Fetva Meclisi
Soru
Hocam ben iki erkek çocuğu annesiyim. Hep bağırış çağırışların olduğu, dayak atan ve baskıcı bir ailede büyüdüm. Kendimi geliştirebildiğim kadar geliştirmeye çalıştım. Kocam da benzer şartlarda büyümesine rağmen, o kendisini daha fazla geliştirdi. İlk çocuğum iki-üç yaşlarındayken, hakkından gelemediğimde kaba etlerine vuruyordum. O zamanlar bunun doğru olduğunu sanıyor, her vurduğumda içim rahatlıyordu çünkü başka türlü korkutamayacağımı düşünüyordum. Korkunun eğitim olduğunu zannediyordum. Zamanla oğlumun, her uzandığımda kendini korumaya aldığını fark ettim ve bu durum canımı çok yaktı. Tövbe ettim ve bir daha asla vurmayacağıma yemin ettim. Şükürler olsun, bir daha hiç vurmadım. İkinci oğluma da hiç vurmadım. Ancak yabancı bir şehirde, tek başımayım ve eşimin işleri yoğun olduğu için yardım edemiyor. Bazen çok boğuluyorum ve kendimi bağırırken buluyorum. Sonrasında hemen gönüllerini almaya çalışıyorum: "Anneniz iyi değil, siz iyi çocuklarsınız, özür dilerim" diyorum. Her bağırdığımda oğlumun donuk ve korkmuş hali içimi eritiyor. Etrafına bir şey anlatırken hep bağırarak anlatmaya çalışıyor. Ben bağırmak, özellikle de evlatlarıma bağırmak istemiyorum. Fısıltıyla konuşmayı denedim, bir-iki hafta sürdü ama yine bir yerde bağırırken buluyorum kendimi. Bana ne tavsiye edersiniz?
Cevap
Benzer fetvalar
Kıymetli kardeşim sen iki ateşin ortasında kalmışsın. Ama önce şunu bil: Senin sağlığın, senin iyiliğin hepsinden önemli. Sen ayakta kalamazsan, kimseye de faydan olmaz. Bu yüzden önce kendini toparlaman lazım. Öncelikle bu yükü taşımanın seni hasta ettiğini fark et. Çünkü bu bir “görev” değil, hakkın olmayan bir yük. Annene de, eşine de, açıkça ve saygıyla bu seni hasta eden ortamı konuşman gerekiyor. Yanı sıra onların birbirleriyle olan diyaloglarını azaltacak adımlar at. Onların birbirleriyle ne kadar az görüşebileceği makul ve meşru yöntem varsa ortaya konulmalı ve ikisi birbirinden uzak tutulmalı. Senin onlardan birine gidince de birinin diğeri hakkındaki konuşmasından kaçınman lazım. "Bu konuşmanın kimseye bir faydası yok ama bana çok zararı var. Sağlığım bozuluyor. Bana zarar vermek mi istiyorsun açık açık söyle!" diyerek kişilere yaptıklarının tek sonucunun ne olduğunu iyice göster. Bu süreçte yalnız kalma. Dertleşeceğin dostlar bul. Bir psikologdan veya aile danışmanından yardım al. Allah yardımcın olsun. Allah'a emanet ol.
Allah Teâlâ yavrunuza afiyet size sabır versin. Annenizi uyarmışsınız, yeter. Siz onu değiştiremezsiniz. Kayınvalidenizi de değiştirmeniz zordur. Siz kendinizi kollamaya bakın. Seviyeli olun. O konuşurken aslında sevabından kırptığını fark edemiyor. Siz tatlı bir şekilde söyleyip işinize bakın. İnşaallah vebale ortak olmazsınız. Siz katılmayınca da bir zaman sonra o da bırakacaktır. Tekrar geçmiş olsun. Allah Teâlâ size sabır versin.
Bazı erkekler duygularını dışa vurmadan iç âlemlerinde yaşarlar. İçlerindeki sevgiyi çevreleriyle paylaş(a)mazlar. Kendi annelerine dahi sevgilerine hissettirme konusunda pasiftirler. Bu hususta ailenin çocuğunu yetiştirme noksanlığının da payı vardır. Böyle de olsa kocanızı tavrının sebebini bilmeden ve onun hakkında da konuşmadan size bir iki tavsiyede bulunabilirim. Bu konudaki rahatsızlığınızı dile getirmeye devam edin; vazgeçmeyin. Gerekirse duymak istediğiniz ifadeleri çocuğa ezberletir gibi siz söyleyin arkasından da ona söyletin. Arzuladığınız mutluluk ortamını kocanızın oluşturması için beklemeyin. Ortamı siz oluşturmaya çalışın. Örneğin baş başa bir gezintiye/gezmeye çıkın. Konuşun, konuşturmaya çalışın. Gülerek gözlerinin içine bakın. Bazen ellerinizle duygu yüklü bir şekilde kocanızın iki yanağına dokunun; yanaklarını sıkın. Güzel sözcüklerle hitap etmeye devam edin. Kayanın suyun damlarının sürekliliğinden aşınma vakti mutlaka gelecektir. Sakın yuvanızla ilgili olumsuz bir düşünce gelmesin. Evinizin bir yerinin tamire ihtiyacı varsa tamamını yıkmaz; tamir edersiniz. Siz de evinizdeki arızaları tespit ederek tamir etmeye çalışın. Olduğu kadarıyla ilgilenin. Olmadığını görmeyin. Sizin kocanıza ne sevginiz ne de saygınız da kusur olmasın. Allah yardımcınız. Sabırlı olun.
Kocanızla ilgili söz söyleyebilmek için onu iyi tanımak gerekir. Genel bilgiler üzerinden net/keskin cümleler beklemeniz kocanıza haksızlık olur. Örneğin bazı soruların cevaplarının bilinmesi gerekir. Eşinizle ciddi ve net bir konuşma yaptınız mı? Onun bu davranışlarının sizi ne kadar yıprattığını, evliliğinizi tehdit ettiğini açıkça dile getirdiniz mi? Bir danışmandan veya aile büyüklerinden yardım alabilir misiniz? Eşinizin değişme ihtimali var mı? Yoksa sadece yakalanınca vazgeçip sonra devam mı ediyor? Boşanma elbette kolay bir karar değildir. Ancak sürekli sadakatsizlik içinde olan, sizi değersiz hissettiren, psikolojinizi bozan ve huzurunuzu yok eden biriyle yaşamak sizi de çocuklarınızı da olumsuz etkiler. Çocuklar anne ve babanın ilişkisini görerek büyürler. Eğer sürekli tartışmalar, ihanetler ve mutsuzluk içinde bir aile ortamı olursa, onların ruh sağlığı da zarar görür. "Çocuklarım için katlanıyorum." diyorsunuz ama çocuklar mutsuz bir anneyle büyüyerek sağlıklı bireyler olamazlar. Sizin güçlü ve mutlu olmanız onlar için en iyisidir. Bu konuyu kocanızla çözme imkânı bulamazsanız aile büyüklerinizin desteğini almanızı tavsiye ederim. Yalnız kendi başınıza karar almayın. Allah sizlere çıkış yolu nasip etsin.
Kıymetli kardeşim, aileniz ile eşiniz arasındaki bu sürtüşme sürecini, onlar bu kadar birbirlerine yakınken yapmanız sizin için zorlayıcı olabilir. O sebeple bir şekilde eşinizle yaşayacağınız ama anne-babanızdan da ayrı düşmeyeceğiniz başka bir lokasyona taşınmayı gündeminize alın. Finansman ile alakalı durumunuzu yeniden değerlendirin. Gerekirse evin kalitesi ile alakalı kriterlerinizi bir iki derece düşürüp bu konuyu gündeme alın. Gerek aileniz gerekse eşiniz konusunda sağlam bir duruş sergilemeye gayret edin. Ne anne babanızı incitin ne eşinizi incitin. İki tarafa da birbirlerine müdahale etmemelerini istediğinizi tavırlarınıza sözlerinize yerleştirin. Fakat bunu atacağınız adımlarla da destekleyin. Örnek vermek gerekirse başka yere taşınmak gibi adımlar mesela. Bunun yanı sıra anne babanızın, sözüne itibar edip saygı duyduğu başka aile büyüklerinizden de bu konuda nasihatlerle, aracılıklarla size yardım etmesini isteyebilirsiniz. Allah yardımcınız olsun. Allah'a emanet olun.
Korkmasa idiniz aklınızdan şaşardım. Elbette uykularımızı kaçıracak kadar vahim bir gidişata doğru yürüyoruz. Allah yardımcımız olsun. Korkmakla, korkumuzun esiri olmak arasında denge kurmalıyız. Tıpkı hastalıklar gibi; nasıl hastalıktan ve hele salgından ödümüz patlıyor ama tedbirimizi alıp hayatı devam ettiriyoruz, bunu da genel çizgileriyle öyle yapacağız. Şöyle bir planlama yapın: Bir kere bu durumu size mahsus bir sıkıntı görmeyin. Dünya böyle oldu. Her sabah ahirete bir gün daha yakınız bu hayatta. Bunlar da kıyametin gerekleri. Ne olursa olsun, ne yaparsa yapsınlar, yaşları ne olursa olsun asla çocuklarınızın size olan sevgi ve saygılarını eskitmeyin. Kızacağınız zaman bile banyoya gidin gizlice orada ağlayın ama onlara hissettirmeyin. Sevginizin ve onların size saygısının gücü polisin onların üzerindeki gücünden çok daha fazladır. Bunu sakın unutmayasınız. Ana ilkeniz bu olacak. Din ve ahlâk verirken lokma lokma verin. Büyük dilimle boğabilirsiniz çocukları. Onlardan çok çevreleri ile ilgilenin. Arkadaşları kim ise onlar da o olacaktır. Gerekiyorsa en yakın aile yakınlarınızla bile bağınızı kesebilirsiniz. Mesela teyzeleri tesettür konusunda kötü örnek oluyorsa o, sizin baypas edilmiş bir anne durumuna gelmenizi sağlar uzun zamanda. Siz de dışarıda aradığınız mikrobu elinizle onların ciğerine salmış olursunuz. Salgında en yakınlarımıza bile maskeli durduğumuz gibi bakacağız bu konuya. Baba ve anne olarak onların önünde çift bakışlı durmayacaksınız. Onlarla ilgili farklı düşünseniz bile bunu hissetmesinler. Eşinizle ne kadar mutlu ve tek beden olabilirseniz çocuklarınızı o kadar iyi yetiştirirsiniz. Hiçbir eğitim kurumuna güvenmeyin. Siz anne olarak dünyanın en iyi okulu ve medresesiniz. Duanız büyük bir silahtır. Her namazdan sonra zaman zaman gece namazına kalkarak hususi dualar etmelisiniz. Ve sabırlı olun. Yüzlerce sene sürebilecek bir mücadeleye hazır hissedin kendinizi. Acele ederseniz şeytan sizi çok sever. Allah yardımcınız olsun.