Fetva Meclisi
Soru
Selamünaleyküm. Hocam, ben 20 yıllık evliyim. Normalde eşimle aramızda hiçbir sıkıntı yok. Fakat genelde eşime yaklaştığım zaman beni istemiyor. Beni üzmemek için bazen yaklaştığını hissediyorum. Ben, haftada en az 3 defa yaklaşmamız doğal gereksinim dememe rağmen bunu kabullenmiyor. Benim de canım sıkılıyor, bir kaç gün tersliyorum, konuşmuyorum; fakat daha sonra sinirim geçince normale dönüyorum. İlk zamanlar normaldir diyordum fakat artık çok sinirleniyorum ve şimdiye kadar yapmadığım şeyler geliyor aklıma. Ama göz zinasına veya başka yollara başvurmamak için yine bir şey yapmıyorum ve en çok kızdığım da dışarıda bu fitne varken, harama düşmek bu kadar kolayken, eşime yaklaşınca istemeyip beni günaha itmesi… Ben mi çok sık yaklaşıyorum diye sınır koyuyorum fakat değişen bir şey yok. Ayda -eşim isterse- 2 veya belki 3 defa yakınlaşıyoruz. Zina yapmamak için kendimi zor tutuyorum. Eşime nasıl davranmalıyım? Bana fikir verirseniz sevinirim. Allah razı olsun.
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Evli bir erkeğin bir temizlik döneminde eşine beş-on defa birleşmesi tabii bir ihtiyaçtır. Bu ihtiyaç kadın için de söz konusudur. Kadından veya erkekten gelen isteksizlik, diğer tarafı etkilediğinde evliliğin asıl fonksiyonlarından biri devre dışı kalmış demektir. Böyle bir evliliğin masaya yatırılması gerekebilir. Eşinize durumu bu açıdan hatırlatın. Meseleyi ciddiye aldığınızı söyleyin. Doktora görünsün. Siz de asla büyük konuşmayın, elinizle konuşmayın. İkisi ile de sorunu çözemezsiniz sadece yıpranırsınız. Harama girme tehlikeniz baş gösterince de önce eşinizi sonra da onun büyüklerini bu hususta ikaz edin. İkaz da işe yaramazsa harama girecek yerde kendinize yeni bir helal bulacağınızı eşinize iletmenizde bir sakınca yoktur. Bu zaman sürecinde ortada bir tıbbî arıza söz konusu olduğu anlaşılırsa elbette tedavi yoluna gideceksiniz.
Aleykümselam. Erkek ve kadının birbirlerinden cinsel olarak yararlanmaları her ikisinin de hakkıdır. Evlilik de büyük oranda bu yararlanmanın varlığı kadar huzurlu olur. Eşinizin penceresinden bakıldığında o, sizin pencerenizden bakıldığında da siz haklı olabilirsiniz. İkiniz bir arada olmadıkça da gerçek hakkında bir şey söylemek mümkün değildir. Eşiniz eğer iman ehli biri ise onun bu sözünü ettiğiniz durumu, en kötü ihtimalle bir hastalık belirtisi olabilir. Büyük oranda da bu hastalığı siz tedavi edebilirsiniz biiznillah. Hakikat olarak da şu bilinmelidir ki, eşinizin sizden başka dayanabileceği helal bir dayanağı olamaz. Bu nedenle siz biraz kendinizi sıkın, size göre fazla bile olsa isteklerine bir süre cevap vermeye gayret edin. O da bir insandır netice de; göreceksiniz çok geçmeden bıkıp bırakacaktır. Siz onu, normal olana çekmeye çalıştıkça da şeytan onu biraz daha hırçınlaştıracaktır. Böylece kaş yaparken göz çıkarmak gibi bir durum oluşacak. En iyisi siz bir nebze fedakârlık yapın, çok geçmeden ikiniz de huzur bulursunuz. Bir erkeğin haftada iki kere cinsel ilişki talebi normaldir. Bu talebi gözden uzak her noktada ortaya çıkarması da normal görülebilir. Bu bir özenti ya da takıntı olabilir. Üzerine gidilmesi sadece takıntıyı derinleştirir. Özellikle tekrar belirtiyorum: Tedavi sizsiniz. Haklı olsanız da olmasanız da meseleyi siz çözeceksiniz. Biraz daha sabredin. Biraz daha gayret edin. Böylece bir hastanın iyileşmesine de vesile olacağınız için iki kere ecir kazanmış olacaksınız. Gerekiyorsa sizin de cinsel gücünüzü artıracak gıda ve benzeri ilave yöntemlere başvurabilirsiniz. Evet, sözünü ettiğimiz bu uygulamalarda esasen hoş olmayanlar da vardır ama eşinizin kayacağı uçurumun derinliğini düşündüğünüzde bunları konuşmaya bile gerek kalmayacaktır. Dua etmeyi de unutmayın. Allah yardımcınız olsun. Umarım kısa zamanda mutlu bir sonuca ulaşırsınız.
Selamünaleyküm. Eşinizin muhakkak bir doktora görünmesi gerekir. O doktora görünsün siz de bir süreliğine sabırlı olun. Doktor iyileşme ihtimali görmezse ya da doktora gitmeyi kabul etmezse, siz kendinizi harama düşecek sıkıntıda hissediyorsanız onunla oturun ve bir eşe ihtiyacınız olduğunu söyleyin. O yoksa arayış içine gireceğinizi açıkça belirtin. Bu durumda da yanaşmayan kadınla alakalı olarak ailelerinizin büyüklerini de devreye sokarak ağır ve ileri tedbirler alabilirsiniz. Allah size sabırlar versin.
Selamünaleyküm. Hanımların bu husustaki hassasiyeti yüksektir. Bir nebze siz de abartıyor olabilirsiniz ama eşinizin hatalı tutum içinde olması mümkündür. O da, dindar olsa bile nihayetinde insandır. Zafiyetleri de olabilir. Bunun ortasını bulmaya çalışın. İnatlaşma seviyesine getirmeyin hepten batar, siz de kahrolursunuz. Sabırlı olun, dua edin. Çevresini daraltmaya çalışın.
Selamünaleyküm. Kısa vadede çözülebilecek bir sorun içinde değilsiniz. Uzun vadedeki çözümde de baş aktör siz olacaksınız. En iyi yardımı siz kendinize yaparsınız, kimsenin size ciddi bir yardımı olmaz esasen. - Kendinizi atılmış gibi görmeyin. Eşinizin genelde bir cinsellik ihtiyacı eksikliği var gibi anlaşılıyor. Bu da sizin için bir nimettir aslında. Sizi beğenmediği için böyle yapıyor olsa idi bir başkası ile uğraşmak durumunda olacaktınız, sorununuzun çözüm de ona göre zor olacaktı. - Bu konuyu sürekli irdeleyerek yara hâline getirmemelisiniz. Bir zaman için mesela üç beş aylığına bu konuyu hiç gündem yapmayın. Büyük ihtimalle o sizi itecek duruma gelecektir. Siz irdeledikçe o kaçıyor. - Eşinizin sevdiği renkleri, sevdiği yemekleri, sevdiği şakaları, beraber olmak istediği akrabalarını tespit edin. Ona onlarla yaklaşın. Mesela gri renkten hoşlanıyorsa siz gri giyinin. Dayısını seviyorsa dayısını ziyaret etmeyi isteyin. Dayısının hanımı ile irtibatınızı geliştirin. - Bu hususu bilenlerin sayısı çoğalmasın. Kimseye anlatmamalısınız. Hem insanların size doğru dürüst bir faydası olmayacak hem de sizde kökleşen bir hastalığa dönecektir bu durum. - En önemli göreviniz de şu olsun: Eşinizin uyku derinliği takvimini tespit edin. Yani uykuya en çok ne zaman dalıyor ne zaman hafif duruyor. Mesela bazı insanların yatağa girdiği anda uykusu hemen derinleşir kiminin de ilerleyen saatlerde uykusu derinleşir. Uykusunun en hafif olduğu hangi zaman dilimi ise o zamanda kendinizi ona sunun. Bu sunmayı da kabaca yapmayın. Kedinin süt tenceresinin etrafındaki durumu gibi bir durum size örnek olabilir. - Ve dua edin. Çok çok dualar edin. Şeytan sizden de ondan da uzak kalmaz başka türlü. Allah'a emanet olun.
Selamünaleyküm. Sizin ve eşinizin aile büyüklerinden üç kişilik ya da beş kişilik bir heyet kurun. Onları sizin meseleniz hakkında karar vermeye mecbur tutun. Onların vereceği karara göre de ayrılabilirsiniz. Sabırlı olun, fevri karar vermeyin.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Hocahanım; Bu durum, biraz imanı olan her mü'mini uykusuz bırakmalıdır. Şu hâle bakınız: Birkaç yıl önce İHL olsun mu olmasın mı derken şimdi İHL bolluğu başımıza dert olacak gibi görünüyor. Gerçekten uykumuzu kaçıracak bir durum var ortada. Sıkıntımız şudur: Bu meseleyi ikaz edebileceğiniz bir veli de bulmayabilirsiniz. Bir de, ortada böyle kötü bir gelişmeye dikkat edecek gözler kayboluyor. Bir İHL açılması, devletin dine ısınması rahatlığı oluştu. Bunun bir tuzak olduğunu, şeytanın bunu bile bize darbe olarak kullanabileceğini anlatamıyoruz. Garip bir körelme oluştu. Siz öğretmenlere büyük bir yük binmektedir. Allah yardımcınız olsun. Öncelikle öğretmenler ve idarenin bu işin ciddiyetine inanması gerekiyor. Öğretmenler tavizsiz olmalıdırlar. İdare/veli bağlantısı aktif olmalıdır. Öğrencilerin bir ideal taşıması bir nebze size yardımcı olabilir. Diploma ve mezuniyetten başka bir şey düşünemeyen öğrenci başka, insanlığı omuzlayacağına inandırılmış öğrenci başka. Derslerinizde bilgiden çok heyecan aşılamalısınız. Disiplin kurallarında taviziniz olmamalı ve öğrencileri bir tür örgütler gibi organize etmeyi ve onların içinde muhtesipler üretmeyi deneyebilirsiniz. Tabii olarak, yasalar ve insan hakları size ne kadar izin verirse. Allah yardımcınız olsun. Size dua ederiz.
Selamünaleyküm. Bu bir hastalıktır, her hastalık gibi tedavi edilmesi caizdir.
Selamünaleyküm. Belli bir kurala göre yapıldığı sürece sıkıntı yoktur. Kurala rağmen hile ile yapılıyorsa oradan elde edilen helal olmaz.
Selamünaleyküm. Şu iki sözü dikkatle kaydet, kararını da ona göre ver: a-Sen artık geri dönülmeyecekmiş gibi kararlı duruyorsun, dolayısıyla bizim sana tavsiyemizin bir anlamı yoktur. Bu nedenle, o kızın şu durumu, bu özelliğini değil de kendi gönül kaptırmışlığını öne çıkarman daha akıllıca olur. b-Anne babanın sana, evlenmemeyi emretme hakları olmaz bu durumda. Başka bir EVLATLIK KUSURUN yok da sadece bu nedenle engellemek istiyorlarsa buna hakları yoktur. Sen, onları dinlememekle pişman olacağın bir işi yapıyorsun. Dinen durum budur.
Selamünaleyküm. İş kurmanız açısından bir sıkıntı yok ama zehirli bir yemek yemiş olacaksınız elbette. Kesinlikle patronunuzla konuşun, istediğini verin ve helalleşin.
Selamünaleyküm. Bu durum normaldir, hayatınızı büyük oranda değiştirecek bir karar verirken normal görürüz bunu. İstişare edin. Bir büyüğünüzle durumu değerlendirin, onun tavsiyesine göre hareket edin, daha rahat edersiniz.