Fetva Meclisi
Soru
Hocam ben otuz yaşındayım ve iki çocuk annesiyim. On sekiz yaşında bana MS hastalığı teşhisi konuldu. Yürümekte zorlanıyorum, özellikle uzun mesafeler çok zor geliyor. Sol ayağımı sürükleyerek yürüyorum bir müddet sonra. Unutkanlık ve yorgunluk da hat safhada, alışveriş ve yemek yapmaktan başka bir şey gelmez elimden. Evi temizlemeyi ve çocukları parka götürmeyi aynı gün yapamam mesela. Hep bir enerji ve ağrı planlaması yapmam lazım. Hangi şeyi ne zaman ve başka hangi işle yapabilirim diye ajanda tutmam gerekiyor. Şimdi çocuklar büyüdükçe onların enerjisi yükseliyor ama benimki düşüyor. Sorumluluklar artıyor. İki hamileliğim de çok zor geçti. İlkinde yüksek tansiyonum çıktı. İkincisinde de şeker hastalığı. Doğumdan sonra MS iyice aktif olur ve gerileme yaşayabilirsin dedi doktorlar. Vücudun bu ağırlığı ve uykusuz geceleri kaldırması zor olacaktır, yardıma ihtiyacın var dediler. İkinci çocuğumuz prezervatif kullanırken sürpriz ile oldu. Doğumdan sonra spiral taktırdım ama beni çok rahatsız ediyor. Hayız dönemim aşırı uzun sürüyor ve kan kaybım çok fazla. Hergün karın ağrısı ile geçiriyorum. Pis kokular da oluyor. Aşırı rahatsız etmesi beni artık çok bunaltıyor. Doğum kontrol ilaçları da kullanamıyorum. Hamile kalmamak için tek seçeneğim tüplerimi bağlatmak oluyor. Dinen caiz olmadığını biliyorum ama hergün bir hayat mücadelesi veriyorum. Eşime bile yetemiyorum şimdi. Nöroloğa, sağlık ocağındaki doktora ve kadın doğum doktoruna da danıştım. Hepsi çok mantıklı buluyorlar. Benim durumumda biri için dinen hükmü ne olur?
Cevap
Benzer fetvalar
Evet, büyük bir musibete düşmüşsünüz. Allah Teâlâ yardımcınız olsun. Sakın gevşemeyin ve yılmayın. Kural şudur: Ölüm hariç her derdin devası vardır. Doktorların 'yok' demeleriyle yetinmeyin. Farklı uzmanlarla tedaviye devam edin siz. Bu birinci hareket noktanız olsun. İkinci olarak da en büyük hedefiniz, sizdeki sıkıntıyı ikinci bir bayana sıçratmamak olsun. Kendi derdinizle yoğrulun ama ikinci bir insan kıyamet günü sebep olarak sizi göstermesin. Üçüncü olarak, sizdeki bu sıkıntıyı depreştirecek veya azdıracak sebepleri azaltmaya bakın. Şehvetinizi azdıracak yiyecekleri tespit edin, onları azaltın. Gözünüzü kışkırtan çevreyi daraltın. Dördüncü olarak da şunu yapın ki en önemli yatırımınız da bu olabilir: Hayatınızı size yetmeyecek kadar doldurun. Gün otuz saat olsa bile size yetmeyecek gibi olsun. İşi işle kovalayın. Boş saatiniz olmasın. Bu bölüm çok önemlidir. Beşinci olarak size şunu söylemeliyim: Bir kanser hastası düşünün. O hastanın mücadelesi, acıları, ağlamaları nasıl onun için bir sevap kaynağı ise sizin bu hastalıkla mücadelenizi de siz o şekilde bir sevaba dönüştürebilirsiniz. Sakın yılmayın. Yorulmaya razı olmayın. Üşenmeyin. Yoğun dua saatleriniz olsun. On yıl sonra da olsa düzeleceğinize umudunuz olsun. Allah Teâlâ ölüden diri çıkarıyor da size mi şifa vermez? Kültür düzeyinizi, yaşınızı, ailenizin meşgalesini ve benzeri özel dünyanızı tanıtacak bilgi vermediğiniz için size özel aktiviteler tavsiye edemiyorum. Belirttiğiniz boşalma yöntemi bildiğiniz gibi normal durumlarda caiz değildir. Bir haram bulaşma riskinize karşı sizin için caiz olabilir ama iyi bilesiniz ki, öyle bir rahatlamanın da kendine göre sıkıntıları olabilir. Size dua ediyoruz, Allah yardımcınız olsun.
A- Çocuklu veya çocuksuz, hangi ailenin daha iyi olacağını bilemezsiniz, bilemeyiz. Sabırla geçirmemiz gereken bir hayatı böyle bir takıntıya kurban etmeyiniz. B- Toplumdan etkileniyor olmanız, birinin hamilelik haberinin sizi etkilemesi Allah’ın size verdiği enerjiyi tüketmiyor olmanızdandır. Ev işi size az geliyordur, kendinize aktif işler üretin, bir vakıfta sosyal işler yapın. Çok Kur’an okuyun, zikir yapın, ilim meclislerine katılın. Şeytanın sizinle ilgilenmesine fırsat bırakmayın. Duanız eksik olmasın. Dünyayı cennetiniz zannetmeyin. Dertlerden daha büyük bir yürek taşımaya bakın. Allah yardımcınız olsun. Selamünaleyküm.
Çocuğunuz ile iletişiminizde daha iyi olma yolunda gösterdiğiniz çabadan dolayı sizi tebrik ederim. Bu çabanızı daima devam ettirin. Bu konuda şu tavsiyeleri verebiliriz, öncelikle kendiniz için rahatlatıcı şeyler bulmaya gayret edin. Sevdiğiniz bir arkadaş grubu bulun. Onlarla sohbetle, etkinlikle kendinizi rahatlatmaya gayret edin. Sevdiğiniz meşguliyetler bulun. Bu da çok yardımcı olabilecek bir şeydir. Varsa imkânınız bir psikologdan yardım alın. Çocuğunuza haklı olarak mı kızıyorsunuz yoksa bazı şeyleri gözünüzde çok mu büyütüyorsunuz? Tepkiniz normal mi fazla mı, tepkiniz geçici mi kalıcı mı ve daha birçok konuda... Çocuğunuzun enerjisini ve eğitimini sağlıklı ve doğru şekilde yürütebilmesi için ona doğru ve faydalı meşguliyetler bulun. Allah'a bolca dua edin. Ve elbette kalbinize sabretmeyi telkin etmeye devam edin. Her şeye rağmen yine de yorucu bir süreç tabii ki. Sonunda mükâfatı olabilecek bir ibadet yerine de geçebilecek bir süreç hem de... Allah yardımcınız olsun. Allah'a emanet olun.
Aleykümselam. Aile büyüklerinizden biriyle konuyu ele alın. Hayatınızın geri kalan bölümünü değerlendirmede büyüklerinizin görüşleri ile karar verin. Böylesi sizin için daha hayırlı olur.
Selamünaleyküm. Siz de diyorsunuz ya sıkıntılı bir dönem geçirdiniz. O dönemi öyle geçirmekten ötürü sizi kimse azarlayamaz ama şimdi o kalıntıları sürdürmeniz doğru değildir. Bir kadın olarak eşinizi ikna edip aranızı düzeltmeyi becermelisiniz. Yıllar sonra bile devam edecek sıkıntıları baştan bitirmek gerekir.
Kıymetli kardeşim sen iki ateşin ortasında kalmışsın. Ama önce şunu bil: Senin sağlığın, senin iyiliğin hepsinden önemli. Sen ayakta kalamazsan, kimseye de faydan olmaz. Bu yüzden önce kendini toparlaman lazım. Öncelikle bu yükü taşımanın seni hasta ettiğini fark et. Çünkü bu bir “görev” değil, hakkın olmayan bir yük. Annene de, eşine de, açıkça ve saygıyla bu seni hasta eden ortamı konuşman gerekiyor. Yanı sıra onların birbirleriyle olan diyaloglarını azaltacak adımlar at. Onların birbirleriyle ne kadar az görüşebileceği makul ve meşru yöntem varsa ortaya konulmalı ve ikisi birbirinden uzak tutulmalı. Senin onlardan birine gidince de birinin diğeri hakkındaki konuşmasından kaçınman lazım. "Bu konuşmanın kimseye bir faydası yok ama bana çok zararı var. Sağlığım bozuluyor. Bana zarar vermek mi istiyorsun açık açık söyle!" diyerek kişilere yaptıklarının tek sonucunun ne olduğunu iyice göster. Bu süreçte yalnız kalma. Dertleşeceğin dostlar bul. Bir psikologdan veya aile danışmanından yardım al. Allah yardımcın olsun. Allah'a emanet ol.