Fetva Meclisi
Soru
1,5 yaşında bir oğlum var. Bir toplulukta Kur'an-ı Kerim okunurken veya ben yanında okurken Kur'an'ı eline alana kadar ağlıyor. Başka bir kitap almayı kabul etmiyor. Ben de sürekli yanımda olduğu için onun yanında okumak zorunda kalıyorum ve susması için bir Kur'an da onun eline veriyorum. Kur'an'ı yere atmıyor veya yırtmıyor ama yine de çocuğun eline Kur'an vermenin uygun olup olmaması konusunda şüpheye düşüyorum. Hem Kur'an'a aşina olsun istiyorum hem de hatim toplantılarına katılıyorum. Bu durumda nasıl davranmalıyım?
Cevap
Benzer fetvalar
Bunun çok özel bir anlamı olması gerekmiyor. Sizin hissedemediğiniz bir ortamda mesela uykulu iken öyle bir ses onu ürkütmüştür, o korkuyu atamamış olduğu için sizin duyurmanızla ürkmesi canlanıyor. Buna takılıp kalmayın. Üzerine üzerine de gitmeyin. Cin ve benzeri şeyleri de üretmeyin durup dururken. Allah Teâlâ size ve yavrunuza afiyetler ihsan etsin.
Bu bir takıntıdır. Neden yaşın geçmiş oluyor ki? Böyle düşünme, hayatı kendi ellerinle daraltma kızım. Yapabildiğin her şeyi yap, annene yardım et, oku, yaz, el işi yap, becerini geliştir...
Aleykümselam. Bir bayan görme özürlü de olsa aybaşı durumunda Kur'an okuyamaz, Mushaf'a el süremez. Görme özürlülerin kullandığı Mushaf belki Mushaf kabul edilmeyebilir ama Kur'an okumada cevaz yoktur. O günlerinde dinleyerek öğrensin.
Allah yardımcınız olsun. Şöyle bir okuma/okur olma/okur düşünür çocuk yetiştirme planı yapabilirsiniz: Okumak sözcüğü sizin için ebediyen değişmeyecek şekilde Kur'an okumayı hatırlatsın size. Her gün siz ve çocuğunuzun annesi Kur'an okuyun. Annesinin okuyamadığı günlerde siz okuyun o dinlesin. Bir sayfa da olsa her gün Kur'an okuduğunuzu, her sabah evin perdesini açtığınız gibi bir hayat gerçeği olarak görsün yavrunuz. Okuduğunuz Kur'an hatim olarak bitince de evde bir dua merasimi yapın. Özel yemekler yapın. Bunları yavrunuz ve müstakbel kardeşleri izlesin. Göreceksiniz yavrunuz Kur'an’ımızı hayatının bir parçası gibi görecektir. Misafir geldiğinde de okuyun. Hep beraber okuyun. Hasatlık olunca da, az da olsa okuyun. Böylece ‘Oku’ emri ile başlayan kitapla tanışsın yavrunuz. Bir günde veya bir haftada yoğun okuma yerine günlük az ama sürekli olanı tercih ederiz. Bu aynı zamanda sizin maneviyatınızın güçlenmesine de vesile olacaktır. Evinize bereket inecektir. Bu noktadan sonra evinizde bir ilmihal kitabını her üç senede bir kere bitirin. Okuduğunuz kitaba notlar düşün, altını çizin. Anlayamadığınızı tekrar okuyun. Beraberce bir bilenden sormaya gidin. O kitap sizin fıkıh alt yapınızı oluştursun. Yalnız bu kitap çocuk için değildir. Onun için farklı yaşlarda farklı kitaplar alacaksınız. Üçüncü olarak da evinizde RİYAZUSSALİHİN adlı hadis kitabı bulunsun. O sizin musluğunuzdan akan su gibi size Peygamber aleyhisselamın ahlakını akıtacaktır. Onu evinizin suyu bilin. Erkam yayınları arasında çıkan sekiz ciltlik baskısını alabilirsiniz. O kitaptan, önceleri her hafta bir hadis ve şerhini okuyarak başlayın. Misafir gelince de okuyun, onlara da faydanız dokunsun. Misafirliğe giderken çocuğunuzun çamaşır çantasını götürdüğünüz gibi kitabınızı da götürün, gittiğiniz yerde de okuyun. Pikniğe giderken götürün. Böylece eviniz biiznillah salihlerin bahçesine dönüşsün. Sakın bir hadis ve iki sayfalık şerhi diye küçümsemeyesiniz yaptığınızı. Siz de bebek iken birkaç damla süt alıyordunuz ağzınıza ama bugün büyük bir adam/kadın oldunuz, değil mi? Damla damla büyümemiz realitemizdir. İlk zamanlarda kitabın üslubuna alışana kadar anlayamadığınız yerleri bir bilene sormanızda sakınca olmaz. İlk zamanlarda değil ama ileriki dönemlerde mesela iki yıl sonra bir tefsire ihtiyacınız olabilir. O zaman da M. Toptaş’ın ŞİFA tefsiri ile başlarsınız. Kısa surelerin tefsirini okursunuz. Fatiha suresinin tefsirini okursunuz. Onu o zaman programlayabilirsiniz. Evinizde üç kitaplık bulunsun. Birinci kitaplıkta evdeki herkesin ve gelmesi muhtemel misafirlerin sayısında Mushaf olsun. O kitaplığa MUSHAF KİTAPLIĞI deyin. Oraya başka kitap koymayın. İkinci kitaplıkta diğer kitaplarınız bulunsun. Üçüncü kitaplığı da çocuğunuzun/çocuklarınızın kitaplığı olarak belirleyin. Çocuklar o kitaplığı kendilerinin olarak bilsinler. Onlar için yaşlarına göre kitaplar alın, oraya koyun. Önceleri kitaplarını yırtsa da ses çıkarmayın. Onun kitabı yırtması bile bir okutma eğitimi olacaktır biiznillah. Evinizde bir genel ansiklopedi bulunabilir. Müslüman yayın evlerinin çıkardığı romanlar bulunabilir. Yazarı mü'min olmayan kitapları evinize sokarken bile bile zehir kullanacağınızı unutmayın. Her şehirde bir hastane bulunacağı gibi sizin evinizde de bir İHYAUULUMUDDİN bulunsun muhakkak. Bir zaman sonra da olsa ona muhakkak müracaat edeceksiniz. Evinize gelen dede ve ninelere, misafirlere çocukların yanında kitaplığı ve kitapları konuşun. Onlar o esnada oynuyor olsa bile siz bunu yapın. İnsanların hatta en yakın çevrenizin sizi ciddi bir şekilde takdir edip benimseyeceğini zannetmeyesiniz. Kitap gariplerin dostudur. İnsanlar siz kitaptan söz ettikçe sizden uzaklaşabilirler. Siz de kitaplarınızla akraba olursunuz. Bu programın başarısını büyük oranda eşinizin de size katılması oranı kadar olacaktır. Bu nedenle ittifak ederek yürütün bu planı ki daha başarılı olabilesiniz. Ve duasız nefes alamazsınız. Çok dua edin. “İkra” ümmetinden olmanın hakkını verebilmek için. Allah’a emanet ederim sizi.
Size tavsiyemiz, çocukları bırakın annelerini eğitin. Anneleri eğitilmiş bir çocuğun eğitimi kolaydır. On yaşında bir çocuğun barınabileceği standartlarda bir eğitim kurumu ben de bilemiyorum. Siz anneye yönelin. Anneye saliha bir kadın çevresi oluşturun. Bir taşla iki kuş vurmuş olursunuz.
Bu süreç, ilke olarak sizi ve çocuğu yıpratır. Bunun yerine çocuk iyi bir alt yapı aldıktan sonra hafızlığa başlasa daha iyi olur. On beş yaşından sonra başlasa da zararı olmaz. Yeter ki istekli olsun ve Kur'an'ı güzel okuma seviyesi çok iyi olsun. Allah hayırlı evlat eylesin.
çocuk konusundaki diğer fetvalar
Prensip olarak komşuluk ilişkilerini insanî boyutta ele almalıyız. Bir komşunun Müslüman olması şart değildir. Müslüman olmasını tercih ederiz, ısrarcı oluruz ama Müslüman olmayanla komşuluk bağımız olmaz diyemeyiz. Çocuğunuzun onlarla ilişkisi ise ayrı bir konudur. Çocuğunuzun onlardan etkilenmesi sizin için çok kötü olur; camı açık bir evi ısıtmak kadar zor bir işe girişmiş olursunuz. Mümkün oldukça onlarla bağlantısını kesmelisiniz. Bunu da komşuluğunuzu bozmayacak bir dengede yapınız. Allah'a emanet olun.
Eğitim malzemesi olabilecek (ki buna eğitim alanında uzman birinin karar vermesi gerekir) ve akideye aykırı bir muhteva içermeyen malzeme üretilebilir. Allah'a emanet olun.
Sünnet için bir program yapılması şart değildir. Zengin olmayanların böyle bir iş için yapacakları harcamayı çocukların eğitimi için harcamaları daha akıllıca olur. İlla böyle bir program yapılacaksa da çocukları onurlandıracak ve bir yemek ikramı yapılacak kadarıyla yetinilmelidir. İsrafa ayıracak zaman ve imkânımız yoktur.
Küçük çocukların ve kastı olmadan hata eden büyüklerin hatalarından ötürü sevap eksilmesi biiznillah olmaz.
Yiğit, sakıncalı bir isim değildir.
Selamünaleyküm. Kadir isminin tek başına kullanılması doğru değildir; ABDÜLKADİR olarak koyun. Mübarek olsun.