Fetva Meclisi
Soru
Hocam ben şu an yirmi dokuz yaşındayım. Bana on yedi yaşında erken menopoz teşhisi konuldu ve ben sadece ilaç ile adet görebiliyorum. Doktorlar hiçbir şekilde hamilelik olamayacağını söylüyorlar. Evlenmeden önce bu durumu eşime söylemiştim ve bu durumu kabul ederek evlendik. Şimdi hem kendiliğinden adet görebilmem hem de çocuk için birçok yol deniyoruz. İlaç ile adet görebildiğim için kemik erimesi oluyor ve vücudumda östrojen olmadığından organlarımın erken yaşlanacağını ve yaşam kalitemin düşeceğini söylüyorlar. İlerleyen yaşlarda meme kanseri riskinden dolayı bütün başvurduğumuz doktorlar yumurta naklini tavsiye ediyorlar. Bu nakil ile hamilelik garantisi de vermiyorlar. Sadece vücut sağlığın için bunu yaptırmalısın diyorlar. Hiç ilaç kullanmasam bu organlarımın yaşlanma süresinin daha da kısalacağını, kemik erimemin hızlanacağını ve bu durumun fiziksel görüntüme kadar yansıyacağını söylüyorlar. Cinsel yönden de sıkıntılar oluşturacağını söylüyorlar. Birkaç doktor eşimi bu noktada ikna etmişler. Bunun bir böbrek ihtiyacı olup böbrek nakli yaptırmak gibi kıyaslamaya girmişler. Hocam bu durumda sizden bir cevap bekliyorum. Gerçekten doktorların dediği gibi böbrek ihtiyacı olan bir insanla aynı kategoride olduğumu düşünüp ona göre mi hareket etmeliyim? Yoksa bundan sonraki hayatıma sadece ilaçlarla mı devam etmeliyim?
Cevap
Benzer fetvalar
Cinsel organlar ve cinsel üreme sistemi üzerinde yapılan nakiller caiz olmayan işlerdir. Nikâhlı olmadığınız birinin sperminin kullanılması kesinlikle caiz olmaz. Bunu düşünmeniz bile hatadır. Bunun yerine muhakkak çocuğunuz olsun istiyorsanız bunun yöntemi helal bir evlilik yapmanızdır. Bunu kaldıramayacak bir konumda iseniz o zaman kaderinize razı olup imtihanınızı kazanmaya bakacaksınız. Allah yardımcınız olsun.
Bir kadının çocuk sahibi olabilmesi için yumurtalık organının sağlıklı bir şekilde çalışması gerekir. Bir hastalık yahut yaşın ilerlemesine bağlı olarak yumurtalık işlevsiz hale gelebilmektedir. Bu durumda çocuk sahibi olmak üzere günümüzde yumurtalık nakli yöntemine başvurulmaktadır. Yumurtalık nakli, kişinin kendinden nakil ve başkasından nakil olmak üzere iki şekilde uygulanabilmektedir. Birincisi, özellikle kanser gibi ağır tedavi süreci gerektiren hastalıklarda, sağlıklı yumurtalığın zarar görmemesi için kişinin yumurtalık dokusunun alınıp dondurularak tedavi sonrası tekrar kendisine nakledilmesidir. İkinci uygulama ise doğuştan yumurtalıkları gelişmemiş veya sonradan tamamen işlevsiz hale gelmiş kişilere başkasından alınan yumurtalık dokusunun nakledilmesi şeklindedir. İslam dininde korunması emredilen beş temel değerden (zarûrât-ı hamse) birisi de insan hayatıdır. Bu doğrultuda insan hayatı ve sağlığını korumaya yönelik tedavi amaçlı doku ve organ nakilleri belirli şartlar çerçevesinde caiz görülmüştür. (Bk. DİYK 2025/31 Tarih ve Sayılı “Organ Nakli” Kararı) Ancak yumurtalık nakli, mahiyeti ve doğuracağı sonuçlar itibarıyla diğer doku ve organ nakillerinden farklılık arz etmektedir. Donörden alınan yumurtalık, alıcının vücudunda donöre ait genetik yapıyı taşıyan üreme hücreleri üretmeye devam edeceğinden, bu tür bir nakil caiz değildir. Bu durum, nesebin karışmasına yol açmakta ve neslin korunması ilkesini zedelemektedir. Nitekim Kur’an ve Sünnette nesebin korunması temel bir ilke olarak vurgulanmış; aile yapısının ve toplumsal düzenin muhafazası bu ilke üzerine bina edilmiştir. (Şâtıbî,el-Muvâfakât,1/31 vd.) Ayrıca bu işlem, meşru bir gerekçeye dayanmaksızın yapılan tıbbî müdahale ile beden bütünlüğünün bozulmasına ve mahremiyet sınırlarının ihlal edilmesine de yol açmaktadır. Bununla birlikte, kanser tedavisi gibi yumurtalık fonksiyonlarının kalıcı olarak tahrip olmasına neden olan durumlarda, kadının yumurtalık dokusunun dondurularak tedavi sonrasında tekrar kendisine nakledilmesi ise tedavi mahiyetinde olup nesep karışıklığına da yol açmaması sebebiyle caizdir. Ancak nesil ve nesep emniyeti açısından dondurulmuş yumurtalık dokusunun belirtilen amacın dışında kullanılmaması için her türlü tedbirin alınması gerekir.
Üçüncü bir kişiden yapılan nakille çocuk sahibi olmak haramdır. Bunu asla kabul etmemelisiniz.
Yakın bir zamanda sizin hastalığınızı yaşayan bir kardeşimizin durumunu uzman doktorla istişare ettiğimizde bize bağlatma yönünde bir bilgi vermişti. Buna göre sizin bu anlattığınız durumunuzdan sonra bağlatabilirsiniz kanaatindeyiz. Geçmiş olsun. Allah Teâlâ size afiyet versin.
Selamünaleyküm. Anladığım kadarı ile, malzeme olarak kullanmak için çocuk üretilmek istenmektedir. Bile bile katledilecek çocuk anlamına gelen böyle bir uygulama caiz olmaz.
Selamünaleyküm. Evliliğinizin ilk döneminde veya daha sonra hamileliği engellemenizde bir sakınca yoktur. Yeter ki eşiniz veya sizin üzerinizde kalıcı bir engel oluşturmayın. Veya kullandığınız engelleyici eşinizin derin avretini doktor bile olsa sizden başka birine göstermeye neden olmasın. Şunu da bilin ki, geciken çocuk meyve vermeyen sadece yaprakları olan ağaç gibi bir ailede tutar sizi, mümkün oldukça erkene çekin çocuğu. Elbette Allah Teâlâ size çocuk verecekse.
cinsellik konusundaki diğer fetvalar
Bu sorun sizin vesveseniz de olabilir. Bir doktora görünün. Doktor size evlenmende sakınca yok derse bu vesveseyi unutun ve evlenin. Hayır, doktor size durumunuzun şu oranda evlenmeye sakıncası var derse, o zaman da evleneceğiniz kişiye sıkıntınızı söyleyin. Kabul eder evlenirseniz ne sakıncası olur ne de günahı. Yalan söyler aldatırsanız o sakıncalı olur. Gereksiz yere vesvese yapmayın.
Şehvetin seni zorlarken medreseye gitmen caiz olmaz. Evlen. Evliliğini oturt. Sonra da uygun olursa medreseye git.
Sakın kimseye bir şey anlatmayın. Allah’ın mağfiret buyurduğu bir şeyi yeniden tazeletmeyin. Geçmişinize tevbeniz samimi ise o samimiyetin gereği olarak Allah’ın affına güvenmelisiniz. Şeytan sizi bir kere o bataklıkta batmış olarak gördükten sonra yeniden oraya dönmenizi istiyor. Sizi aynı delikten iki kere ısıracak o akrep, aklınızı kullanın. Bu tür düşüncelerden kurtulmak için yoğun bir gün yaşamanız gerekir. Vaktin size yetmeyeceği işler yapın. Derslere katılın. Sosyal faaliyetlere iştirak edin. Özellikle cinsel hayatınızı daha aktif duruma getirin. Eşinize beklediğinden fazlasını verir duruma gelmeye çalışın. Kitap okuyun. Zikirler yapın. Göreceksiniz, bu gereksiz sıkıntıdan biiznillah kurtulacaksınız. Allah’a emanet olun.
İkiniz arasında nikâh gerçekleşmedikçe; - “Baş başa” kalamazsınız. - Elini eline değdiremezsiniz. - Cinsellik ihtiva eden sözler konuşamazsınız.
Sizi şehvetinize esir edecek göz, kulak ve el teması ortamlarını azaltın. Bedensel çalışmanızı artırın. Gıdanızı kontrol edin. Ağır gıdalar yemeyin. Uykunuzu düzene koyun ve uykunuz gelmeden yatağa girmeyin. Banyonuzu hızlı yapıp çıkın, banyoda vakit geçirmeyin. İbadetlerinizi düzenli yapmaya gayret edin. Dua edin, dua.
Bu tür hamileliği engelleyici geçici tedbirlerde bir sakınca yoktur.