Fetva Meclisi
Soru
Hocam Rabbim nasip ederse, aile büyüklerimizi umreye götürme ve onlarla birlikte gitme niyetindeyiz. Ancak maddi olarak hepsini aynı anda gerçekleştirmek mümkün görünmüyor. Eşimin anne ve babası, Rabbim kabul etsin, bir hac ve iki umre ziyareti yaptılar. Benim anne ve babama ise henüz nasip olmadı. Hocam, önceliğimiz hangi anne-baba olmalı? Yardımcı olursanız çok memnun oluruz.
Cevap
Benzer fetvalar
Böyle bir gitmeme fırsat kaçırma değildir, emre itaat etmektir. Gitmeyin, umreyi gerekiyorsa değerlendirin. Allah Teâlâ kabul buyursun.
Aleykümselam. Siz mehir olarak talep ettiğiniz miktar olan umre fiyatını alacak olarak eşinizden alın. Umre konusunu da ne zaman nasip olursa o zaman yapmak üzere erteleyin. Bunu bir aile için sorun durumuna getirmeniz doğru olmaz. Aile içi huzurunuz umreden önemlidir!
Anne ve babanın evladı üzerindeki haklarından biri de, nafile ibadetleri bırakıp evladının onların acil hizmetlerini görmesidir. Mesela babanızın sizin hizmetinize ihtiyacı varken siz umreye giderseniz ve o izin vermiyorsa o umreniz doğru olmaz. Bunun haricinde baba ve annenin size bir ihtiyacı olmadığı halde sadece ibadet soğukluğu nedeniyle gitmenize karşı çıkıyorsa gidin.
O parayı güvenli bir kurumla deprem nedeniyle muhtaç birine ulaştırırlarsa nafile bir umreden daha sevaplı bir iş yapmış olurlar. İnşaallah umre de bir gün nasip olur. Umre nasip olmasa da niyetleri ile ecri nasip olur biiznillah.
Selamünaleyküm. Babanız yola çıkmadan gitmeye niyet ederse yeterlidir. Herhangi bir umre kitabını okuyabilirsiniz. Gidip tecrübe etmiş birinden tecrübelerini de dinleyebilirsiniz. Allah emelinize kavuştursun.
Selamünaleyküm. Hac size farz ise önce onu yerine getirmelisiniz. Değilse diğerini yapabilirsiniz.
anne konusundaki diğer fetvalar
Anne hakkını konuşmaya gerek yoktur. O senin cennetin veya cehennemindir. Zaten sen de bunu bildiğin için ona müdahale etmiyorsun. Buna rağmen annenin gelinine bu şekilde müdahale etmesi hakkı değildir. Yaptığı ihtimal ki zulüm düzeyine gelmektedir. Senin annene “gelinine karışma” demen hakkındır, görevindir de. Bunu söylerken ahiretini harap etmeden söylemen gerekir. Bir beyin ameliyatından daha zor bir iş yapmış olacaksın. Söyle veya söylettir, anneni kaybetmeden yap bunu. Kırk ölç bir biç.
Allah Teâlâ yavrunuza afiyet size sabır versin. Annenizi uyarmışsınız, yeter. Siz onu değiştiremezsiniz. Kayınvalidenizi de değiştirmeniz zordur. Siz kendinizi kollamaya bakın. Seviyeli olun. O konuşurken aslında sevabından kırptığını fark edemiyor. Siz tatlı bir şekilde söyleyip işinize bakın. İnşaallah vebale ortak olmazsınız. Siz katılmayınca da bir zaman sonra o da bırakacaktır. Tekrar geçmiş olsun. Allah Teâlâ size sabır versin.
Erkek veya kız bir çocuğun anne ve babasına karşı maddi/manevi sorumluluğu ölene kadar bitmez. Sadece erkek çocuğun kız çocuğuna göre ekonomik ve sosyal olarak yapabilecekleri farklı olduğu noktalarda kimi zaman erkeğin kimi zaman da kızın sorumluluğu artar. Mesela kız çocuğu annenin özel hizmetini yapmak konusunda erkekten daha çok sorumlu olur. Aynı şekilde evde çalışmadan beklemek durumunda olan kız çocuğu da çalışıp kazanan erkeğin sorumluluğu kadar sorumluluk taşımaz. Bunun bir ayrıntısı da kız çocuğunun evlendikten sonra anne ve babasına karşı yapabileceklerinin doğal olarak sınırlanması söz konusu olabilir. Genel olarak anlaşılması gereken budur.
Çok haklı bir endişe ve dert taşıyorsunuz. Rabbim güzel niyetinize karşılıklar versin. Birkaç alternatif yol takip edebilirsiniz: - Uzman, Müslüman bir psikologla istişare edebilirsiniz. İnsan hal ve davranışlarından anlayan bir büyüğünüz de olabilir. Kızınızı tanıyıp istişareyle süreci ilerletebilirsiniz. - Denemeler yapabilirsiniz. Mesela; haftanın belli günleri taktırıp ölçüm yapabilirsiniz. Âdet göreceği güne hazırlık olduğunu anlatabilirsiniz. - Yakın çevre, akraba ya da komşulardan kızınızla akran, tesettürlü bir arkadaşı varsa onunla daha uzun süre beraberliklerini sağlayabilirsiniz. - Yarın tesettüre girdikten sonra tesettürle ilgili süreci tamamlanmış değil yeni başlamış olacak unutmayasınız. Belki ömrünün sonuna kadar siz onun neden tesettüre girdiğini hatırlatan olacaksınız. Tesettüre girdikten hemen sonra bir anne olarak daha tedbirli, uyanık, farkında olmanız gerekecektir. - Tesettüre gireceği güne kadar adım adım süreci başlatın. Önce uzun giyinmek gibi başörtüyü arkadan taktırmak gibi. Allah yardımcınız olsun. Allah'a emanet olun.
Peygamberimizin kendisine hicret ve cihad şartıyla biat etmek isteyen kimseye anne-babasının sağ olup olmadığını sorması ve sağ olduklarını öğrendiğinde, "Allah'tan mükâfat bekliyor musun?" diye sorduktan sonra "Öyleyse dön ve anne babana iyi bak/onlarla ilgilen!" demesini düşünmeni rica ediyorum. Anne babanın gönlünü inciterek vakıf hizmetlerinde bulunamazsın. İkinci sorunla ilgili olarak bu konuda seni/karakterini, aileni, evlenmek istediğin kızı tanıyan güngörmüş/tecrübeli birisiyle değerlendirmen daha doğrudur.
Yazdıklarınız üzere içinizdeki bu kararsızlık ve sıkıntı tamamen anlaşılabilir. Hem iş hem de hayatın diğer alanlarında duygusal ve manevi açıdan zorlayıcı bir dönemden geçiyorsunuz. Bu tür süreçler insanın içinde birçok çatışma ve belirsizlik meydana getirebilir. Bu noktada, size bazı hususları hatırlatarak yardımcı olmaya çalışacağım: Tesettürlü bir kadının erkeklerle aynı ortamda bulunmasından öte bir kadının çalışmasının gerekliliği veya zaruri olup olmadığı ve işin getireceği sıkıntılardır. Polislik gibi bir mesleğin getirdiği şartlar bünyenizle çatışıyorsa veya size huzur vermiyorsa, bu konuda kendinizi zorlamamanız çok kıymetlidir. İş hayatında kadınların görev yapması doğru olsa da, her işin kadın için uygun olup olmadığını kendi iç huzurunuzu dikkate alarak değerlendirmek önemlidir. İstihareye yatmanız ve hislerinize göre karar vermeniz de bu noktada doğru bir yaklaşımdır. Evlenmek gibi büyük bir kararı alırken, içinde bulunduğunuz hali göz önünde bulundurmak gerekir. Evlenmeyi içten istiyorsanız ancak şu anki durumunuza uyan bir kişiyle evlenmekten çekiniyorsanız, belki de biraz daha zaman ve dua ile doğru kararı bulabilirsiniz. Annenizin beklentilerini karşılamaya çalışırken, kendi kalbiniz ve iç sesiniz huzursuz oluyorsa, bu duyguları göz ardı etmemelisiniz. Ailenizin rızasını kazanmak kıymetli olsa da, sonunda yaşamı şekillendirecek olan sizsiniz. Allah’ın her zaman sizin en hayırlı yolunuzu açacağına inanmalısınız. Yalnızca nefsinize ve çevrenizin baskılarına göre karar vermek yerine, bu konuda Allah'a tevekkül etmek ve dua etmek büyük bir huzur kaynağı olacaktır. Allah yâr ve yardımcınız olsun.