Fetva Meclisi
Soru
Hocam ben üniversite okuyorum. Hâliyle kampüste her türlü günahın merkezindeyiz. Her ne kadar kendimizi korumaya çalışsak da maalesef arkadaşlarımız o günahın batağında. Kibar bir şekilde uyarıyorum ve yapılan şeyin kendisine zararlı olduğunu belirtiyorum. Tekrarını görürsem bu sefer dilim biraz daha sert oluyor ve kalbini kırmadan kötü yoldan çevirmeye çalışıyorum. Ne yaparsam yapayım günahta ısrar ediliyor. Ben kendimde büyük bir vebal hissediyorum. Yapabileceğim başka bir şey var mıdır?
Cevap
Benzer fetvalar
İşlediğin günah her ne ise, o senin bir hatan olmuş. Şeytan seni kandırmış. Bu durumun ise ikinci hatandır. Şeytan seni, Allah’ın rahmetinden, mağfiretinden umutsuz hâle getirerek seni iki kere çökertmeye çalışıyor. Yapman gereken şey, madem günahından tevbe ettin hızlı bir şekilde iyilik yolunda ilerlemen olmalıdır. Gerisi doğru değildir. Bir de bu açıdan düşünmeye çalış.
Bu düşünceniz işlediğiniz eski hatalardan daha ağır bir hatadır. Siz adeta Allah Teala’nın sizi affedemeyeceğini söylemiş gibi oluyorsunuz. Siz neden tevbenizi yapıp ona sarılmıyorsunuz? Tevbe edin tevbesini koruyan tertemizdir, tertemiz ne demek biliyor musunuz? Şeytan sizi onun için daha ucuz bir yöntemle bitirmek istemektedir, akıllı davranmanız ve sizin onu bitirmeniz gerekir değil mi? Tekrar düşünün ve kendinize yeni bir rota belirleyin. Yapmanız gereken budur.
Aleykümselam.Asıl endişe etmeniz gereken durum, bu düşüncenizdir. Şeytan becerip sizi, derin düşünme oyunuyla oyalıyor. Düşünmeyin bir süre bunları. Kibir, riya ne olursa olsun kulluğa devam etmeyi kararlaştırın ve tatbik edin.
Böyle bir endişe taşıman bile güzel, sen düzeltmek için değil, düzeltmeye çalışan biri olmak için gayret edeceksin. Kalpler Allah'ın elindedir. O dilediğini hidayet eder. Sen vazifeni yap, gerisine takılma.
Mü'minin iman hayatı bir ağaç gibi büyür. Onu sularsınız ve o milim milim büyür ama sonunda koca bir çınar olur; iman da böyledir. Siz imanınızı büyütmeye bakın. Açık bir eksiğiniz hatanız olmasın. Heyecanınızı azaltmayın. Umudunuzu kırmayın. Aza ve yetersize razı olmayın, önünüz açık olur biiznillah. Sabırla yol almaya devam edin. Göreceksiniz Allah Teâlâ sizi daha güzele sevk edecektir. Allah’a emanet olun.
Evet, bu sorun size mahsus bir sorun değildir. Kitleler bazında sahiplenilmiş bir din davasından ne yazık ki her alanda yoksunuz. Bu da gösteriyor ki Rabbimiz bizi, bulunduğumuz alanlarda tek başına bir ümmet gibi görmek istiyor. Kimse yoksa sen varsın ya! Peygamberlerin ve onların izinden gidenlerin kaderi budur. Ne mutlu size ki bu yalnızlığı dert edinmemeye hazırsınız. Kalabalıkları beklemeyin, kendinizi dik tutarak tek başına bir ümmet olmaya çalışın. Yüreğiniz dininizi ve bütün insanlığı kuşatacak çapta olsun. Yalnızlıktan yılmayın. Mahzun olmayın. Şeytanın size yapabileceği baskılardan biri budur; kimse yok diyecektir size. Melekler var ve sizin büyük yüreğiniz var Allah’ın izni ile. İmanınızı her an çalınabilecek bir mücevher gibi koruyun. Şüpheler ve tereddütler ortamına bulaşmamaya çalışın. Size yenilik ve atılım gibi gösterilebilecek ama imanınızı sarsacak ortamlardan, fikirlerden uzak durun. Haramlardan kaçının, haram şüphesinden bile uzak durun. Namaz başta olmak üzere ibadetlerinize ciddiyetle sarılın. Kur'an okuyun. Mü'min kardeşliği korumayı imanınızın gereği olarak bilin. Bulunduğunuz ortamın doğal İslam davetçisi olarak yaşayın. Kalbinizin Allah ile bağlantısını güçlü tuttuğunuz sürece de işte siz, insanlık oldunuz ümmet oldunuz tek başınıza. İlgilenmeyin gerisi ile o zaman. Allah yardımcınız olsun, yolunuz mübarek olsun.