İslami Delil
Aramaya dön
Fetva

Fetva Meclisi

Soru

Sihir ve büyü yapmayı öğreten birini buldum. Çok iddialı bir öğretme tekniği varmış. Büyü yapmayı iyi niyetle yani kötülere karşı kullanmak için öğrensem günah olur mu?

Cevap

Bunun adını ATEŞLE OYNAMAK olarak koyabiliriz. Sihir, büyü kesin haramlardandır. Yapılması, öğrenilmesi, öğretilmesi de haramdır. Âlimler, bu işleri öğrenmek kâfir olmak mıdır sadece büyük günah mıdır diye münakaşa etmişlerdir. Bu da konunun ne kadar ağır bir risk taşıdığını gösterir. Müslüman haramlardan uzak durur. Uzak durduğu kadar da dinini korur. Haramlar bizim kırmızı çizgilerimiz olmalıdır. Bu sakıncayı sadece büyü ve sihir için de söylemeyiz. Yasak ve şer olan, kötülük olan ne varsa onun yapılması kadar öğrenilmesi, ona kapı aralanması aynı şekilde haram olur. Ateşle oynamak akıllıca değildir.
Orijinal kaynak

Benzer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Mü'mini kesin sınırlarla bağlayan sadece Kur'an ve Sünnet'tir. Bu ikisi dışında kesin bilgi, kural yoktur, olamaz da. Sözünü ettiğiniz kelime Ashabı kiramın bilmediği bir kelimedir. Onların bilmediği ise dinden değildir, olamaz da! Birilerinin çok önem vermesi, ilgilenmesi ona din niteliği katmaz. İnanmayız, inanmayı gerekli görmeyiz. Reddetmek için bir gayret içinde de olmayız. Herkes kendine bir meşgale buluyor, birileri de öyle bir meşgale bulmuş olabilir. Bize Kur'an ve Sünnet yetmelidir.

Cifir, büyü gibi haram mıdır? Cifire karşı korunma maksatlı cifir ilmi kullanıla
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

İslâm dini, büyük günahlar arasında saydığı sihri şiddetle yasaklamış, Kur’ân-ı Kerîm’de sihir yapanların ahiretten nasibi olmadığı ve bunu yapanların şerrinden Allah’a sığınılması gerektiği vurgulanmıştır. (el-Bakara, 2/102; el-Felak, 113/4) Hz. Peygamber (s.a.s.) de sihir yapmayı yedi büyük günah arasında saymıştır. (Buhârî, Vesâyâ, 23 [2766]; Hudûd, 44 [6857]; Müslim, Îmân, 145 [89]) Cahiliye devrinde sihir/büyü çok yaygındı. Cincilik, kâhinlik, yıldızlardan hüküm çıkarmak, fal oklarına başvurmak, iplere düğüm atıp üflemek gibi işlemler yapılırdı. Müşrikler bu durumun da etkisiyle işi, Kur’ân’ın bir sihir eseri olduğunu ileri sürmeye kadar vardırmışlardı. (Sâd, 38/4; ez-Zârîyât, 51/52) Sihre ve büyüye karşı en etkili çözüm, Allah’a sığınmak ve O’na güvenmektir. Hz. Peygamber (s.a.s.), her şeyin şerrinden Allah’a sığınarak sürekli Felak ve Nâs sûreleri ile Âyetü’l-kürsî’yi okumuştur. (Buhârî, Vekâlet, 10 [2311]; Fezâilü’l-Kur’ân, 10, 14 [5010, 5016-5017]) Ayrıca o, torunları Hz. Hasan (r.a.) ve Hz. Hüseyin’i (r.a.) nazar, büyü ve benzeri olumsuzluklardan korumak için şu duayı okumuştur: أَعُوذُ بِكَلِمَاتِ اللَّهِ التَّامَّةِ مِنْ كُلِّ شَيْطَانٍ وَهَامَّةٍ وَمِنْ كُلِّ عَيْنٍ لاَمَّةٍ “Her türlü şeytan ve zehirli haşarattan ve bütün kem gözlerden Allah’ın eksiksiz kelimelerine sığınırım.” (Buhârî, Ehâdîsü’l-enbiyâ, 10 [3371]) Bunun yanında sihre maruz kaldığını düşünen bir kimsenin, şifayı Allah’tan umarak güvendiği insanlara müracaatla kendisine Kur’ân okutması ve dua ettirmesinde bir sakınca yoktur. Din İşleri Yüksek Kurulu 28 Eylül 1979 tarih ve 1883 sayılı kararında Cenâb-ı Hak’tan şifa umarak hastalara Kur’ân-ı Kerîm ve şifa ile ilgili dualar okumanın caiz, halkı kandırmak ve gaipten haber vermek amacıyla üfürükçülük yapmanın ise dinen yasak olduğunu belirtmiştir.

Büyü ve sihirden korunmak için ne yapılmalıdır?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Sihir kavramı iki anlamda kullanılmaktadır: Birincisi; cinler veya tabiatüstü olduğuna inanılan güçlerle yakınlık kurduğunu iddia ederek ve/veya gizli güçler atfedilen kemikler, cisimler, şekiller ve isimler gibi bazı nesneleri kullanarak iksir, tılsım, efsun vb. şeyler yapmak suretiyle ortaya koyulan işlerdir. İkincisi ise; el çabukluğu, göz boyama, renk ve duyu yanıltması, yaldızlı sözler söyleme, çeşitli ilaç, kimyasallar, teknik aletler kullanma gibi yollarla insanlarda farklı bir algı oluşturmayı amaçlayan işlemlerdir. İslâm geleneğinde bu tür uygulamalar da sihir kavramıyla ifade edilmektedir. Türkçede, sihir ve büyü kelimeleri eş anlamlı olarak kullanılmaktadır. Kadim toplumlarda yaygın olmakla beraber tarihin her döneminde insanların ilgisini çeken ve varlığını devam ettiren sihrin, yukarıda ifade edilen unsurları kullanarak birine iyilik ya da kötülük etmek veya onu zararlardan korumak, maddî-manevî bir menfaat sağlamak gibi amaçlarla yapıldığı görülmektedir. İslâm dini, sihirle uğraşmayı büyük günahlar arasında sayarak yasaklamıştır. (Buhârî, Tıb, 48 [ 5764]) Kur’ân-ı Kerîm, sihirle uğraşanların ahirette nasibi bulunmadığını ve onların şerrinden Allah’a sığınılması gerektiğini ifade etmiştir. (el-Bakara, 2/102; el-Felak, 113/4) Zira şeytan, cinler, ruhlar ve yıldızlar gibi varlık veya nesnelere Allah’ın kudreti üstünde bir güç nispet eden, onlarda olağanüstü bilgi ve güç iddiası varsayan bütün sihir türleri, İslâm’ın tevhid ve tevekkül inancına aykırı olup kişiyi şirke kadar götürebilmektedir. Nitekim Hz. Peygamber (s.a.s.) bir hadisinde, o günkü uygulamalardan biri olan düğüm yapıp sonra ona üflemek suretiyle sihir yapanların şirk koşmuş olduklarını ve nazar gibi etkilerden korunmak amacıyla bazı nesnelere sığınanların, Allah’ın yardımından mahrum kaldıklarını beyan etmektedir. (Nesâî, Tahrîmu’d-dem, 18 [4079]) Zira Müslüman’ın, kendisini her an koruyan, gözeten, dualarına icabet eden ilahi kudreti bırakıp Allah’ın verdiğinden başka bir gücü olmayan âciz varlıklara sığınması, İslâm’ın ilkelerine aykırı bir davranıştır. Bunların dışındaki göz bağcılığı, el çabukluğu, telkin gibi çeşitli beceri, teknik ve yöntemlerin kullanılması suretiyle insanları yanıltmaya, aldatmaya, zarara uğratmaya ve maddî-manevî yönden istismar etmeye yönelik davranışlar ise günahtır. Bununla birlikte el çabukluğu ya da göz boyama gibi usûlleri kullanarak sadece insanları eğlendirmek maksadıyla yapılan gösteriler dinen sakıncalı bir unsur barındırmadığı sürece bu kapsamda değerlendirilmez. Sonuç olarak müminlerin sihir veya büyü kapsamında değerlendirilecek her türlü davranıştan özenle kaçınması ve bu tür işlerle meşgul olanlara asla itibar etmemesi, sihirbazların, cinci ve üfürükçülerin tuzağına düşmemesi gerekir. Sihre maruz kaldığını düşünen kişiler, çare olarak alacakları tıbbi destek yanında, Hz. Peygamber’in (s.a.s.) öğrettiği dualarla Allah’a (c.c.) sığınmalıdır.

Sihir veya büyü yapmanın ve yaptırmanın dinî hükmü nedir?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Şunu kaydedelim: Şu anda sihir ve büyünün varlığından çok algısı etkilidir. İnsanlar iç darlıklarını, karakter sorunlarını, çevre bunalımlarını, pek çok hastalıklarını sihir büyü üzerinden yorumlamayı tercih etmektedirler. Ortada ne o çapta bir sihir vardır ne de sihir çözebilecek “hoca” vardır. Algısı kendisinden büyük bir sömürü söz konusudur. Bu tespitten sonra mü'min insanın böyle şeytani şeylerden korunması için dikkat edeceği şeyleri tespit edebiliriz: Allah’a tevekkülünüz tam olsun. Tevekkülünüz imanınızı yansıtacaktır, unutmayınız. Allah’a tevekkül eden biri olarak çokça zikir yapmalısınız. Haramlardan uzak duracaksınız. Özellikle sabah namazını cemaatle kılmaya dikkat ediniz. Evinizde Bakara suresini sık sık hatmediniz. Felak ve Nas surelerini sabah akşam muhakkak okuyun. Yatmadan önce Bakara suresinin son iki ayetini (Amenerresülü) okuyun. Âyetelkürsi’yi sabah akşam okuyun. Hasbunellah ve ni’mel vekil çokça deyin. Bunları çocuklarınıza yani kendisi okuyamayacaklara da okuyun.

Hocam ailemize sihir büyü yapıldığını zannediyorum. Hocalara gittik ama tam bir
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Bununla oyalanmayın. Bakın oyalanmayın diyorum. İşinize bakın, nasibinizi arayın. Kim bilir Allah Teâlâ sizi hangi belalardan koruduğu için önünüzü kapatıyor, vakti gelince de açacak. O'na dayanın, sebeplere sarılın.

Esselamu Aleyküm Muhterem hocam. Pazar sohbetlerinizi takip ediyorum,inşaAllah f
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Haram olan bir şeyi icra etmek veya zaruret olmadan seyretmek, icra edilmesine katkıda bulunmak o harama ortak olmaktır. Ancak küfür yani dinden çıkmak o haramı inkâr etmekle gerçekleşir.

Hocam sihir veya büyü içerikli film izlemek insanı küfre sokar mı yoksa sadece g

büyü konusundaki diğer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bu söyledikleriniz şirk değilse bile cahilliktir. İnsanların zafiyetlerini ve korkularını bu şekilde sömürenlere alet olmamak gerekir. Bize Rabbimiz yeter. İmanımız bizi her yerde mü'min kimliğimizle tutmalıdır. Gayret edelim, dökülmeyelim. Allah hepimizi muhafaza buyursun.

Hocam bazı isteklerimizden dolayı şeyhlerin yanına gidiyoruz bize muska yapıyorl
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Böyle bir ayrıntı bilmiyorum. İsabetli bir görüş olduğunu da zannetmiyorum.

Hocam ben hacamat oldum. İlk seans omuzdan ikinci seans bel bölgesinden ve üçünc
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

İyi oldu isen ne güzel, şükret. Hâlâ hasta isen tekrarından uzak dur. Hepimiz insanız, ilk defa girdiğimiz bir odada bile bu kadar heyecanlanabiliriz, abartmaya ve ürkmeye gerek yoktur. İbadetinize devam edin. Sabah ve akşam zikir yapın. En az yirmişer dakika zikir yapın, geçer biiznillah. Bu arada doktoru da ihmal etmeyin.

Hocam birkaç gün önce mide şişmesi sebebiyle doktora gideceğim gün büyü bozduğun
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Olabilir ama şu bilinmelidir ki o sektörün büyük bölümü sömürülecek müşteri arayanlardan oluşur.

Cinler vasıtasıyla muska ve musallat çözen insanlara evde muska olup olmadığına
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Falcı ve gaipten haber verdiğini iddia edenlere inanmadığı halde gidenin tevbe etmediği sürece, kırk gün namazı kabul olmaz. İnanarak gidenin ise zaten imanında sorun oluşur maazallah. Buradaki namazın kabul olmamasını âlimler “o namazdan sevap kazanamaz” şeklinde yorumlamışlardır. Kıldığı namazlar üzerindeki namaz görevini düşürür.

Hocam büyücüye veya falcıya gidenin kırk gün namazı kabul olmuyor. Bu ne demekti
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Yakıp atabilirsiniz.

Hocam evde İbranice yazılı bir büyü buldum. Ne niyetle yapıldığını bilmiyorum, b

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.