Fetva Meclisi
Soru
Nişanlıyım. Evlilik sürecinde önerilerinize ve daha önce öğrendiğim ölçülere elimden geldiğince dikkat ettim, özellikle istişare ve istihare konusunda. Nasip olursa on beş gün sonra evleneceğim. Eşim 19 yaşında ve hamd olsun temiz bir aileye mensup, temiz yetişmiş. İtaatkar ve öğrenip yaşamaya istekli biri. Sadece ilkokula gitmiş. Ama ailesinden iyi bir terbiye almış ve az çok bir şeyler okumakla birlikte ilmi olarak ciddi eksikleri var. Ben hem onun bu eksiklerini biraz tamamlaması için -özellikle aile ve çocuk bağlamında- hem de 10-11 ay sonra askere gideceğim için, hanım ailemin yanına gidecek, olası bir hamilelik dönemini tek başına geçirmesin diye ilk bir-iki yıl hamilelik için önlem aldırmayı düşünüyorum. Özellikle de çocuk yetiştirmek noktasında daha doğru adımlar atmak için. Bu yaklaşımım doğru mu, ne yapmalıyım?
Cevap
Benzer fetvalar
Uzan vadede de olsa insan üzerinde kalıcı yan etkisi olmayan hap ve benzeri önleyici ilaçlar kullanılabilir. Öyle veya böyle o ilaçlar tabii bir yöntem değildir. Dikkat edin, uzun süre kullanmamaya çalışın. Allah Teâlâ hayır ve bereket üzere olmayı size nasip buyursun.
Selamünaleyküm. Siz de biraz agresifsiniz her halde. Hamile bir kadını idare etmelisiniz. Ürküterek ya da siz kaçarak hiçbir sorunu çözemezsiniz. Sabredip kazanmakla, hırçınlaşıp kaybetmek arasında tercih yapmalısınız.
Selamünaleyküm. Tanıma süresinin bir yıl kadar olması sakıncalı olmayabilir ama karakterlerin değişmesi zordur. Eşiniz hırçın bir dille de olsa tabii olanı size teklif ediyor. Annelik en muteber meslektir. Onun yanında hangi meslek olursa olsun, anneliği zedeler. Eşiniz böyle mi düşünür bilmem ama neticede sizin anneliği tek başına yapmanız en doğru olanıdır. Kendinizi buna alıştırmaya çalışın. Eşinizin iyi yönlerini öne çıkarın sürekli, şeytana kapı açmayın. Sabırlı olun. Çocuğunuz olunca göreceksiniz ki anne olma lezzeti çok şeyi unutturacak. Eşiniz iffetli ve onurlu bir insan ise onun bu tür farklılıklarını idare edin. İnsan bu; hiçbiri tam değildir. Sizin de eksiklikleriniz vardır, onun da, bizim de.. Hepimiz kuluz, idare etmesini bilen kazanacak bu dünyada. İdare edemeyenlerin iradelerinin bir anlamı yoktur. Size dualar ederim.
Aleykümselam. Evet, yaygın örf genç bir kızın evlenme isteğini ayıplar. Böyle bir örf de ne kadar insanîdir bilemem! Ortada iki durum var. Birincisi siz kendinizi olgun ve yeterli gibi görüyorsunuz ama önemli olan sizin kendinizi nasıl gördüğünüz değil dışarıdan nasıl göründüğünüz olmalıdır. Bunu unutmayın. İkincisi de eğer gerçek bir vakti gelme söz konusu ise yani Allah'ın size evlenin emri farz oldu ise ve siz gençlik heyecanı ile değil de gerçekten vakti gelmişlikle bunu yapıyorsanız neden utanacaksınız, kimin ne diyeceğine bakmanız bir kere vaktinin gelmediğini gösteriyor, değil mi? Daha gerçekçi düşünmeye çalışın. Şeytan sizi, mukaddes ve değerli kavramları kullanarak tuzağa çekebilir.
Selamünaleyküm. Eğer, öğretmen olarak branşınız küçük çocuklara yönelik bir branş ise siz her durumda o meslekten hizmet edebilirsiniz. Bunun için bir süre daha beklemenizde sakınca olmaz. Öğretmenlik dışında evlenmeniz sizin için artık zaruret durumunu aldı ise o durumda da gerekirse ailenize rağmen evlenmeniz gerekir. Bu duruma göre siz bir orta yol bulmaya çalışın. Sadece yurt dışında hizmet ediyor diye bir insanın evlenme açısından iyi olduğunu söyleyemeyiz. Karakter başka bir şeydir. O şahsı daha iyi araştırmaya çalışın. İşinden önce kendine bakın.
Selamünaleyküm. Dikkat edin, şeytan zayıf noktanızı yakalamaya başlamıştır. Eşinizi de sizden iterek ikinizi de ateşe doğru sürüklüyor. Tam bir imtihan durumundasınız. Aman dikkat edin, çok dikkat edin. Bir erkeğin ve kadının yılda yüz defa civarında ilişki talebi normaldir. Eşinizin bunu anlaması gerekiyor. Eşinizle bu durumu açık açık bir kere daha konuşun. Konuşma anınızda gergin olmayın. Yemeğe gidin ve orada konuşun mesela. Buna rağmen eşiniz geri duruyorsa onu doktora götürün. Doktor, eşinizde bir sağlık sorunu olduğunu söylerse tedavi ettirin ve sabırla muamele edin. Tedavilik bir durum yoksa ve eşiniz tavrını sürdürüyorsa elinizdeki tek meşru silahınız ona ikinci bir helali kendinize bulabileceğinizi açıkça söylemenizdir. Tek silahınız da budur. Eşiniz buna rağmen tavrını değiştirmezse, durumu hiçbir sıkılma duymadan onun büyüklerine açın. Sizi asla kimse ayıplayamaz. Onlardan da sonuç alamazsanız kendinizi helal bir yolla korumaya kararlı olacağınızı açıkça söyleyin. Bütün bunları yaparken de şeytanın boş durmayacağını sakın unutmayasınız. Ve iyi bilin ki, hiçbir mazeret sizin harama kaymanızı helalleştiremez. Aman çok dikkat edin.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Kardeşinize uzun vadede iyi örnek ve eninde sonunda sığınacağı bir kapı olmanızdan başka yapabileceğiniz acil bir şey yoktur. Dua edin ona.
Selamünaleyküm. TV veya benzeri teknolojik cihazlar boş vakti olanları esir alır. Eşinize ve kendinize meşguliyet üretin. Okuma başta olmak üzere hata üretmesi az işler üretmelisiniz. Bir arkadaş çevresi de önemlidir.
Aleykümselam. Kiraya veren ve kiralayan arasındaki ittifaka bağlı olarak peşin verilen ya da sonunda verilen, bunun da aylık, yıllık ya da başka bir zaman periyoduna bağlanmasında sakınca yoktur. Başka bir mahzur yoksa -mesela gecikme durumunda faiz takdiri gibi- iki tarafın yaptığı anlaşma muteberdir.
Selamünaleyküm. Zekât kişiye harcanması gereken bir ibadettir. Bina ve benzeri yapılara, dernek veya vakfın tüzel kişiliğine zekât verilemez. Buna dikkat ettikten sonra kişiye zekât verilebilir. Projenizin şahıslarına çocuk da olsalar zekât verebilirsiniz. Yalnız bunu bizzat eline teslim etme şeklinde yapacaksınız. Kâğıt üzerinden verme olmaz. Burs, yardım ve benzeri isimlerle yapacağınız aktarmaları zekâttan yapabilirsiniz. Bunun dışında sizin özel bir durumunuz varsa onu da yazın bize.
Selamünaleyküm. Bunu 'iki isim' koymama olarak anlasak daha iyi olur. Çocuklara tek isim vermek daha güzeldir. Bu isimlerin ikisi de mübarek insanların isimleridir, ikisi de harikadır. Allah Teâlâ yavrunuza sıhhat ve afiyet ihsan etsin.
Selamünaleyküm. Bu kardeşimizin düşünceleri ve yaptıkları hakkında yorum yapmamız gerekmez. Onu kendi takdirine bırakmalıyız. Seyyid Kutup rahmetullahi aleyh, müfessir değildir. Kur'an’a hizmet etmek için gayret eden bir Müslüman’dır. Kitapları okunabilir. İstifade edebilen için güzel kitaplardır. Hayatını inşaallah şehitlikle bitirmiş olduğunu görüyoruz. Onunla sizin zikrettiğiniz kişi arasında bağ olması gerekmiyor. Kutub’un fikirlerinin bir bölümünden etkilenmiş olabilir. Onunla Kutub’u aynı kefeye koymak doğru olmaz.