Fetva Meclisi
Soru
Küçük yaşlardan beri oruç tutuyorum ve tutmadığım orucum yok diye düşünüyorum. Bununla birlikte bazen pazartesi ve perşembe günleri nafile oruç tutuyorum. Fakat farz oruçlardan tutmadığım veya tutup da kabul olmayan oruçlarım var mı diye de tereddüt yaşıyorum. Bu yüzden nafile oruca niyet ederken öncelikle geçmişte tutmadığım/hatırlayamadığım veya kabul olmayan orucum varsa onlardan birini kaza etmeye şayet yoksa da nafile oruç tutmaya diye niyet edilebilir mi?
Cevap
Benzer fetvalar
Nafile bir orucu tutmaya karar vermek/niyet etmek hemen onu farz duruma getirmez. Gece kalkıp yese idiniz ve o anda niyet etse idiniz sonra da bozsa idiniz o günü kaza etmeniz gerekirdi. Bu durumda siz düşünmüş ama düşündüğünüzden vazgeçmiş durumdasınız. Bir ceza gerekmez. Adak adamış olsa idiniz onu yapmanız vacip olacaktı.
Nafile orucu tutamazsınız diye bir şey yoktur. Önceliğiniz kazalar olursa daha isabetli bir iş olur. Söylenmek istenen budur. Allah kabul buyursun.
Selamünaleyküm. Bir niyetle iki ibadet yapmak olmaz ama kazaya rağmen tutulan nafile oruç geçerlidir. Önceliği kazalara verseniz daha iyi olur.
Selamünaleyküm. Nafile oruçlarda niyeti, bir yememiş olmak şartıyla saat on birlere kadar ertelemek caizdir. Buna göre sizin orucunu da niyeti ertelenmiş bir oruç sayılır, yaptığınız caizdir.
Nafile tuttuğunuz oruçlar dışında tüm oruçlar için -farz, kaza, kefaret- geceden niyet edilmelidir. İmsak vaktine kadar niyet edilmediyse o günün orucu geçerli olmaz. Sizin durumunuzda da zaten imsak vaktinde iken üzerinize farz olmadığı için günün geri kalan kısmında da aynı şekilde oruca niyet edemeyeceğiniz için kaza orucu olur. Gün içinde ne zaman gusül alırsanız iftara kadar Ramazan’a olan saygımızdan dolayı herhangi bir şey yiyip içmeyiz. Tutmak istediğiniz oruç nafile bir oruç ise öğle vaktine kadar niyet edebilirsiniz.
Nafile bir oruç niyeti yaptığınız için onlar nafile yerine geçmiştir; kaza için hususi niyet etmelisiniz. Allah kabul etsin.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Namazda böyle yapmayın, şeytan sizi namazınızda vesveseye düşürür. Namazınızı bile bile tehlikeye atmayın. Açık bir hata biliyorsanız ve o hata da namazın kabul olmasını engelleyecek bir hata ise ikametin tekrarına gerek yoktur, namazı yeniden kılarsınız. Bunun yerine bir ilmihal kitabından namaz konusunu iyice okumanızı tavsiye ederiz size. Allah Teâlâ kabul buyursun.
Elimizdeki sahih hadis kaynakları arasındaki kitaplarımızda böyle bir bilgi yoktur.
Katiyetle haram olduğunu bildiğimiz bir şeyi elbette başka bir Müslüman’a devredemeyiz. Kalbimizin helal olduğuna mutmain olmadığı bir işi de kati haram gibi göremeyiz. O kardeşimiz, aynı meselede kati haramlık görmüyorsa ona devretmenizde sakınca olmaz. Böylece zarar da etmemiş olursunuz. Allah yardımcınız olsun. Amelinizi makbul buyursun.
Sakal mühim Sünnetlerden bir Sünnettir. Zarureti olmayan Müslüman sakallı olmalıdır. Yaşadığımız topraklarda ise sakalla ilgili olarak sizin gibi gençler için bir zaruretin varlığı söylenebilir. Sakalı bu nedenle kısaltmanızda sakınca olmaz. Yeter ki Sünnete bağlılık heyecanınız eksilmesin.
Sabredeceksiniz. Yüz yıl da olsa sabredeceksiniz. Şeytan onu aldatarak sizi de kışkırtarak ortadaki ateşi parlatıyor. Bu sizin yavrunuzun hastalığı gibi bir durumdur. İyileşene kadar sabredeceksiniz. Kızar veya kızdırırsanız kaybedersiniz. Şeytana yardım etmeyeceksiniz. Bir zaman sonra döneceğini beklemelisiniz. Onunla değil arkadaş çevresi ile uğraşabilirsiniz. Aileden birinin ona bağırdığı zaman muhakkak diğeri de yüreğini açsın. Gerekiyorsa bir zaman namazdan söz etmeyin. Gerekiyorsa evde bir gözünüz ve bir kulağınız kapalı olsun. Sabredin kazanın.
Basit bir 'gel ve keyfine bak' tarzlı davetiyeyi kim yaparsa yapsın, yanlıştır, kabul edilemezdir. 'Ne olursan ol gel ve İslam'ın şeklini al' tarzındaki ifade ise önemlidir. Bize olan ifadede dinimizi herkesin gönlünü yapar bir kıvama sokmaya karşı dik duruş davetiyesi vardır. Umarım anlaşılmıştır. Allah'a emanet olunuz.