Fetva Meclisi
Soru
Hocam ben sizin bütün kitaplarınızı okudum ve gerçek bir mümin olmaya çalışıyorum ama çok günahım varmış gibi geliyor. Gençlerin ibadetlerinde daha fazla sevap olduğunu biliyorum ama bunu huşu içinde yaptığımı düşünmüyorum. Bir de ben kapalıyım, diz kapağının altında giyiniyorum. Pantolonlarım da bol. Baş hizamı geçmeyecek şekilde topuzum var ama yaptığımın yanlış olduğunu söylüyorlar. Ne yapacağımı bilmiyorum uzun ferace giyinmek istiyorum ama çevremden etkileniyorum. Nasıl bir tesettürlü olacağımı bilmiyorum, bana yardım eder misiniz?
Cevap
Benzer fetvalar
Aleykümselam. Allah yardımcınız olsun. İman böyle bir şeydir; kâh Ebu Cehil engel olmaya kalkışır kâh çevre. Mü'min her durumda kazanmak zorundadır. İster çevremiz olsun isterse nefsimiz, kim olursa olsun bizi Rabbimizin yolundan alıkoyan, bizim hedefimiz kazanmak olacaktır. Bu esnada karşılaştığınız zorlukları size özel zannetmeyin; bütün iman edenler imtihan olduklarına göre herkes için bir çeşit sıkıntı vardır aslında. Bazıları ne için neden yaşadığını idrak etmekten mahrum oldukları için olup biteni anlamayabilirler. Onlar da bizim için örnek değildir zaten. Sizi tebrik ederim. Genç yaşınıza rağmen imanınız sizin seviyenizi yükseltmiş, ne mutlu size. Gayret edin seviyeniz düşmesin. Bu sitenin MEKTUPLAR bölümünde size yarayacak bilgiler bulacaksınız. Allah yardımcınız olsun, ufkunuz imanla dolsun.
İnsan olarak sınanmak için bulunuyoruz bu hayatta. Dış düşmanlarla sınandığımız gibi insanlığımız ve imanımız bakımından iç dinamiğimizle de sınanacağız. Mü'min olduğumuzu söylediğimiz gibi o iddiamızın ne kadar yerleşik olduğu da görülecektir. Sizin yaşadığınız da budur. Şeytan size, bu yaşadıklarınızın çökme olduğunu söylerken sizin, içteki birikimin test edildiğini çökme olmadığını fiiliyatınızla söylemeniz gerekirdi. Yani kazanacağınız bir noktada kaybetmeye kayıyorsunuz. Tekrar algılamaya çalışın bu ince çizgiyi, rahat edeceksiniz biiznillah. İnsanların riyakâr olmaları veya olmamaları sizin için önemli olmamalıdır. Siz kendi kimliğinizle yaşayın. Siz dik durun, sabit kalın; çevrenize göre şekillenmeye kalkmayın. Bu da size güç katacaktır. İbadetlerinizde eksiklik olmasın. Bilhassa namazı ayakta tutun ki namaz sizi bu hayatın gelgitlerinden korusun. Kur'an okumaya bakın. İstikrarlı bir Kur'an okuma neticede sulanması ihmal edilmeyen bitki gibi içimizdeki iman hissiyatını aktif hâle getirecektir. Duanızı eksik etmeyin. Her gün binlerce kere güzel duaları tekrar tekrar dillendirin. Duanız kadar güçlü hissedersiniz kendinizi. Allah yardımcınız olsun.
Nasıl bir insan sıhhatini en üst derecede, hiçbir sorunla karşılaşmamış olarak yaşamak istiyorsa dinimiz de böyledir. Hiçbir günaha bulaşmadan, Allah'ın huzuruna tertemiz olarak çıkmayı hedef ediniriz. 'Şu kadar hastalanayım da sonra iyileşirim.'denemeyeceği gibi 'Şu kadar günahla idare edeyim, sonra düzelirim.' de denemez. Akıl bunun aksini kabul etmez. Çünkü bugün nefsine hâkim olamayan yarın nasıl hâkim olup 'Bırakırım.' dediği şeyleri bırakacak, 'Yaparım' dediği şeyleri yapacak? Onun için tertemiz olmaya çalışacağız. Bu hayatın sonrası mı var ki sonra yaparım diye beklenti içinde olalım? Bu size yazmak istediğim birinci gerçek. Ama asıl yazmak istediğim husus şudur: Kesinlikle ama kesinlikle, ne yaparsak yapalım yaptığımız şey, Allah'ın rahmetinden daha büyük, O'nun affını aşabilecek bir durumda olamaz. O'nun rahmeti ve affı, daima en öndedir. Bunun, bizim umudumuz olarak sürekli gözümüzün önünde durması gerekir. Ne yapıyor olursanız olun, O'nun affını geçemezsiniz. İki şeye dikkat edin yeter: Bir: İşi inadına yapmayın. 'Ne olacak?' türünden bir savunma yapmayın. 'Kulum, zavallıyım, eziliyorum, pişmanım.' deyin. İki: Hedefiniz, gayeniz cennetlik olmayı sağlayacak işler olsun. Yapabildiğiniz kadarını da yapın. Laf Müslüman'ı olmayın. Gayretli olun, sabırlı olun, umutlu olun. Ayrıntılara da takılıp kalmayın. Üniversite sonrası da demeyin. 'En kısa zamanda, hemen inşallah!' demeye çalışın. Allah yardımcınız olsun.
Bir talebe olarak yapabileceğiniz bununla sınırlı olabilir. Şunu unutmayacaksın: Senin mümin bir genç olarak vazifen dünyayı düzeltmek değildir. Vazifen gafil olmamak ve yapabileceğini yapmaktır. Sonuçlar Allah’ın takdirindedir. Sen kimsenin kalbine hükmedemezsin. Ama bütün kalplere sesini duyurmak için çırpınırsın. Bütün asırlarda bütün müminlerin kaderi böyle olmuştur. Belki bir adım ilerisi olarak senin bu hassasiyetini paylaşan bir sivil toplum çalışmasına katılırsın, katılmışları desteklersin. Bu kadar, gerisini Allah’a bırak. Uygulaman güzel, öyle devam et ve moralini bozma sakın. Sen ibadet yapıyor gibi yap, sonucu Allah’a sal.
Selamünaleyküm. Sizde iki önemli husus var. Birincisi, ayrıntılara çok takılıyorsunuz. Ayrıntılarla uğraşmayın, aslı kaybedersiniz. İkincisi de vaktinizi tam dolduramıyorsunuz. Kendinize faydalı işler üretin. Okumayı artırın. İbadetleri artırın. Sılayırahim yapın, ders dinleyin. Vaktinizi size yetmeyecek hâle getirin. Başka bir sorun yok inşaallah.
Tesettürün ne demek olduğunu, Rabbinin mü'min hanımlardan ne beklediğini o hâlde çok iyi biliyorsun. Çevren sebebiyle mi böyle düşünüyorsun yoksa kendi yaşantın seçimlerin açısından mı bunu güzel bir şekilde değerlendirmelisin. Ne istediğini, hayattaki beklentini netleştirmelisin. Sana tavsiyem; 2-3 ay kadar çevrene ve günlük meşguliyetlerine dikkat ederek geçirmen. Kendin için çok dua et. Namazlarını aksatma. Geçmişini bir kenara bırakarak önündeki günlere dair doğru kararları kendin ver. Geçmişi öne sürerek yarının heba etme. Bu tavsiyelere uyduktan sonra tekrar sürecini yazabilirsin. Fikrinde bir değişim var mı yok mu tekrar değerlendirelim olur mu!
başörtüsü konusundaki diğer fetvalar
Aybaşı olmaya başlamış bir kızın başını açmasının zararı olmaz, günah yazılmaz diyenin ya aklı yoktur ya da bir şey bilmiyordur. Ölümcül bir sebep olmadıkça buna günah yazılmayacağını kimse söyleyemez. Bu söz yanlıştır. Sonuna kadar başınızı örtme mücadelesi yapın. Okul veya benzeri başka bir ortamda devlet sizi silahı ile tehdit ettiğinde bir nebze gevşetebilirsiniz.
Dinimizin Müslüman kadına emrettiği kıyafet onu, yabancısı durumundaki erkeklerin gözünde dikkat çekmez şekle sokan kıyafettir. Renk önemli değildir. Siyah şart değildir. Zorunlu bir modeli yoktur. Ölçü önemlidir: Yabancı bir erkek baktığında kıyafetin içindeki kadın hakkında ayrıntı hissedemeyecek, Açık bir israf olmayacak, Yüzde yüz kâfirleri sembolize eden bir kıyafet olmayacak.
Küçük çocuğun fotoğrafına bakmak için haram değil diyebiliriz ama büyüğünü çağrıştıracaksa sakıncası gizli değildir.
İnsanız hepimiz. Elbette belli bir eğitim ve aşama gerekecektir nihai hedef için. Kendinizi yürüme açısından yolda kabul edin. Şeytan sizi tamamını yapamadınız diye yapabildiğinizden soğutmasın. En iyisini yapma aşkı ile yola devam edin ki Allah Teâlâ da tamamını yapmayı size yardım etsin.
Bilhassa üst kıyafetin altında pantolon bulunmasının sakıncası yoktur. Sakınca pantolonun müstakil giyilmesi ve beden hatlarını teşhir etmesindedir. Sizde bu oluşmuyorsa mesele yoktur.
Peçe, Müslümanlar olarak bizim kadınlarımıza ait önemli bir tesettür parçasıdır ama PEÇESİZ OLMAZ denebilecek bir kati çizgi de yoktur. Peçeye gerek bırakmayacak bir başörtü örtme ile de sorun çözülebilir. Yine de siz, peçeyi olmazsa olmaz görüyorsanız yüksek veya normal bütün lisansları uğruna iptal etmelisiniz.