Fetva Meclisi
Soru
Selamünaleyküm hocam. Sohbetlerinizi dinliyorum şu ana kadar bana en uygun cevaplar sizden geliyor. Allah razı olsun. Bir takım insanların cihad algılamasıyla bizlerin ya da birçok insanın cihad anlayışı neden uymuyor. Benim buradaki arkadaşlarımın eşleri çocuklarını eşlerini bırakıp cihad faziletine erebilmek için Suriyeye, Afganistana Çeçenistana gidiyor ve bunların çocukları daha bir yasında, üç yasında vs. Bu çocuklar eşler onlara emanetken bu yükümlülüğü bırakıp cihada gitmek ne boyutta doğrudur. Bunlar vebal üstlenmiyor mu? Cihadı açıklar mısınız? Canlı bomba olmanın hükmü nedir bunu da destekliyorlar. Allah razı olsun.
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Güzel kardeşim benim, Bu sözlerin çok samimi; ona itirazım yok ama istemekle uygun olanı yapmak aynı şeyler değildir. Hiçbir yerde insana ihtiyaç yok, desteğe ihtiyaç var her yerde. Destek de parayla, siyasetle oluyor. Sen yetiştir kendini, kapasiteli biri ol; binlerce şehit hazırlayacak işler yap. Daha iyi bir iş yapmış olursun. Sana dualar ederim.
Selamünaleyküm. Cihadın ülkesi olmaz. Mü'min, Allah için nerede bulunması gerekiyorsa orada bulunur. Bunu böyle bilmeliyiz. Mevcut durumda ise cihat söz konusu olan yerlerde, bizim onlara insan kaynağı olarak destek olmamız gereken yer bildiğimiz kadarı ile yoktur. Para, silah ve siyasi desteğe ihtiyaç vardır genelde. Buradan oralara cihat maksadı ile gitmeyi niyet olarak irdeleyemeyiz; herkesin niyeti Rabbi ile arasındaki bir sırdır; 'senin niyetin sahtedir' gibi bir söz kullanamayız ama şunu yaparız: Filan yere gidilmesinin gereği vardır/yoktur demek hakkına sahibiz. Mü'minler olarak Halifesiz bir toplum içinde yaşıyoruz. Başımız yok, hesabımız yok; herkes, uygun gördüğünü ya da zevkine uygun olanı yapıyor. Ne yazık ki, herkes kendi arzusunun müçtehidi durumundadır. Benim şahsi kanaatim, en büyük cihadın Türkiye'de olduğu şeklindedir. Buralar Hilafet diyarıdır, yıkılırken buradan yıkıldık, kalkarken de buradan kalkacağız biiznillah. Bu topraklarda faiz hükümran duruma geldi, kadın konusunda eridik, Şeriat ilkeleri ikinci plana itildi. Durum böyle iken, başka yerlere gitmek bir tür kaçmaktır. Oralardaki durumun cihat olup olmadığını konuşmuyorum, konuşamam da. Buradaki cihadı bırakıp oraya gitmeyi konuşuyoruz. Bu kardeşinizin kanaati, oradaki mü'min kardeşlerimizi dert eden bir mü'min, burada ekonomik destek için çalışsın, siyasi desteği yönlendirsin ama eşini ve çocuklarını ortaya salıp bedeni ile desteğe gitmesin şeklindedir. Aksi takdirde biz de, bir yerlerden mücahit getirip onun çocuklarını mı himaye ettireceğiz. Kanaatimiz budur ama o kardeşlerimizin başkasının kanaatine ihtiyaçları olmayacağını da zannederim.
Selamünaleyküm. Cihada mı gidiyorsunuz, elinizdeki cihattan mı kaçıyorsunuz, bunu iyi kararlaştırın. Siz, çocuklarınızı bırakıp gidince onları kurtarmak için de Suriye'den mücahit mi getirilecek? İyi düşünseniz olmaz mı?
Selamünaleyküm. Cihadı, dini nefsinize eğlence konularına alet etme, Allah'tan kork!
Selamünaleyküm. 1- Diyanetin takvimi şu anda daha güvenli, daha ciddidir. 2- Kadının farzı ayın olan ilimleri tahsil etmek için eşinden izin almadan bile evinden çıkması mümkündür. Kültür denebilecek bölüm için ise eşinin izni şarttır. Vakıf, cami veya başka bir yer değişmez. 3- Kadın veya erkek herkesin bir önceliklileri bir de önemlileri vardır/olmalıdır. Önce ÖNCELİKLİ olanlar sonra da ÖNEMLİ olanlar dikkate alınmalıdır. Kadının farz ilimlerden sonra en öncelikli işi eşine ve çocuklarına karşı sorumluluklarıdır. Eşini ihmal edeceği veya çocuklarını erteleyeceği bir iş için kadın CİHAT ADIYLA DA OLSA evini terk edemez. Zira bütün cihat meydanları, ancak kadınların evlerindeki görevlerini hakkıyla yapmasıyla doldurulabilir. En büyük cihat kadının cihadıdır. Kadın da öncelikli cihadını bırakarak önemli denebilecek bir cihada çıkamaz. 4- Herkesin cihat görevi, imkânlarıyla sınırlıdır. Bu imkân, bilgi, kapasite, çevre ve benzeri şartlardan oluşur. 5- Zekâtı verildikten sonra para biriktirmenin günahı yoktur. Bu bir itimatsızlık da değildir. Sadaka vermek bir fazilettir, herkes fazilet sahibi olmayabilir. Allah'a emanet olun, sa'yiniz meşkûr olsun.
Selamünaleyküm. Farzı ayın bir durum olmadıkça kadının eşine karşı görevi dışarıdaki bütün görevlerinden daha önemli ve önceliklidir. Bir erkek böyle bir durumda farzı ayın olmayan ya da mubahlığında tereddüt ettiği işlere katılmasına karşı eşine engel getirebilir. Bunun fıkıh boyutu böyledir.