İslami Delil
Aramaya dön
Fetva

Fetva Meclisi

Soru

Muhterem hocam, ben 24 yaşındayım ve İngilizce öğretmeni olarak 2 senedir Tokat'ta görev yapmaktayım. Yaptığım vazifenin Allah katında bir değer kazanması için, Allah rızası için, öğrencilerime hemen hemen her ders birer hadis okuyor, yeri geldikçe onlara İslam'ı anlatıyorum. Onlar da mutlu oluyorlar ki benden daha fazla hadis okumamı ve dinimizin güzellik ve inceliklerinden bahsetmemi istiyorlar. Ben de onlarla haftada bir gün öğle arası sohbet edebileceğimizi söyledim. Bu hafta ilk sohbetimize başlayacağız inşallah. Hocam, gençler 13 yaşlarındalar, kız erkek karışık, karşımdaki kitlenin temel profili böyle. Elimde de sizin tüm eserleriniz ve daha bir çok kaynak mevcut. Bir eser takibi mi yapmalıyım? Sizce nasıl bir yol izlemeliyim, hangi konudan başlamalıyım?

Cevap

Dinimizi öğretmedeki listeyi bizden önceki ulema bırakmıştır: Önce farzı ayın ilimler, sonra da sırası ile diğerleri öğretilmelidir. Farzı ayın ilimler ise imanı kökleştirmek ve temel ibadetler için yetecek kadar ilmihal olarak özetlenebilir. Ayrıca âyet/hadis okuyarak heyecan ve alaka uyandırabilirsiniz. Ama hızlı kalkarak çabuk oturmamaya özen göstermelisiniz. Bilgi yoğunluğu yerine alaka ve heyecan yoğunluğu sizin için daha yararlı olacaktır. Bilhassa seviyelerine dikkat etmek de gerekmektedir. BALDAN TATLI SÖZLER isimli kitaptan her gün bir hadisi, onların seviyesine indirgeyerek okumanız yararlı olur biiznillah. O yaştaki gençlerin, önder şahsiyetlerden etkilenme oranı da yüksek olmaktadır. Halid bin Velid'den ve farklı meziyetlerin sahiplerinden örnekler vermekte yarar vardır. Allah yardımcınız olsun. Amelinizi makbul kılsın. Bir kişinin hidayetine vesile olmaya hiçbir dünyevi değer biçilemez. Bir kişinin bir tek sabah namazına kalkmasının dünyalık bir ifade ile anlatımı bile yoktur. İşiniz ve niyetiniz mübarek olsun. Allah Teâlâ umduğunuza ve daha güzeline muvaffak kılsın.
Orijinal kaynak

Benzer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Değerli kardeşim, Dinimiz İslam sayesinde ebedi cennetler göreceğiz biiznillah. Dünya ve ahiret saadetimizdir dinimiz. Dinimiz bize cennet verecekken biz ona neden bir şeyler vermeyelim? Çok doğru ve hassas düşünmüşsünüz, Allah sizden razı olsun. Dinimize hizmet asla ilahiyat okumuşların veya hocaların tek başına yapacağı bir iş değildir. Maalesef, diyebilirim ki o zikrettikleriniz umumiyetle dinden geçinmekle bilinirken sizin gibi büyük düşünenler dinlerini ayakta tutuyor olabilmektedir. Allah Teâlâ sizi de bizi de dinine hizmette muvaffak kılsın. Size özet olarak şu noktaları yazabilirim, inşaallah başarılı olur ve meleklerin defterlerinize salih ameller yazmasına vesile olur. Her şeyden önce bu mesele İSLAM İÇİN VE İSLAM İLE YAŞAMA meselesidir. Zihniniz ve hissiyatınız bununla dolu olmalıdır. İslam için yaşamayı bir ideal olarak görmelisiniz. Size bu düşünceyi veren ya da bunu artıran kitapları okuyun, arkadaşlar edinin, sohbetler dinleyin. Kendi ekseninde kalmayı yoğunlaştıran kitapları okumayın, sohbetleri dinlemeyin, o tür arkadaşlardan ve ortamlardan uzak durun. Siz Müslümansınız, İslam için var olacaksınız elbette. Hiç kimse kalmasa da siz var olacaksınız. Dininize hizmet heyecanınız rüyalarınıza kadar sirayet etsin. Yapabileceğini bir işin muhakkak var olduğuna inanın her zaman. İslam için bir şeyler yapmak sıradan bir iş hatta bir ibadet değildir. Bilakis en şerefli amellerden biridir. Zira İslam’a hizmetin diğer bir adı da ‘Allah’a davettir.’ Allah’a davet en şerefli ve en kazançlı iştir. Allah’a yani tevhide davet etmek peygamberlerin başını çektiği büyük bir mesleğe sahip olmak demektir. Fussilet suresinin otuz üçüncü âyeti bunu gayet açık bir dille beyan etmektedir. Sahih bir hadiste Peygamber aleyhisselam efendimiz, bir kişinin hidayetine sebep olmayı dünyadaki pek çok şeyden daha hayırlı göstermiştir. İslam’a hizmet etmek yani ona davet etmek elbette bir uzmanlık, belli bir ilim birikimi ister ama bu durum, bildiğin kadarının hocası olmaya mani değildir. Doğru olarak bildiğini bilmeyene öğretmek, bir ibadetin yapılmasına vesile olmak, kendisi bilemeyenin bir bilene gitmeyi öğretmesi âlim olmadan da yapılabilecek işlerdendir. Alkolün haram olduğunu söylemek mesela âlim olmayı gerektirecek çapta bir bilgi değildir. Herkes Kur'an öğretemeyebilir ama Kur'an öğretmeyi teşvik edebilir, propagandasını yapabilir. Herkes bir cami yaptırma kudretinde olmayabilir ama yapabileceği teşvik edebilir. Bununla da hayra vesile olduğu için o hayrı yapan gibi sevap kazanır. Herhangi bir hayır çeşidi için durum böyledir. İyi iş yapmak ve bunu İslam için değerlendirmek sadece insanlara ‘Müslüman ol!’ demekle sınırlı tutulabilecek düzeyde değildir. Öyle bir din tebliği şüphesiz önemli ve gereklidir ama insanlar arasındaki dargınlıkları gidermek, yetimlere sahip çıkmak, yemek yedirmek, kimsesizlerin kimsesi olmaya çalışmak da yapılabilecek işler arasındadır. Herkesin mesleğini ve işini dinine hizmete dönüştürmesi mümkündür. İyi bir niyet ve örnek insan olma gayreti bu alanda yapılabilecek işlerdendir. İslam’a yapılabilecek en büyük hizmetlerden biri de ona zarar vermemektir. Müslümanlar arasında parçalanma nedeni olmamak, bireysel hayatta kötü örnek olmaktan kaçınmak gibi hassasiyetlere dikkat edilmesi bile din için yapılabilecek ve yapılması gereken işlerdendir.

Hocam ben elhamdülillah Müslümanım. Dinim için bir şeyler yapmak istiyorum. Dini
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bu ve benzeri konularda onlarca cilt kitap yazılmıştır. Onlarca da fırka oluşmuştur etrafında. Asırlardır tartışılmaya devam etmektedir. İlk günkü bakış farklılıkları ve derin anlama sıkıntıları ağırlaşarak devam etmiştir. Tek bir kelime üzerinde söz birliği sağlanamamıştır. Tek bir kelime! Bu birinci hakikat. İkinci hakikat: Sahabeden hiçbiri bu konuları merak edip uykusuz kalmamıştır. Duyduklarına iman edip yollarına devam ettiler. Üçüncü hakikat: Sahabeden sonraki nesiller pek merak saldılar bu ayrıntılara. Araştırdılar, tartıştılar, ayrıştırdılar. Dördüncü hakikat: Sahabe, Allah onlardan razı olmuş olarak gittiler bu dünyadan. Sonraki nesiller ise birbirlerini tekfir ederek, kendi düşüncesini uymayanların kuyusunu kazarak gittiler neredeyse. Beşinci hakikat: Bugün, içinde boğulduğumuz dünya sorunları ve dinimize dair kaybettiklerimize bu ve benzeri meselelerin çözümünün ne katkısı olacak? Sadece mü'minler arasındaki mesafeyi derinleştirecek! Farzı ayın olmayan bilgi üzerinde harcadığımız vakitler bizi farzı ayın görevlerimizden alıkoyuyorsa bu bir kayıptır. Lütfen bu açıdan da bakınız konuya.

Hocam sosyal medyada Allah'ı tecsim veya teşbih içerdiği iddia edilen birtakım h
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Diyanet ilmihali olarak bilinen bir ciltlik kitabı okuyup hazmetmeden hiçbir kitabı okumamalısın. O kitaptaki bilgiler farz bilgilerdir. Birinci ve öncelikli okuma kitabın bu olacak. Okuduktan sonra da o kitabı saklayacaksın. Altını çizdiğin yerleri zaman zaman inceleyeceksin. Bu kitaptan sonra Kur'an-ı Kerim okuyacaksın. Günde beş sayfa oku muhakkak. Bir mü'min olarak Kur'an'ımızdan en az otuz sayfa kadar ezber bilmen gerekir. O kadarı ezberle. Bunu muhakkak bir hoca denetiminde yap. Bundan sonra serbestsin. İstediğini oku. Tefsir, hadis, tarih, ne istersen.

Selamunaleyküm . Hocamıza bir sorum vardı detaylı olarak cevaplarsa çok sevinir
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Sizi de eşinizi de tebrik ederim. Allah amelinizi makbul buyursun. Tam anlamıyla cihat üzeresiniz. Ne mutlu size. Böyle karı koca kendilerini Allah'a vermişlere hayran oluyorum. Mübarek bir davranış üzeresiniz. Bana da dua etmenizi rica ederim. Gelinimiz, işini hemen bıraksın. İngilizcesi iyi ise özel derslerle hocalığını yapar. Evlilik ateşine tutuşmuş delikanlılara ders vermek genç bir kadının işi değil, gerekli de değil. Siz bu heyecanla beraberken nerede olursanız olun Allah size yardım eder. Mus'ab yetiştirmenin kolay yeri yoktur. Aileyi büyütme ve yakınlara tesir etme gibi ilaveleri de katarak onların yanına geçmenizi daha makul bulurum. Siz kendiniz bir Mus'ab olun, Yesribler yeşersin sizin elinizle. Bana ait ne varsa o da sizin olsun. Yazın çizin, kullanın; yeter ki beni bir duadan unutmayın. İmrendiğim aile yuvanızın saadeti için dualar ederim

Saygıdeğer hocam selamünaleyküm. Eğitimci yazar olarak gençlik ve aile üzerine s
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Onlardan biri seni eğlence konusu yapıncaya kadar bin kere iki bin kere git ayaklarına. Söyle, rica et ve dön. Sen kulaklara ulaşabilirsin. Kalplere ise sadece Allah ulaşabilir. Ve senin işin kalplerle değildir. Mübarek bir iş yapıyorsun, kıymetini bil. Moralini yüksek tut. Bir veya bin olay işini bitirmiş olmasın. Konu olarak temel esasları esas al. Asla tartışma gerektirecek konulara girme. Sıradan ve herkesin anlayabileceği konuları işle. Acele etme. Hiç acele etme. Asla acele etme ve acele etme.

Hocam kendi çapımda insanları Allah'a davet ediyorum. Özellikle gençler ile görü
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Allah Teâlâ niyetinizi mübarek kılsın. Esasen tebrik edilecek bir planlama içindesiniz. Ne var ki, HIZLI BAŞLAYIP çabuk çökmekten ise ADIM ADIM BAŞLAYIP uzun yürümek daha doğrudur. Tıp dersleri ağırdır, bu tespit yabana atılamaz. Çevreniz ve size etki edenler açısından da bu yapacağınız iş takdir görmesi zor bir iştir, bu da ikinci bir sorundur. Bu nedenle size çizgi olarak şunu tavsiye edebilirim: Planınız büyük ve uzun soluklu olsun. Uygulamanız ise boyunuza ve çapınıza göre olsun. Ya da şöyle diyebilirim: Acele etmeyin ama ihmal de etmeyin. Hayat realiteniz ve planlarınız dengeli olsun. Böylesi ile daha istikrarlı ve daha kalıcı işler yapabilirsiniz. Öncelikli gayeniz okumak ve bilgi artırmak değil mü'min kimliğinizle ayakta kalmak, fitnelerde savrulmamak olsun. Bunun için de önce her biriniz BEN ERİMEMELİYİM demelidir. Böyle diyebilen üç kişi veya iki kişi ile yola çıkın. Beş yıl sonra bir kişi daha ancak size katılıyor olsa bile zararda değilsiniz. Kaldı ki ihlasınız size katılımı bereketli yapacaktır. Bunun özeti şudur: İmanda ve ibadette, ahlâkta erimeden yürümeniz sizin bütün bilgilerden daha önemli bir ihtiyacınızdır. Maazallah eridikten sonra bilgi ne işinizi görecek ki? Bu noktadan sonra haramlardan uzak durmak ve farzları eksiksiz yapmak günlük işiniz olmalıdır. Farzlarda eksiğiniz yoksa BİLDİĞİNİZİ YAŞIYORSUNUZ demektir ki gaye de budur zaten. Planlarınızı izleyeceğiniz dersleri bitirme mantığına yaslamayın. Aksine hazmetme mantığına yaslayın. “Şu kadar dersi şu kadar zamanda” yerine “şu konuları kavrama” çizgisi çizin. Sözünü ettiğiniz ders grubundan ilk on dersi mesela hazmedin ve bir yolunu bulup ziyaret ederek veya bir iletişim kanalını kullanarak konuşanı/yazarı ile o dersleri mütalaa edin. Sonuca göre yeni bir plan yapabilirsiniz. Elbette sabredip sebat edebilenler gayelerine ulaşacaktır. Onlar da oldukça azdır. Dökülenlere takılmadan gayeniz için yürümeye bakın. Allah yardımcınız olsun.

Ben tıp fakültesinde okuyorum. Aynı zamanda da daha iyi bir Müslüman, evlat, ark

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.