. Vakit doldurmak gibi bir derdim olmuyor. Aksine işim hep vaktimden çok oluyor.

Selamünaleyküm değerli hocam.Hocam, ben imam hatibim. Hem kendimin okuyup hem de
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

“Hoca” sözcüğünün ifade ettiği anlam daha çok “din görevlisi” ifadesi ile örtüşmektedir. Siz özellikle hoca sözcüğünün değil “âlim” sözcüğünün ifade ettiği anlam üzerinde değerlendirme yapmalısınız. Önce bunu düzeltelim. Daha sonra da şunu bilmekte yarar olacaktır: Âlimler Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemin varisleridir yani onun dinini ve davasını kıyamete kadar taşıyacak emanetçileridirler. Âlimlere bu gözle bakmak ve bu saygınlıkla değerlendirmek gerekir. Âlim bir insandır. Asla melek değildir. İnsanlıkla alakalı sınırlar ve sorunlar onun için de geçerlidir. Elbette beynini dolduran ilim ve işgal ettiği makam onu farklı kılacaktır ama asla insan olmanın ötesine götürmeyecektir. Âlimler arasında bir derece ve birikim farkı olması tabiidir. Zira onlar insandır neticede. Hepsinin aynı düzeyde olması beklenemez. Peygamberler arasında bile bir derece farklılığı vardır. Âlimlerin hangisinin değerinin ne olduğu gibi bir ölçme asla yapılamaz. Bunu sadece Allah Teâlâ bilebilir. Âlimin ilmi beşeri ölçülerle ölçülebilir ama fazileti ölçülemez. Âlimin/âlimlerin ilmî birikimleri, ümmete katkısı ise ölçülebilir ama bu ölçme sıradan Müslümanların işi değildir. Bir âlimi değerlendirebilmek için en az o âlim kadar olmak hatta ondan da biraz yukarıda olmak gerekir. Oyuncuları değerlendirir gibi âlimleri değerlendirmeye kalkışmak tam anlamı ile bir cahillik örneğidir. Çok kitap yazmış olmak, sosyal medyada çok mesaj yayınlamış olmak, çok konuşma yapmış olmak gibi belirtiler üzerinden Peygamber aleyhisselamın varisleri arasında değerlendirme yapmak bu ümmetin değerleri ile oynamak sonucuna götürecektir. Bu bir kayma ve kaymayı meşrulaştırma sonucuna sürükleyebilir maazallah. Gayesi Allah’ın rızasını kazanıp cennete girmek olan bir mü'min böyle bir uğraşıyı kendisine uygun bulmamalıdır.

Hocam, her hoca aynı ilmi okumuyor mu? Neden bazı hocalar bazı konuları anlamıyo
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Keşke ilmi birikiminizi, yaşınızı ve işinizi de belirtseniz, size daha isabetli tavsiyelerde bulunabilirdik. Sizin sadece İHL okumuş olduğunuzu var sayarak şunu tavsiye edebiliriz: Sizin için şerhi ile basılmış hadis kitabı dışındaki kitaplar umduğunuz yararı vermeyebilir. Sonuna kadar okuyamazsınız, okusanız da aradığınızı bulamayabilirsiniz. Müslüman bir evin temel kitabı RİYAZUSSALİHİN adlı eserdir. Bu eser, hadis kitabı olarak size yeter biiznillah. İlmihal kitabı okumadan önce hadis kitabını sıralama hatası ile okumuş olabilirsiniz. Önce ilmihal okuyun. Diyanet’in bir ciltlik ilmihali yeterlidir. İlahiyat, medrese veya bir âlimin dizi dibinde yıllar geçirmiş olma gibi farkınız varsa size tavsiyemiz Buhari ve Müslim olur. Onları da muhakkak şerhleri ile okumalısınız. Bu iki kitap ümmetimizin ulemasının itibar ettiği, bilgisini güvenli bulduğu iki kitaptır. Bunlar da ileri seviyede ilim sahiplerine daha çok hitap ederler. Bir âlimin ders halkasında ise mükemmel bir bereket üzere okunabilirler. Bu iki kitaptan sonra İmam Malik’in Muvatta adlı eseri gelir. Ardından Ebu Davud, Nesaî, Tirmizi, İbni Mace, İbni Huzeyme, İbni Hibban, Darimi, Darekutni ve Müsned isimli eserler gelir. Bunların dışındaki hadis kitapları ilim adamları için uygundur.

Hocam evimizde hadis kitaplarının bulunmasını istiyoruz. Tamamını aynı anda alma
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. İleri derecede bir ilim çalışması yapmayacaksanız RİYAZUSSALİHİN isimli hadis kitabı şerhiyle beraber size yeterli olur. Fıkıh olarak da ilmihallerden birini birkaç kere okumalısınız.

Selamun aleykum ve rahmetullahi ve berakutuhu sorum Nureddin hocama; hocam sizde

alim konusundaki diğer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Haklısınız, âlim hatta müçtehit olmak biyografisi yazılamaz olmak değildir. Onlar da bizim gibi bir hayat yaşamışlardır. Bu dünyanın insanı olarak yaşadılar. Camilerde, çarşılarda, caddelerde insanlarla beraber oldular. Ticaret yaptılar, cihat yaptılar, seyahat yaptılar. Yazar oldular, ders okuttular, ders dinlediler. Ev geçindirdiler, insanlarla alakadar oldular. Bu dünyanın insanı olarak ahiret mantığı ile yaşadılar. Kendilerinden öndekileri örnek aldılar sonrakilere de örnek oldular. Allah onlardan razı olsun. Onlar: 1. Büyük niyetli insanlardı. Diploma, makam gözlerine girmedi. Maaşlarını Allah’tan alacakları ecirler olarak ayarladılar. Medreselerini tam olarak ahiret tarlası gibi kullandılar. Bu da onları güneş gibi yaptı; perdesi açık olan her eve ışık olarak girdiler. 2. İlimleri ile amel ettiler. O başka bu başka mantığı onları ezmedi. İnsanlar onların sözlerinde bulduklarını tavırlarında da buldular. Onların bazıları bu yüzden zindanlarda ömür bitirdiler. 3. İlim yolculukları hep mezarda bitti. Âlim oldukları için öğrenmeye ara vermediler. İlmi ibadet olarak gördüklerinden tıpkı namazı bir ara bırakmayı düşünmedikleri gibi ilim öğrenmeyi de ölmeden önce hiç bırakmadılar. Kimi kitabının başında öldü, kimi bir şey öğrenmek için çıktığı yolda öldü. Onları dinleyenler ağızlarından sürekli “la edri/bilmiyorum” sözünü duydular. Sürekli talebe, sürekli heyecanlı yaşadılar. 4. Onlar ilim insanı olarak ilmin seviyesini koruyan bir çevrede yaşadılar. İlmin onurundan taviz vermeye yanaşmadılar. Dünyaya tenezzülsüz idrakleri onları kimseye minnet etmeden yaşamaya sevk etti. Bir yandan ilimlerini yaydılar bir yandan da kendilerini eritmediler insanların içinde. Ulaşılabilir ama harcanamaz insanlar olarak yaşadılar. Riya ile vakar arasında muazzam bir denge kurdular. Kibri kanser gibi gördüler, tevazu ile bilindiler. Ucub korktukları bir düşmanları gibi idi. 5. Şüphelendirebilecek, itham altında bırakacak işlerden uzak durdular. 6. Görüntülerinin kimliklerine uygun olmasına özen gösterdiler. Mütebessim ama vakur kimlikle bilindiler. 7. Siyasete mesafeli durdular. Siyasetçilerin onları adeta kullanmasına izin vermediler. 8. Talebelerine babalık yapmayı becerdiler. Bir ilim talebesi onlardan birinin yanında yıllarca kaldı. Onun yediğini yedi, onun giydirdiği ile yetindi. Evlenmesi onun eli ile oldu. Allah onlardan razı olsun. Zamanlarının güneşi gibi enerji yayıp Rablerine gittiler. Bize mükemmel bir ilim serveti bıraktılar. Bir ücret istemediler, telif hakkından söz etmediler. Bize dua ettiler bizden dua istediler. Allah onları varisleri oldukları peygamberlerle buluştursun. Bizleri de gölgelerinde tutsun. Âmîn.

Bu ümmetin büyük âlimleri, müçtehitleri sürekli övülüyor, övgüyü de şüphesiz hak
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Rabbanî, Rabbine bağlı kul demektir. Bu bağlılık kulun ilimle ameli birleştirmekle ortaya çıkar. Kul, dinini ve Allah’ın rızasını her şeyin üstünde tutar, dinine ait değerler uğruna her şeyi feda eder, işlerinde esnek bulunmayıp azamet yolunu tutar, helal kazanır helal harcar, sürekli zikir hâlinde olur, Allah’ın emirlerini yaymaya, yasaklarını engellemeye çalışır, Kur'an ile yaşar olarak özetlenebilecek bir hayat sergileyebilirse ona RABBANÎ İNSAN denir.

RABBANÎ ne demektir? Rabbanî Âlim deniyor mesela, ne kastediliyor onunla?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Öyle değil durum. Biz bir geminin yolcularıyız. Onlar gemiyi delerse onlarla beraber biz de batarız. İçine kapanmış bir Müslümanlık Allah’ın bizden istediği Müslümanlık değildir. Bunu çok yanlış düşünüyorsunuz. Münafıklar ümmetin içinde sürekli fitneyi ve bölünmeyi körüklerler. Onlar bilinmezse içimizde fitne büyür, yaygınlaşır. Dine karşı sarsılmaz bir iman yerine en önemli dini iman esaslarından bile şüphe eden bir nesil gelir sonunda. Ve münafıklar kompleksli yani kendi öz kimliği olmayan tipler oldukları için onların faaliyetleri yaygınlaştıkça toplumda kompleksli, şahsiyetsiz bir nesil oluşur maazallah. Onlar bir tür kanser hücresidir. Münafıklar aktif oldukça insanları Allah’a davet eden, dinin yaşanması ve yaşatılması için çalışan âlimler, hocalar kimlik sahibi olamazlar. Onların hedefinde ilk eskitilecek şahsiyetler olarak peygamberlerin varisleri olan âlimler vardır. Bu nedenle münafıklar, Allah’tan belalarını bulsunlar mantığı ile tavır sergileyemeyiz. Onlarla fiili bir savaşa belki gerek yoktur, o ortam da oluşmayacaktır ama fikri bir mücadeleden hiçbir zaman en azından kendimizi koruma açısından geri duramayız.

Münafıklar dini konuşmalarda hep öne çıkıyor. Onlar inanmıyor ama inanır gibi gö
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bizim kullandığımız SELAM, dinimizin en mukaddes kelimelerinden ve dualarından biridir. Selam Allah’ın isimlerindendir. Biz selam verirken karşımızdakine “Allah’ın emniyeti senin üzerine olsun” demiş oluruz. Bu ise kâfire söylenemez. Bu nedenle Müslüman kâfire selam vererek söze başlamaz. Âlimler bunu haram görmüşlerdir. Buna bir zaruret de yoktur esasen. Zira bu asırda selam yerine farklı ifadeler kullanılmaktadır. Merhaba, iyi günler veya benzeri ifadeler kullanılabilir. Yasak olan Allah’ın ismi olan Selam kelimesinin kullanılmasıdır. Medeni bir iletişim kullanılmasında sıkıntı yoktur. Evet, kâfire selam verilmesi haramdır.

Müslüman kâfire selam veremez mi?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Din bilgileri konusunda uzman olana ÂLİM denir. Bilgi düzeyinin çok yüksek olduğu konusunda sıkıntı olmayan büyük âlimlere de büyük âlim anlamında ÂLLAME denir.

Bazı büyükler için allame deniyor. Ne demektir allame?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Firavun’un sözünü ettiği cezayı infaz edip etmediğine dair Kur'an’ımızda bir bilgi yoktur. Müfessirler âyetlerdeki işaretlerden yola çıkarak yorumlar yapmışlardır. Yaygın görüşe göre sihirbazları şehit etmiştir. Bu nedenle seleften bazı âlimler onlar için “sabah sihirbaz akşam şehit” ifadesini kullanmışlardır. Bazı âlimlere göre de Firavun infaz etmeye vakit bulamadan helak olmuştur. Her iki görüşü de tutarlı kılan dayanaklar bulunmaktadır. Şu kesindir ki, sihirbazlar imansız olarak gittikleri meydandan Allah’ın rızasını ve cennetini kazanarak çıkmışlardır.

Hocam, merak ediyorum Firavun’un sihirbazlarının sonu ne oldu? Firavun onları ça

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.