Fetva Meclisi
Soru
Hocam öncelikle sizlere çok teşekkür ediyorum. Videolarınız sayesinde ilmihal noktasında ne kadar çok eksiğim olduğunu fark ettim. Hayatımı bu anlamda düzene koydum. Allah’ın rızasına uygun yaşamaya çalışıyorum. Allah razı olsun. Otuz iki yaşında beş yıldır evli bir hanım kardeşinizim. Üç yaşında erken doğuma bağı hafif serebral palsi teşhisli bir oğlum var. Haftada dört gün terapiye götürüyorum. Eşim de ben de kamu kurumunda çalışıyoruz. Eşim izin almakta zorlandığı için ben götürüyorum büyük çoğunlukla. Tahmin edersiniz ki çocuğum doğduğundan beri çok zorlu süreçlerden geçtik. Ailelerimizle aynı şehirde yaşıyoruz. Bu süreçte başta annem olmak üzere kendi ailem daha çok destek oldu bize. Benim doğum iznim bittikten sonra çocuğa sırayla kendi annem ve eşimin annesinin bakmasını istedik. Annem tüm özverisiyle yanımızda oldu. Benim çocuğu onlara getirmem zor olduğu için bizde kaldı. Aynı özveriyi kayınvalidemden göremedim. Zamanla ona karşı içimde soğukluk oldu. Gelmemek için sürekli bahaneler ürettiğini düşünüyorum. Kendi düzenini bozup gelip çocuğa bakmak istemiyor. Siz getirin diyor ama ne yazık ki sürekli öyle imkânım yok. Bunu kendisine söyledik ancak taviz vermedi. Ben de artık annemden rica ettim. Şu an annem bakıyor çocuğa arada ben anneme götürüyorum, böyle idare ediyoruz. Kısacası size sorum şu, annemle bir araya geldiğimizde sürekli lafı kayınvalideme getiriyor. Neden size destek olmadı? Çok sıkıntı çektiniz bencillik yapıyor minvalinden konuşuyor. Birkaç defa uyardım gıybet etmeyelim diye. Bir süre dikkat ediyor ama yine aynı. İşin kötü tarafı bazen ben de ona ister istemez uyuyorum ama sonra vicdan azabı çekiyorum. Anlayacağınız böyle bir çıkmaza girdim. Annem değişecek gibi durmuyor. Ben de bir noktaya kadar dayanabiliyorum zaten mevcutta bir kırgınlığım var ister istemez anneme hak veriyorum. Diğer insanların hakkında konuşmaktan gerçekten imtina eden biriyim. Ama kayınvalideme karşı annemle bir çıkmazın içine girdim. Vereceğiniz tavsiyeye ihtiyacım var. Şimdiden teşekkür ediyorum.
Cevap
Benzer fetvalar
Kayınvalidenizin bir anne olarak eşiniz üzerinde hakkı olabilir ama sizin üzerinizde hak iddia etmesi doğru değil. Fakat bununla beraber aile büyüklerine saygı, onların yanlışlarını kabul etmek anlamına gelmez. Sizin huzurunuz, evliliğinizin sağlam temeller üzerine oturması için eşinizin dengeli olması gerekir. Fakat yine de bu süreçte siz en çok, size düşen yanlarıyla ne yapacağınıza odaklanın. Mecbur olmadıkça kayınvalideniz ile yalnız kalmamaya çalışın. Konuşmalarına çok fazla dâhil olmayın, tartışmalara girmeyin. “Anlıyorum” gibi kısa ve nötr cevaplar vererek tartışmalardan uzak durun. Şehir değiştirme konusunda ise eğer psikolojik olarak çok yıpranıyorsanız ve bu durum hamilelik sürecinizi de olumsuz etkiliyorsa şehir değiştirmek iyi bir seçenek olabilir. Ancak burada eşinizin bakış açısı önemli. Eğer eşiniz de sizi anlıyor ve destekliyorsa bunu uygun bir dille ona anlatabilirsiniz. Eğer eşiniz bunu şu an kabul edemiyorsa en azından kısa vadede kayınvalidenizle fazla muhatap olmadan bir süre geçirmeye çalışabilirsiniz. Allah yardımcınız olsun. Allah’a emanet olun.
Siz ve eşiniz var kabul edin. Aileniz olarak gerisini yokmuşlar gibi kabul edip yaşamaya alışın. Dertsizlik cennettedir, burası dert diyarıdır. Bırakın dertleriniz olsun ama siz dik olun, sağlam durun. 'Eşiniz ve siz', bunu unutmayın! Gerisine yüzeysel olarak hatasız bir yakınlık gösterin, onları hayatınızın ortağı yapmayın. Seviyeli ve açık vermeyen bir mesafe koyabilirsiniz aranıza. Onlarla ilgilenmeyecek kadar vaktinizi iyi işlerle doldurun. Kendinize ve ahiretinize yatırım yapın. Allah yardımcınız olsun.
Bunu bir imtihan kabul etmeye çalışın. Evlatlığınızı tam yapın, ondan aferin beklemeyin. Sabredin Allah'tan sevap kazanın. Madem hastadır anneniz, ona hasta gibi davranın. Menfaatinizi koruyun, eşinizi himaye edin ama annenizi dille ve eylemle özellikle incitmeyin. O kendine eziyet ederse onda da yapacak bir şeyiniz yoktur.
Selamünaleyküm.Kendinize meşguliyetler üretmelisiniz. İnşaallah çocuğunuz olunca bu sitrese vakit bile kalmayacak. Biraz daha sabredin. Günlük meşguliyetler geliştirin. Kur'an okuyun, zikir yapın, dergi okuyun. Hadis ezberleyin. Bir şeyler yapın.
Selamünaleyküm. Evvela boşanmada ki durumunuz nasıl onu bilmiyoruz, kaç talakla boşadı sizi? Buna göre geri dönüp dönemeyeceğiniz konuşulabilir. İkinci olarak da, anlattıklarını doğru kabul ederek söylüyorum, öyle bir yuvaya geri dönmeniz çok duygusal ve çaresizlik yansıtıyor. Dönmenizi tavsiye edemem.
Allah Teâlâ yavrunuza afiyet üzere bir ömür nasip etsin. Âmin. Eşinin ailesi ile yaşadığı veya yaşayacağı sorunlara hiçbir şekilde müdahil olma, kendini sorumlu hissetme. Sen bir problem oluşturdu isen onu düzelt. Gerisinde senin yapacağın iş beklemediğin sonuçları doğurabilir. Eşin de durumu zamana yaymalıdır. İleriki günlerde sinirler yatışır ve soğukluk gidebilir. Bu arada gerginliği artıracak şeyler yapmamalısınız. Ne eşin ne de siz, anne babanızla kökten bir kopmayı düşünmemelisiniz. Geçici bir gerginliktir, düzelecek biiznillah diye bakın. Ve düzelmesi için uygun zaman kollayın. Bu arada sizin, eşinizle muhabbetinizi önemsemeniz gerekir. Dikkat edin şeytan, bu gerginlikten istifade ile aranıza fitne sokmasın.
anne konusundaki diğer fetvalar
Çok haklı bir endişe ve dert taşıyorsunuz. Rabbim güzel niyetinize karşılıklar versin. Birkaç alternatif yol takip edebilirsiniz: - Uzman, Müslüman bir psikologla istişare edebilirsiniz. İnsan hal ve davranışlarından anlayan bir büyüğünüz de olabilir. Kızınızı tanıyıp istişareyle süreci ilerletebilirsiniz. - Denemeler yapabilirsiniz. Mesela; haftanın belli günleri taktırıp ölçüm yapabilirsiniz. Âdet göreceği güne hazırlık olduğunu anlatabilirsiniz. - Yakın çevre, akraba ya da komşulardan kızınızla akran, tesettürlü bir arkadaşı varsa onunla daha uzun süre beraberliklerini sağlayabilirsiniz. - Yarın tesettüre girdikten sonra tesettürle ilgili süreci tamamlanmış değil yeni başlamış olacak unutmayasınız. Belki ömrünün sonuna kadar siz onun neden tesettüre girdiğini hatırlatan olacaksınız. Tesettüre girdikten hemen sonra bir anne olarak daha tedbirli, uyanık, farkında olmanız gerekecektir. - Tesettüre gireceği güne kadar adım adım süreci başlatın. Önce uzun giyinmek gibi başörtüyü arkadan taktırmak gibi. Allah yardımcınız olsun. Allah'a emanet olun.
İnsan önce kendi anne babasını düşünmelidir. Ülfet gereği ikisi de gitsin isteniyorsa gitmeyen yine öncelikli olmalıdır.
Anne hakkını konuşmaya gerek yoktur. O senin cennetin veya cehennemindir. Zaten sen de bunu bildiğin için ona müdahale etmiyorsun. Buna rağmen annenin gelinine bu şekilde müdahale etmesi hakkı değildir. Yaptığı ihtimal ki zulüm düzeyine gelmektedir. Senin annene “gelinine karışma” demen hakkındır, görevindir de. Bunu söylerken ahiretini harap etmeden söylemen gerekir. Bir beyin ameliyatından daha zor bir iş yapmış olacaksın. Söyle veya söylettir, anneni kaybetmeden yap bunu. Kırk ölç bir biç.
Peygamberimizin kendisine hicret ve cihad şartıyla biat etmek isteyen kimseye anne-babasının sağ olup olmadığını sorması ve sağ olduklarını öğrendiğinde, "Allah'tan mükâfat bekliyor musun?" diye sorduktan sonra "Öyleyse dön ve anne babana iyi bak/onlarla ilgilen!" demesini düşünmeni rica ediyorum. Anne babanın gönlünü inciterek vakıf hizmetlerinde bulunamazsın. İkinci sorunla ilgili olarak bu konuda seni/karakterini, aileni, evlenmek istediğin kızı tanıyan güngörmüş/tecrübeli birisiyle değerlendirmen daha doğrudur.
Yazdıklarınız üzere içinizdeki bu kararsızlık ve sıkıntı tamamen anlaşılabilir. Hem iş hem de hayatın diğer alanlarında duygusal ve manevi açıdan zorlayıcı bir dönemden geçiyorsunuz. Bu tür süreçler insanın içinde birçok çatışma ve belirsizlik meydana getirebilir. Bu noktada, size bazı hususları hatırlatarak yardımcı olmaya çalışacağım: Tesettürlü bir kadının erkeklerle aynı ortamda bulunmasından öte bir kadının çalışmasının gerekliliği veya zaruri olup olmadığı ve işin getireceği sıkıntılardır. Polislik gibi bir mesleğin getirdiği şartlar bünyenizle çatışıyorsa veya size huzur vermiyorsa, bu konuda kendinizi zorlamamanız çok kıymetlidir. İş hayatında kadınların görev yapması doğru olsa da, her işin kadın için uygun olup olmadığını kendi iç huzurunuzu dikkate alarak değerlendirmek önemlidir. İstihareye yatmanız ve hislerinize göre karar vermeniz de bu noktada doğru bir yaklaşımdır. Evlenmek gibi büyük bir kararı alırken, içinde bulunduğunuz hali göz önünde bulundurmak gerekir. Evlenmeyi içten istiyorsanız ancak şu anki durumunuza uyan bir kişiyle evlenmekten çekiniyorsanız, belki de biraz daha zaman ve dua ile doğru kararı bulabilirsiniz. Annenizin beklentilerini karşılamaya çalışırken, kendi kalbiniz ve iç sesiniz huzursuz oluyorsa, bu duyguları göz ardı etmemelisiniz. Ailenizin rızasını kazanmak kıymetli olsa da, sonunda yaşamı şekillendirecek olan sizsiniz. Allah’ın her zaman sizin en hayırlı yolunuzu açacağına inanmalısınız. Yalnızca nefsinize ve çevrenizin baskılarına göre karar vermek yerine, bu konuda Allah'a tevekkül etmek ve dua etmek büyük bir huzur kaynağı olacaktır. Allah yâr ve yardımcınız olsun.
Erkek veya kız bir çocuğun anne ve babasına karşı maddi/manevi sorumluluğu ölene kadar bitmez. Sadece erkek çocuğun kız çocuğuna göre ekonomik ve sosyal olarak yapabilecekleri farklı olduğu noktalarda kimi zaman erkeğin kimi zaman da kızın sorumluluğu artar. Mesela kız çocuğu annenin özel hizmetini yapmak konusunda erkekten daha çok sorumlu olur. Aynı şekilde evde çalışmadan beklemek durumunda olan kız çocuğu da çalışıp kazanan erkeğin sorumluluğu kadar sorumluluk taşımaz. Bunun bir ayrıntısı da kız çocuğunun evlendikten sonra anne ve babasına karşı yapabileceklerinin doğal olarak sınırlanması söz konusu olabilir. Genel olarak anlaşılması gereken budur.