Fetva Meclisi
Soru
Hocam kafamı kurcalayan iki mesele var: 1- En büyük günahlardan biri malumunuz livata (lutilik). Ters münasebet de her ne kadar büyük günahlardan sayılmasa da ayet ve hadislerde küçük livata olarak adlandırılmış olup şiddetle menedilmiş, lanetlenmiştir. Oysa ki toplumumuzda batı kültürünün ve İslam dışı yaşantının etkisiyle hayli artmıştır. Bir hadisi şerifte, Allah bir erkek, yine bir erkek veya kadınla arka yoldan münasebet kurarsa Allah ona kıyamette rahmet nazarıyla bakmaz buyurulmaktadır. Bu hadisi nasıl anlamalıyız? 2- Zina edenler de Allahın kıyamette rahmet nazarıyla bakmayacağı 7 zümreden biri midir?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Livata en çirkin günahlardan biridir ama onu yapan dinden çıkmaz. Hemen büyük bir tevbe ile tevbe edip Rabbine koşmalıdır.
Selamünaleyküm. Yapılan hatanın hacmi ve adı ne olursa olsun tevbeden sonra hiçbir hata hata olarak kişiye kayıtlı kalmaz. Yeter ki tevbe ciddi olsun, samimi olsun, tevbe korunsun. Tevbenizi koruyun, istiğfar edin umutlu olun.
Her şey tevbene bağlı; ne kadar samimi ve ne kadar kalıcı, gerçekçi tevbe yaptın ona bağlı. Tevbeni hayatın ve imanın, insanlığın bildi isen bir zararı yok devam et yoluna. Tevbe gerçekçi ise geçmişi tertemiz yapar. Unut bunu ve asla hatırlama, hatırlatma! Allah affedicidir; tevbene güveniyorsan Allah’a da güven.
Büyük günahlardan tevbe edilmesi gerekir. Tevbe, geçmişe pişman olmak ve tekrar yapmamaya ahdetmektir. Tevbe yapılmaması durumunda ya da tevbe kabul edilmemesi hâlinde günahlar ahirete kalmış demektir. Ahirete kalan günahlar da Allah Teâlâ'nın dilemesine göre muamele görür. Ya mağfiret buyurur ya da kulun hak ettiği azabı çekmek üzere cehenneme atılmasını emreder. Allah Teâlâ hepimizi cehenneminden muhafaza buyursun.
Tevbe var tevbe var. Tevbene bak. Onun dinin ve iffetin bil. Gerçekçi ol. İbadetlerinle tevbeni takviye et. İnşaallah sonu hayır olur.
Tevbe et. Tevbe et ve kurtul. Tevbe temizler. Gerçekten ve samimi bir tevbe yeniden doğmaktır. Tevbe et, kurtul ve mü'mince yaşamaya kararlı ol.
ahiret konusundaki diğer fetvalar
Cennete girenler için bir sorun yok. Orada kim kiminle olmak istiyorsa onunla olacak. Ama cennetle cehennem arasında bir gitgel mümkün değil. Oradakiler başkaları olarak ebediyen kalacaklar. Çok gayret edelim, çok çaba gösterelim. Konuşulduğu gibi hafif bir olay değil ahiret!
Bir Müslüman kadının iki görevi vardır. Biri Rabbine karşı görevidir ki o namazdır, oruçtur ve benzeri şeylerdir. Bir de eşine karşı mübah olan görevleri vardır. Hangi görevini aksatmış ise o aksaklık için vebale girmiş olur. Eşine karşı olan görevlerinin önemli bir bölümü eşinin yatak odası ilişkilerine karşı ona sadakatidir. Namazla bunun bir ilgisi yoktur. Bir hanım efendi, eşine karşı kusur etmiş ise veya eşi ona karşı kusur etmiş ise ilk fırsatta helalleşmelidirler. Ölümün vakti belli olmadığına göre helalleşmenin geciktirilmesi anlamsızdır. Eğer helalleşme olmadan ikisinden biri öldü ise kalanın dualar ederek, hayırlar yaparak aralarındaki sorunu çözmeye yardımcı tutumlar içinde olması gerekir. Ahirete kalan hesaplar çok vahim sonuçlar getirecektir. Orada kimse kimseye iyi davranmayacak. Anneler, eşler hep birbirlerinin düşmanı olacaklar. Sadece Allah için olan dostluklar fayda verecek. Aman çok dikkat edelim. Kibir gurur yapmayalım. Helalleşelim, kazanan biz olalım.
Cennet, cennete girenlerin HER İSTEDİĞİNİN gerçekleşeceği yerin adıdır.
Her şeyin aslı imandır. İmanı bulunan ama ibadet eksikliği olan için hayır kapıları açıktır.
Nafile namazların farzlardaki eksikleri tamamlamada kullanılacağı bilgisi doğrudur ama kaç rekat kaç rekata sayılacak şeklinde bir bilgimiz yoktur. Bunlar ahirete müteallik meselelerdir, buraların ölçüleriyle tartışılması doğru olmaz.
İmanımıza ters düşen sözleri söyleyenlere hidayet duası yapar, derin tartışmalara girerek onun bataklığını daha derine hale getirmemeye çalışırız. Allah'a emanet olun.