Fetva Meclisi
Soru
Selamünaleyküm hocam. 22 yaşında bir gencim. Anne babamla düşüncelerimiz ve onların yaşaya geldikleri hayatla benim hayalimdeki hayat bambaşka. Sorun yaşadığım meselelerden birkaçını size danışmak istedim. Helal haram anlayışları çok farklı, daha doğrusu bilgileri yok. Zorunlu olmadıkça bankayla işlem yapılmaması konusunda evde, her yerde anlatıyorum. Babamın paraya ihtiyacı olmuş gidip kredi çekip gelmiş. Başımdan kaynar sular devrilmiş gibi oldum. Babam: "Ben tefeciden mi aldım, bankadan aldım. Çektiğim para belli ödeyeceğim para belli, bu haram değil ki. Hem ben mecbur kaldım" diyor. Diğer sıkıntımız kola hakkında. Uzun zamandır içmiyorum ve içilmemesi gerektiğini sizden dinlediklerimle, Genç Doku'dan okuduklarımla her yerde her fırsatta anlatmaya çalışıyorum. Bugün annem gitmiş üç şişe kola almış yarın Kurban Bayramı diye. Annem: "Niye haram olsun paramızla aldığımız şey. Hem misafirler meyve suyu içmiyorlar kola istiyorlar." dedi. Çok pişman oldum ama kendime hâkim olamayıp biraz sesimi yükselttim. Kadın: "Her zaman içmiyoruz ki, canım istedi aldım" diye ağladı. Benim paramla alınmış olsa dökecektim ama para benim değildi. Dışarıdakilere anlatırken yumuşaklıkla anlatıyorum bunları ama kendi evimizin içinde yapılınca dayanamıyorum. Bizim eve bunlar girmemeli diyorum. Bir diğer sorun da evlilik hakkında. Anne babama göre başına her bez parçası bağlayan tesettürlüdür, yeterlidir. Hatta tesettürlü olmasa da olur. Çalışsa daha iyi olur benim evleneceğim kişi. Ama ben tam mestûre bir Mü'min hanımefendi tarif ediyorum onlara, fakat anlaşılmıyorum. Tarif ediyorum çünkü sağda solda milletin kızına bakarsam bir eş adayı bulmak için hem harama girerim hem de kötü gözle bakabilir insanlar diye düşünüyorum. Bu nedenle onların bulup benimle görüştürmeleri daha uygun olur diye düşünüyorum. Bu konular açılıyor sık sık ve kırmamaya çalışıyorum ama 'istediğin gibisini kendin bul, şimdi herkes kendisi buluyor' diyorlar. Ne yapacağımı şaşırdım. Kendi hayatımda uygulamam gereken azimeti, başkalarına mı dayatıyorum acaba? Kola haramdır diyorum, doğru mudur? Şüphelidir mi demek lazım yoksa net bir tavır alarak içemezsiniz demeli ve içenlerin yanında oturmamalı mıyım? Banka meselesi de aynı şekilde? Evlilikle ilgili bu sorunumu nasıl çözmeliyim?
Cevap
Benzer fetvalar
Yazdıklarınız üzere içinizdeki bu kararsızlık ve sıkıntı tamamen anlaşılabilir. Hem iş hem de hayatın diğer alanlarında duygusal ve manevi açıdan zorlayıcı bir dönemden geçiyorsunuz. Bu tür süreçler insanın içinde birçok çatışma ve belirsizlik meydana getirebilir. Bu noktada, size bazı hususları hatırlatarak yardımcı olmaya çalışacağım: Tesettürlü bir kadının erkeklerle aynı ortamda bulunmasından öte bir kadının çalışmasının gerekliliği veya zaruri olup olmadığı ve işin getireceği sıkıntılardır. Polislik gibi bir mesleğin getirdiği şartlar bünyenizle çatışıyorsa veya size huzur vermiyorsa, bu konuda kendinizi zorlamamanız çok kıymetlidir. İş hayatında kadınların görev yapması doğru olsa da, her işin kadın için uygun olup olmadığını kendi iç huzurunuzu dikkate alarak değerlendirmek önemlidir. İstihareye yatmanız ve hislerinize göre karar vermeniz de bu noktada doğru bir yaklaşımdır. Evlenmek gibi büyük bir kararı alırken, içinde bulunduğunuz hali göz önünde bulundurmak gerekir. Evlenmeyi içten istiyorsanız ancak şu anki durumunuza uyan bir kişiyle evlenmekten çekiniyorsanız, belki de biraz daha zaman ve dua ile doğru kararı bulabilirsiniz. Annenizin beklentilerini karşılamaya çalışırken, kendi kalbiniz ve iç sesiniz huzursuz oluyorsa, bu duyguları göz ardı etmemelisiniz. Ailenizin rızasını kazanmak kıymetli olsa da, sonunda yaşamı şekillendirecek olan sizsiniz. Allah’ın her zaman sizin en hayırlı yolunuzu açacağına inanmalısınız. Yalnızca nefsinize ve çevrenizin baskılarına göre karar vermek yerine, bu konuda Allah'a tevekkül etmek ve dua etmek büyük bir huzur kaynağı olacaktır. Allah yâr ve yardımcınız olsun.
Selamünaleyküm. Bu noktadan sonra sabredeceksiniz, kalbinin yumuşamasını bekleyeceksiniz. Başka bir sıkıntınız yoksa bu nedenle boşamayın, sabredin.
Selamünaleyküm.Kural şudur: Samimi bir tevbe ve tevbede istikrar geçmişi tamamen siler. Faiz için de, zina için de kural budur. Sakın kimseden helallik istemeye bile yanaşmayın, o da yeni bir uçuruma sürükleyebilir.
Babanızla ilgili bilgileri olduğu gibi kabul ederek bu çerçevede tespit ve tavsiyelerimiz olacaktır. Babanızın yaptığı davranışlar ve söyledikleri, İslam'ın öğretileriyle bağdaşmamaktadır. Bir baba, ailesine bakmak, onlara merhametle yaklaşmak ve haksızlık yapmaktan uzak durmakla yükümlüdür. Ancak, babanızın bu yükümlülüklerini yerine getirmemesi sizin İslamî görevlerinizi değiştirmez. Ailenize olan sorumluluklarınız, sizi evlenmekten alıkoymamalıdır. Şayet yanınızdaki kardeşlerinizin ihtiyaçlarını organize edebilecek bir sistem kurabilir ve yeni bir aile hayatına adım atarsanız, bu hem sizin hem de onların yararına olabilir. Evlenmek, hem dininizi tamamlamanızı sağlar hem de psikolojik olarak size destek olacak bir yoldaş sunar. Babanızın amacı sadece maddi menfaatlerini sürdürmekse ve bu konuda haksız yere sizi baskı altına alıyorsa, babanıza karşı gelmeden ama bağımsız bir karar alarak evlenmek sizin hakkınızdır. Bu, ona karşı bir isyan değil, kendi hayatınızı İslamî ölçülerde sürdürme hakkınızdır. Evlendikten sonra da imkânlar elverirse kardeşlerinizin ve annenizin ihtiyaçlarına destek olabilirsiniz. Yalnız burada dengeyi kurmak önemlidir. Ailenizde aklıselim bir birey ya da güvendiğiniz bir büyüğünüz varsa, arabulucu olarak onları sürece dâhil edin. Kararınızda Allah’tan yardım dilemek için dua edin ve istihare yapın. Rabbimizin rahmetiyle yolunuzu aydınlatmasını isteyin.
Selamünaleyküm. Babanıza itaat etmekle iyi olanı yaptınız. Nikâh akdinden önceki bütün ayrılıklara 'ayrılık' denmez. 'Anlaşmamak, birleşememek' denir. O süreçte nikâhlı olmayı gerettirecek bir iş yaptı iseniz o başka. Onun dışında gereksiz bir abartı
Ağır bir hizmet, acil bir durum söz konusu olduğunda gitmen zorunlu olur. Normal durumlarda gitmeyebilirsin.
aileye tebliğ konusundaki diğer fetvalar
Aleykümselam. Kimse kimsenin hidayetini yönlendiremez. Peygamberlerin bile en çok sevdiklerinin hidayetlerine vesile olamadıkları olmuştur. Biz, en mükemmeli isteriz, hüküm Allah'ındır. O ne dilerse olacak olan odur. Siz, bir kere sabırlı olun. Asla vazgeçmeyin, yılmayın, yorulmayın, üşenmeyin. Aceleci olmayacaksınız. Yapacağınız en iyi şey, insanlıkta onların gözünde kusursuz olmaktır. Böylece senin üzerinden güzeli ve iyiyi görme fırsatını bulmuş olacaklar ama bu uzun vadede olur. Sabreden kazanır, kanun budur. Dua etmeyi de unutmayasın.
Böyle bir endişe taşıman bile güzel, sen düzeltmek için değil, düzeltmeye çalışan biri olmak için gayret edeceksin. Kalpler Allah'ın elindedir. O dilediğini hidayet eder. Sen vazifeni yap, gerisine takılma.