Fetva Meclisi
Soru
Bir insan Allah katında çok büyük günahlar işlese, mesela zina, hırsızlık, livata, anneye asi olma gibi... sonradan tövbe etse ama tövbesi samimi olmasa yani pişman olmasa yaptığından fakat bir daha bu günahlara dönmese Allah bu günahları affeder mi? Allah bu günahlardan ahirette sorgular mı?
Cevap
Benzer fetvalar
Elbette kişiden kişiye günahın ağırlığı da değişir ama aynı ağırlık, o ağırlığa karşılık olacak bir tevbe ile biiznillah kalkar. Kul, günah işledikten sonra hemen tevbeye sarılmalıdır. Tevbe ciddi bir pişmanlık ve o pişmanlığı doğrulayacak eylemler demektir. İşlenmiş günaha sevk eden ortam ve sebepleri kaldırmak, kötülüğün yerine iyi işleri yerleştirmek, çokça istiğfar etmek, ibadete ağırlık vermek, çok Kur'an okumak bu doğrulayıcılardandır. Yarın ve daha sonra ne olacağına ise takılmamak gerekir. İnsan en çirkin günahı işledikten sonra bile en iyi kullardan olabilir. Bu kapı tevbesini koruyan ve kendisini yenileyen herkes için geçerlidir. Herkes için!
Müslüman hatırladığı günahlara özel olarak pişmanlığını ifade ederek tevbe etmelidir. Hatırlamadıklarına da "bütün günahlarımı" veya "unuttuğum ve tevbe etmediğim günahlarımı/kusurlarımı affet" şeklinde tevbesini dile getirmelidir.
Selamünaleyküm. Eskileri unutabilen ve tekrarlamayan tevbe etmiş demektir. Tevbe eden de günahlarından kurtulur. Eskileri unutun, tekrar yapmayın. 'Helal ettim' demeniz yeterlidir.
Tevbe var tevbe var. Tevbene bak. Onun dinin ve iffetin bil. Gerçekçi ol. İbadetlerinle tevbeni takviye et. İnşaallah sonu hayır olur.
Bu tespit bazı durumlar için doğru olabilir ama özel bir eğlenme kastı gibi kasıt olmadıkça tevbeyi öyle veya böyle gerçekleştirmek en doğrusudur.
Tevbeniz tevbedir. Gerisini karıştırmayın. Bir daha da geri asla dönmeyin. Allah sizi de bizi de korusun.
affolunmak konusundaki diğer fetvalar
Bu düşünceniz işlediğiniz eski hatalardan daha ağır bir hatadır. Siz adeta Allah Teala’nın sizi affedemeyeceğini söylemiş gibi oluyorsunuz. Siz neden tevbenizi yapıp ona sarılmıyorsunuz? Tevbe edin tevbesini koruyan tertemizdir, tertemiz ne demek biliyor musunuz? Şeytan sizi onun için daha ucuz bir yöntemle bitirmek istemektedir, akıllı davranmanız ve sizin onu bitirmeniz gerekir değil mi? Tekrar düşünün ve kendinize yeni bir rota belirleyin. Yapmanız gereken budur.
Kadın ve doğum sözcüklerinin mü'mine ve saliha bir kadında birleşimi ile büyük bir ecir oluşacağından şüphe yoktur. O kadar ki Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemin, doğum yaparken ölen kadını şehit saydığına dair hadisler vardır. Bu da kadının doğum ile ne büyük bir ecir kazandığını gösterir. Özellikle mücerret bir doğum yapmakla doğumdan önceki hataların affolmasına dair sahih ve sarih bir bilgi sahibi değilim. Tevbe edilmedikçe büyük günahların affolmayacağını bilmeliyiz. Tevbeden sonra ise umudumuz göklerden daha geniştir biiznillah.
Kamuya mal olmuş ve birden çok insanı hatta kitleyi etkilemiş bir hatanın tevbesi evde oturup istiğfar etmek değildir. Tek tek insanları bulup helalleşmek de neredeyse mümkün değildir. Bu nedenle kamuya mal olmuş bu tür hatalar için bir tür KÖTÜ SONUCU GÖSTERME manasında böyle buyurulmuştur. Yoksa tevbe ettikten sonra affolunmayan günah yoktur elbette.
Şunu kesin bir kural olarak bilmeliyiz: Bir kul günah işlediğinde Allah’a karşı hata etmiş olur. Tevbe ederse ve tevbenin içini doldurursa Allah onu affeder. Tertemiz olur ve öyle dirilir. Bunda şüphemiz yoktur. Kulun işlediği günahın başka bir kulla bağlantısı varsa yani KUL HAKKI söz konusu ise hiçbir tevbe çeşidi o kul hakkını silmez. Allah Teâlâ, kendisine karşı işlenen suçları affediyor, kulun kula karşı hakkını silmiyor. Şehit bile olsa kul, durum budur. Tek çare de suç işleyen kulun hakkını ihlal ettiği kul ile helalleşmesi veya kıyamet günü yüzleşmesidir. Başka bir çare yoktur. Bu kural kesindir ve asla esnek değildir.
Bir milyon ya da bin yıl zikir sevabı ile ilgili bir bilgi hadis kitaplarında geçmemektedir. Ancak Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemin şu müjdeleri kaynaklarımızda geçmektedir: “Bir kimse günde yüz defa sübhânallâhi ve bi-hamdihî derse, onun günahları deniz köpüğü kadar bile olsa hepsi bağışlanır.” (Buhari, 6405) Namazların akabinde 33 defa sübhanallah, 33 defa elhamdülillah, 33 defa Allahuekber dedikten sonra "لَا إِلَهَ إِلَّا اللَّهُ وَحْدَهُ لَا شَرِيكَ لَهُ، لَهُ الْمُلْكُ، وَلَهُ الْحَمْدُ، وَهُوَ عَلَى كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ" diyenin de deniz köpüğü kadar günahı olsa bağışlanacağı da Müslim’de 597. hadisi şerifte geçmektedir. Yine aynı zikri günde yüz defa yapanın 100 sevap yazılıp 100 günahının silineceği, on köle azat etmiş gibi sevap verileceği hadisi şerifte geçmektedir. (Buhari, 3293) Bu gibi zikirler ve müjdelere dair bilgiler internette doğru olmayan şekillerde çok fazla bulunmaktadır. Bu yüzden İmam Nevevi rahmetullahi aleyhin “Ezkâr” isimli kitabı gibi muteber kaynaklardan bakmak çok daha isabetli olacaktır.