Fetva Meclisi
Soru
Ben 45 yaşındayım ve yurt dışında yaşıyorum. Bir kızım var. 9 yaşına gelmiş bir de oğlum vardı, o vefat etti. Kızımın sağlık sıkıntısı yoktu, sonra oğlum doğdu, kas erimesi hastalığı olduğunu öğrendik ve bu hastalığına bağlı olarak çok ileri yaşlara kadar yaşamayacağı ve ileriki yaşlarında da yatalak olarak kalacağını doktorlar bize bildirdi. Ben o yaşına kadar oğluma imkânlar çerçevesinde elimden gelenin en iyisini yaptım. Oğlum tam olarak konuşma yetisini bile kazanamadan ani bir şekilde bir gece rahatsızlandı ve iki gün hastanede yattı, sonra da vefat etti. Ve bunun, annesinden gelen ırsi bir hastalık olduğu söylendi. Hastalık erkek olanlarda kendini kas erimesi şeklinde belli ediyor ama eşim ve kızım taşıyıcı durumunda. Yani kızımın yarın evlenmesi durumunda oğlu da aynı hastalığa yakalanma durumunda olduğu tıbben söylendi bizlere. Ben şimdi bir erkek evlat sahibi olmak istiyorum, buna yol ararken Kıbrıs’ta bir klinikte nikâh bağımın olmadığı bir kadından alınan yumurtalarla benden alınan spermlerin erkek olanı ile laboratuvar ortamında döllenmesi ve eşimin hamile kalması gibi bir imkânın olduğunu öğrenmiş bulunmaktayım. Nikâh bağımın olmadığı kadının yumurtalarının eşime nakli caiz mi ve erkek evlat istiyor olmamdan dolayı spermden böyle bir ayrıştırma caiz mi?
Cevap
Benzer fetvalar
Yumurtalık/yumurta nakli böbrek nakli gibidir sözü tıbbi bir uygulama olarak doğru olabilir ama fıkıh olarak yumurtalık naklini caiz görmemiz mümkün değildir. Organ nakilleri arasında caiz olmayan bölümlerden biri de üremenin gerçekleştiği organların naklidir. Bunu kabul etmemelisiniz.
Uzman doktora danışın. Evlenmenize mani yoktur diyorsa ve kız da bu durumu kabulleniyorsa evlenin. Nikâhta da bu durumu konuşun, şahitler dinlesin. Siz bir şey gizlemediğinize göre evlenmenizde dinen bir sakınca yoktur. Allah yardımcınız olsun.
Böyle bir iddia ile bir insanı zina üzerinden itham etmek kabul edilemez bir durumdur. 'Ben zina ettim' demedikçe tıbbın bu tahmini onun zina etmişliğini belgelemez. Tıbbın bu tespiti de yüzde yüz niteliğinde midir, o da belli değildir. Tedavi ile ilgilenmeniz gerekir. Mevcut hayatınızın temiz olmasına önem vermeniz gerekir. Şeytan sizi gereksiz yere helake sürüklemesin. Tedaviye bakın, konuyu ahirette hesaplaşma yerine havale edin. Tabii ki, huzur ise aradığınız!
Üçüncü bir kişiden yapılan nakille çocuk sahibi olmak haramdır. Bunu asla kabul etmemelisiniz.
Bir kadının çocuk sahibi olabilmesi için yumurtalık organının sağlıklı bir şekilde çalışması gerekir. Bir hastalık yahut yaşın ilerlemesine bağlı olarak yumurtalık işlevsiz hale gelebilmektedir. Bu durumda çocuk sahibi olmak üzere günümüzde yumurtalık nakli yöntemine başvurulmaktadır. Yumurtalık nakli, kişinin kendinden nakil ve başkasından nakil olmak üzere iki şekilde uygulanabilmektedir. Birincisi, özellikle kanser gibi ağır tedavi süreci gerektiren hastalıklarda, sağlıklı yumurtalığın zarar görmemesi için kişinin yumurtalık dokusunun alınıp dondurularak tedavi sonrası tekrar kendisine nakledilmesidir. İkinci uygulama ise doğuştan yumurtalıkları gelişmemiş veya sonradan tamamen işlevsiz hale gelmiş kişilere başkasından alınan yumurtalık dokusunun nakledilmesi şeklindedir. İslam dininde korunması emredilen beş temel değerden (zarûrât-ı hamse) birisi de insan hayatıdır. Bu doğrultuda insan hayatı ve sağlığını korumaya yönelik tedavi amaçlı doku ve organ nakilleri belirli şartlar çerçevesinde caiz görülmüştür. (Bk. DİYK 2025/31 Tarih ve Sayılı “Organ Nakli” Kararı) Ancak yumurtalık nakli, mahiyeti ve doğuracağı sonuçlar itibarıyla diğer doku ve organ nakillerinden farklılık arz etmektedir. Donörden alınan yumurtalık, alıcının vücudunda donöre ait genetik yapıyı taşıyan üreme hücreleri üretmeye devam edeceğinden, bu tür bir nakil caiz değildir. Bu durum, nesebin karışmasına yol açmakta ve neslin korunması ilkesini zedelemektedir. Nitekim Kur’an ve Sünnette nesebin korunması temel bir ilke olarak vurgulanmış; aile yapısının ve toplumsal düzenin muhafazası bu ilke üzerine bina edilmiştir. (Şâtıbî,el-Muvâfakât,1/31 vd.) Ayrıca bu işlem, meşru bir gerekçeye dayanmaksızın yapılan tıbbî müdahale ile beden bütünlüğünün bozulmasına ve mahremiyet sınırlarının ihlal edilmesine de yol açmaktadır. Bununla birlikte, kanser tedavisi gibi yumurtalık fonksiyonlarının kalıcı olarak tahrip olmasına neden olan durumlarda, kadının yumurtalık dokusunun dondurularak tedavi sonrasında tekrar kendisine nakledilmesi ise tedavi mahiyetinde olup nesep karışıklığına da yol açmaması sebebiyle caizdir. Ancak nesil ve nesep emniyeti açısından dondurulmuş yumurtalık dokusunun belirtilen amacın dışında kullanılmaması için her türlü tedbirin alınması gerekir.
Selamünaleyküm. Nikâhlı erkek ve kadının dışında üçüncü bir insandan yapılan nakiller caiz değildir.
çocuk olmaması konusundaki diğer fetvalar
Allah size sabır versin. Dua edin moraliniz yüksek olsun ama yapmanız gereken iş tıpla ilgilidir.
Yirmi bir ay çok kısa bir zaman; biraz daha sabırlı olun. Ama tıbben çocuğunuz olmayacak bir engel taşıyorsanız, ilke olarak tüp bebek yoluyla çocuk sahibi olmak caizdir. Şu kadar ki, tüp bebek uygulamasının farklı türleri vardır. Hangi sistemle size bebek yolunu açacaklarını bilmemiz gerekir ki, özellikle o sistemin hakkında konuşabilelim. Çokça dua etmeyi ihmal etmeyesiniz. Zira her şey Allah Teala'nın elindedir.
İnsanın vücuduna kalıcı değişiklik yaptırması kesinlikle haramdır. Bedenlerimiz bize Allah'ın emanetidir; emanet üzerinde tüy tıraşı gibi geçici değişikliklerin dışında bir değişiklik yaptıramayız. Eğer kolon bağlamak, gerektiğinde çözülebilir bir bağlama ise haramlığı olmaz. Yeniden eski haline dönemez bir şekilde bağlanacaksa bu ancak, tıbbî bir heyetin kadının ölümcül durumuna rapor vermesi ile caiz olabilir. Sadece çocuk olmaması için böyle bir yola başvurulamaz. Kaldı ki, çocuk olmaması için uğraşmak da doğru değildir. Allah'a emanet olunuz.