Fetva Meclisi
Soru
Eşimin zeytinliği var. Ancak memur olmam sebebi ile orada olamıyoruz ve kendimiz toplayıp işleyemiyoruz. Burada ‘icar’ deniyor, yani bir nevi yıllık kiraya veriyoruz. Bu işi eşimin kardeşi yapıyor. Bu kira gelirine öşür mü yoksa zekât mı verilmelidir? 2- Kayınbiraderim 2013 yılında 6 yıllığına icara vermiş ve kira gelirini -yeni iş kurduğu için- mal aldığı toptancılara ödemiş. Yani biz 6 yıllık icar parasını halen almadık. Öşür ya da kira zekâtını şimdi mi yoksa para elimize geçtiğinde mi ödemeliyiz? 3- Kayınbiraderim yukarıda da belirttiğim gibi 2013 yılında yeni iş kurdu. Evlerini ipotek ederek değişik bankalardan kredi çekti. Benden de kredi çekmemi istedi. O zamana kadar Allah’a şükür hiç kredi çekmemiştim. Ama o zor durumda olduğu için kredi çektim. Kredi taksitlerini kendisi ödüyor. Ödeyemediği zaman ben de ‘borç olmak’ kaydıyla takviye ediyorum. Kredi çekmemden dolayı ben de günaha girer miyim?
Cevap
Benzer fetvalar
Size şöyle ortalama bir hesap tarif edelim: Elinizde seksen bir gram altın alabilecek para ne zamandan itibaren vardı? Mesela geçen yılın Ramazan ayının birinde ya da bu kurban bayramı arefesinde.. İşte o günü senin mali miladın yap. Her sene o gün bak elinde birikmiş paran seksin bir gram altın değerinden fazla ise sen zekât vereceksin. O altın mesela on bin lira ediyor. Senin elinde de yirmi bin lira var. Yirmi bin liranın yüzde iki buçuğunu zekât vereceksin. Rakam on binin altına düştü ise o sene vermezsin. Dükkânları çalıştırman veya kiraya vermen fark etmez. Sen dükkânların değil elindeki paranın zekâtını veriyorsun.
Selamünaleyküm. Zekât gününüz geldiğinde elinizdeki malların maliyeti üzerinden değerini ve nakitlerin toplamını bulun. Borçlarınızı, ödeyeceğiniz faturaları, tahakkuk eden SGK gibi masrafları, vergileri toplayın, elinizdekinden düşün. Geriye kalan miktar nisap miktarından fazla ise (81 gram altın kadar) o miktarın yüzde iki buçuğunu zekât olarak verin. Allah kabul etsin.
Şahısların ellerindeki paraların da ortak olup olmadığını belirtmemişsiniz. Eğer ağabeyinizin elindeki para da ortak bütçeden ise borcunuz bulunduğu için ona zekât gerekmez. Elindeki para onun, ortak bütçenize ait olmayan özel malı ise zekâta tabi bir mal durumundadır. Yılı dolmuş ise yüzde iki buçuğu zekât olarak verilir.
Namazı ayrı ayrı kıldığınız gibi zekâtı da herkesin kendisi hesaplayıp verecektir. Kime zekât gerekiyorsa o zekât verir. Size bu anlattığınıza göre zekât gerekecek bir durum yoktur.
Bu durumda sizin elinizdeki gayrimenkullerden birini satmaya karar vermedikçe zekât vermenizi gerektirir bir sonuç yoktur. Elinizde nakit olur ve bu nakit seksen bir gram altın değerinden daha fazla olursa, o da bir yıldır o şekilde elinizde ise onun yüzde iki buçuğunu zekât verirsiniz. Allah Teâlâ yardımcınız olsun.
Selamünaleyküm. Zekât için şu ölçülere dikkat edebilirsiniz: - Kendinize bir zekât günü belirleyin. Mesela bu gün, on Ramazan olabilir. Her sene o günü zekât için aşağıdaki hesabı yapma günü olarak belirleyin. - O hesap gününüzde elinizde seksen bir gram altın veya onun değerinde bir mal varsa siz zekât mükellefisiniz. Daha az ise o sene mükellef değilsiniz. - Elinizde nakit, çek-senet, alacaklar, satılık mal (maliyetleri üzerinden hesaplanacak) ne kadarsa onları toplayın. Bu toplam sizin sermayeniz olacak. - Alacaklardan geri dönmesi zayıf alacakları erteleyebilirsiniz. (Onların payını geri döndüklerinde yaparsınız.) - Varsa borçlarınızı, tahakkuk etmiş faturalarınızı toplayın; elinizdekilerin toplamından düşün. - Geriye kalan mal sizin zikat için muhatap olduğunuz maldır. Onun yüzde iki buçuğunu zekât olarak verirsiniz. - Zekât verirken kişiye veriyorsanız zekât açıklaması yapmanız gerekmez. Kuruma veriyorsanız, zekât açıklaması yapıp onları vebalden kurtarmanız gerekir. - Somali veya bir benzeri yere sizin zekâtınızı götürecek kurumun fıkhî hassasiyeti varsa rahatlıkla gönderebilirsiniz. Allah'a emanet olun.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Davet edildiğiniz iftarlarda ailece davetli iseniz eşinize göre karar verin. Bugünkü iftarların ibadet değerinden çok sosyal değeri öne çıkarılmaktadır. Bu nedenle bizim kanaatimiz iftarlara gidilmemesi yönündedir.
Allah affetsin, böyle bir şey olamaz. İzin dönemini Ramazan ayına rastlatarak da olsa oruç tutmalı idi. Allah affetsin, ağır bir hata işliyor kardeşiniz.
Eşiniz hasta olduğu için oruç tutamadığını kastediyorsanız elbette onun fidyesini vermekle hem ona sevap kazandırırsınız hem de siz sevap kazanırsınız. Eşinize geçmiş olsun. Allah Teâlâ size afiyet versin.
Faize bulaşan birine zekât verilse zekât olarak geçerli olabilir ama biz haram işleyenlere mesafe koymayı yardımdan başlatmaktan yanayız.
Sabah namazının akabinde nafile namaz mekruhtur. Güneş doğduktan sonra da kırk beş dakika mekruhtur. O zamandan sonra kılabilirsiniz. En uygun zaman ise kalbinizin en huzurlu olacağı zamandır.
İbadete bir anlam vermek gerekmez. İbadet teslimiyettir. Biz kuluz, kul emredileni yapar. Yaptığında mantık ve gerekçe aramaz. Sizin durumunuzu abartmaya gerek yoktur. İnsanın tansiyonu gibidir ibadet hâlimiz de; düşüşlerin olması normaldir. Bunu takıntı konusu yapmayın, bir zaman sonra düzeldiğinizi göreceksiniz. Şeytan sizi bunun üzerine derinleşmeye sevk ederse eritir sizi, aman dikkat edin. Allah yardımcımız osun.