Fetva Meclisi
Soru
Hocam, insanlar dini yok kabul edebilir tavırlara sahip oldukları halde oruç tutuyorlar, bu onlar için bir kazanç mıdır yoksa oyalanma mıdır?
Cevap
Benzer fetvalar
Geçmiş olsun. Allah Teâlâ afiyetinizi daim etsin. Böyle bir durumda iki seçenek vardır. Birincisi, oruç tutacak kişi kendisini “tutamaz” durumda görür. Buna da elbette orucu emredenin Allah olduğunu bilerek karar verecektir. İkincisi de uzman doktoru ona tutmamasını söyler. O da tutmayabilir.
Oruç tutmamaya izin veren ‘hastalık’ değildir; oruç tutulması durumunda ‘iyileşmesi geciken hastalık’ ya da ‘artan hastalık’ oruç tutmamaya izin verdiren hastalıktır. Bundan da anlaşılıyor ki, insan sıhhatinin hastalığın uzaması veya daha fazla bozulması sonucunu getiren hastalığına karşı oruç tutmama izni verilmiştir. Hastalık, tedavisi umulmayan bir hastalık ise hasta oruç tutmaz. Tutamadığı her gün için de fakire bir FİDYE verir. Hastalığına rağmen oruç tutması ona zarar vermeyecek bir durum varsa orucunu tutacaktır, ona izin yoktur. Hastalığı nedeniyle sıkıntı çekecek bitkin düşecekse böyle bir ruhsatı kullanmaması yani sıkıntıya rağmen oruç tutması mekruh olur. Buradaki sıkıntı da bir baş ağrısı değildir. Mesela şeker düşmesi nedeniyle görememe gibi bir durumdur. Oruç tutması durumunda hastalığı ağırlaşacak bir durum varsa o zaman oruç tutması yasak duruma bile gelebilir. Allah’ın sıhhat emanetini korumak gerekmektedir. Hastanın oruçla ilgili zarar veriyor veya vermiyor kararını hasta kendisi tecrübesi ile belirleyebilir. Bu zamanda ise uzman doktora danışarak belirlemesi daha evladır.
Allah için yapılan bir amel, kişinin niyetine göre değer kazanır. Niyetiniz ne ise o ibadetin değeri odur. Şöyle değerlendirelim: Öncelikli konu ibadeti fıkıh kitaplarındaki şartlarına ve şekline uygun yapmak olmalıdır. Öyle yapıldı ise ibadet olma değeri tutulmuş demektir. İbadeti yapmaya yönlendiren niyetimiz, Allah’ın rızasını kazanmak olur. Biz buna niyet eder, böyle yaparız. Bu arada birilerine yaptığımız iş hakkında bilgi verirken neyi kastettiğimiz ise sonraki bir ayrıntı olur. Gizli tutmak en iyisidir. Riskten uzak kalınmış olur. Bilgi verirsek maksadımız teşhir, duyurmak değilse sorun yoktur biiznillah.
Allah şifalar versin. Burundan alınan ilacınız hayatî bir tedavinin parçasıysa ve doktor size oruç tutmamanızı söylüyorsa, dinen bu tavsiye sizin için ruhsattır. Dinimiz, sağlığa zarar verecek orucu emretmez. Bu durumda oruç tutmazsınız, şifa bulursanız sonra kaza edersiniz. Şifa bulmanız mümkün değilse her oruç günü için bir fidye verirsiniz. Oruç tutamamak sizi günahkâr yapmaz. Bilakis Allah’ın tanıdığı kolaylıktan faydalanmanız gerekir. İçiniz rahat olsun, Allah sizi zorlamak istemez.
Selamünaleyküm. Genel bakış olarak meseleyi iyi yakalamışsınız. Siz kalbinizi sağlam tutunuz. Mümkün olduğu kadar oruçlu olduğunuzu hissettirmemeye çalışın. Orucunuz gündeme geldiğinde de konuyu uzatmayın. Bu konuda bir dengeleme unsuru olarak her zaman tuttuğunuz günleri ara ara terk ederek yaptığınızın farz gibi olmadığını ve kendinizi sivriltmeye yol açmadığınızı hissetmiş olursunuz. Allah mübarek etsin.
“Daha sonra tutarım” diye oruç tutmamak ibadeti hafife almak olur. Bunu da bir mü'min yapmamalıdır. Evet, tutmaya niyet etmeyen için altmış gün ceza gerekmiyor. Çünkü onun tavrı altmış gün ceza ile dahi kapanamayacak kadar ağır bir hatadır. İbadetleri imanımızın gereği olarak yerine getirdiğimizi bilmeliyiz ve her ibadetin karşılığı cennettir veya cehennemdir.
açlık konusundaki diğer fetvalar
Ramazan ayında Ramazan orucu dışında bir şeye niyet edilemez. Belirttiğiniz orucu da size tavsiye etmeyiz. Onun yerine sünnete göre yemek yemeye çalışın.
Oruç başlamadan yani imsak vaktinden önce yenip içilen şeylerin hepsi sahur yemeği hükmünde olur. İğne vurulmak veya deriye bant yapıştırmak bu bakımdan aynıdır, hiçbirinden oruca zarar gelmez. İmsaktan sonra ise deriye bant yapıştırılması şeklinde olandan oruca bir zarar gelmez. Hap veya iğne şeklinde vücuda verilenler orucu bozabilir. Bunların orucu bozacağını kabul etmek daha evladır.
Aleykümselam. Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, bulsa yiyecekti. Nimetler haram değildir. nimetlerle azmak haramdır. Fakirin hakkını yok saymak sıkıntıdır. Bu iki çizgi arasında mutedil bir tutum içinde olmalıyız.