Fetva Meclisi
Soru
1- Dinimize göre depozitonun hükmü nedir? Depozito mülkiyet sahibinin yanında emanet hükmünde midir? Mesela depozitonun mülkiyet sahibi tarafından kullanılması durumunda doğan fazlalık/kâr depozitoyu verene mi yoksa mülkiyet sahibine mi ait olur? 2- Örneğin ilk eve girdiğinde aylık kirası 7.500 TL olan bir kiracının evden çıkarken aylık kirası 12.000 TL ise bu durumda depozitonun hangi kiraya göre iadesi gerekir? Kiracının depozitoyu güncel kira üzerinden talep etme hakkı var mıdır, böyle bir talepte bulunacak olsa bu fazlalık faiz olarak mı yoksa güncel değer olarak mı kabul edilir?
Cevap
Benzer fetvalar
Depozito olarak verilen para onu verenin mülküdür, depozitoyu alan kişi onun sahibi değildir. Bu nedenle de depozito olarak alınan para bir tür emanettir, elinde bulunduran tarafından kullanılamaz. Kullanılamaz bir para olduğu için de zekâtı gerekmez.
Hanefîlere göre; herhangi bir kusuru olmadığı ve mal sahibinin ileri sürdüğü şartlara aykırı davranmadığı müddetçe, kiracının kiraladığı malda meydana gelecek zararı tazmin etme yükümlülüğü yoktur. Bu sebeple mal sahibinin kiracıdan rehin manasına gelebilecek bir şeyi depozit adı altında rehin olarak alması caiz değildir. (Mevsılî, el-İhtiyâr, 2/53-54; Mecelle, md. 710) Mâlikîlere göre ise kira sözleşmesinde rehin almak caizdir. (İbn Rüşd, Bidâyetü'l-müctehid, 2/273) Günümüzde menkul veya gayrimenkul malların kiralanmasının büyük bir sektör hâline gelmesi, konunun suistimale açık olması ve güven duygusunun zedelenmesi gibi sebeplerden dolayı Mâlikî mezhebinin görüşü istikametinde mal sahibinin depozit alması caiz görülmüştür.
Kardeşiniz buluğ çağına gelinceye kadar yani on beş yaşını tamamlayıncaya kadar malından zekât vermeniz gerekmez. Hanefi mezhebine göre amel edenler için hüküm böyledir. Şu ana kadar verdikleriniz de diğer mezheplere göre doğru olandı, onda da bir sakınca yoktur, azalma oldu diye kabul etmeyin. Kardeşinizin malını korumanız gerekir. Emanet olarak aldığınızı da kesinlikle yerine koyun. Bu almaları da o mala ait bir deftere kaydedin ki ileride hak ihlaline sebep olmayasınız.
· Zekâtı hak eden bir fakire bir kerede ne kadar zekât verilebilir sorusunun cevabıdır buradaki sorunun cevabı. Ebu Hanife rahmetullahi aleyhin içtihadında ancak nisap miktarı kadar verilebilir. Diğer Fukahanın içtihadında ise bir yıllık ihtiyacı kadar verilebilir. · Bir ev fiyatı genellikle bir ailenin yıllık nafakasından çok daha fazla bir rakamdır. Bu nedenle fukahanın ölçülerine göre fakirlere zekât olarak ev verilmesi yerine oturması zor bir durumdur. Aynı şekilde araba verilmesi de böyledir. · Şöyle bir çözüm olabilir: Fakir bir ev satın alır. O evden ötürü yüklü borcun altına girer. Derneğiniz de “borçlu” olduğu için ona zekât fonundan o evin ödemesine yardım eder. Bu olabilir ama neticede bir zorlamadır. · Makul olan fakirin ev kirasını vermektir ki, ev kirası mantığı birden çok fakirin zekât fonundan istifade etmesidir. Zira bir ev fiyatı ile pek çok fakirin evinin kirası yıllarca ödenebilir. · Mümkün olduğu kadar zekâtı, fakirlerin çalışma ve ekonomik kazanç elde etmesine yönelik bir tercihte değerlendirmeye çalışınız. Mesela iş üretip kullanabileceği alet, işinde kullanacağı araç, dükkân yönünde değerlendirilse daha kolay fetvaya uyumu bulunabilir. · Burada bir istisna olarak şunu zikredebiliriz: Bazı yörelerde “ev” birkaç duvardan müteşekkil basit bir yapıya deniyor olabilir. Onun maliyeti de fukahanın “bir yıllık” sınırlamasına aykırı olmayabilir. O tür zorunlu durumlar için böyle bir tercih yapılabilir.
Kiralama işiniz para üzerinden ise mesela yıllığına şu kadara ise o para sizin zekât bütçenizle ilgili rakamlara dâhil olur. Yıllık zekât verirken o kazancın da zekâtını verirsiniz. Mahsul üzerinden bir kiralama yaptı iseniz mesela mahsulün yarısına kiraladı iseniz bu takdirde de eğer bir sulama gibi bir tarımsal emek vermeden mahsul alıyorsanız 1/10 oranında, tarımsal emek veriliyorsa 1/20 oranında zekât verirsiniz. Mahsulden de verebilirsiniz piyasa fiyatından hesap ederek de verebilirsiniz. Nisap miktarını dolduruyorsa yıllık kiralama bedeliniz zekâtı verilmeli idi. Gecikmiş yılları daha sonra toptan da verebilirsiniz. Bir kenara veremediğiniz zekâtları not edin, elinize geçince hepsini verirsiniz. Faizli bir işe destek olmak ona ortak olmaktır. Muhakkak istiğfar etmelisiniz. Destek olmanız caiz olmayan bir işti.
Yüz gram altını olanın zekâtı verilecek başka bir malı yoksa iki buçuk gram altın veya değeri kadar zekât verecektir. Verdiğiniz depozito ise geri dönmesi kesin olmayan bir maldır. Ev sahibi ona el koyabilir. Dolayısıyla size döndükten sonra geçmiş birikimi ile beraber zekâtını verirsiniz.