Fetva Meclisi
Soru
Hocam ben sizin fıkıh derslerinizi dinledim ve ilk derste bir şey aklıma takıldı. Sahabeler efendimizi çok sevdikleri için kanlarını içerlermiş hatta hizmetçisi idrarını içermiş. Peygamber efendimiz sonradan öğrense de neden sahabesine bunun yanlış olduğunu dememiş?
Cevap
Benzer fetvalar
Mümin olarak biz, bize emredilen veya yasaklanan bir hususu: A- Kitabımızda bir kere veya kırk kere görmemiz arasında fark bulmayız. Yoğun tekrarını sadece önemini kavramaya destek görürüz. Mesela namaz emri bir kere geçse idi yine bugünkü ciddiyetle onu anlayacaktık. Şu andaki onlarca kere geçmesi bizim için sadece bir tekit niteliğinde olmuş olur. B- Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem efendimizden bize geldiği sabit olan bir emir veya yasağın bizi bağlaması ve itaatimiz açısından Kitabımızdaki emirlerden farkı olmaz. Bize Kur’an getirenle başka emirleri getiren aynı makam olduktan sonra diyebileceğimiz yoktur/olamaz.
Selamünaleyküm. Hayır, böyle bir şeyden ötürü kâfir olmaz insan.
Bunu kendine bir ders yap ve diline hâkim olmayı öğrenmiş ol. İstiğfar et. Bolca Kur'an oku. İnşaallah bir sıkıntı olmaz.
Selamünaleyküm. Kesinlikle siz nasıl görüyorsanız öyle değerlendirin. Geçmişinde ne yaptığından önemlisi şu anda nasıl biri olduğudur. Mümin kimliğimiz bizi böyle şekillendirmelidir.
Bize din taşıyan temel hadis kitaplarında ve ümmetimizin ilk üç mübarek neslini aktaran eserlerde bunu görmedim. Bir şey bilmiyorum bu hususta. Size de vaktinizi daha iyi değerlendirmenizi tavsiye ederim.
Evet, böyle bir uygulama sahabeden nakledilmiştir ama abdestin diğer sünnetleri gibi müekked bir sünnet değildir. Bir fazilet olarak yapıldığında inşaallah ecir sebebi olur.
Fıkıh konusundaki diğer fetvalar
Bu saydıkların bir hoca ile okunmadıkça bilgi birikimi bile oluşturmayabilir kaldı ki yan etkisi de söz konusu olur. Tefsir olarak size Mahmut Toptaş hocanın ŞİFA TEFSİRİ yeterli olur. Allah yardımcınız olsun.
Biyolojik yaş olarak “yaşlı kimdir?” sorusuna tam bir rakam zikretmemiz fıkıh olarak zordur. Altmış yaşından sonrası için yaşlılık sürecinin başladığını yetmiş beş yaşından sonrası için de halk dilindeki “yaşlı” anlayışının tam olarak kullanılabileceğini söyleyebiliriz. Yetmiş beş sonrası için de ileri yaşlılık dönemi denebilir. Fıkıh kitaplarındaki yaşlılara ait hükümler zikredilirken genelde oruç tutabilme üzerinden yaşlılık hükümleri tespit edilir. Ancak yaşlılık dışında bazı hastalıklar ve engeller sebebi ile de oruç tutulamayabileceği için yıl üzerinden yaşlı kavramını tespit etmek daha isabetli olur. İnsanın yaşını tespit ederken bugün kullanılan takvim olarak miladi/güneş takviminin yüz senelik bir ömürde yaklaşık olarak üç yıl kadar daha az kalacağını da bilmemiz gerekir.
Allah için yapılan bir amel, kişinin niyetine göre değer kazanır. Niyetiniz ne ise o ibadetin değeri odur. Şöyle değerlendirelim: Öncelikli konu ibadeti fıkıh kitaplarındaki şartlarına ve şekline uygun yapmak olmalıdır. Öyle yapıldı ise ibadet olma değeri tutulmuş demektir. İbadeti yapmaya yönlendiren niyetimiz, Allah’ın rızasını kazanmak olur. Biz buna niyet eder, böyle yaparız. Bu arada birilerine yaptığımız iş hakkında bilgi verirken neyi kastettiğimiz ise sonraki bir ayrıntı olur. Gizli tutmak en iyisidir. Riskten uzak kalınmış olur. Bilgi verirsek maksadımız teşhir, duyurmak değilse sorun yoktur biiznillah.
Okumak için evde bulundurulan kitapları kastediyorsanız onların zekâtı yoktur. Satış için bulundurulanları kastediyorsanız normal ticari malların zekâtı gibi % 2,5 zekâtı verilir.
Seferîlik hükümleri keyfî veya zarurî diye ayrılmıyor. Tatil ve benzeri bir maksat için de olsa seferîlik hükümleri fıkıh kuralı olarak aynıdır. Kişinin daha takvaca tercih yapması ise bir kalp meselesidir.
Evinizde ilmihâl olarak, Delilleriyle İslam İlmihali (Hamdi Döndüren); hadis kitabı olarak Riyâzü's-Sâlihîn (İmam Nebevi; 8 ciltlik olan) bulunmalıdır. Nureddin Yıldız hocamızın Fıkıh Derslerinin ses kayıtlarını dinleyebilirsiniz. Allah ilminize bereket versin.