Fetva Meclisi
Soru
Hocam maalesef toplumumuzda erkeklik organının boyuna göre erkek olup olmadığın tartışması dönüyor ve erkeklik organı kısa olanların tam manasıyla erkek olmadığı görüşü hâkim. Erkeklik organı kısa olan kişilerin sırf bu yüzden evliliklerinin sonlandığını duydum. Benim de erkeklik organımın boyu biraz kısa bu durumda ben ne yapmalıyım? Ben evlenip kendimi tatmin edip kenara çekilmesini de bilirim ama eşimin de benim üzerimde hakkı var. Bundan dolayı onun da tatmin olması gerek, olamazsa bunu farklı yollardan etmeye kalkışabilir biraz da bundan korktuğum için bu soruyu sorma gereği duydum. Hocam bunları söylemekten çok büyük hayâ etsem de sizin bu konudaki fikirlerinizden istifade etmeyi umduğum için ve aklıma mıh gibi saplanmış bu konuyu aydınlığa kavuşturacağınız için sizin kapınıza geldim. Ümmetin dertleriyle dertlendiğiniz için Allah sizden razı olsun.
Cevap
Benzer fetvalar
Evet, büyük bir musibete düşmüşsünüz. Allah Teâlâ yardımcınız olsun. Sakın gevşemeyin ve yılmayın. Kural şudur: Ölüm hariç her derdin devası vardır. Doktorların 'yok' demeleriyle yetinmeyin. Farklı uzmanlarla tedaviye devam edin siz. Bu birinci hareket noktanız olsun. İkinci olarak da en büyük hedefiniz, sizdeki sıkıntıyı ikinci bir bayana sıçratmamak olsun. Kendi derdinizle yoğrulun ama ikinci bir insan kıyamet günü sebep olarak sizi göstermesin. Üçüncü olarak, sizdeki bu sıkıntıyı depreştirecek veya azdıracak sebepleri azaltmaya bakın. Şehvetinizi azdıracak yiyecekleri tespit edin, onları azaltın. Gözünüzü kışkırtan çevreyi daraltın. Dördüncü olarak da şunu yapın ki en önemli yatırımınız da bu olabilir: Hayatınızı size yetmeyecek kadar doldurun. Gün otuz saat olsa bile size yetmeyecek gibi olsun. İşi işle kovalayın. Boş saatiniz olmasın. Bu bölüm çok önemlidir. Beşinci olarak size şunu söylemeliyim: Bir kanser hastası düşünün. O hastanın mücadelesi, acıları, ağlamaları nasıl onun için bir sevap kaynağı ise sizin bu hastalıkla mücadelenizi de siz o şekilde bir sevaba dönüştürebilirsiniz. Sakın yılmayın. Yorulmaya razı olmayın. Üşenmeyin. Yoğun dua saatleriniz olsun. On yıl sonra da olsa düzeleceğinize umudunuz olsun. Allah Teâlâ ölüden diri çıkarıyor da size mi şifa vermez? Kültür düzeyinizi, yaşınızı, ailenizin meşgalesini ve benzeri özel dünyanızı tanıtacak bilgi vermediğiniz için size özel aktiviteler tavsiye edemiyorum. Belirttiğiniz boşalma yöntemi bildiğiniz gibi normal durumlarda caiz değildir. Bir haram bulaşma riskinize karşı sizin için caiz olabilir ama iyi bilesiniz ki, öyle bir rahatlamanın da kendine göre sıkıntıları olabilir. Size dua ediyoruz, Allah yardımcınız olsun.
Evlilikte cinsellik önemli bir bağ olsa da tek başına evliliğin devamını belirleyen bir faktör değildir. Ancak eşinizin bu konuyu boşanma sebebi olarak görmesi, meseleyi daha hassas hale getiriyor. Eşinizin beklentisi, cinselliğin sadece bir görev gibi yerine getirilmesi değil, sizin de istekli ve arzulu olmanızdır. Siz ise eşinizin taleplerini yerine getirmenize rağmen bunun sizin için bir "gönül işi" olmadığını ve keyif almadığınızı söylüyorsunuz. Burada kritik soru şudur: Gerçekten hiç mi keyif almıyorsunuz yoksa eşinizin beklentisine uygun bir tepki mi veremiyorsunuz? Siz bu konuda rahatsızlık duyuyor musunuz yoksa "Benim için böyle, bir sıkıntı hissetmiyorum." mu diyorsunuz? Bu farkın önemli olduğunu düşünüyorum. Çünkü bazen insanlar duygusal ve psikolojik olarak cinselliği içselleştirmekte zorlanabiliyor ve bunun nedenleri çok farklı olabilir. Eğer bu durum sizi de rahatsız ediyorsa üzerine konuşup çalışmanız gerekebilir. Ama sizin için bir sorun yokken eşinizin keyif alma beklentisini dayatması, onun kendi bakış açısıyla ilgili olabilir. Evet, insan gönlünden birebir sorumlu değildir ama bazı durumlarda kalbi etkileyen unsurları değiştirmek mümkündür. Bir insanın ilk başta hoşlanmadığı bir yemek, farklı tatlarla denendiğinde sevilebilir. Sevmediğiniz bir işi, ona anlam yükleyerek daha istekli yapabilirsiniz. Eşinizin sizin için "gezmekten keyif alması" için doğrudan bir zorlamada bulunamazsınız ama onun neden keyif almadığını anlamaya çalışarak ortak bir yol bulabilirsiniz. Cinsellikte de durum böyledir. Herkesin cinsel motivasyonu farklıdır. Sizinki belki "doğal olarak yüksek bir arzu değil" ama tamamen kapalı da değil. Bunun üzerine çalışarak daha iyi bir denge bulabilirsiniz. Ama bu, eşinizin sizi zorlamasıyla değil, sizin de içsel olarak bu durumu analiz etmenizle olabilir. Özetle, kocanız gerçekten cinsel hayatta mutlu olmadan evlilik yürütmek istemiyorsa boşanma isteğini sadece bir şımarıklık olarak görmek eksik bir değerlendirme olabilir. Ama bu konuyu çözmeye dair hiçbir çaba göstermeden boşanmayı dayatıyorsa bu da sağlıksız bir yaklaşım olur. Siz de kendinizi çaresiz hissetmek yerine, "Ben bu konuda ne yapabilirim?" diye bakmalısınız. Belki önce bir evlilik danışmanıyla (tercihen İslamî bakış açısına sahip bir uzmanla) görüşmek en sağlıklı adım olabilir.
Geçmiş hatana tevbe et. Tevbeni koru. Salih işler yapmaya koyul. Bu durumunun ne tıp açısından ne de din açısından evlenmeye engeli yoktur. Sen gereksiz yere abartıyorsun. Evlilik senin için biiznillah kurtuluş olur. Çok tereddüt edersen bir psikologla görüş. Böyle bir geçmişten de insanlara söz açma sakın.
A- Çocuklu veya çocuksuz, hangi ailenin daha iyi olacağını bilemezsiniz, bilemeyiz. Sabırla geçirmemiz gereken bir hayatı böyle bir takıntıya kurban etmeyiniz. B- Toplumdan etkileniyor olmanız, birinin hamilelik haberinin sizi etkilemesi Allah’ın size verdiği enerjiyi tüketmiyor olmanızdandır. Ev işi size az geliyordur, kendinize aktif işler üretin, bir vakıfta sosyal işler yapın. Çok Kur’an okuyun, zikir yapın, ilim meclislerine katılın. Şeytanın sizinle ilgilenmesine fırsat bırakmayın. Duanız eksik olmasın. Dünyayı cennetiniz zannetmeyin. Dertlerden daha büyük bir yürek taşımaya bakın. Allah yardımcınız olsun. Selamünaleyküm.
Selamünaleyküm. Evliliğinizin ilk döneminde veya daha sonra hamileliği engellemenizde bir sakınca yoktur. Yeter ki eşiniz veya sizin üzerinizde kalıcı bir engel oluşturmayın. Veya kullandığınız engelleyici eşinizin derin avretini doktor bile olsa sizden başka birine göstermeye neden olmasın. Şunu da bilin ki, geciken çocuk meyve vermeyen sadece yaprakları olan ağaç gibi bir ailede tutar sizi, mümkün oldukça erkene çekin çocuğu. Elbette Allah Teâlâ size çocuk verecekse.
Bu bir hastalıktır. Evet, evlenmek açısından kendini hazır veya uygun hissetmeyebilirsin, bunda bir sakınca yoktur ama kendi cinsinden birini isteme gibi bir çılgınlığı hiç diline almayacaksın. Filan organında ağrısı olan biri gibi bu hastalıkla uğraşacaksın ve bu senin sevap kaynağın olacak biiznillah. Nasıl engelli insanlar intihar etmeyerek, engelleri sayesinde ecir kazanıyorlarsa sen de öyle olacaksın. Zihnine gelen şeytan dalgalarına karşı güçlü ol. Bir iki doktor tedavisini dene. Olmazsa da sabret ve kazan. Senin direnip şeytana teslim olmayarak sevap kazanman ve cennete girmen daha kolaydır, bunu unutma. Bunun için de çevren ve gözüne değen ortamlar çok önemlidir. Dua ederiz senin için.
cinsellik konusundaki diğer fetvalar
Yumurtalık/yumurta nakli böbrek nakli gibidir sözü tıbbi bir uygulama olarak doğru olabilir ama fıkıh olarak yumurtalık naklini caiz görmemiz mümkün değildir. Organ nakilleri arasında caiz olmayan bölümlerden biri de üremenin gerçekleştiği organların naklidir. Bunu kabul etmemelisiniz.
Sakın kimseye bir şey anlatmayın. Allah’ın mağfiret buyurduğu bir şeyi yeniden tazeletmeyin. Geçmişinize tevbeniz samimi ise o samimiyetin gereği olarak Allah’ın affına güvenmelisiniz. Şeytan sizi bir kere o bataklıkta batmış olarak gördükten sonra yeniden oraya dönmenizi istiyor. Sizi aynı delikten iki kere ısıracak o akrep, aklınızı kullanın. Bu tür düşüncelerden kurtulmak için yoğun bir gün yaşamanız gerekir. Vaktin size yetmeyeceği işler yapın. Derslere katılın. Sosyal faaliyetlere iştirak edin. Özellikle cinsel hayatınızı daha aktif duruma getirin. Eşinize beklediğinden fazlasını verir duruma gelmeye çalışın. Kitap okuyun. Zikirler yapın. Göreceksiniz, bu gereksiz sıkıntıdan biiznillah kurtulacaksınız. Allah’a emanet olun.
İkiniz arasında nikâh gerçekleşmedikçe; - “Baş başa” kalamazsınız. - Elini eline değdiremezsiniz. - Cinsellik ihtiva eden sözler konuşamazsınız.
Şehvetin seni zorlarken medreseye gitmen caiz olmaz. Evlen. Evliliğini oturt. Sonra da uygun olursa medreseye git.
Sizi şehvetinize esir edecek göz, kulak ve el teması ortamlarını azaltın. Bedensel çalışmanızı artırın. Gıdanızı kontrol edin. Ağır gıdalar yemeyin. Uykunuzu düzene koyun ve uykunuz gelmeden yatağa girmeyin. Banyonuzu hızlı yapıp çıkın, banyoda vakit geçirmeyin. İbadetlerinizi düzenli yapmaya gayret edin. Dua edin, dua.
Bu tür hamileliği engelleyici geçici tedbirlerde bir sakınca yoktur.