İslami Delil
Aramaya dön
Fetva

Fetva Meclisi

Soru

Hocam, merak ediyorum Firavun’un sihirbazlarının sonu ne oldu? Firavun onları çaprazlama kesecekti. Öyle yaptı mı?

Cevap

Firavun’un sözünü ettiği cezayı infaz edip etmediğine dair Kur'an’ımızda bir bilgi yoktur. Müfessirler âyetlerdeki işaretlerden yola çıkarak yorumlar yapmışlardır. Yaygın görüşe göre sihirbazları şehit etmiştir. Bu nedenle seleften bazı âlimler onlar için “sabah sihirbaz akşam şehit” ifadesini kullanmışlardır. Bazı âlimlere göre de Firavun infaz etmeye vakit bulamadan helak olmuştur. Her iki görüşü de tutarlı kılan dayanaklar bulunmaktadır. Şu kesindir ki, sihirbazlar imansız olarak gittikleri meydandan Allah’ın rızasını ve cennetini kazanarak çıkmışlardır.
Orijinal kaynak

Benzer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bu bir fıkıh hükmü değildir. Bir tür incelik ve hacılara benzeşme gayretidir. Terkinde sakınca olmayacağını düşünüyorum. Allah'a emanet olunuz.

Hocam bir mevzu okudum bugün netten kafama takıldı...Kurban kesecek olan kişiler
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bakın, “içermiş” ifadesi gayet yersiz bir ifadedir. “Bir kere fark etmeden içmişi” o şekilde anlayabilir miyiz? Ortada bilmeden yapılan bir iş var, onun da onlarca kere tekrarı yoktur. Bu pencereden bakmaya çalışınız.

Hocam ben sizin fıkıh derslerinizi dinledim ve ilk derste bir şey aklıma takıldı
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Dinimiz ‘bana göre/bence’ düzeyinde bir din değildir. Allah onları cehennemlik ilan ederken bizden birinin cennete taşımakta ki heyecanı neye göre belirlenecek, bu bir hastalık değil midir? Bizim öncelikle kendi durumumuzu, halifesiz, başsız bir ceset görüntümüzü konuşmamız ve çare üretmemiz gerekir. O tür bir sözün ilmi bir dayanağı yoktur. Öyle bir Yahudi ve Hristiyan da yoktur zaten.

Selamün Aleyküm hocam bir sorum olacaktı. İki gün önce bir hocayla konuşuyordum.
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Allah onlardan razı olsun, sahabiler iman ettikten sonra da hatalar yaptılar ve o hatalardan da sıyrılıp Rablerinin rızasını kazandılar. Biz de iman ehli olduğumuz halde hata edebiliriz, onlara açık olan kapı bize de açıktır. Önümüzde nefislerimizin hantallığından başka bir engel de yoktur.

Hocam sohbetlerinizde sahabileri anlatırken sürekli onların da geçmişte hata yap
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Evet, ashabı kiram (Allah onlardan razı olsun) melekler değildiler, bizim gibi insandılar. Hata etmiş olabilirler, ettiler de. Buna rağmen biz onları bizim gibi görmüyoruz. Zaten onların değeri, o hatalı durumlara rağmen kulluk merdivenlerini başarı ile tırmanmalarıdır. Sizin belirttiğiniz durum ise bambaşka bir durumdur. Bin yıl önceki BATINİYE hareketini şeytan yeniden canlandırdı, dinimizi içinden kemirmek istiyor. Bilim kılığı ile ashabı dillerine dolayanlar sadece İblis’in işini kolaylaştırmak istiyorlar. Çare yok, Allah imanını koruyan kulları ile bir konferansta eriyip giden cılız imanlı kullarını görecek, melekler buna şahit olacak! Hiçbir çaresi yoktur bunun. Bu bir imtihandır. O aklı kıtlar böyle konuşup gidecekler. Din biiznillah olduğu gibi kalacak. İmanını birilerine göre şekillendirmekte sakınca görmeyenler de nedametleri ile baş başa kalacaklar. Zaman dik durma ve binlerce dalgaya karşı yıkılmama zamanıdır. Sabret, diren ve erime.

Selamünaleyküm hocam ben İslami İlimler Fakültesinde okuyorum. Bu sene İslam Tar
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bu tartışmadan ne bekliyordunuz, eğer üzen oldu ise bunun size ne kazandırmasını bekliyordunuz? Böyle bir tartışmanın ne anlamı vardır ne de gereklidir, sadece şeytanın mutlu olacağı gündemleri tartışmamak hatta konuşmamak gerekmez mi? Sahabenin Peygamber aleyhisselam efendimizi üzecek işler yapmasına gelince: - Onlar da insandı, efendimizin üzüleceği işler yaptıkları olmuştur ama, - Kasıtları yoktu, kasten üzenler munafıklardı. Onlar da yaptıklarının cezası olarak cehenneme yuvarlandılar. - Ehl-i beytten olanlar bile o üzme noktasına gelebilecek işler yaptılar, - Peygamber aleyhisselam efendimiz açısından bakıldığında ise görürüz ki o, kendisini üzenlere onun o düşük şahsiyetine uygun bir müsamaha ile davranmış ve kendisini üzecek işleri yapanları cezalandırmamıştır. Böylece de ashab-ı kiram Allah’ın razı olacağı bir kimliğin sahibi olarak ahirete intikal etti. Allah hapisinden razı olsun.

Şöyle bir konuyu tartıştık, dedik ki: sahabeden de peygamberimizi üzen olmuştur.

alim konusundaki diğer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Âlimler hayvanların melezleştirilmesinde sakınca görmemişlerdir.

Kuşların melezleştirilmesi dinimizce sakıncalı mıdır?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Din bilgileri konusunda uzman olana ÂLİM denir. Bilgi düzeyinin çok yüksek olduğu konusunda sıkıntı olmayan büyük âlimlere de büyük âlim anlamında ÂLLAME denir.

Bazı büyükler için allame deniyor. Ne demektir allame?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bizim kullandığımız SELAM, dinimizin en mukaddes kelimelerinden ve dualarından biridir. Selam Allah’ın isimlerindendir. Biz selam verirken karşımızdakine “Allah’ın emniyeti senin üzerine olsun” demiş oluruz. Bu ise kâfire söylenemez. Bu nedenle Müslüman kâfire selam vererek söze başlamaz. Âlimler bunu haram görmüşlerdir. Buna bir zaruret de yoktur esasen. Zira bu asırda selam yerine farklı ifadeler kullanılmaktadır. Merhaba, iyi günler veya benzeri ifadeler kullanılabilir. Yasak olan Allah’ın ismi olan Selam kelimesinin kullanılmasıdır. Medeni bir iletişim kullanılmasında sıkıntı yoktur. Evet, kâfire selam verilmesi haramdır.

Müslüman kâfire selam veremez mi?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Öyle değil durum. Biz bir geminin yolcularıyız. Onlar gemiyi delerse onlarla beraber biz de batarız. İçine kapanmış bir Müslümanlık Allah’ın bizden istediği Müslümanlık değildir. Bunu çok yanlış düşünüyorsunuz. Münafıklar ümmetin içinde sürekli fitneyi ve bölünmeyi körüklerler. Onlar bilinmezse içimizde fitne büyür, yaygınlaşır. Dine karşı sarsılmaz bir iman yerine en önemli dini iman esaslarından bile şüphe eden bir nesil gelir sonunda. Ve münafıklar kompleksli yani kendi öz kimliği olmayan tipler oldukları için onların faaliyetleri yaygınlaştıkça toplumda kompleksli, şahsiyetsiz bir nesil oluşur maazallah. Onlar bir tür kanser hücresidir. Münafıklar aktif oldukça insanları Allah’a davet eden, dinin yaşanması ve yaşatılması için çalışan âlimler, hocalar kimlik sahibi olamazlar. Onların hedefinde ilk eskitilecek şahsiyetler olarak peygamberlerin varisleri olan âlimler vardır. Bu nedenle münafıklar, Allah’tan belalarını bulsunlar mantığı ile tavır sergileyemeyiz. Onlarla fiili bir savaşa belki gerek yoktur, o ortam da oluşmayacaktır ama fikri bir mücadeleden hiçbir zaman en azından kendimizi koruma açısından geri duramayız.

Münafıklar dini konuşmalarda hep öne çıkıyor. Onlar inanmıyor ama inanır gibi gö
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

İmam Rabbani’nin Mektûbat’ı bereketli bir kitaptır. Belli bir ilim seviyesi hatta belli bir özel tasavvuf bilgisi olmayan için neredeyse HİÇBİR FAYDASI olmaz; gayet ağır ve özel bir konu etrafında yoğunluğu olan bir kitaptır. Onun yerine bir ilmihal okumanız daha iyi olur. Riyâzü’s Salihîn alın, şerhi ile onu okuyun. Az olan vaktimizi en iyi şekilde değerlendirme yollarını bulmalıyız. Allah’a emanet olunuz.

Değerli hocam, ben İmam Rabbani Hazretlerinin Mektûbat adlı eserini almak istiyo
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Haklısınız, âlim hatta müçtehit olmak biyografisi yazılamaz olmak değildir. Onlar da bizim gibi bir hayat yaşamışlardır. Bu dünyanın insanı olarak yaşadılar. Camilerde, çarşılarda, caddelerde insanlarla beraber oldular. Ticaret yaptılar, cihat yaptılar, seyahat yaptılar. Yazar oldular, ders okuttular, ders dinlediler. Ev geçindirdiler, insanlarla alakadar oldular. Bu dünyanın insanı olarak ahiret mantığı ile yaşadılar. Kendilerinden öndekileri örnek aldılar sonrakilere de örnek oldular. Allah onlardan razı olsun. Onlar: 1. Büyük niyetli insanlardı. Diploma, makam gözlerine girmedi. Maaşlarını Allah’tan alacakları ecirler olarak ayarladılar. Medreselerini tam olarak ahiret tarlası gibi kullandılar. Bu da onları güneş gibi yaptı; perdesi açık olan her eve ışık olarak girdiler. 2. İlimleri ile amel ettiler. O başka bu başka mantığı onları ezmedi. İnsanlar onların sözlerinde bulduklarını tavırlarında da buldular. Onların bazıları bu yüzden zindanlarda ömür bitirdiler. 3. İlim yolculukları hep mezarda bitti. Âlim oldukları için öğrenmeye ara vermediler. İlmi ibadet olarak gördüklerinden tıpkı namazı bir ara bırakmayı düşünmedikleri gibi ilim öğrenmeyi de ölmeden önce hiç bırakmadılar. Kimi kitabının başında öldü, kimi bir şey öğrenmek için çıktığı yolda öldü. Onları dinleyenler ağızlarından sürekli “la edri/bilmiyorum” sözünü duydular. Sürekli talebe, sürekli heyecanlı yaşadılar. 4. Onlar ilim insanı olarak ilmin seviyesini koruyan bir çevrede yaşadılar. İlmin onurundan taviz vermeye yanaşmadılar. Dünyaya tenezzülsüz idrakleri onları kimseye minnet etmeden yaşamaya sevk etti. Bir yandan ilimlerini yaydılar bir yandan da kendilerini eritmediler insanların içinde. Ulaşılabilir ama harcanamaz insanlar olarak yaşadılar. Riya ile vakar arasında muazzam bir denge kurdular. Kibri kanser gibi gördüler, tevazu ile bilindiler. Ucub korktukları bir düşmanları gibi idi. 5. Şüphelendirebilecek, itham altında bırakacak işlerden uzak durdular. 6. Görüntülerinin kimliklerine uygun olmasına özen gösterdiler. Mütebessim ama vakur kimlikle bilindiler. 7. Siyasete mesafeli durdular. Siyasetçilerin onları adeta kullanmasına izin vermediler. 8. Talebelerine babalık yapmayı becerdiler. Bir ilim talebesi onlardan birinin yanında yıllarca kaldı. Onun yediğini yedi, onun giydirdiği ile yetindi. Evlenmesi onun eli ile oldu. Allah onlardan razı olsun. Zamanlarının güneşi gibi enerji yayıp Rablerine gittiler. Bize mükemmel bir ilim serveti bıraktılar. Bir ücret istemediler, telif hakkından söz etmediler. Bize dua ettiler bizden dua istediler. Allah onları varisleri oldukları peygamberlerle buluştursun. Bizleri de gölgelerinde tutsun. Âmîn.

Bu ümmetin büyük âlimleri, müçtehitleri sürekli övülüyor, övgüyü de şüphesiz hak

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.