İslami Delil
Aramaya dön
Fetva

Fetva Meclisi

Soru

Hocam kaza namazı kılan ve kaza orucu tutan bir insan “kaza namazı kılıyorum, kaza oruç tutuyorum” demesinde karşı tarafı şahit tutuyor olur mu? Bunu demesinde sakınca var mı? Yoksa teşvik amaçlı kaza namazı kılıyorum veya kaza orucu tutuyorum diyebilir mi?

Cevap

Allah için yapılan bir amel, kişinin niyetine göre değer kazanır. Niyetiniz ne ise o ibadetin değeri odur. Şöyle değerlendirelim: Öncelikli konu ibadeti fıkıh kitaplarındaki şartlarına ve şekline uygun yapmak olmalıdır. Öyle yapıldı ise ibadet olma değeri tutulmuş demektir. İbadeti yapmaya yönlendiren niyetimiz, Allah’ın rızasını kazanmak olur. Biz buna niyet eder, böyle yaparız. Bu arada birilerine yaptığımız iş hakkında bilgi verirken neyi kastettiğimiz ise sonraki bir ayrıntı olur. Gizli tutmak en iyisidir. Riskten uzak kalınmış olur. Bilgi verirsek maksadımız teşhir, duyurmak değilse sorun yoktur biiznillah.
Orijinal kaynak

Benzer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Kaza orucu daha öncelikli ve daha önemlidir. Öyle günlerde tutacağınız orucu kaza olarak niyet edin. Biiznillah o günden umduğunuz sevabı da yakalarsınız. Allah Teâlâ kabul buyursun.

Hocam kandil geceleri, Muharrem ayı, Arefe günü gibi önemli zamanlarda oruç tuta
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

İnsanların neyi neden yaptıklarını esasen sadece Allah Teâlâ bilir. Biz zahire göre yani dışarıdan görülen şekline göre karar veririz. Oruç tutuyor olması bir insan için iman işaretidir biiznillah. Orucun dışındaki hayatını yanlış çizgide değerlendirmesi ise orucunun yok sayılma nedeni olmaz yeter ki açık bir imandan çıkma noktasında olmasın. Bugün orucun bu şekilde hafif tutulması, iftarının kendisinden daha önemli olması ya da ahkâmının önemsenmemesi bir imtihan meselesidir maalesef. Oruç esasen imanla bağlantısı bakımından namazın aynısıdır. Sağlığa faydası var veya yok oruç ibadettir. Bütün ibadetler gibi emredeni Allah olduğu için yapılır. Allah’a iman gereği olarak yapıldığı için de ihlas ve ihsan üzere yapılması istenir. Prensip olarak tamamını yapamadığımız şeyin yapabildiğimiz kadarını ihmal etmemiz doğru olmaz diye düşünmeliyiz. Bir yandan oruç tutmaya ve tutulması için çalışmaya diğer yandan da orucun kalitesini yükseltmeye gayret edeceğiz. Böylece bir imtihan olan hayatımızı değerlendirmiş olacağız.

Hocam, insanlar dini yok kabul edebilir tavırlara sahip oldukları halde oruç tut
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Yapmaya “niyet etmek” başka şey o işi “yapmayı adamak” başka şeydir. Adak yapmadı ise tutamadığında bir sıkıntı olmaz. Allah kabul buyursun.

Hocam benim teyzem üç ayların başında üç ay boyunca oruç tutmaya niyet etmiş son
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

“Daha sonra tutarım” diye oruç tutmamak ibadeti hafife almak olur. Bunu da bir mü'min yapmamalıdır. Evet, tutmaya niyet etmeyen için altmış gün ceza gerekmiyor. Çünkü onun tavrı altmış gün ceza ile dahi kapanamayacak kadar ağır bir hatadır. İbadetleri imanımızın gereği olarak yerine getirdiğimizi bilmeliyiz ve her ibadetin karşılığı cennettir veya cehennemdir.

Bugün hava sıcak dışarıda çalışacağım diye oruç tutmasam olur mu? Böyle yaparsam
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Siz kazaya niyet etti iseniz o oruçlar kaza yerine geçer, nafile olanı ise tutulmamış olur ama bu sizin için bir eksiklik değildir. Önemli olan farz eksiğinin olmamasıdır.

Ben yaklaşık olarak son iki yıldır kaza oruçlarımı tutmaya çalışıyorum. Aslında
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Tuttuğunuz bazı oruçlar için ÜZERİME KAZA KALAN SON ORUÇ diyerek niyet edebilirsiniz. Kaza varsa onun yerine geçer değilse zaten nafiledir.

Küçük yaşlardan beri oruç tutuyorum ve tutmadığım orucum yok diye düşünüyorum. B

Fıkıh konusundaki diğer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Seferîlik hükümleri keyfî veya zarurî diye ayrılmıyor. Tatil ve benzeri bir maksat için de olsa seferîlik hükümleri fıkıh kuralı olarak aynıdır. Kişinin daha takvaca tercih yapması ise bir kalp meselesidir.

Hocam doksan km uzaklıktaki il dışına keyfi bir işim olduğu için gideceğim. Bu e
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Evinizde ilmihâl olarak, Delilleriyle İslam İlmihali (Hamdi Döndüren); hadis kitabı olarak Riyâzü's-Sâlihîn (İmam Nebevi; 8 ciltlik olan) bulunmalıdır. Nureddin Yıldız hocamızın Fıkıh Derslerinin ses kayıtlarını dinleyebilirsiniz. Allah ilminize bereket versin.

Hocam İslam ilmi öğrenmek için hangi kitapları önerirsiniz?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Kişinin ilmi donanımını bilmeden kitap tavsiyesi doğru olmadığından halkımızın seviyesini ölçü alarak herkesin bilmesi ve okuması gereken ilmihal, hadis, tefsir ve siyer kitabı tavsiye edebilirim. -Delilleriyle İslam İlmihali (Hamdi Döndüren) -Riyâzü's-Sâlihîn (İmam Nevevi, 8 ciltlik) -Hakkın Daveti Kur'an-i Kerim Meali ve Tefsiri (Ömer Çelik) -Fıkhu's-sîre (Ramazan El-Bûtî)

Hocam fıkıh kitabınız var mı veya önerebileceğiniz fıkıh, tefsir ve siyer kitabı
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Evet, namaz kılarken kıraat okumada tertip (sırayı gözetme) yapılmalıdır. Tertibe dikkat etmemek namaza engel bir durum değildir. Ama dikkat edilmesi tavsiye edilir. Kıraatteki tertiple (sıra ile) Kur'an'da yer alan ayet ve sure sıralaması kastedilir. Atlanarak okunacaksa en az iki sure atlanmalıdır. Bu konuda detaylı ve daha anlaşılır bilgi için hocamızın "Fıkıh Okumaları" ses kayıtlarını dinlemenizi tavsiye ederim.

Hocam namazlarımızda okuduğumuz surelerin sıralamaları önemli dediler doğru mu?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Yeterli olmaz. Kaynak kitapları okunmadan yalnızca Muvatta ile Maliki fıkhı anlaşılamaz. El-Müdevvene(tu’l-Kubra) ve Muvatta üzerine yazılmış şerhlerden yalnızca birisi olan el-İstizkâr gibi eserlere başvurulması gerekir. https://islamansiklopedisi.org.tr/maliki-mezhebi#:~:text=Bir%C3%A7ok%20M%C3%A2lik%C3%AE%20m%C3%BCellifinin%20farkl%C4%B1%20d%C3%B6nemlerde,l%2Dhil%C3%A2f%2C%20istish%C3%A2b%20ve%20istihsan

Hocam Maliki fıkhı için İmam Malikin Muvatta’sı yeterli mi yoksa ondan başka kit
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Biyolojik yaş olarak “yaşlı kimdir?” sorusuna tam bir rakam zikretmemiz fıkıh olarak zordur. Altmış yaşından sonrası için yaşlılık sürecinin başladığını yetmiş beş yaşından sonrası için de halk dilindeki “yaşlı” anlayışının tam olarak kullanılabileceğini söyleyebiliriz. Yetmiş beş sonrası için de ileri yaşlılık dönemi denebilir. Fıkıh kitaplarındaki yaşlılara ait hükümler zikredilirken genelde oruç tutabilme üzerinden yaşlılık hükümleri tespit edilir. Ancak yaşlılık dışında bazı hastalıklar ve engeller sebebi ile de oruç tutulamayabileceği için yıl üzerinden yaşlı kavramını tespit etmek daha isabetli olur. İnsanın yaşını tespit ederken bugün kullanılan takvim olarak miladi/güneş takviminin yüz senelik bir ömürde yaklaşık olarak üç yıl kadar daha az kalacağını da bilmemiz gerekir.

Hocam biyolojik yaş olarak “yaşlı” kimdir?

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.