Fetva Meclisi
Soru
Hocam naçizane durumumu ifade etmem gerekirse yirmi dokuz yaşında, tesettürlü ve bekâr bir kadınım. Üniversite mezunuyum fakat ne devlet memurluğu ne de özel sektörde denemediğim iş kaldı. O kadar çok iş denedim ki hiçbirinde başarılı olamadım. İşimi elime alamadığım için evlenmek konusunda da kimse içime sinmedi. Etrafımdakilerin "evlenmek için evlen" demesine rağmen, içimden gelmeyen bir şeyi yapmak benim için adeta kabir azabı gibiydi. Şu anda üçüncü kez polislik sınavlarına başvurdum ancak yine de içimden gelmiyor. Bana göre tesettürlü bir kadının erkeklerin çoğunlukta olduğu böyle bir ortamda çalışması uygun değil gibi geliyor. Daha önce girdiğimde de mahremiyet kurallarını az da olsa çiğnediğimi hissetmiştim ve o gün bir rüya görmüştüm. (Bir köprüden geçerken deprem oluyordu.) Şimdi tekrar başvuru yaptım ama içimde istek yok, gücüm yok. Bir yandan da "Başka ne yapacaksın?" diye düşünüyorum. Evlenmiyorum, işim yok, elimden bir iş de gelmiyor. Annem de bu durumu zorlaştıran bir faktör. Annem, polis olmamı o kadar çok istiyor ki kelimelerle anlatamam. Onun yıllardır verdiği emeklerin boşa gitmesini istemiyorum. Bu gece istihareye yattım ama bir şey göremedim. Uzun süredir size yazmayı düşünüyordum ancak gönlüm buna el vermedi. Bana göre dünya hayatındaki her şey kul ile Rabbi arasında kalmalı. Ancak kendimi şu an size yazarken buldum. Bu durumda ne yapmam gerektiği konusunda tavsiyenize ihtiyacım var.
Cevap
Benzer fetvalar
Gelişen olaylar sizi sıkıntıya sokmuş ve kararsız bırakmış gibi görünüyor. Aileniz, sizin için en iyi seçeneği görmek isteyebilir ancak unutmayın ki hayatınızı birlikte geçireceğiniz kişiyle olan uyumunuz en önemli faktördür. Ailenizin önerileri de önemli olsa da siz evliliği kendiniz için yapacaksınız. Kendinizi huzurlu hissedeceğiniz bir karar almalısınız. Sosyal statü, eğitim seviyesi, iş durumu ve benzeri faktörler de değerlendirilebilir ama bu unsurlar tek başına evliliğinizi şekillendirecek faktörler olmamalıdır. Şöyle ki kişinin iş durumu, geliri ya da eğitim durumu çok önemli olsa da bunlar ilgi, anlayış, sevgiyi ve imanını yenecek bir faktör değildir. Evlilikteki en temel mesele birbirinizi anlamak, saygı göstermek, dinî yükümlülükleri birlikte yerine getirmek ve birbirinizle huzurlu bir şekilde yaşamak olmalıdır. Eğer bu kişi size tüm bu yönlerle uygun görünüyorsa, sadece iş durumu, pozisyon ya da köyde yaşıyor olması gibi dışsal faktörlere bakmak, sizi doğru bir karar almaktan alıkoyabilir. Evlilikte her zaman her şeyin mükemmel olmasını beklemek mümkün değildir ama önemli olan birlikte büyümek, destek olmak ve Allah’ın rızasını gözetmektir. Allah size en doğru kararı almayı nasip etsin.
Kızım, bir de şöyle baksan olmaz mı? Allah Teâlâ seni oturduğun yerde sevap kazanan kulu yapmak istiyor olmasın? Zannedersem öyledir, çektiğin sıkıntı senin için sevaptır. Namaza ağırlık ver, namazlarını daha huzurlu kıl, rahatlığı içinde hissedersin. Babanın tavırlarını duymazdan gel, görmez gibi yap. Bu sabrının boşa gitmeyeceğine de iman etmelisin. Kimseni seni anlamasını bekleme, seni Rabbin anlasın yeter, değil mi? Bir de sana amca tavsiyesi: Sakın bu gelişmeler seni, sana uygun olmayan bir evliliğe evet dedirtmesin, sakın ha! Yağmurdan kaçarken doluya tutulursun maazallah. Senin için hususi dualar ediyorum kızım.
Bacı, derdinizi çok iyi anladım. Sizin gibi pek çok bacı ile bu konuda dertleşiyoruz. Yaşadığımız zamanda güya dindar insanların bile temel ölçüsü para ve cinsellik olmuştur desem abartmış olmam zannederim. Böyle bir zamana geldik. Sabrederek, dik durarak daha çok sevap kazanacağız. Sizin için dua ederim Rabbim sizi muhafaza buyursun. Size şunu söyleyebileceğimi zannediyorum: a. Sizinle önceliği iş olan yani sizin çalışmanızın gerekliliğini hissettiren bir görüşme yapanın aile hayatı emeli olduğunu zannetmem. İkinci bir cümleye gerek bırakmadan konuşmayı terk edebilirsiniz. b. Çok önemli bir konu da yavrunuza ne kadar babalık yapabilecek birinin size geldiğidir. İnsanlar kendi çocuklarına bile babalık yapmaya yanaşmamaktadırlar. Yavrunuzun ezileceği muhtemel bir evlilik yapmayın. c. Sizinle görüşen biri büyük ihtimalle öncesinde bir evlilik yapmış olmalıdır. Boşanma nedenini iyi araştırın. Şüphesiz bu araştırmada adil olun, iftiraya inanmayın ama araştırın. d. Bir harama düşme tehlikeniz maazallah söz konusu olduğu zamanda kurallarınızı gevşetip evlenebilirsiniz. O zamana kadar muhakkak sabredin. Çevrenizin bunaltan dedikodusuna itibar etmeyin. Duymayın insanların sizinle alakalı sözlerini. e. Bu süreci muhakkak ibadetlerinizi ve Kur'an okumanızı yoğunlaştırarak geçirin ki iç huzurunuz yerinde olsun. Aksi takdirde şeytan sizi kemirir, içten içe eriyebilirsiniz Allah göstermesin. Sizin için dua ederim.
Aleykümselam. Bir çocuğun anne babasına yön vermesi oldukça hayal bir şeydir. Size tavsiyem, katiyetle anne babanızla tartışmayın. Onlara nasihat eder durumda olmayın. Eğer onları düşünüyorsanız böyle yapın. Bilmişliğinizi taslamak istiyorsanız istediğiniz gibi yaparsınız. Onlar, sizdeki olgunluğu görerek size imrensinler. Böylesi, geç olur ama onları çok daha rahat ısındırır dine. Sözünü ettiğiniz konularda bütün yaşlıların neredeyse sıkıntısı vardır. Dikkat et, kaş yaparken göz çıkarma. Sana onların duası lazım bir. Bir de onları hepten imandan çıkaracak bir söz söylettirirsin.
Zulme ve harama kaymadığınız sürece değerli bir mesleğiniz vardır. Allah yardımcınız olsun. - Sizin bu durumunuzu ve mesleğinizin gereklerini bilen bir adayla evlenmelisiniz. - Evleneceğiniz hanımın sizden doğacak boşlukları doldurma kabiliyeti olmalıdır. - Kendinizi yalnız hissetmeyeceğiniz bir mü'min kardeş çevresi muhakkak bulmalısınız. Bunun da kıymetini bilmelisiniz. - Asla umutsuz olmayın, imkânsız değildir aradığınız. Şeytan sizi ürkütmesin. Sabredin ama ihmal etmeyin. Dikkatli olun ama ürkmeyin. Umutla ve ciddi bir arayışla yola devam edin. Allah yardımcınız olsun.
Kızım, Evlenmek senin için farz duruma gelmiş ise yani artık harama kayma riski taşıyacak durumda isen anne babanın ne diyeceği önemli olmaz. İlk helal yolu denemelisin. Öyle değilse sabredeceksin. Şu kadar ki, duygusal olmamaya gayret et. Allah yardımcın olsun.
anne konusundaki diğer fetvalar
Peygamberimizin kendisine hicret ve cihad şartıyla biat etmek isteyen kimseye anne-babasının sağ olup olmadığını sorması ve sağ olduklarını öğrendiğinde, "Allah'tan mükâfat bekliyor musun?" diye sorduktan sonra "Öyleyse dön ve anne babana iyi bak/onlarla ilgilen!" demesini düşünmeni rica ediyorum. Anne babanın gönlünü inciterek vakıf hizmetlerinde bulunamazsın. İkinci sorunla ilgili olarak bu konuda seni/karakterini, aileni, evlenmek istediğin kızı tanıyan güngörmüş/tecrübeli birisiyle değerlendirmen daha doğrudur.
Çok haklı bir endişe ve dert taşıyorsunuz. Rabbim güzel niyetinize karşılıklar versin. Birkaç alternatif yol takip edebilirsiniz: - Uzman, Müslüman bir psikologla istişare edebilirsiniz. İnsan hal ve davranışlarından anlayan bir büyüğünüz de olabilir. Kızınızı tanıyıp istişareyle süreci ilerletebilirsiniz. - Denemeler yapabilirsiniz. Mesela; haftanın belli günleri taktırıp ölçüm yapabilirsiniz. Âdet göreceği güne hazırlık olduğunu anlatabilirsiniz. - Yakın çevre, akraba ya da komşulardan kızınızla akran, tesettürlü bir arkadaşı varsa onunla daha uzun süre beraberliklerini sağlayabilirsiniz. - Yarın tesettüre girdikten sonra tesettürle ilgili süreci tamamlanmış değil yeni başlamış olacak unutmayasınız. Belki ömrünün sonuna kadar siz onun neden tesettüre girdiğini hatırlatan olacaksınız. Tesettüre girdikten hemen sonra bir anne olarak daha tedbirli, uyanık, farkında olmanız gerekecektir. - Tesettüre gireceği güne kadar adım adım süreci başlatın. Önce uzun giyinmek gibi başörtüyü arkadan taktırmak gibi. Allah yardımcınız olsun. Allah'a emanet olun.
Dinimiz, "Müslüman kadının çalışması yasaktır." şeklinde bir kural koymamıştır. Bu yüzden kadının çalışması, para kazanması, zengin olmasında hiçbir sakınca yoktur. Kadın için de erkek için de çalışırken dikkat edilmesi gereken kurallar vardır. Bu kurallar yok sayıldığında çalışmak erkek için de kadın için de sıkıntı oluşturabilir. Bir hanım çalışacağı zaman kadınlığı, tesettürü zarar görmemelidir. Halvet (bir erkekle başkasının giremeyeceği bir ortamda yalnız kalma), erkeklerle karma bir ortamda mahremiyet kurallarını aşacak şekilde bulunma, göz kirliliği, temas sıkıntısı gibi sakıncalardan uzak olmalıdır. Çalışma şartları, kadının anneliğine de zarar vermemeli. Onu, çocuklarını ihmal edeceği bir pozisyona düşürmemelidir. Bu şartlara dikkat edildikten sonra kadının çalışmasında bir sakınca yoktur.
Allah Teâlâ yavrunuza afiyet size sabır versin. Annenizi uyarmışsınız, yeter. Siz onu değiştiremezsiniz. Kayınvalidenizi de değiştirmeniz zordur. Siz kendinizi kollamaya bakın. Seviyeli olun. O konuşurken aslında sevabından kırptığını fark edemiyor. Siz tatlı bir şekilde söyleyip işinize bakın. İnşaallah vebale ortak olmazsınız. Siz katılmayınca da bir zaman sonra o da bırakacaktır. Tekrar geçmiş olsun. Allah Teâlâ size sabır versin.
Annenizin bedduaları ve kötü davranışları sizi derinden etkilemiş olabilir. Bu durumda, annenizle olan ilişkinizde bir mesafe koymanız, duygusal ve manevi olarak kendinizi korumanız adına faydalı olabilir. Ancak bu, tamamen iletişimi kesmek anlamına gelmemelidir. Annenize kötü söz söylememek, saygısız davranışlardan uzak durmak önemlidir. Hiçbir beddua, Allah’ın takdirine ve iradesine ters bir sonuç doğuramaz. Annenizin sözleri sizi etkileyebilir, ancak bu durum Allah’ın eşinizin vefatını dilediği bir zamanda gerçekleştiği gerçeğini değiştirmez. Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyrulur: “Hiçbir nefis, Allah’ın izni olmadan ölmez. Ölüm, belirli bir vakitte yazılmıştır.” (Âl-i İmrân, 3:145). Dolayısıyla, eşinizin vefatını annenizin beddualarına bağlamak yerine, bunu Allah’ın takdiri olarak kabul edin. Hem anneniz hem de eşiniz için bol bol dua edin. Annenizin hidayet bulması ve kalbinin yumuşaması için Allah’a niyazda bulunun. Eğer annenizle ilişkinizi yönetmekte zorlanıyorsanız, bir aile büyüğü veya güvendiğiniz bir hoca efendiyle konuşarak destek alabilirsiniz.
Anneniz yaşlılık ve sağlık durumundan dolayı bir desteğe ihtiyaç duyuyorsa, bu durumda onun ihtiyaçlarını karşılamak sizin bir evlat olarak en temel görevlerinizdendir. Annenize bakmanız ve ihtiyaçlarını karşılamanız dinen önceliklidir. Eğer anneniz yalnız kalacak ve mağdur olacaksa, onunla ilgilenmeniz vacip olur. Eşinizin, ayrı bir yaşam alanı istemesi ve aynı binada yaşamayı tercih etmemesi bir tercih meselesidir. Bu tercih, dini bir zorunluluk olmamakla birlikte, onun kişisel rahatlığı ve evliliğinizin huzuru açısından dikkate alınmalıdır. Aynı binada yaşama konusundaki endişeleri, sınırların bulanıklaşabileceği ya da kendi özel alanını koruyamama hissiyle ilgili olabilir. Bu, çözülmesi mümkün bir meseledir. Eşinizin de rahat edebileceği bir düzen kurmak, evliliğinizin huzuru için gereklidir. Aynı apartmanda yaşamak istememesi, onun annelik gibi ağır bir sorumluluğa hazır olmadığı ya da kendi düzenini korumak istediği anlamına gelebilir. Bu durumda hem annenizin hem de eş adayınızın ihtiyaçlarını gözeterek bir denge kurmanız gereklidir. Bu sorunu çözmeden de kervan yolda düzülür mantığıyla evlenmenizi tavsiye etmem.